<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazete Rize / Rize Haber / Son Dakika Rize Haberleri</title>
    <link>https://www.gazeterize.com</link>
    <description>Rize Haber, Rize Haberleri, Son Dakika Rize Haberleri, Artvin, Artvin Haberleri, Trabzon, Trabzon Haberleri, Çaykur Rizespor, Rizespor Haberleri, Çaykur, 53, Rize, Haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazeterize.com/rss/lefkosa" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 18 Aug 2026 08:08:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/rss/lefkosa"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Taşkent, Terazi, Tatlısu Şehitleri törenle anıldı]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/taskent-terazi-tatlisu-sehitleri-torenle-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/taskent-terazi-tatlisu-sehitleri-torenle-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Taşkent Katliamının yıl dönümünde düzenlenen törende Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların yok sayılmasına ve görmezden gelinmesine sessiz kalmayacaklarını belirterek, 'Kıbrıs Türk halkının haklarını her platformda anlatmaya ve savunmaya devam edeceğiz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Taşkent Katliamının yıl dönümünde düzenlenen törende Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların yok sayılmasına ve görmezden gelinmesine sessiz kalmayacaklarını belirterek, 'Kıbrıs Türk halkının haklarını her platformda anlatmaya ve savunmaya devam edeceğiz' dedi. </p><p>Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin en acı olaylarından biri olarak tarihe geçen ve Ağustos 1974'te Taşkent, Terazi, Tatlısu köylerinden alıkonularak katledilen Taşkent Şehitleri, düzenlenen törenle anıldı. Taşkent Şehitler Anıtı'nda düzenlenen törene KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, 5'inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bazı bakanlar ve milletvekilleri, kurum, dernek ve siyasi parti temsilcileri, askeri erkan ile şehit aileleri katıldı. Tören, protokol sırasına göre çelenklerin Taşkent Şehitler Anıtı'na sunulmasıyla başladı. Ardından saygı duruşunda bulunuldu, saygı atışı yapıldı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi. Törende Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan ile Taşkent Şehit Aileleri Derneği Başkanı Erdinç Erdağlı konuşma yaptı. </p><p>'Avrupa Parlamentosu'nda alınan skandal bir kararla adeta Kıbrıslı Türk kayıplar yok sayılmıştır' </p><p>Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, konuşmasında Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların yok sayılmasına ve görmezden gelinmesine sessiz kalmayacaklarını belirterek, 'Kıbrıs Türk halkının haklarını her platformda anlatmaya ve savunmaya devam edeceğiz' dedi. Erhürman, Avrupa Parlamentosu'nda Kıbrıslı Rum kayıplarla ilgili anıt kararı alınırken, Kıbrıslı Türk kayıpların ve Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların aynı hassasiyetle ele alınmamasını eleştirdi. Bunun 'kabul edilemez bir çifte standardı' ortaya koyduğunu ifade eden Erhürman, 'Avrupa Parlamentosu'nda alınan skandal bir kararla adeta Kıbrıslı Türk kayıplar yok sayılmıştır' dedi. Yıllar içerisinde yapılan açıklamalar, ortaya çıkan itiraflar ve tanıklıkların Taşkent'te yaşananları açık şekilde ortaya koyduğunu kaydeden Erhürman, Kayıp Şahıslar Komitesi tarafından yıllardır yürütülen çalışmaların kayıpların araştırılması ve ailelerin acılarının bir nebze olsun dindirilmesi amacıyla sürdürüldüğünü belirtti. Erhürman, buna rağmen Avrupa Parlamentosu'nda alınan kararın söz konusu çalışmaların ortaya koyduğu gerçekleri yeterince dikkate almamasının, Kıbrıs'taki gerçekliğin 'eksik, yanlı ve tarafgir' bir biçimde değerlendirildiğini gösterdiğini söyledi. </p><p>Taşkent, Terazi ve Tatlısu şehitlerini andı </p><p>Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesi tarihinin acı dolu sayfalarından biri olan Taşkent şehitlerini saygı ve minnetle andıklarını ifade eden Erhürman, Taşkent, Terazi ve Tatlısu köylerinden toplanan masum insanların esir alındığını ve ardından kurşuna dizilerek katledildiğini söyledi. 'Burada yatan her bir şehidimiz Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde yaşadığı acıların ve ödediği ağır bedellerin en somut göstergesidir' diyen Erhürman, Taşkent'te yaşananların üzerinden yıllar geçmesine rağmen Kıbrıs Türk halkının uğradığı katliamların uluslararası alanda hak ettiği şekilde ele alınması konusunda halen ciddi eksiklikler bulunduğunu kaydetti. Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin güvenlik içerisinde ve onurlu bir şekilde bu topraklarda yaşayabilmek için verildiğini belirten Erhürman, Taşkent'te hayatını kaybeden şehitlerin de bu mücadelenin en ağır bedellerinden birini ödediğini ifade etti. </p><p>'Torunlarımıza güvenle yaşayabilecekleri bir ülke bırakacağız' </p><p>Kıbrıs Türk halkının tarih boyunca varlığını, kimliğini, özgürlüğünü ve geleceğini korumak için büyük mücadeleler verdiğini ve ağır bedeller ödediğini dile getiren Erhürman, 'Bugün onların huzurunda bizlere düşen görev çok çalışarak çocuklarımıza ve gelecek nesillere adil, güzel, huzurlu ve güvenli bir ülke bırakmaktır. Gelecek kuşakların aynı acıları yaşamaması için çok çalışacak ve çocuklarımıza, torunlarımıza güvenle yaşayabilecekleri bir ülke bırakacağız' dedi. Bu sorumluluğun farkında olduklarını vurgulayan Erhürman, 'Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların yok sayılmasına, görmezden gelinmesine sessiz kalmayacak, izin vermeyeceğiz. Şehitlerimizi asla unutmayacak, unutturmayacağız' dedi. Erhürman başta Taşkent, Terazi ve Tatlısu şehitleri olmak üzere Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde hayatını kaybeden tüm şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla andı; hayatta olan gazilere sağlık, huzur ve uzun ömür diledi. </p><p>Benan: 'Bu acı KKTC'nin ortak acısıdır' </p><p>Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan da Taşkent, Terazi ve Tatlısu köylerinde 15 Ağustos 1974'te yaşananların Kıbrıs Türk halkının hafızasında derin izler bıraktığını belirterek, 'Bu acı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ortak acısıdır' dedi. Benan, 83 kişinin esir kampına götürülecekleri söylenerek evlerinden çıkarıldığını, otobüslere bindirildikten sonra kurşuna dizilerek katledildiğini ve toplu mezarlara gömüldüğünü anlattı. Yaşananların sıradan bir savaş veya çatışma olmadığını söyleyen Benan, 'Bu yaşananlar insanlık vicdanını derinden yaralayan bir katliamdır' ifadelerini kullandı. Taşkent, Terazi ve Tatlısu'da yaşananların unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Benan, o gün yalnızca insanların öldürülmediğini, bir köyün hafızasının susturulmak ve bir halkın geleceğinin karartılmak istendiğini ifade etti. Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acılara rağmen teslim olmadığını ve mücadelesini sürdürdüğünü kaydeden Benan, şehitlerin isimlerinin ve fedakarlıklarının hiçbir zaman unutulmayacağını vurguladı; geçmişin unutulmaması, birlik ve beraberliğin korunması ve vatana sahip çıkılması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkına verdiği desteğin önemine de değinen Benan, şehitlere olan en büyük borcun, uğruna can verdikleri vatana, bayrağa, devlete ve bağımsızlığa sahip çıkmak olduğunu belirtti. Benan, 'Onurlu, adil ve kalıcı bir barıştan yana olmaya devam edecektir. Ancak bu barış eşitliğe, karşılıklı saygıya ve adalete dayanmalıdır' dedi. </p><p>Erdağlı: 'Bu, onları son görüşümüz oldu' </p><p>Taşkent Şehit Aileleri Derneği Başkanı Erdinç Erdağlı ise 1974'ün ülke tarihinde ve toplumsal hafızada bir dönüm noktası olduğunu belirterek özgürlüğe kavuşmanın sevincinin yanında kaybedilenlerin acısının da halen yüreklerde yaşadığını söyledi. Erdağlı, 15 Ağustos 1974'te Taşkent, Terazi ve Tatlısu köylerinden silah zoruyla toplanan 83 kişinin Limasol'daki esir kampına götürülecekleri söylenerek iki grup halinde köyden çıkarıldığını anlattı. İlk olarak 45, daha sonra 38 kişinin otobüslere bindirilerek ailelerinin çaresiz bakışları arasında götürüldüğünü kaydeden Erdağlı, 'Bu, onları son görüşümüz oldu' ifadelerini kullandı. Erdağlı, sonrasında yaşananların, götürülen ilk grupta yer alan ve saldırıdan sağ kurtulan Suat Kafadar'dan öğrenildiğini belirterek,katliamı araştırmak üzere bölgeye gitmek isteyen Birleşmiş Milletler yetkililerinin Rum otoriteler tarafından bölgeye alınmadığını söyledi. Rum yönetiminin katliamlarla ilgili sorumluluk üstlenmediğini söyleyen Erdağlı, uzun süren 'karartma ve inkar döneminin' ardından şehitlerin kalıntılarına yıllar sonra ulaşılabildiğini, ancak 2 şehidin kalıntılarının halen bulunamadığını ifade etti. Kayıp şehitlerin bulunması için girişimlerini sürdüreceklerini belirten Erdağlı, şehitler ve aileleri için yıllardır adalet arayışı içinde olduklarını söyledi. 'Adalet arayışı intikam arayışı değildir' diyen Erdağlı, amaçlarının hakikatin ortaya çıkarılması ve sorumluların hesap vermesi olduğunu kaydetti. Anma törenlerinin geçmişi hatırlamanın yanı sıra benzer acıların bir daha yaşanmaması yönündeki ortak sorumluluğu da hatırlattığını ifade eden Erdağlı, konuşmasının sonunda tüm şehit ve gazileri minnetle andı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tören, şehitliğin ziyaret edilmesiyle sona erdi. </p><p>Taşkent, Tatlısı ve Terazi Şehitleri </p><p>Taşkent, Tatlısu ve Terazi köylerinde yaşayan ve aralarında çocukların da bulunduğu 83 Kıbrıslı Türk, evlerinden alınarak bir gece köydeki Rum ilkokulunda tutulmuş, ertesi gün Limasol'daki esir kampına götürülecekleri belirtilerek otobüslerle köyden çıkarılmıştı. Köylüler daha sonra iki ayrı noktada Rum silahlı grupları ve EOKA-B militanları tarafından kurşuna dizilmiş, olaydan yalnızca Suat Kafadar sağ kurtulmuştu. Kayıp olarak aranan şehitlerin kalıntılarına 2007 yılında, 33 yıl sonra ulaşılmış, kimlik tespitlerinin tamamlanmasının ardından şehitler 2014 ve 2016 yıllarında düzenlenen törenlerle Taşkent Şehitliği'ne defnedilmişti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/taskent-terazi-tatlisu-sehitleri-torenle-anildi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 12:47:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/08/agency/iha/taskent-terazi-tatlisu-sehitleri-torenle-anildi.jpg" type="image/jpeg" length="92185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıbrıs şehidi gazeteci Adem Yavuz, 52 yıl önce Rumların saldırısına uğradığı yerde anıldı]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/kibris-sehidi-gazeteci-adem-yavuz-52-yil-once-rumlarin-saldirisina-ugradigi-yerde-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/kibris-sehidi-gazeteci-adem-yavuz-52-yil-once-rumlarin-saldirisina-ugradigi-yerde-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı'nı takip etmek üzere Türkiye'den Kıbrıs'a gelen ve Rumların saldırısı sonucu şehit edilen gazeteci Adem Yavuz, 52 yıl önce saldırıya uğradığı Küçük Kaymaklı'da düzenlenen törenle anıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı'nı takip etmek üzere Türkiye'den Kıbrıs'a gelen ve Rumların saldırısı sonucu şehit edilen gazeteci Adem Yavuz, 52 yıl önce saldırıya uğradığı Küçük Kaymaklı'da düzenlenen törenle anıldı. </p><p>Kıbrıs Barış Harekatı'nın ikinci aşamasını takip etmek amacıyla Türkiye'den Kıbrıs'a gelen ve Rumların saldırısına uğrayarak şehit olan gazeteci Adem Yavuz, 52 yıl önce saldırıya uğradığı Küçük Kaymaklı'daki Birleşmiş Milletler (BM) kontrolündeki ara bölgede düzenlenen törenle anıldı. Törene Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Emekli Astsubaylar Derneği, Emekli Polisler Derneği, Sönmezliler Ocağı, Kıbrıs Türk Emekli Subaylar Derneği, Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Mücahitler Derneği ile Dış Basın Birliği'nden temsilciler katıldı. Törene katılanlar, gruplar halinde BM görevlileri eşliğinde ara bölgeye geçerek, Yavuz'un saldırıya uğradığı aracın bulunduğu noktaya götürüldü. Tören, araca çelenklerin bırakılması ve saygı duruşunda bulunulmasıyla başladı. </p><p>'Hedef alınan elinde silah değil, kalem ve fotoğraf makinesi olan bir gazeteciydi' </p><p>Dış Basın Birliği Başkanı Burhan Canbaz, törende yaptığı konuşmada 52 yıl önce mesleğini icra ederken şehit olan gazeteci Adem Yavuz'u anmak üzere bir araya geldiklerini söyledi. Bulundukları noktanın 1974 yılında yaşananlar nedeniyle gazetecilik tarihine kara bir sayfa olarak geçtiğini belirten Canbaz, Yavuz'un Kıbrıs Barış Harekatı sırasında gazetecilik görevini yerine getirmeye çalışırken Rumların saldırısına uğradığını ifade etti. Canbaz, saldırı sırasında aracın şoförü Mehmet Raşit'in şehit edildiğini, araçta bulunan Hüseyin Kiracıoğulları'nın ise ağır yaralandığını hatırlattı. Yavuz'un ilk saldırıdan sağ kurtulmayı başardığını ancak daha sonra esir tutulduğu sırada kendisine ateş edildiğini belirten Canbaz, Yavuz'un günlerce yaşam mücadelesi verdikten sonra aldığı ağır yaralar nedeniyle şehit olduğunu söyledi. Aradan 52 yıl geçmesine rağmen yaşananların unutulamayacağını vurgulayan Canbaz, 'Burada hedef alınan elinde silah değil, kalem ve fotoğraf makinesi olan bir gazeteciydi' ifadelerini kullandı. </p><p>'Tarihi gerçekleri daha güçlü biçimde hatırlamalıyız' </p><p>Canbaz, aradan yarım asrı aşkın süre geçmesine rağmen gazetecilerin savaş ve çatışma bölgelerinde hedef olmaya devam ettiğine dikkati çekerek, gerçeği kayıt altına almak ve kamuoyuna ulaştırmak isteyen gazetecilerin yaşam hakkının korunmasının insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu söyledi. Yaşananların gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine işaret eden Canbaz, 'Geçen yıllar yaşananları unutmamızı değil, tarihi gerçekleri daha güçlü biçimde hatırlamamızı gerektirir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gazeteciliğin yalnızca bir meslek olmadığını belirten Canbaz, gazeteciliğin tarihe tanıklık etmek ve gerektiğinde büyük bedelleri göze alarak kamuoyunun haber alma hakkını savunmak anlamına geldiğini ifade etti. Canbaz, Adem Yavuz'u ve yaşadıklarını unutmama sözü vererek, şehit gazeteci Adem Yavuz ile Mehmet Raşit'i rahmetle andı. Tören, din görevlisi tarafından Adem Yavuz için dua okunmasının ardından sona erdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/kibris-sehidi-gazeteci-adem-yavuz-52-yil-once-rumlarin-saldirisina-ugradigi-yerde-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 20:57:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/08/agency/iha/kibris-sehidi-gazeteci-adem-yavuz-52-yil-once-rumlarin-saldirisina-ugradigi-yerde-anildi.jpg" type="image/jpeg" length="94796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Taşkent Katliamı'nde eşini kaybeden Emine Besim, katliamın yıldönümünde yaşadıklarını anlattı]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/taskent-katliaminde-esini-kaybeden-emine-besim-katliamin-yildonumunde-yasadiklarini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/taskent-katliaminde-esini-kaybeden-emine-besim-katliamin-yildonumunde-yasadiklarini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rum silahlı grupları ve EOKA-B militanları tarafından gerçekleştirilen Taşkent Katliamı'nın üzerinden 52 yıl geride kalırken Katliamda eşini kaybeden Emine Besim, yaşadıklarını ve katliam öncesi köyde yaşananları anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rum silahlı grupları ve EOKA-B militanları tarafından gerçekleştirilen Taşkent Katliamı'nın üzerinden 52 yıl geride kalırken Katliamda eşini kaybeden Emine Besim, yaşadıklarını ve katliam öncesi köyde yaşananları anlattı. </p><p>Rum silahlı grupları ve EOKA-B militanları tarafından 14 Ağustos 1974'te Larnaka'nın Taşkent ve Terazi köylerini basarak yaşları 15 ile 70 arasında değişen 84 masum Kıbrıs Türkü'nü vahşice katlettiği Taşkent Katliamı'nın üzerinden 52 yıl geçti. Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde maruz kaldığı en acımasız saldırılardan biri olan katliamdan geride kalanlar yarım asırdı kapanmayan yarayı dün gibi hatırlıyor. Katliamda eşini kaybeden Emine Besim, yaşadıklarını ve katliam öncesi köyde yaşananları anlattı. Kıbrıs'ın Larnaka'ya bağlı Galavason köyünden Taşkent'e gelişlerinden Rumların köydeki silahları toplamasına, erkeklerin evlerinden alınmasından eşinin götürülmesine kadar yaşananları aktaran Besim, erkeklerin öldürüldüğünü henüz haber almadan önce gördüğü rüyayı da anlatarak 'Hemen dedim ki 'Vurdular bizimkileri. Bu rüya değil, bu gerçek. Allah bana hissettirdi'' ifadelerini kullandı. </p><p>Galavason'dan kaçarak Taşkent'e geldiklerini belirten Besim, bazı kişilerin Tatlısu'daki akrabalarının yanına gittiğini, kendisinin ise eşi ve çocuklarıyla annesinin yanına geldiğini söyledi. Besim, 'Galavason'dan kaçtık Taşkent'e geldik. Kimi Tatlısu'ya akrabalarının yanına gitti. Ben de eşimi, çocuklarımı aldım. Ben Taşkentliyim, annemin yanına geldim. Komşular korku içindeydi. Yardımcı olunsun, teşkilat kurulsun diye gençleri topladılar. Çünkü, Rumlar bizim o tarafa geçmemize izin vermezdi. 'Geçmeyin, bize bir hata yapmasınlar' derlerdi bizimkiler. Orta yerden dere geçiyordu, köy zaten bölünmüştü. O tarafta birkaç Türk vardı sadece, fazlası bizim taraftaydı' dedi. Köyde ortamın giderek gerildiğini anlatan Besim, 'Ortalık kızışmaya başladı, korku başladı. Kimi siper hazırlığındaydı, kimi teşkilat için bir oraya bir buraya koşuyordu. Ansızın evimin yanında halay vardı. Teşkilat kuruldu. Ben evimden Rumların olduğu yeri görürdüm ama gizlice, belli olmazdı' diye konuştu. Yaşadıklarını anlatırken kendisini yeniden o günlerin içinde hissettiğini söyleyen Besim, 'Şimdi konuşuyorum ama sanki orada yaşıyorum. Onları geçiriyorum aklımdan. Hiç korkmadım, korku da bana gelmezdi. Ama insanlar öyle ne yapacağını bilmeden koşturuyordu' ifadelerini kullandı. </p><p>Karşı tepede gördüğü silahı da anlatan Besim, 'Avludan karşı tepeye baktım, üç ayaklı gördüm. O zamanlar gözlerim çok iyi görüyordu. Güneş doğduğunda parladı ve bir kişinin geçtiğini gördüm. Hüseyin Dayı'ya söyledim. 'Evin oradan bakınca üç ayaklı silahlardan gördüm' deyince o da bana, 'Biz dürbün ile göremedik, sen nasıl gördün?' dedi. Ben de 'İçime doğdu, gidip bakınca gördüm' dedim' diye konuştu. 1963'te geldiklerinde gençlerin mücahit olduğunu belirten Besim, '63'te geldiğimizde zaten gençlerin hepsi mücahitti. Hem işe gidiyorlardı sabahtan, nöbetleşe bazen gece, bazen gece gelirlerdi' dedi. </p><p>'Kimin silahı varsa polise teslim etsin dediler' </p><p>Rum polislerinin ansızın köyü bastığını anlatan Besim, silahların teslim edilmesinin istendiğini belirterek, 'Ansızın Rum polisleri bastı. 'Kimin silahı varsa polise teslim etsinler, etmezlerse bulursak vuracağız' dedi. Bizde av tüfekleri vardı. Hepsi av tüfeklerini topladı. Aralarında bir Arap vardı, sanki şu an görüyorum. Allah tüketsin onları. Aldılar, topladılar. Mahallede kimin varsa tüfeğini aldılar. Kapımın önünden geçerken Rum güldü. Ben de dedim ki 'Bu güldü, kesin şeytanlık yapacaklar. Topladılar silahları, bizi de ayakaltına alacaklar' açıklamasını yaptı. Ardından gençlerin aranarak kilisede toplanmalarının istendiğini ifade eden Besim, 'Kaçtılar. Sonra da gençleri aradılar, kilisede toplasınlar, konuşsunlar. Bizimkiler gitmedi, 'Bize bir şey yapacaklar' dediler' diye konuştu. Daha sonra Rumların, EOKA'cıların ve Rum askerlerinin köyü bastığını anlatan Besim, erkeklerin evlerden zorla toplandığını söyleyen Besim, 'Sonra Rumlar, EOKA'cılar köyü bastılar. Rum askerleri de vardı. Kapı kapı gezdiler. Kimin evladı varsa hepsini topladılar. 14 yaşından 70 yaşına kadar evlere zorla girdiler' dedi. O sırada teyzesinin evinde olduğunu belirten Besim, teyzesinin 15 yaşındaki oğlunun da götürüldüğünü şu şekilde anlattı: </p><p>'Ben de teyzemlerdeydim. Teyzemin 15 yaşında bir oğlu vardı. Anriko geldi, belinden de silahı sallanıyordu. 'Bunun içinde saklı erkek var mı?' diye sordu. Teyzem de 'Yok' dedi. 'Senin dört çocuğun var, nerede?' diye sordular. O zaman 'Bunu alacağız' dedi. Oğlan annesinin üzerine sarıldı. Kısa şort giyiyordu, bacakları titriyordu. Teyzem, 'Bu çok küçük, ne istiyorsunuz daha?' deyince de 'Emziriyor musun?' deyip 'köpek' deyip ağır Rumca kelimeler söyledi. Sonra aldı çocuğu. Teyzemin diğer çocuklarını da çocuklar geçerken başka taraftaki Rumlar yakalamış. Alıp götürmüşler.' </p><p>Teyzesinin eşinin eve döndüğünde çocuklarını göremediğini aktaran Besim, yaşananları şöyle anlattı: 'Eniştem eve geldi. Evde boşluk görünce 'Çocuklar nerede?' dedi. Teyzem de 'Hepsini alıp götürdüler' dedi. Eniştem de 'Ben de gidiyorum, hepiniz hakkınızı helal edin' dedi. 'Helal olsun' dedi teyzem de. Eniştem tüm sağ kalan köylüye hakkını helal etti. Teyzem de 'Çocukları da aldılar, bari sen kal yanımızda, kimsemiz kalmadı' dedi. Eniştem de 'Evlatlarım gitti, ben de gidiyorum' dedi. Biz kaldık.' </p><p>Rumların bütün evleri dolaşarak erkekleri topladığını söyleyen Besim, bazı kişilerin saklandığını, bazı ailelerin ise tehditler nedeniyle çocuklarını teslim ettiğini anlatarak, 'Bütün evleri gezip topladılar. Bazısı saklandı. Biz nereden bilelim? Kimi gitti, evladını kendi teslim etti. 'Geriye Yunan askerleri ile geleceğiz, eğer bulursak gözünüzün önünde vururuz' deyince kadınlar korktu, teslim etti. Hepsini çıkardılar, götürdüler. Kardeşlerim, eşim de gitti. Biz sadece yaşlılar, kadınlar kaldık. Kadınlar ağlayıp bağırdı, kamplara götürecekler diye' ifadelerini kullandı. </p><p>Ertesi sabah bir otobüsün geldiğini ve erkeklerin otobüse bindirildiğini kendisinin görmediğini, köylülerden duyduğunu belirten Besim, 'Ben görmedim, köydekiler anlattı. Bazı çocuklar 18-19 yaşındaydı. 70'lik, 60'lık babalar kaldı. Onlar da evlatları ile gitmek istediler ama Rumlar izin vermedi. Kamplara gidecekler zannettiler' dedi. Besim, aynı gün akşamüstü saat 16.00 sıralarında başka bir otobüsün daha geldiğini ve ateşkes olmasına rağmen erkeklerin götürüldüğünü ifade ederek, 'Akşamüzeri dört gibi başka otobüs geldi. Aslında o an ateşkes olmuştu ama onları da aldılar. Oğlum 12 yaşındaydı. Babası dedi ki, 'Kaç, annene söyle, biz Leymason'a gidiyoruz, üzülmesin.' Çocuk eve geldi, 'Anne, gittiler' dedi. 'Sakın gitme o tarafa' dedim, gitmedi. Yanımızdan gitmezdi. Ben o an hissetmedim onları öldüreceklerini.' </p><p>'Rüyamda silah ile taradılar' </p><p>Erkeklerin götürülmesinin ardından köyde kadınlar ve çocukların kaldığını anlatan Besim, herkesin büyük bir belirsizlik ve korku içerisinde olduğunu 'Artık herkes perişan oldu. Kimse kalmadı, arayan soran yok. Kimse bilmiyordu ki böyle olacağını. Herkes kimin kime nazı geçerse bir oldu ama korku var tabii ki içlerinde. Ben size anlatıyorum ama o taraftayım şu anda' sözleriyle anlattı. Erkeklerin bulunduğu evleri gösteren Rum'un daha sonra kendisini savunduğunu anlatan Besim, 'Gelen Rum bizi tanıdığı için gösterdi, kimin çocuğu var diye. Ama 'Ben suçlu değilim' demiş, 'Başkaları aldı' dedi. Ben hiç sormadım. Benim yüreğim dayanmıyor. Allah sizlere ömür versin' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çocuklarıyla birlikte başka bir eve yerleştiklerini anlatan Besim, o gece gördüğü rüyayı ise şu sözlerle anlattı: </p><p>'Çocuklarımız ile yerleştik birilerinin evine. Ben 'Rahat etmem başkasının evine' deyince, 'Başımızda erkek yok' dedi annem. Bir yorgan alıp gittik. Orada da var başka komşular. Odada korkuyla yattık' dedi. Uykuya daldıktan sonra rüyasında erkeklerin silahla tarandığını gördüğünü söyleyen Besim, 'Yatıp uyuyakaldım. Sabah oluyordu. Benim gece rüyama geldi, silah ile taradılar. Ben uykumda gördüm. Üç kere 'Allahuekber' dedim, ellerim duada kaldı. Uyandığımda ellerim açık, duadaydı' dedi. </p><p>Besim, uyandığı anda eşinin ve diğer erkeklerin öldürüldüğüne inandığını belirterek 'Hemen dedim ki 'Vurdular bizimkileri. Bu rüya değil, bu gerçek. Allah bana hissettirdi.' Yavaş yavaş çocukların yanından çıkıp eve gittim, korkmadan. Eve gittim, kapıyı açınca dolabı açtım, kıyafetlerini görünce 'Sizi öldürdüler, kıyafetleriniz mi kaldı?' dedim' ifadelerini kullandı. Çığlıklarını duyan mahallelinin toplandığını anlatan Besim, teyzesine de gördüğü rüyayı anlattığını dile getirerek, 'Çığlık çığlığa mahalle toplandı. Teyzem de geldi. Teyzeme dedim ki 'Öldürdüler onları.' Teyzem de 'Kampa aldılar onları' dedi. Ben de 'Öldürdüler, rüyamda gördüm' dedim. Teyzemin dört çocuğunu ve eşini de almışlardı. Gavurlar bile geldi çığlığıma. İki İngiliz bile beni zapt edemedi' dedi. Bir hafta sonra üç kişinin kamplara giderek götürülenleri aradığını belirten Besim, hastanede çalışan bir köylülerinden gerçeği öğrendiklerini 'Köylümüz vardı hastanede çalışan o tarafta. Bizim giden ihtiyarı görünce 'Dayı, onları aynı gün öldürdüler. Beklemeyin, hepsi ölüdür' dedi' ifadelerini kullandı. Haberi alan ihtiyarların köye geri döndüğünü anlatan Besim, 'İhtiyarlar sonra geri geldi bağırarak, 'Ah evlatlar, size nasıl kıydılar, nasıl can verdiniz?' diye. Bütün insanlar toplandı. Bayılanlar, yerlerde yuvarlananlar ama kimse kimseye bakmazdı ki, istersen öl. Köyümüz yokuş aşağı, bağırmaktan başka bir şey yapamadık' ifadelerini kullandı. Besim daha sonra rüyasında gördüklerini anlatarak katliam sırasında 33 yaşında olduğunu söyleyen Besim, daha sonra İngilizlerin bölgeye geldiğini ve Rauf Denktaş'ın yaşananlardan haber aldığını şu şekilde anlattı: </p><p>'İngilizler geldi de yerleşti. Denktaş haber aldı. İngilizler demiş ki 'Gidip toplayın oradaki kadınları, eğer bir şey olursa savaş buraya da sıçrar.'' </p><p>'Eşim gibi bir daha gelmez dünyaya' </p><p>Eşini anlatırken duygulanan Besim, 'Eşim çok iyi biriydi. Uçan kuşu evlatlarına getirdi. Bir elmaya bütündük. O da aynı, herkes de aynı. Ne iyilik varsa onun üzerinde vardı' dedi. Eşinin kaybının ardından geçen yılları gözyaşıyla geçirdiğini belirten Besim, 'Onsuz kaç sene var. Buraya geçtik, 51 senedir gözyaşı döküyorum. Ne düğüne, ne gezmeye, ne de başka yere. O kadar davet oluyor, askerlerin Allah ömür sağlık versin milletimize, davetli gelirler. Hiçbir yere gitmedim. Bu köyden dışarı çıkmadım ama çok çektik büyüyene kadar. Paran varsa ne yapacaksın? Eşim gibi bir daha gelmez dünyaya. Allah bir daha başımıza getirmesin' ifadelerini kullandı. Besim, gördüğü rüyaların kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek Atatürk ve Türk bayrağıyla ilgili gördüğü başka bir rüyayı ise, 'Benim rüyalarım yalan değil. Bu bayrağı söyleyeceğim. Dedim ki ben Atatürk'ü gördüm yüksek bir tepede, asker kıyafetleri ile giyinmiş. Sol omzunda uzun bir mertek, hâlbuki bayrak. Ben nereden bilirim bayrağı buraya dikecekler? 'Biz buradan kaçacağız' dedim' sözleriyle anlattı. </p><p>Daha sonra bölgeden ayrıldıklarını anlatan Besim, 'İngiliz büyük otobüsleri geldi, bizi içine koydu. Baktım, rüyamda gördüğüm tepe. 'Atatürk'ü gördüm' dedim. Buraya geldik işte. Zaman geçti, Atatürk'ü diktik buraya' diye konuştu. Besim sözlerini şu şekilde tamamladı: </p><p>'Onlar ile birlikte yaşamak olmayacak. O tarafı da alacağız, Allah isterse. Bir yol var, onun orada ağaç var. Gavur oraya silah koydu, harnup ağacı. Onun oraya Atatürk imzasını attı. O yere imza attı mı, atmadı mı? Nasıl bu bayrak dikildi buraya? Ben ölürsem söylesin herkes, o köyü alacağız. Nereye giderlerse gitsinler, şeytan onları dürtecek.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/taskent-katliaminde-esini-kaybeden-emine-besim-katliamin-yildonumunde-yasadiklarini-anlatti</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 16:22:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/08/agency/iha/taskent-katliaminde-esini-kaybeden-emine-besim-katliamin-yildonumunde-yasadiklarini-anlatti.jpg" type="image/jpeg" length="34455"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: 'Burada yatan her bir şehidimiz, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların ve ödediği ağır bedellerin en somut göstergesidir']]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-burada-yatan-her-bir-sehidimiz-kibris-turk-halkinin-yasadigi-acilarin-ve-odedigi-agir-bedellerin-en-somut-gostergesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-burada-yatan-her-bir-sehidimiz-kibris-turk-halkinin-yasadigi-acilarin-ve-odedigi-agir-bedellerin-en-somut-gostergesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Muratağa-Sandallar ve Atlılar şehitlerini anma töreninde, 'Burada yatan her bir şehidimiz, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların ve ödediği ağır bedellerin en somut göstergesidir' dedi. Erhürman, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı katliamların uluslararası platformlarda görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Muratağa-Sandallar ve Atlılar şehitlerini anma töreninde, 'Burada yatan her bir şehidimiz, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların ve ödediği ağır bedellerin en somut göstergesidir' dedi. Erhürman, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı katliamların uluslararası platformlarda görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. </p><p>KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Muratağa-Sandallar Şehitliği ile Atlılar Şehitliği'nde düzenlenen anma törenlerine katıldı. Anıtlara çelenk sundu, şehitlerin kabirlerine çiçek bırakan Cumhurbaşkanı Erhürman, Muratağa-Sandallar Şehitliği'nde gerçekleştirilen törende yaptığı konuşmada, katliamın 52'nci yıl dönümünde Muratağa, Sandallar ve Atlılar'da hayatını kaybeden şehitleri saygı ve minnetle andıklarını belirtti. 52 yıl önce söz konusu köylerde yaşayan savunmasız insanların, kadınların, çocukların, yaşlıların ve gençlerin hayatlarını kaybettiğini belirten Erhürman, en küçüğü 16 günlük, en yaşlısı 95 yaşında olan 126 kişinin katledildiğini söyledi. Erhürman, 'Burada yatan her bir şehidimiz, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların ve ödediği ağır bedellerin en somut göstergesidir' dedi. Hedeflerinin bu topraklarda bir daha benzer acıların yaşanmaması olduğunu ifade eden Erhürman, en önemli ortak paydanın çocuklara güvenli ve huzurlu bir gelecek bırakmak olduğunu kaydetti. Önceki nesillerin bu topraklardaki varlığı canlarını feda ederek koruduğunu belirten Erhürman, çocuklara, torunlara ve gelecek nesillere daha güvenli ve huzurlu bir gelecek bırakabilmek için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. </p><p>'Katliamların görmezden gelinmesi asla kabul edilemez' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kıbrıs'ın yakın tarihine nasıl bakılması gerektiği konusunda açık ve samimi olunması gerektiğini belirten Erhürman, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı katliamların, köylerde kadınların, çocukların ve yaşlıların öldürülmesinin uluslararası platformlarda siyasi ve diplomatik girişimlerle görmezden gelinmesinin ve görünmez kılınmaya çalışılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Muratağa, Sandallar ve Atlılar'da 126 savunmasız insanın katledildiğini hatırlatan Erhürman, 'Buradaki insanların ne siyaseti ne de silahı vardı. Burada medeniyet, insanlık ayaklar altına alındı. Burada insanlığın vicdanı unutulmaz, unutturulamaz bir yara aldı' ifadelerini kullandı. Erhürman, uluslararası toplumda Muratağa, Sandallar ve Atlılar'da masum insanları katledenlerle ilgili tek bir söz dahi duyulmamasının ve tarihte böyle bir olay yokmuş gibi davranılmasının, samimiyetin yanı sıra insanlığı da sorgulattığını söyledi. </p><p>'Eşitliğimizden, güvenliğimizden ve haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz' </p><p>Kıbrıs Türk halkının tarih boyunca ağır bedeller ödediğini ifade eden Erhürman, 1878'den bu yana Ada'daki varlığını, kimliğini, özgürlüğünü ve geleceğini korumak için büyük mücadeleler verdiğini kaydetti. Kıbrıs Türk halkının güvenlik endişelerinin geçmişte yaşananların ışığında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Erhürman, 'Eşitliğimizden, güvenliğimizden ve bu adadaki haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz' dedi. </p><p>Şehitlerin hatırasına ve gelecek kuşakların güvenliğine sahip çıkacaklarını kaydeden Erhürman, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin neden ve hangi şartlarda verildiğini unutturmayacaklarını ifade etti. Kıbrıs Türk halkının mücadelesini her platformda kararlılıkla savunacaklarını söyleyen Erhürman, mücadelelerinin bu topraklarda bir daha acıların yaşanmaması, Kıbrıs Türk halkının kendi geleceğine güvenle bakabilmesi ve onurlu bir yaşam sürmesi için olduğunu belirtti. Erhürman, 'Çocuklarımıza daha güzel bir ülke bırakmak için daha çok çalışacağız. Çünkü Kıbrıs Türk halkı bu adada hep vardı, bugün vardır, yarın da var olacaktır' dedi. Muratağa, Sandallar ve Atlılar'da hayatını kaybedenler başta olmak üzere Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde canını veren tüm şehitleri rahmet ve minnetle anan Erhürman, hayatta olan gazilere sağlık, huzur ve uzun ömür diledi. </p><p>'Bu kıraç, çocukların çığlıklarıyla inliyordu' </p><p>Cumhurbaşkanı Erhürman, konuşmasının sonunda törende daha önce dile getirilen bir cümleye dikkat çekerek, 'Birçok söz söyledik, ben de birçok cümle kurdum. Ama ilk konuşmada kullanılan cümlenin herkesin kulağına küpe olmasını istiyorum. O cümle beynimde çakılı kaldı' dedi. Erhürman, söz konusu cümleyi, 'Bu saatlerde, bu kıraç, çocukların çığlıklarıyla inliyordu' şeklinde aktardı ve '16 günlük bebek' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-burada-yatan-her-bir-sehidimiz-kibris-turk-halkinin-yasadigi-acilarin-ve-odedigi-agir-bedellerin-en-somut-gostergesidir</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 15:38:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/08/agency/iha/kktc-cumhurbaskani-erhurman-burada-yatan-her-bir-sehidimiz-kibris-turk-halkinin-yasadigi-acilarin-ve-odedigi-agir-bedellerin-en-somut-gostergesidir.jpg" type="image/jpeg" length="36348"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatında Haspolat'ta şehit olan 15 Mehmetçik törenle anıldı]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/kibris-baris-harekatinda-haspolatta-sehit-olan-15-mehmetcik-torenle-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/kibris-baris-harekatinda-haspolatta-sehit-olan-15-mehmetcik-torenle-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı'nın ikinci aşamasında Haspolat'ta şehit düşen 15 asker, Haspolat Şehitler Anıtı önünde düzenlenen törenle anıldı. Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar yaptığı konuşmada, 'Türkün Rum tarafına, Rumun da Türk tarafına dönmesi artık mümkün değildir. Bu hayaller boştur' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı'nın ikinci aşamasında Haspolat'ta şehit düşen 15 asker, Haspolat Şehitler Anıtı önünde düzenlenen törenle anıldı. Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar yaptığı konuşmada, 'Türkün Rum tarafına, Rumun da Türk tarafına dönmesi artık mümkün değildir. Bu hayaller boştur' dedi. </p><p>Kıbrıs Barış Harekatı'nın ikinci aşaması sırasında Haspolat'ta şehit düşen 15 Mehmetçik için anma töreni düzenlendi. Haspolat Şehitler Anıtı önünde gerçekleştirilen törene Haspolat Muhtarı Talip Özdemir, TMT Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar ile muharip dernek ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle başladı. TMT Mücahitler Derneği Bayar yaptığı konuşmada, Rum tarafının mümkün olsa 'Türklerin nefes almasını dahi engellemek istediğini' söyledi. Geçmişte bıraktıkları yerlere geri dönmeyi halen hayal eden Rumlar bulunduğunu belirten Bayar, nüfus mübadelesinin üzerinden 52 yıl geçtiğine dikkat çekti. Bayar, 'Türkün Rum tarafına, Rumun da Türk tarafına dönmesi artık mümkün değildir. Bu hayaller boştur' ifadelerini kullandı. Haspolat şehitlerinin her yıl protokol çerçevesinde anılmasını istediklerini de dile getiren Bayar, bu konuda devletten beklentileri bulunduğunu söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bayar'ın konuşmasının ardından şehitler için dua okundu. Tören, duanın ardından sona erdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/kibris-baris-harekatinda-haspolatta-sehit-olan-15-mehmetcik-torenle-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:19:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/08/agency/iha/kibris-baris-harekatinda-haspolatta-sehit-olan-15-mehmetcik-torenle-anildi.jpg" type="image/jpeg" length="87266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[126 Türk'ün katledildiği vahşetin canlı tanığı Aşır, Muratağa-Sandallar Katliamı'nın yıl dönümünde yaşadıklarını İHA'ya anlattı:]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/126-turkun-katledildigi-vahsetin-canli-tanigi-asir-murataga-sandallar-katliaminin-yil-donumunde-yasadiklarini-ihaya-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/126-turkun-katledildigi-vahsetin-canli-tanigi-asir-murataga-sandallar-katliaminin-yil-donumunde-yasadiklarini-ihaya-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Türk halkının hafızasına kazınan Muratağa, Sandallar ve Atlılar katliamının canlı tanığı Ahmet Aşır, 14 Ağustos 1974'te EOKA mensuplarınca gerçekleştirilen insanlık dışı vahşeti İHA'ya anlattı. İkinci Barış Harekâtı'nın başlamasıyla kaçan Rumların, en küçüğü 16 günlük, en yaşlısı 95 yaşında olan 126 savunmasız sivili katledip çöplüğe gömdüğünü belirten Aşır; babasının köpeği sayesinde katliam çukuruna ulaşarak yaşadığı acıyı ve uluslararası kamuoyunun gözü önünde cezasız kalan bu soykırımı gözler önüne serdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk halkının hafızasına kazınan Muratağa, Sandallar ve Atlılar katliamının canlı tanığı Ahmet Aşır, 14 Ağustos 1974'te EOKA mensuplarınca gerçekleştirilen insanlık dışı vahşeti İHA'ya anlattı. İkinci Barış Harekâtı'nın başlamasıyla kaçan Rumların, en küçüğü 16 günlük, en yaşlısı 95 yaşında olan 126 savunmasız sivili katledip çöplüğe gömdüğünü belirten Aşır; babasının köpeği sayesinde katliam çukuruna ulaşarak yaşadığı acıyı ve uluslararası kamuoyunun gözü önünde cezasız kalan bu soykırımı gözler önüne serdi. </p><p>Muratağa-Atlılar-Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği Başkanı Ahmet Aşır, 14 Ağustos 1974'te EOKA mensuplarınca Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerinde gerçekleştirilen katliamı İHA'ya anlattı. Katliamdan sağ kurtulan Aşır, yaşananların yalnızca üç köyün değil, Kıbrıs Türk halkının hafızasına kazınan bir insanlık suçu olduğunu söyledi. 14 Ağustos 1974'te EOKA mensupları tarafından Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerinde gerçekleştirilen katliamda, en küçüğü 16 günlük, en yaşlısı 95 yaşında olmak üzere silahsız 126 Kıbrıs Türkü öldürüldü. 1960 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 248 olan üç köy peş peşe basıldı. Muratağa ve Sandallar köylerinde öldürülen siviller aynı toplu mezara gömülürken, mezardan 89 kişinin cansız bedeni çıkarıldı. Katliamın izleri, Türk birliklerinin 1-2 Eylül 1974 tarihlerinde bölgede yaptığı aramalarda ortaya çıktı. </p><p>Muratağa-Atlılar-Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği Başkanı Ahmet Aşır da, İhlas Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, katliamın yalnızca 14 Ağustos 1974 günüyle sınırlı olmadığını, Kıbrıs Türklerine yönelik saldırıların uzun yıllar öncesine dayandığını anlattı. </p><p>'Bu üç Türk köyünde soykırım yapıldı, cezasız kaldı' </p><p>Atlılar köyündeki okulun öğrencilerinin dahi aileleriyle birlikte katledildiğini belirten Aşır, 'Bu okulun bütün öğrencileri aileleriyle birlikte soykırıma maruz kaldı, katledildiler. Rumlar ve Yunanlılar tarafından. 14 Ağustos 1974 günü burada, Atlılar, Muratağa ve Sandallar'da bu savunmasız üç Türk köyünde bir savaş suçu işlendi, bir soykırım yapıldı ve maalesef cezasız kaldı. Ama daha önce yaşananlar var. Onlardan da kısaca bahsetmek isterim. 1571'de Osmanlı adayı fethettikten sonra Anadolu'dan, Mersin'den, Konya'dan ve Türkiye'nin diğer bölgelerinden gelip Kıbrıs'a yerleşen Türklerdir Kıbrıs Türkleri. Ada 307 yıl Osmanlı idaresinde kaldı. Bu dönemde Türkler, Rumlar, Maronitler ve Ermeniler birlikte yaşadı. Kimsenin diline, dinine ve okuluna karışılmadı. 1878'de Osmanlı'nın adayı İngiltere'ye bırakmasının ardından hem İngilizler hem de Rumlar tarafından Kıbrıs Türklerine baskılar ve ambargolar uygulanmaya başlandı. Türk bayrağı çekmek bile yasaklandı. </p><p>Bu zor şartlarda bazı Türkler anavatana döndü. Burada kalanlar ise bütün baskılara rağmen Türklüklerinden vazgeçmedi' ifadelerini kullandı. </p><p>'103 Türk köyünü yaktılar, Türkleri kantonlara sıkıştırdılar' </p><p>1955 yılında EOKA terör örgütünün kurulmasıyla birlikte saldırıların sistematik hale geldiğini belirten Aşır, 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Rum tarafınca benimsenmediğini ve hedefin adayı Yunanistan'a bağlamak olduğunu söyledi. Aşır, yaşananları şu şekilde anlattı: </p><p>'1955'te İngiliz döneminde Kıbrıs Rumları adayı Yunanistan'a bağlamak için EOKA terör örgütünü kurdular. Silahlı bir terör örgütüydü bu. Başlarında da Yunanistan'dan gelen bir general vardı. İngiliz'e karşı ve adanın Yunanistan'a bağlanmasını istemeyen Türklere karşı silahlı eylemlere başladılar. O dönemde yüzlerce Türk'ün yanında yüzlerce İngiliz de hayatını kaybetti. O dönemde Kıbrıs Cumhuriyeti kurulana kadar bu üç küçük Türk köyünde de 1956 yılında bir şehit verdik, 1958 yılında ise 3 şehit verdik. 1960 yılına gelindiğinde İngilizler bu terör olaylarından usandı ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurulmasına razı oldu. Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin garantörlüğünde Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Kıbrıs Türkleri bu cumhuriyetin eşit ortağıydı. Fakat Rumların amacı Kıbrıs Cumhuriyeti'ni yaşatmak değildi. Amaçları adayı Yunanistan'a bağlamaktı. Bu ortaklık ancak 3 yıl sürdü. 1963 yılında Türklere saldırıya geçtiler. 103 Türk köyünü yaktılar, yıktılar ve göç ettirdiler.' </p><p>Saldırıların ardından Kıbrıs Türklerinin kendi savunmalarını oluşturduğunu anlatan Aşır, 'Kıbrıs Türkleri anavatanın desteğiyle Mücahit teşkilatını kurdu. Göç etmek zorunda kaldıkları kantonlarda kendilerini savunmaya çalıştılar' dedi. </p><p>Muratağa, Atlılar ve Sandallar köylerinin küçük yerleşim yerleri olması nedeniyle mücahit koruması altında bulunmadığını belirten Aşır, çocukluk yıllarında yaşadığı korkuyu ise şu ifadelerle anlattı: </p><p>'Bu üç küçük köy mücahit koruması altına alınmamıştı. İçimizde hiç Rum yaşamıyordu. Benim çocukluğum Muratağa'da geçti. 1963 yılında sekiz yaşındaydım. Rumlar burada da mücahit bulunduğunu düşünüyor ve sürekli silahlı tacizlerde bulunuyordu. Biz çocuklar korkuyorduk. </p><p>'Çocuklar korkmayın. Bu Beşparmak Dağları'nın arkasında büyük anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti var' </p><p>Babasının kendilerini teskin etmek için söylediklerini de aktaran Aşır, 'Babam bize, 'Çocuklar korkmayın. Bu Beşparmak Dağları'nın arkasında büyük anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti var. Bize bir şey yapmaya kalkarlarsa, Erenköy'de olduğu gibi Türk jetleri gelir ve onlara hadlerini bildirir.' derdi. Böylece bizi sakinleştirmeye çalışırdı' ifadelerini kullandı. </p><p>Aşır, 16 yaşında mücahit olduğunu kaydederek 1974 yılında 18 yaşında olduğunu ve Mağusa'yı savunan 140 mücahitten biri olduğunu kaydetti. </p><p>'Amaç Türkleri yok edip adayı Yunanistan'a bağlamaktı' </p><p>15 Temmuz 1974'te EOKA tarafından Makarios'a karşı darbe yapıldığını hatırlatan Aşır, darbenin amacının adayı Yunanistan'a bağlamak olduğunu belirterek, '15 Temmuz 1974'te EOKA terör örgütü Makarios hükümetine karşı darbe yaptı. Amaç bir an önce adayı Yunanistan'a bağlamaktı. Makarios canını kurtararak İngilizler tarafından adadan çıkarıldı ve Türkiye'ye, 'Müdahale etmezseniz Türkleri kesecekler' çağrısında bulundu. Anavatanımız önce diplomatik girişimlere başladı. Ancak EOKA terör örgütü yönetimi ele geçirdi ve bütün Türk bölgelerini tanklarıyla, toplarıyla abluka altına aldı. Verilecek emri bekliyorlardı. Amaç Türkleri soykırımdan geçirip adayı Yunanistan'a bağlamaktı' ifadelerine yer verdi. </p><p>Türkiye'nin diplomatik girişimlerinden sonuç alınamaması üzerine 20 Temmuz 1974'te Barış Harekatı'nın başladığını belirten Aşır, 'Anavatanımız diplomatik girişimlerden sonuç alamayınca 20 Temmuz sabahı Kıbrıs Barış Harekâtı'nı başlattı. Amaç Kıbrıs Türklerini soykırımdan kurtarmaktı. Türk ordusuna ve mücahitlere saldırıya geçtiler. Muratağa, Atlılar ve Sandallar'a da tanklarıyla, toplarıyla girdiler. Bizim babalarımızın, dedelerimizin elinde sadece birkaç av tüfeği vardı. Köyümüzde mücahit yoktu. Tanka ve topa karşı koyabilecek durumda değillerdi. Çocuklarına ve ailelerine zarar gelmesin diye teslim olmak zorunda kaldılar' dedi. </p><p>Aşır, köye giren Rum ve Yunan askerlerinin eli silah tutan tüm erkekleri esir kamplarına götürdüğünü belirterek, 'Köylerimizde yalnızca çocuklar, anneleri, nineleri ve dedeleri kaldı. Tamamen Rumların insafına bırakıldılar' dedi. </p><p>'BM seyretti, kadınlar ve çocuklar Rumların insafına bırakıldı' </p><p>20 Temmuz 1974'te başlayan Barış Harekatı'nın ardından köylerde yalnızca kadınlar, çocuklar ve yaşlıların kaldığını belirten Aşır, sivillerin yaklaşık üç hafta boyunca Rum ve Yunan askerlerinin kontrolünde yaşamak zorunda bırakıldığını söyledi. Aşır, o günleri şu ifadelerle anlattı: </p><p>'20 Temmuz sabahından 14 Ağustos 1974 sabahına kadar burada Rum'un insafına kaldılar. Her türlü tacize ve tecavüze maruz kaldılar. O dönemde BM askerleri vardı. Bugün de varlar. Ateşkes döneminde köylerimize geliyorlardı. Kadınlar ve çocuklar onlara yalvarıyordu; 'Ya bizi Rumlardan koruyun ya da bizi mücahitlerin bulunduğu güvenli bölgelere götürün' diyorlardı. Ama yardım etmediler. Buradaki insanlar Rumların insafına bırakıldı' </p><p>Türkiye'nin ilk harekatın ardından da diplomatik çözüm arayışını sürdürdüğünü belirten Aşır, Rum tarafının saldırılarını durdurmadığını ifade ederek 'Anavatanımız birinci harekâttan sonra da diplomatik girişimlerini sürdürdü. Ancak yine sonuç alınamadı. Çünkü birçok mücahit bölgesi düşmüştü. Mücahitlerin elindeki silahlar yetersizdi, cephaneleri sınırlıydı. Biz Mağusa'da direniyorduk. Ancak bizim de cephanemiz tükenmek üzereydi. Komutanlarımız, 'Dikkatli ateş edin, cephanemiz az kaldı.' diye uyarıyordu' dedi. 14 Ağustos sabahı başlayan İkinci Barış Harekatı'nın ardından Rum ve Yunan birliklerinin geri çekilmeye başladığını belirten Aşır, geri çekilirken savunmasız sivillerin hedef alındığını söyledi. </p><p>'Kaçarken çocukları, kadınları ve yaşlıları toplayıp katlettiler' </p><p>Katliamın, İkinci Barış Harekatı'nın başladığı gün gerçekleştirildiğini belirten Aşır, '14 Ağustos 1974 sabahı ikinci Barış Harekâtı başlar başlamaz Türk ordusu karşısında bozguna uğradılar. Türk ordusuna güçleri yetmiyordu. Mücahitlere de güçleri yetmiyordu. Ama çocuklara, kadınlara ve yaşlılara güçleri yetiyordu. Kaçış yolları üzerinde bulunan Muratağa, Atlılar ve Sandallar köylerindeki savunmasız çocukları, kadınları ve yaşlıları topladılar ve katlettiler' ifadelerine yer verdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>15 Ağustos'ta Türk ordusunun Mağusa'ya ulaştığını ancak kendisinin cephede görev yaptığı için köyüne dönemediğini anlatan Aşır, ailesinden haber alamadığı günleri de '15 Ağustos akşamı Türk ordusu Mağusa'ya ulaştı ve ateşkes ilan edildi. Ben cephedeydim. Mücahit olduğum için köyüme gidemiyordum. Komutanımdan her gün izin istiyordum ama vermiyordu. O da haklıydı çünkü savaş devam ediyordu' sözleriyle anlattı. </p><p>Bir arkadaşından köyde kimsenin kalmadığını öğrendiğini belirten Aşır, o an yaşadıklarını duygulanarak şu şekilde anlattı: </p><p>'Bir arkadaşıma sordum. 'Köye gidebildin mi?' dedim. Bana, 'Gittim ama köyde kimse yok.' dedi. Ben ise, 'Bir yerlere saklanmışlardır. Çıkıp gelirler.' diye düşündüm. İnsan böyle bir vahşetin yapılabileceğine inanamıyor' </p><p>Komutanından günler sonra izin aldığını belirten Aşır, katliam çukurlarının bulunduğunun kendisinden gizlendiğini de dile getirerek 'Ben sürekli izin istiyordum. Meğer Atlılar Katliam Çukuru bulunmuş. Bana üzülmeyeyim diye söylemiyorlarmış. Yaklaşık iki hafta sonra komutanım beni çağırdı ve izin verdi. O sırada Muratağa-Sandallar toplu mezarı da bulunmuştu. Ama benim bunların hiçbirinden haberim yoktu' açıklamasını yaptı. </p><p>'Babamın köpeği beni katliam çukuruna götürdü; orada bütün dünyam yıkıldı' </p><p>Yaklaşık 18 gün sonra köyüne dönmesine izin verildiğini belirten Aşır, izin verilmeden önce Atlılar ile Muratağa-Sandallar'daki toplu mezarların bulunduğunu, ancak bunu kendisinden özellikle gizlediklerini söyledi. O günlerde ailesinin ve köylülerinin hayatta olduğuna inandığını ifade eden Aşır, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: </p><p>'Komutanımdan her gün izin istiyordum. Bana vermiyordu. Sonradan öğrendim ki Atlılar Katliam Çukuru iki gün önce bulunmuştu. Bana üzülmeyeyim diye söylemiyorlardı. Yaklaşık 17-18 gün sonra komutanım beni çağırdı ve bu kez ben istemeden izin verdi. Meğer Muratağa-Sandallar Katliam Çukuru da bulunmuş. Benim ise bunların hiçbirinden haberim yoktu. Köyüme geldim. Gerçekten arkadaşımın söylediği gibi köyde kimse yoktu. İn cin top oynuyordu. Evlerin kapıları ve pencereleri açıktı. Her yer darmadağındı. Evimize girdim. Babamın köpeği üzerime atladı. Onu sevdim. İçeri girdiğimde her şeyin yerlere saçıldığını gördüm. Ateşkes döneminde aileme bir mektup yazmıştım. Birleşmiş Milletler askerleri Mağusa'ya da geliyordu. Onlardan mektubumu aileme ulaştırmalarını rica etmiştim. Mektubu ulaştırmışlar. Ailem de bana bir mektup yazmış ancak gönderememiş. O mektubu evimizin içinde yerde buldum' </p><p>Evden çıktıktan sonra babasına ait köpeğin kendisini sürekli dışarı çağırdığını anlatan Aşır, 'Babamın köpeği dışarıda havlıyordu. Kapıya koşuyor, sonra geri dönüp bana bakıyordu. Tekrar koşuyordu. Sanki beni peşinden gelmeye çağırıyordu. O katliamı görmüştü. Beni bilerek oraya götürmek istiyordu. Onu takip ettim ve doğruca katliam çukurunun bulunduğu yere vardık' dedi. </p><p>Katliam çukuruna ulaşıncaya kadar ailesinin ve köylülerinin hayatta olduğuna inandığını belirten Aşır, 'Oraya varıncaya kadar ailemin ve köylülerimin sağ olduğunu düşünüyordum. Bir yerlere saklandıklarını, birazdan çıkıp geleceklerini sanıyordum. Ama katliam çukuruna ulaştığım anda bütün gerçeği öğrendim. O an bütün dünyam yıkıldı' sözleriyle yaşadıklarını anlattı. </p><p>'Şehitlerimizi çöplüğe gömüp üzerlerini çöple örtmüşlerdi' </p><p>Toplu mezarın bulunduğu alanda karşılaştığı manzarayı ömrü boyunca unutamadığını söyleyen Aşır, Türk askerlerinin ve hayatta kalan köylülerin şehitleri çıkarmaya çalıştığını belirterek 'Orada büyük bir vahşet vardı. Hayatta kalan köylülerimiz de oradaydı. 28'inci Tümen'e bağlı askerlerimiz de şehitlerimizi çöplüğün içinden çıkarıyordu. Orası bir çöplüktü. Şehitlerimizi çöplüğün içerisine gömmüşler, üzerlerini çöple örtmüşlerdi. Bununla da yetinmeyip ateşe vermişlerdi. Ateşli silahların yanında kesici ve delici aletler de kullanmışlardı. Çıkarılan şehitlerimizin birçoğunun, özellikle erkek çocuklarının başları yoktu. Bazılarının kolları, bazılarının bacakları parçalanmıştı. Karşılaştığımız manzara tarif edilebilecek gibi değildi' dedi. Katliamın uluslararası basının da gözü önünde ortaya çıkarıldığını belirten Aşır, buna rağmen sorumluların hiçbir zaman yargılanmadığını ise 'O gün orada Türkiye'den çok sayıda gazeteci vardı. Yabancı basın da oradaydı. Fotoğraflar çektiler, görüntüler aldılar ve yaşananları bütün dünyaya aktardılar. Ama katledilenler Türk ve Müslümandı. Dünya gözünü kapattı, kulaklarını kapattı. Burada işlenen savaş suçunu ve soykırımı görmezden geldi. Maalesef bugüne kadar da bu katliamın sorumluları cezalandırılmadı' sözleriyle anlattı. </p><p>Şehitlerin ilk olarak toplu şekilde defnedildiğini, yıllar sonra ise kimlik tespitlerinin yapıldığını anlatan Aşır, 'Şehitlerimizi oradan çıkardık ve toplu halde defnetmek zorunda kaldık. Çünkü kiminin kolu yoktu, kiminin bacağı yoktu, kiminin başı yoktu. Aradan yıllar geçtikten sonra mezarlar açıldı, DNA incelemeleri yapıldı ve bugün yeni yapılan şehitlikte her bir şehidimizin ayrı bir kabri bulunuyor' ifadelerini kullandı. </p><p>'Garantörlük devam etmediği sürece kalıcı bir anlaşmanın mümkün olduğuna inanmıyorum' </p><p>Muratağa, Atlılar ve Sandallar köylerinde Türk bayrağının hiçbir zaman indirilmediğini vurgulayan Aşır, şehitlerin mezarları başında bugün de Türk bayrağı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağının dalgalandığını belirterek, bunun Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin simgesi olduğunu söyledi. </p><p>Aşır, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: </p><p>'Bu üç küçük Türk köyü de diğer köyler gibi 1963'ten 1974'e kadar Türk bayrağını gururla dalgalandırdı, hiç indirmedi. 'Burası Türk toprağıdır' diyerek bayrağını korudu. Bugün şehitlerimizin başucunda hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağı hem de Türk bayrağı dalgalanıyor. Biz inanıyoruz ki o bayraklar dalgalandığı sürece onlar huzur içinde uyuyacak. O bayrakları sonsuza kadar başuçlarında dalgalandırmaya devam edeceğiz. Kesinlikle iki toplumun yeniden bir arada yaşama şansı olduğuna inanmıyorum. Çünkü Rum okullarında, kiliselerinde ve evlerinde yeni nesiller Türk düşmanlığıyla yetiştiriliyor. Daha 20 Temmuz'da düzenlenen gösterilerde atılan sloganlar da bunu açıkça ortaya koydu. Türkiye'ye ve Kıbrıs Türk halkına karşı nefret söylemleri dile getirildi. Anavatan Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğü devam etmediği, iki devletli çözüm temelinde bir anlayış kabul edilmediği sürece burada kalıcı bir anlaşmanın mümkün olacağını düşünmüyorum. Rum tarafının amacı anlaşma yapmak değil; garantileri ortadan kaldırmak, Kıbrıs Türklerini savunmasız bırakmak ve sonunda adanın tamamını Yunanistan'a bağlamaktır. Eğer gerçek anlamda bir anlaşma mümkün olsaydı, bunun için geçen 52 yıl içinde mutlaka bir sonuç alınırdı. Ancak bugüne kadar olmadı. Çünkü Rum tarafının hedefi hiçbir zaman ortaklık değil, farklı bir siyasi hedefti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/126-turkun-katledildigi-vahsetin-canli-tanigi-asir-murataga-sandallar-katliaminin-yil-donumunde-yasadiklarini-ihaya-anlatti</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:06:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/08/agency/iha/126-turkun-katledildigi-vahsetin-canli-tanigi-asir-murataga-sandallar-katliaminin-yil-donumunde-yasadiklarini-ihaya-anlatti.jpg" type="image/jpeg" length="31722"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC Başbakanı Üstel'den Bakan Fidan'a Kıbrıs açıklamaları nedeniyle teşekkür]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/kktc-basbakani-ustelden-bakan-fidana-kibris-aciklamalari-nedeniyle-tesekkur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/kktc-basbakani-ustelden-bakan-fidana-kibris-aciklamalari-nedeniyle-tesekkur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Kıbrıs meselesine ilişkin açıklamalarının, Türkiye'nin iki devletli çözüm konusundaki kararlı tutumunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Üstel, 'Bugün yapılması gereken, geçmişte sonuç vermemiş formülleri yeniden gündeme taşımak değil, Kıbrıs'ın mevcut gerçeklerini dikkate alan yeni bir anlayış ortaya koymaktır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Kıbrıs meselesine ilişkin açıklamalarının, Türkiye'nin iki devletli çözüm konusundaki kararlı tutumunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Üstel, 'Bugün yapılması gereken, geçmişte sonuç vermemiş formülleri yeniden gündeme taşımak değil, Kıbrıs'ın mevcut gerçeklerini dikkate alan yeni bir anlayış ortaya koymaktır' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Kıbrıs meselesine ilişkin açıklamalarını büyük bir memnuniyetle karşıladığını belirterek, Kıbrıs Türk halkının haklarını, geleceğini ve siyasi iradesini doğrudan ilgilendiren mesajları dolayısıyla Fidan'a teşekkür etti. </p><p>Fidan'ın ortaya koyduğu yaklaşımın Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki tutumunu bir kez daha açık biçimde gösterdiğini ifade eden Üstel, Fidan'ın, 'Bizim için esas çözüm, iki devletli çözümün hayata geçmesidir. İdeal çözüm bu. Bizim durduğumuz yer bu' sözlerinin Kıbrıs meselesinde yeni bir sayfanın açılması gerektiğine yönelik güçlü bir mesaj olduğunu kaydetti. </p><p>'Kıbrıs Türk halkının varlığını yok sayan anlayış çözüm üretemez' </p><p>Bakan Fidan'ın Kıbrıs Türk halkının egemen, eşit ve bağımsız duruşuna ilişkin ifadelerini son derece değerli bulduğunu vurgulayan Üstel, Türkiye'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne (GKRY) yönelik tutumunun da açık olduğunu belirtti. Fidan'ın, 'Rum kesimini devlet olarak tanımıyoruz' ve 'Sen Kıbrıs Türkünün hakkını tanımazsan ben de senin devlet varlığını tanımam. Sen 1960'ta kurulan devlet değilsin' sözlerine işaret eden Üstel, bu açıklamaların Kıbrıs Türk halkının yıllardır karşı karşıya kaldığı siyasi eşitsizliğin uluslararası alanda açıkça dile getirilmesi bakımından önem taşıdığını söyledi. Üstel, 'Kıbrıs Türk halkının hakkını, iradesini ve varlığını yok sayan bir anlayışın kalıcı bir çözüm üretmesi mümkün değildir. Bugün yapılması gereken, geçmişte sonuç vermemiş formülleri yeniden gündeme taşımak değil, Kıbrıs'ın mevcut gerçeklerini dikkate alan yeni bir anlayış ortaya koymaktır' ifadelerini kullandı. </p><p>'Devletimizi yüceltmek ve hak ettiği yere taşımak önceliğimizdir' </p><p>KKTC hükümetinin sorumluluğunun yalnızca Kıbrıs Türk halkının haklarını savunmakla sınırlı olmadığını belirten Üstel, devletin güçlendirilmesi, ülkenin kalkındırılması ve halkın refahının artırılmasının da öncelikleri arasında bulunduğunu kaydetti. Üstel, 'Devletimizi yüceltmek, ülkemizi kalkındırmak, halkımızın refahını artırmak ve KKTC'nin dünyada hak ettiği saygın yeri almasını sağlamak bizim en önemli önceliklerimizdendir' dedi. </p><p>Ülkenin ekonomik gücünü artırmak, altyapısını geliştirmek, üretim ve yatırımları desteklemek amacıyla çalıştıklarını ifade eden Üstel, Türkiye ile yürütülen güçlü iş birliğinin de bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde büyük önem taşıdığını vurguladı. </p><p>'Türkiye'nin kararlı duruşu bizim için son derece değerli' </p><p>Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerini her platformda savunmasının kendileri açısından önemli bir güven ve güç kaynağı olduğunu belirten Üstel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin ortaya koyduğu siyasi irade ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın uluslararası alanda verdiği mesajların Kıbrıs Türk halkının geleceği açısından son derece değerli olduğunu ifade etti. </p><p>Bakan Fidan'ın Ada'daki barış ve istikrarın Türk askerinin varlığı sayesinde korunduğuna ilişkin değerlendirmesine de değinen Üstel, bunun Kıbrıs'ın güvenlik gerçeklerinin ortaya konması açısından önemli olduğunu kaydetti. Üstel, 'Sayın Hakan Fidan'a, Kıbrıs Türk halkının haklı davasına ve devletimizin geleceğine yönelik ortaya koyduğu kararlı tutumdan dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/kktc-basbakani-ustelden-bakan-fidana-kibris-aciklamalari-nedeniyle-tesekkur</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 19:08:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/08/agency/iha/kktc-basbakani-ustelden-bakan-fidana-kibris-aciklamalari-nedeniyle-tesekkur.jpg" type="image/jpeg" length="48224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[17. Dönem Anavatan Partisi Milletvekili Akpak, toprağa verildi]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/17-donem-anavatan-partisi-milletvekili-akpak-topraga-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/17-donem-anavatan-partisi-milletvekili-akpak-topraga-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 17. Dönem Anavatan Partisi Milletvekili Nihat Akpak, Kıbrıs'ta toprağa verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 17. Dönem Anavatan Partisi Milletvekili Nihat Akpak, Kıbrıs'ta toprağa verildi. </p><p>Türkiye Büyük Millet Meclisi 17. Dönem Anavatan Partisi Milletvekili Nihat Akpak, yaşamını sürdürdüğü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde 78 yaşında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Anavatan Partisi'nin Sakarya'daki teşkilatlanma sürecinde öncü rol oynayan Akpak, partinin kurucu il başkanlığı görevini de üstlendi ve 1983 seçimlerinde Sakarya milletvekili olarak parlamentoya girdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türk Spor Kurumu, Sinema ve Video kanunu ve Mahalli İdareler Seçimi gibi kanun tekliflerinde imzası bulunan ve yaptığı çalışmalarla Türk siyasetinde derin izler bırakan Akpak, 29 Kasım 1987 tarihine kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev aldı. Evli ve bir çocuk babası olan Akpak'ın cenazesi Girne Ozanköy'de kılınan ikindi namazı sonrası Ozanköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. </p><p>Akpak'in cenaze törenine, ailesi ve sevenlerinin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Önceki Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Basçeri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu da katıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/17-donem-anavatan-partisi-milletvekili-akpak-topraga-verildi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 09:50:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/08/agency/iha/17-donem-anavatan-partisi-milletvekili-akpak-topraga-verildi.jpg" type="image/jpeg" length="56009"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erenköy Direnişi'nin 62'nci yıl dönümünde şehitler törenle anıldı]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/erenkoy-direnisinin-62nci-yil-donumunde-sehitler-torenle-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/erenkoy-direnisinin-62nci-yil-donumunde-sehitler-torenle-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Şanlı Erenköy Direnişi'nin 62'nci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende, 'Kıbrıs Türk halkının onurlu mücadelesini her platformda, kararlılıkla savunacağız. Çünkü Kıbrıs Türk halkı bu adada hep vardı, bugün de vardır, yarın da var olacaktır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Şanlı Erenköy Direnişi'nin 62'nci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende, 'Kıbrıs Türk halkının onurlu mücadelesini her platformda, kararlılıkla savunacağız. Çünkü Kıbrıs Türk halkı bu adada hep vardı, bugün de vardır, yarın da var olacaktır' dedi. </p><p>Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin simge noktalarından Erenköy Direnişi'nin yıl dönümü dolayısıyla Erenköy'de anma töreni düzenlendi. Törende şehitler dualarla anılırken, mücadele yıllarında Anavatan Türkiye'den Erenköy'e insan, silah ve mühimmat taşıyan 'Bereketçilerin' tarihi sevkiyatı canlandırıldı. Erenköy Direnişi sırasında şehit olan Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel de unutulmadı. Devlet ve hükümet yetkililerinin yanı sıra çok sayıda bürokratın katıldığı törenin ilk bölümünde Erenköy Şehitliği'ne çelenkler sunuldu. Saygı duruşu ve saygı atışının ardından İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, Şehitlik Özel Defteri'ni imzaladı. Katılımcılar daha sonra şehit kabirlerine çiçek bıraktı ve dua okundu. </p><p>'Bereketçilerin' tarihi sevkiyatı canlandırıldı </p><p>Törenin ikinci bölümünde Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde önemli bir yere sahip olan 'Bereketçilerin', Anavatan Türkiye'den Erenköy bölgesine gerçekleştirdikleri insan, silah ve mühimmat sevkiyatı canlandırıldı. Mücadele yıllarının imkan ve şartlarına uygun şekilde gerçekleştirilen canlandırmada, ilk olarak tekneleriyle Türkiye'den silah ve mühimmat getiren Bereketçilerin açıkta beklemeleri sahnelendi. Güvenlik şartlarının oluşmasının ardından kıyıdan verilen işaretle tekneler Erenköy sahiline doğru harekete geçti. Rum ve Yunan birliklerinin yoğun ablukası altındaki bölgede karada bekleyen işaretçiler, Bereketçilerin kıyıya ulaşacağı noktalarda gizlenerek ellerindeki fenerlerle teknelere güvenli güzergahı gösterdi. Teknelerin kıyıya yaklaşmasının ardından mücahitler denize girerek silah ve mühimmatı teknelerden teslim aldı. Kıyıya çıkarılan silah ve mühimmat, güvenlik içerisinde 'çanak' olarak adlandırılan gizli saklama noktalarına taşındı. Canlandırmayla, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin en kritik dönemlerinde ağır abluka ve büyük tehlikeler altında Türkiye ile Erenköy arasında kurulan ikmal hattının nasıl işlediği katılımcılara aktarıldı. </p><p>Şehit pilot Yüzbaşı Topel de anıldı </p><p>Canlandırmanın ardından protokol üyeleri Erenköy'deki mağara ile Cami Müzesi'ni ziyaret etti. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, ziyaret sırasında Müze Anıt Defteri'ni imzaladı. Törende, Erenköy Direnişi sırasında şehit düşen Türk Hava Kuvvetleri Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel de unutulmadı. Topel ve Erenköy Direnişi'nde şehit düşenler anılırken, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde Erenköy'ün taşıdığı tarihi öneme vurgu yapıldı. </p><p>'Erenköy, varlığa, özgürlüğe ve onura sahip çıkma iradesinin en güçlü mücadelelerinden biridir' </p><p>Törene KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'ın yanı sıra Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, 2'nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 5'inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bakanlar, milletvekilleri, askeri ve sivil yetkililer, şehit yakınları ve yurttaşlar katıldı. Törende konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, Erenköy Direnişi'nin Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirterek, 'Şanlı Erenköy Direnişi, Kıbrıs Türk halkının varlığına, özgürlüğüne ve onuruna sahip çıkma iradesini en güçlü şekilde ortaya koyduğu mücadelelerden biridir. Erenköy'ü anlamak için o günlerde yaşananlara, o gençlerin gözünden bakmak gerekir' dedi. Direnişe katılan gençlerin yaşlarına dikkati çeken Erhürman, 'Henüz çok küçük yaşlarda, kimisinin yaşı yirmiyi bile bulmayan gençler, şahsi geleceklerini düşünmek yerine bu halkın geleceği için mücadele ettiler' ifadelerini kullandı. </p><p>Gençlerin siyasi görüşleri ve hayata bakışlarının farklı olmasına rağmen ortak bir amaç etrafında birleştiğini kaydeden Erhürman, şöyle devam etti: </p><p>'Siyasi görüşleri farklıydı. Düşünceleri farklıydı. Hayata bakışları farklıydı. Ama en zor zamanda, ortak bir paydada buluştular. O ortak payda, Kıbrıs Türk halkının varlığı ve geleceğiydi. Erenköy'ün bize bıraktığı en büyük miraslardan biri de budur.' </p><p>'Bereketçiler bu mücadelenin görünmeyen kahramanlarıydı' </p><p>Erenköy Direnişi sırasında Türkiye'den deniz yoluyla silah ve mühimmat taşıyan 'Bereketçiler'e de değinen Erhürman, 'Asla unutmamak gerekir ki, 'Bereketçiler' de bu mücadelenin görünmeyen kahramanlarıydı. Derme çatma teknelerle, büyük riskler alarak denizi aşan 'Bereketçiler', Erenköy'deki direnişin ayakta kalmasına katkı koydular' diye konuştu. Erhürman, 'Kimi eline silah aldı, kimi 'Bereketçiler' gibi teknesiyle yola çıktı, kimi Şair Süleyman Uluçamgil gibi kalemiyle dile getirdi. Hepsi hayatını ortaya koydu. Hepsinin ortak amacı, Kıbrıs Türk halkının geleceğini garanti altına almaktı' dedi. </p><p>Cengiz Topel'i andı </p><p>Erenköy Direnişi'nin Türkiye ile Kıbrıs Türk halkı arasındaki bağ açısından da önem taşıdığını vurgulayan Erhürman, Türk Hava Kuvvetleri pilotu Yüzbaşı Cengiz Topel'i de andı. Erhürman, 'Erenköy'de yaşananlar sırasında Türk Hava Kuvvetleri pilotu Yüzbaşı Cengiz Topel'in uçağının düşürülmesi ve ardından şehit edilmesi, Erenköy Direnişi'nin en acı ve en sembolik olaylarından biri olarak yerini aldı. Cengiz Topel de Erenköy'de hayatını kaybedenler gibi, bu mücadelenin bedelini canıyla ödedi' ifadelerini kullandı. </p><p>'Bugün en büyük sorumluluğumuz çocuklarımızın geleceğini korumaktır' </p><p>Geçmişte verilen varoluş mücadelesinden çıkarılması gereken dersler bulunduğunu ifade eden Erhürman, bugünün en büyük sorumluluğunun çocukların geleceğini korumak olduğunu söyledi. Erhürman, 'Erenköy'de mücadele eden gençler, kendilerinden sonraki nesillerin güvenliği ve özgürlüğü için mücadele ettiler. Bugün bizim görevimiz ise onların bize bıraktığı ülkeyi çocuklarımıza daha güzel, daha güvenli, daha adil ve daha huzurlu şekilde bırakmaktır' dedi. Siyasi görüş farklılıklarına rağmen çocukların geleceği konusunda ortak paydada buluşulması gerektiğini kaydeden Erhürman, 'Bizim görevimiz, geçmişte yaşanan acıları unutmadan geleceği kurmaktır. Çocuklarımızın bir daha savaşları, çatışmaları ve acıları yaşamaması için çalışmaktır' diye konuştu. </p><p>Erhürman, şehitlere ve gazilere olan borcun, uğruna mücadele ettikleri değerlere sahip çıkılarak ödenebileceğini belirterek, şunları söyledi: </p><p>'Süleyman Uluçamgil'in 20 yaşında yarım kalan hayatını ve şiirlerini, Bereketçilerin büyük riskler altında taşıdığı mühimmat ve umutları, Cengiz Topel'in hayatını kaybeden bir pilot olarak bıraktığı hatırayı unutmadan, daha çok çalışarak onlara borcumuzu ödeyeceğiz.' </p><p>'Kıbrıs Türk halkının onurlu mücadelesini her platformda savunacağız' </p><p>Kıbrıs Türk halkının mücadelesini her platformda savunacaklarını vurgulayan Erhürman, 'Bunu yaparken çocuklarımızın geleceğini, barışı ve güvenliği düşünerek yapacağız. Bizim mücadelemiz, hiçbir çocuğun geleceksiz kalmaması içindir. Bizim mücadelemiz, bu topraklarda bir daha acıların yaşanmaması içindir. Bizim mücadelemiz, Kıbrıs Türk halkının kendi geleceğine güvenle bakabilmesi ve onurlu bir yaşam sürmeye devam edebilmesi içindir' dedi. Erhürman, 'Çocuklarımıza daha güzel bir ülke bırakmak için daha çok çalışacağız. Çünkü Kıbrıs Türk halkı bu adada hep vardı, bugün de vardır, yarın da var olacaktır' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konuşmasının sonunda Erenköy Direnişi'nde ve Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde hayatını kaybeden şehitleri anan Erhürman, hayatta olan gazilere sağlık, huzur ve uzun ömür diledi. </p><p>Program, konuşmalarının ardından sona erdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/erenkoy-direnisinin-62nci-yil-donumunde-sehitler-torenle-anildi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 15:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/08/agency/iha/erenkoy-direnisinin-62nci-yil-donumunde-sehitler-torenle-anildi.jpg" type="image/jpeg" length="93111"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC'de markette bıçaklı saldırı: 2 yaralı]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/kktcde-markette-bicakli-saldiri-2-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/kktcde-markette-bicakli-saldiri-2-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da girdiği markette bir kadını bıçakla yaralayan şahıs, intihar girişiminde bulundu. Olayda ağır yaralanan kadın ile saldırganın tedavisi hastanede devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da girdiği markette bir kadını bıçakla yaralayan şahıs, intihar girişiminde bulundu. Olayda ağır yaralanan kadın ile saldırganın tedavisi hastanede devam ediyor. </p><p>KKTC'nin başkenti Lefkoşa'nın Taşkınköy bölgesindeki bir markette öğle saatlerinde bıçaklı saldırı paniği yaşandı. Polis Basın Subaylığı'ndan yapılan açıklamaya göre, markette bir kadına saldırarak yaralayan şahıs, ardından intihar girişiminde bulundu. Olayda ağır yaralanan kadın ile zanlı, ihbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Her iki yaralının da hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Görgü tanıkları, saldırganın kendisinden ayrıldığı gerekçesiyle eski sevgilisine saldırdığını iddia etti. </p><p>Polis, olayla ilgili geniş çaplı soruşturmanın devam ettiğini bildirdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/kktcde-markette-bicakli-saldiri-2-yarali</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:40:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/08/agency/iha/kktcde-markette-bicakli-saldiri-2-yarali.jpg" type="image/jpeg" length="73185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mehmetçiğin cephede taşıdığı Türk bayrağı, konservasyon için Türkiye'ye gönderiliyor]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/mehmetcigin-cephede-tasidigi-turk-bayragi-konservasyon-icin-turkiyeye-gonderiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/mehmetcigin-cephede-tasidigi-turk-bayragi-konservasyon-icin-turkiyeye-gonderiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Mehmetçik tarafından kullanılan ve çatışmalarda zarar gördüğü belirtilen Türk bayrağı, 36 yıl boyunca emanet olarak muhafaza edildikten sonra restorasyon ve konservasyon çalışmaları için Türkiye'ye gönderilmek üzere yetkililere teslim edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Mehmetçik tarafından kullanılan ve çatışmalarda zarar gördüğü belirtilen Türk bayrağı, 36 yıl boyunca emanet olarak muhafaza edildikten sonra restorasyon ve konservasyon çalışmaları için Türkiye'ye gönderilmek üzere yetkililere teslim edildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Mehmetçik tarafından kullanılan ve çatışmaların izlerini taşıyan Türk bayrağı, yıllar sonra restorasyon ve konservasyon sürecine alındı. Harekat sırasında Mehmetçik tarafından kullanıldığı ve çatışmalarda zarar gördüğü belirtilen Türk bayrağı, 1990 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne yerleşen Aynur Gazcıoğlu'na, aynı yıl Kıbrıslı Türk komşusu tarafından emanet edildi. Aradan geçen 36 yıl boyunca büyük bir özenle muhafaza edilen bayrak, bakım ve koruma çalışmalarının yapılması amacıyla Türkiye'ye götürülmek üzere Gazcıoğlu'nun Gönyeli'deki evinde KKTC ve Türkiye'den yetkililerin yer aldığı heyete teslim edildi. Kıbrıs Barış Harekatı'nın izlerini taşıyan tarihi bayrak, gerçekleştirilecek restorasyon ve konservasyon çalışmalarının ardından gelecek nesillere aktarılacak. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/mehmetcigin-cephede-tasidigi-turk-bayragi-konservasyon-icin-turkiyeye-gonderiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 12:46:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/08/agency/iha/mehmetcigin-cephede-tasidigi-turk-bayragi-konservasyon-icin-turkiyeye-gonderiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="27550"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: 'AB'nin muhtemel bir müzakere masasında taraf olarak yer alması mümkün değil']]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-abnin-muhtemel-bir-muzakere-masasinda-taraf-olarak-yer-almasi-mumkun-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-abnin-muhtemel-bir-muzakere-masasinda-taraf-olarak-yer-almasi-mumkun-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Komisyon'un iç tasarruflarıyla atadığı Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto'yla gerçekleştirdiği görüşmede, AB'nin muhtemel bir müzakere masasında taraf olarak yer almasının mümkün olmadığını açıkladı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis ile de görüşme gerçekleştiren Fitto'nun sosyal medyadan yaptığı bir paylaşım ise kamuoyunun tepkisini topladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Komisyon'un iç tasarruflarıyla atadığı Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto'yla gerçekleştirdiği görüşmede, AB'nin muhtemel bir müzakere masasında taraf olarak yer almasının mümkün olmadığını açıkladı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis ile de görüşme gerçekleştiren Fitto'nun sosyal medyadan yaptığı bir paylaşım ise kamuoyunun tepkisini topladı. </p><p>KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Avrupa Birliği Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Komisyon'un iç tasarruflarıyla atadığı Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto'yu kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Ofisi'ndeki görüşmeye ilişkin değerlendirmede bulunan Erhürman, 'yararlı bir görüşme' gerçekleştirdiklerini kaydederek, başta Avrupa Parlamentosu olmak üzere AB kurumlarının son zamanlardaki tek yanlı ve tarafgir tutumları, davranış ve kararlarının AB'ye olan güveni daha da sarstığını anlattıklarını belirtti. </p><p>Yalnızca Güney Kıbrıs Rum Yönetimi liderliği ile değil, AB ile de güven sağlayıcı önlemlere ihtiyaç duyduklarını belirten Erhürman, Fitto'ya 'herkesin malumu olan nedenlerden dolayı' AB'nin muhtemel bir müzakere masasında taraf olarak yer almasının mümkün olmadığını aktardığını açıkladı. Erhürman, buna karşılık adada adil ve kalıcı bir çözüme katkı koyulmak istenmesi halinde, AB'nin güven artırıcı önlemler konusunda olumlu bir rol oynayabileceğini ifade ettiğini söyledi. </p><p>KKTC Cumhurbaşkanı, bu kapsamda Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün daha fazla geciktirilmeden hayata geçirilmesi ve Yeşil Hat Tüzüğü'nün uygulanmasında yaşanan sıkıntılar ile Kıbrıslı Türklerin AB vatandaşlığı ve mülkiyet sorunu eksenindeki olumsuz gelişmeleri konuşma fırsatı bulduklarını bildirdi. </p><p>Fitto'nun skandal paylaşımı kamuoyundan tepki topladı </p><p>Fitto, Kıbrıs'taki temasları kapsamında GKRY lideri Nikos Hristodulidis ile de bir araya geldi. Fitto'nun ziyaretleri sonrasında sosyal medya hesabından temaslarına ilişkin paylaştığı fotoğraflar kamuoyunda tartışmalara neden oldu. </p><p>Rum lider ile görüşmesinde sözde 'Kıbrıs Cumhuriyeti' bayrakları önünde poz veren Fitto'nun, KKTC Cumhurbaşkanlığı ziyaretine ilişkin paylaşımında ise bayrak olmaması eleştirilerin odağı oldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Fitto'nun skandal paylaşımında ayrıca, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ı 'toplum lideri' olarak lanse etmesi ve Rum lider Hristodulidis'ten 'Cumhurbaşkanı' olarak nitelendirmesi de tepki topladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-abnin-muhtemel-bir-muzakere-masasinda-taraf-olarak-yer-almasi-mumkun-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 23:07:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/kktc-cumhurbaskani-erhurman-abnin-muhtemel-bir-muzakere-masasinda-taraf-olarak-yer-almasi-mumkun-degil.jpg" type="image/jpeg" length="70346"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM, KKTC ve GKRY liderleri arasında üçlü görüşme]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/bm-kktc-ve-gkry-liderleri-arasinda-uclu-gorusme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/bm-kktc-ve-gkry-liderleri-arasinda-uclu-gorusme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Lideri Nikos Hristodulidis, ara bölgedeki BM İyi Niyet Misyonu Ofisi'nde bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Lideri Nikos Hristodulidis, ara bölgedeki BM İyi Niyet Misyonu Ofisi'nde bir araya geldi. </p><p>BM, KKTC ve GKRY, düzenlenen üçlü zirvede bir araya geldi. Ara bölgedeki BM İyi Niyet Misyonu Ofisi'nde düzenlenen zirveye KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve GKRY Lideri Nikos Hristodulidis katıldı. Saat 10.00'da başlaması planlanan görüşme, Hristodulidis'in geç gelmesi nedeniyle 10.10'de başladı. Guterres'in başkanlığındaki görüşmede Kıbrıs sorunundaki son gelişmeler ile müzakere sürecine ilişkin değerlendirmeler ve güven artırıcı önlemlere yönelik muhtemel adımlar ele alınacak. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Üçlü zirve öncesi Erhürman ve Hristodulidis ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştiren, akşam saatlerinde de ara bölgede düzenlenen akşam yemeğinde iki liderle bir araya gelen Guterres'in üçlü görüşmenin ardından basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor. </p><p>Guterres'in heyetinde BM Siyasi ve Barış İnşası İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Barış Operasyonlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix, Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Cuellar ile Genel Sekreter'in Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü Misyon Şefi Khassim Diagne yer alıyor. Görev süresi bu yıl dolacak olan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in ziyareti 16 yıl sonra bir BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'a yaptığı ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/bm-kktc-ve-gkry-liderleri-arasinda-uclu-gorusme</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:21:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/bm-kktc-ve-gkry-liderleri-arasinda-uclu-gorusme.jpg" type="image/jpeg" length="34860"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Guterres: 'İki toplumun liderleriyle de son derece yapıcı görüşmeler gerçekleştirdim']]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/guterres-iki-toplumun-liderleriyle-de-son-derece-yapici-gorusmeler-gerceklestirdim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/guterres-iki-toplumun-liderleriyle-de-son-derece-yapici-gorusmeler-gerceklestirdim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından basına yaptığı açıklamada, 'İki toplumun liderleriyle de son derece yapıcı görüşmeler gerçekleştirdim' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından basına yaptığı açıklamada, 'İki toplumun liderleriyle de son derece yapıcı görüşmeler gerçekleştirdim' dedi. </p><p>BM Genel Sekreteri Guterres, KKTC'deki temaslarını sürdürüyor. Guterres'in KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile 11.45'te başladığı görüşmesi saat 13.37'de sona erdi. Erhürman, Cumhurbaşkanlığı'nda gerçekleştirilen görüşmenin ardından Guterres'i uğurladı. Görüşmenin ardından basına kısa bir açıklama yapan Guterres, 'Bir kez daha şunu söylemek isterim ki, buraya Kıbrıs halkıyla dayanışmamı ifade etmek ve hem Kıbrıslılarla hem de garantör ülkelerle birlikte bir çözüm bulunmasına katkı sağlama konusundaki kararlılığımı ortaya koymak için geldim' dedi. </p><p>Guterres, güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesine de önem verdiklerini belirterek, 'Aynı zamanda, her iki taraftaki insanların yararına olacak şekilde güven artırıcı önlemlerin geliştirilip geliştirilemeyeceğini görmek istiyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>'Liderlerle son derece yapıcı görüşmeler yaptım' </p><p>İki tarafın lideriyle gerçekleştirdiği temaslara da değinen Guterres, 'İki toplumun liderleriyle de son derece yapıcı görüşmeler gerçekleştirdim' dedi. Açıklamasını teşekkür ederek tamamlayan Guterres, basın mensuplarının sorularını almadan Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrıldı. </p><p>Guterres, ara bölgede Ledra Palace Hotel önünde yer alan BM anıtına çelenk koyma törenine katılacak. </p><p>Yarın üçlü görüşme yapılacak </p><p>Guterres, yarın da KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ve Rum lider Hristodulidis'le ara bölgede üçlü görüşme gerçekleştirecek. BM İyi Niyet Misyonu Ofisi'nde saat 10.00'da başlayacağı bildirilen üçlü görüşmenin ardından Guterres'in basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Guterres'e ziyaretinde BM Siyasi ve Barış İnşası İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Barış Operasyonlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix ve Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin eşlik ediyor. </p><p>Kıbrıs Adası'na yapılan son BM Genel Sekreteri ziyareti, 2010'da Ban Ki-Moon tarafından yapılmıştı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/guterres-iki-toplumun-liderleriyle-de-son-derece-yapici-gorusmeler-gerceklestirdim</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 14:48:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/guterres-iki-toplumun-liderleriyle-de-son-derece-yapici-gorusmeler-gerceklestirdim.jpg" type="image/jpeg" length="75446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM Genel Sekreteri Guterres, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/bm-genel-sekreteri-guterres-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/bm-genel-sekreteri-guterres-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres görüşmesi başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres görüşmesi başladı. </p><p>Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis ile Güney Kıbrıs'ta görüşen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, KKTC'de temaslarına başladı. Gutterres'in KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile görüşmesi 11.45'te başladı. Cumhurbaşkanı Erhürman, Antonio Guterres'i Cumhurbaşkanlığı binasının girişinde karşıladı. Görüşmede, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dana, Güven Yaratıcı Önlemler ve Teknik Komiteler Koordinatörü Seniha Birand Çınar, Diplomasi ve Dış İlişkiler Danışmanı İpek Borman, Kültürel Miras Teknik Komitesi Kıbrıslı Türk Eş Başkanı Ali Tuncay ile Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Özel Asistanı Çise Zekai Faruk da hazır bulundu. </p><p>Antonio Guterres'e ise BM Siyasi ve Barış İnşası İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Barış Operasyonlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix, Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ve Genel Sekreter'in Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Khassim Diagne eşlik etti. Toplantı başlamadan önce Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile BM Genel Sekreteri Antonio Guterres basına kısa bir değerlendirmede bulundu. </p><p>Görüşme, saat 13.37'de sona erdi. </p><p>Erhürman: 'Yeni ve gerçekçi bir metodoloji üzerinde çalışıyoruz' </p><p>Görüşme öncesinde açıklamalarda bulunan Erhürman ve Guterres, Kıbrıs'ta çözüm süreci, Güven Oluşturucu Önlemler ve tarafların ortak hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, Guterres ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı'nda ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Kıbrıs Türk halkının adil ve kalıcı bir çözüme yönelik iradesine vurgu yaptı. Erhürman, 'Kıbrıs Türk halkının adil ve kalıcı bir çözüme yönelik güçlü iradesinin farkında olduğunuzu düşünüyorum. Güven Oluşturucu Önlemler konusunda üzerimize düşeni yapmak için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. 2004 ve 2017 yıllarında yaşanan deneyimlerden farklı olarak, bu kez ortak hedefimize ulaşmamıza katkı sağlayacak yeni ve gerçekçi bir metodoloji üzerinde çalışıyoruz' dedi. </p><p>BM Genel Sekreteri'nin yürüttüğü çabaları desteklediklerini belirten Erhürman, 'Çabalarınızı güçlü şekilde destekliyor ve memnuniyetle karşılıyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğimizden emin olabilirsiniz' ifadelerini kullandı. </p><p>Guterres: 'Süreci ileriye taşıyacak her türlü çabayı destekleyeceğiz' </p><p>BM Genel Sekreteri Antnio Guterres ise iki toplumun çözüm arayışına destek vermeye kararlı olduklarını belirterek, çözüm sürecinde garantör ülkelerin katkısının da önemli olduğuna işaret etti. Guterres, 'İki toplumun çözüm arayışına destek olmak amacıyla elimizden gelen her şeyi yapma kararlılığındayız. Bir çözümün aynı zamanda garantör ülkelerin katkısına da bağlı olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle, iki toplumun refahını ve çözüme ulaşma kararlılığını güçlendirecek her türlü katkıyı sağlamaya büyük önem veriyoruz' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Önlerinde önemli fırsatlar bulunduğunu ifade eden Guterres, bu fırsatların değerlendirilmesine katkı sağlayacak ve süreci ileriye taşıyacak her türlü girişimi desteklemeyi sürdüreceklerini belirterek, 'Burada bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Nazik ev sahipliğiniz için teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/bm-genel-sekreteri-guterres-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 13:36:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/bm-genel-sekreteri-guterres-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="65311"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Guterres, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Hristodulidis ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/guterres-guney-kibris-rum-yonetimi-lideri-hristodulidis-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/guterres-guney-kibris-rum-yonetimi-lideri-hristodulidis-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile bir araya geldiği görüşmede, bölgede yaşanan gelişmelerin Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasını her zamankinden daha önemli bir hale getirdiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile bir araya geldiği görüşmede, bölgede yaşanan gelişmelerin Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasını her zamankinden daha önemli bir hale getirdiğini ifade etti. </p><p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres, Kıbrıs'ta temaslarına başladı. Guterres, sabah saatlerinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile Rum Başkanlık Sarayı'nda görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Guterres, Kıbrıs'ta bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Bölgede yaşanan bazı jeopolitik gelişmelerin adayı daha merkezi bir konuma yerleştirdiğine dikkat çeken Guterres, Kıbrıs sorununa çözüm bulmakla yakından ilgilendiklerini söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Rum lider Hristodulidis ise Guterres'in ziyaretinin Kıbrıs meselesine bağlılığının açık bir göstergesi olduğunu belirterek yapılacak görüşmeleri ve istişareleri sabırsızlıkla beklediklerini söyledi. 'Kıbrıs'ta, bölgede, uluslararası seviyede iyi haberlere ihtiyacımız var' diyen Hristodulidis, özellikle uluslararası düzeyde yaşanan son derece zorlu zamanlarda, BM Genel Sekreteri'nin desteğine ve siyasi bağlılığına güvendiklerini kaydetti. </p><p>Erhürman ile bir araya gelecek </p><p>Guterres, saat 11.45'te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile görüşecek, saat 12.30'da ise Lefkoşa ara bölgede Ledra Palace Otel dışındaki anıtta düzenlenecek çelenk koyma törenine katılacak. Saat 14.30'da Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) Antropoloji Laboratuvarı'nı ziyaret edecek olan Guterres, 17.00'de de BM İyi Niyet Misyonu Ofisi'nde sivil toplum örgüt temsilcileriyle görüşecek. Guterres, saat 19.00'da Erhürman ve Hristodulidis ile ara bölgede akşam yemeğinde bir araya gelecek. </p><p>Yarın üçlü görüşme yapılacak </p><p>Guterres, yarın KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ve Rum lider Hristodulidis'le ara bölgede bir araya gelecek. BM İyi Niyet Misyonu Ofisi'nde saat 10.00'da başlayacağı bildirilen üçlü görüşmenin ardından Guterres'in basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor. </p><p>Guterres'e ziyaretinde BM Siyasi ve Barış İnşası İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Barış Operasyonlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix ve Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin eşlik ediyor. </p><p>Kıbrıs'a son BM Genel Sekreteri ziyareti, 2010'da Ban Ki-Moon tarafından yapılmıştı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/guterres-guney-kibris-rum-yonetimi-lideri-hristodulidis-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 12:08:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/guterres-guney-kibris-rum-yonetimi-lideri-hristodulidis-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="86192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GKRY'de Rum Milli Muhafız Ordusu'nun eğitim atışları yangına neden oldu]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/gkryde-rum-milli-muhafiz-ordusunun-egitim-atislari-yangina-neden-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/gkryde-rum-milli-muhafiz-ordusunun-egitim-atislari-yangina-neden-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) Rum Milli Muhafız Ordusu'nun (RMMO) eğitim atışları sırasında çıkan yangında 20 hektarlık alan küle döndü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) Rum Milli Muhafız Ordusu'nun (RMMO) eğitim atışları sırasında çıkan yangında 20 hektarlık alan küle döndü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde Rum Milli Muhafız Ordusu'nun eğitim atışları nedeniyle yangın çıktı. Kalo Horio (Vuda) köyü yakınlarında yerel saatle 12.40 sıralarında başlayan yangın, sıcak hava ve şiddetli rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Ayanna ve Psevdas köyleri tedbir amacıyla tahliye edilirken, bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ayanna köyünde bazı evler yangından etkilenirken, patlamamış mühimmat riski nedeniyle itfaiye ekipleri atış alanındaki yangının çıkış noktasına ulaşmakta güçlük çekti. </p><p>Havadan ve karadan müdahale edilen yangın saat 18.40 itibarıyla tamamen kontrol altına alınırken, yaklaşık 20 hektarlık alan küle döndü. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/gkryde-rum-milli-muhafiz-ordusunun-egitim-atislari-yangina-neden-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 21:11:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/gkryde-rum-milli-muhafiz-ordusunun-egitim-atislari-yangina-neden-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="77435"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, BM Temsilcisi Cuellar ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-bm-temsilcisi-cuellar-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-bm-temsilcisi-cuellar-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile bir araya geldi. </p><p>Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres KKTC'ye yapacağı ziyaret öncesinde Lefkoşa'da önemli bir görüşme gerçekleşti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile bir araya geldi. </p><p>Görüşmenin ardından basına açıklama yapan Cuellar, 'İyi bir görüşme gerçekleştirdim. Bu öğleden sonra sayın Genel Sekreteri (Antonio Guterres) bekliyoruz. Yarın önce ayrı ayrı görüşmeler yapacağız, ardından akşam yemeğinde ve gece iki liderle birlikte bir araya geleceğiz' dedi. </p><p>Guterres'in ziyaretinin Kıbrıs'a olan bağlılığının bir göstergesi olduğunu belirten Cuellar, 'Yıllardır iyi niyet misyonunu sürdürdü. Genel Sekreter olarak görev yaptığı 10 yıl boyunca Kıbrıs meselesiyle yakından ilgilendi. Bu nedenle buraya, yürütülen çabalara destek vermek ve müzakere sürecinin yeniden başlaması ihtimalinde ilerleme sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla geliyor. Ben şu anda sadece liderleri dinliyorum ve Genel Sekreteri Kıbrıs'ta karşılamaktan memnuniyet duyuyorum' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Üçlü zirve yarın akşam </p><p>KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın yarın saat 11.45'te BM Genel Sekreteri Guterres ile görüşmesi bekleniyor. Erhürman yarın akşam saat 19.00'da ise ara bölgede BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Rum Lider Nikos Hristodulidis ile akşam yemeğinde buluşacak. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-bm-temsilcisi-cuellar-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 13:38:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/kktc-cumhurbaskani-erhurman-bm-temsilcisi-cuellar-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="18638"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC'de 2 bin 500 tonluk buğday silosu çöktü]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/kktcde-2-bin-500-tonluk-bugday-silosu-coktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/kktcde-2-bin-500-tonluk-bugday-silosu-coktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Toprak Ürünleri Kurumu'na ait 2 bin 500 ton kapasiteli buğday silosunun çöktü. Bir kişinin göçük altında kaldığı değerlendirilirken, bölgede arama ve kurtarma çalışması başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Toprak Ürünleri Kurumu'na ait 2 bin 500 ton kapasiteli buğday silosunun çöktü. Bir kişinin göçük altında kaldığı değerlendirilirken, bölgede arama ve kurtarma çalışması başlatıldı. </p><p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Gazimağusa'ya bağlı Kumyalı köyünde Toprak Ürünleri Kurumu'na ait 2 bin 500 ton kapasiteli buğday silosu çöktü. Silonun çökmesinin ardından, kurumda görevli bir çalışanın göçük altında kaldığının değerlendirildiği bildirildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve Sivil Savunma ekipleri sevk edildi. Ekipler, göçük altında olduğu değerlendirilen çalışana ulaşabilmek için arama ve kurtarma çalışması başlattı. </p><p>Silonun çökme nedeni henüz bilinmezken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/kktcde-2-bin-500-tonluk-bugday-silosu-coktu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:15:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/kktcde-2-bin-500-tonluk-bugday-silosu-coktu.jpg" type="image/jpeg" length="72943"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: 'Kıbrıs'ta artık iki devletli çözüm zamanıdır']]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yayman-kibrista-artik-iki-devletli-cozum-zamanidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yayman-kibrista-artik-iki-devletli-cozum-zamanidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet ve Kalkınma (AK) Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Kıbrıs Adası'nda federasyon modelinin artık geçersiz olduğunu belirterek, 'Artık iki devletli çözüm zamanıdır. Kıbrıs Türk halkının artık müzakerelerde gidilecek bir yeri kalmamıştır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet ve Kalkınma (AK) Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Kıbrıs Adası'nda federasyon modelinin artık geçersiz olduğunu belirterek, 'Artık iki devletli çözüm zamanıdır. Kıbrıs Türk halkının artık müzakerelerde gidilecek bir yeri kalmamıştır' dedi. </p><p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü törenlerine katılmak üzere geldiği Lefkoşa'da KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'ın anıt mezarını ziyaret etti. Yayman, ziyareti sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada Rumların Kıbrıs'taki Türk askerini hedef alan açıklamalarını eleştirerek, 'Türk ordusunun Ada'daki varlığı, hem Kıbrıs Türk halkının güvencesidir, huzurudur hem de Rum halkının güvencesi ve huzurudur. 52 yıldır Türkiye Cumhuriyeti Devleti her zaman kardeşliğin, barışın, uyumun tarafında olmuştur' dedi. </p><p>Kıbrıs Türk tarafının çözümden yana tavır almasına rağmen hep müzakerelerden zararlı çıktığını belirten Yayman, federasyon modelinin artık geçersiz olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Federasyon defteri kapanmıştır' sözüne atıfta bulunan Yayman, 'Kıbrıs'ta artık iki devletli çözüm zamanıdır. Kıbrıs Türk halkının artık müzakerelerde gidilecek bir yeri kalmamıştır. Hem Annan Planı'na Rum'un verdiği tepki hem de Crans-Montana'daki görüşmelerde ortaya çıkan sonuç bunu ortaya koymuştur' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yayman, bu ayın sonunda Ada'ya gelmesi beklenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in KKTC Cumhurbaşkanı ve halkı tarafından en iyi misafirperverlikle karşılanacağına emin olduğunu vurguladı. Kıbrıs davasının Türk milletinin davası olduğunu vurgulayan Yayman, 'KKTC'nin 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nı kutluyoruz. Son Türk devletini kuran büyük başbuğ rahmetli Rauf Denktaş'ı bir kez daha rahmetle, saygıyla anıyoruz. Onun fikirleri çok önemli, bugün onun fikirlerinin hayatta olduğunu görmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz. Kıbrıs meselesi, Türk milletinin meselesidir. Dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türkiye'dir, Türkiye Kıbrıs'tır ve Kıbrıs Türk halkının geleceği Türk milletinin geleceğidir' ifadelerini kullandı. </p><p>'KKTC, çok zor şartlarda kurulmuş bir devlet' </p><p>Ziyarette Ayman'a eşlik eden Türkiye-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Orhan Erdem ise Kıbrıs konusunda garantörlüğü sağlayan eski başbakan Adnan Menderes, eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile KKTC'nin kuruluşunda emeği geçen Türk toplumu lideri Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan'ı rahmetle anarak, 'KKTC, çok zor şartlarda kurulmuş bir devlet' şeklinde konuştu. </p><p>Erdem, Türkiye ile KKTC'nin birlikte ilerleme yolunu seçtiğini söyleyerek, sudan sonra elektrik ve doğal gazın da Ada'ya getirileceğini belirtti. Türkiye ve KKTC'nin gelişim ve güvenliklerini ortak sağlayarak yollarına devam edeceğini dile getiren Erdem, Türkiye olarak KKTC'ye gereken tüm desteğin verileceğini aktardı. </p><p>Yayman'a ziyaretinde Türkiye-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Orhan Erdem'in yanı sıra Başkan Vekili Şamil Ayrım ile AK Parti KKTC Temsilcisi Emre Kaya eşlik etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, LEFKOŞA</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yayman-kibrista-artik-iki-devletli-cozum-zamanidir</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 12:55:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yayman-kibrista-artik-iki-devletli-cozum-zamanidir.jpg" type="image/jpeg" length="81498"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
