<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazete Rize / Rize Haber / Son Dakika Rize Haberleri</title>
    <link>https://www.gazeterize.com</link>
    <description>Rize Haber, Rize Haberleri, Son Dakika Rize Haberleri, Artvin, Artvin Haberleri, Trabzon, Trabzon Haberleri, Çaykur Rizespor, Rizespor Haberleri, Çaykur, 53, Rize, Haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazeterize.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 15 Jul 2026 05:27:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastanede kan ve kök hücre bağışı]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/hastanede-kan-ve-kok-hucre-bagisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/hastanede-kan-ve-kok-hucre-bagisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da özel hastane çalışanları ve hasta yakınları kan bağışında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da özel hastane çalışanları ve hasta yakınları kan bağışında bulundu. </p><p>Samsun'da yaz aylarında azalan kan bağışlarına dikkat çekmek amacıyla Medicana International Samsun Hastanesi ile Türk Kızılay Orta Karadeniz Bölge Kan Merkezi iş birliğiyle anlamlı bir kampanya düzenlendi. Kampanya kapsamında hasta yakınları ve hastane çalışanları, kan bağışının yanı sıra kök hücre bağışında da bulunarak ihtiyaç sahiplerine umut oldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Medicana International Samsun Hastanesi Başhekimi, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Murat Küsdül, kampanyanın önemine dikkat çekerek, 'Yaz aylarında kan bağışlarında ciddi düşüşler yaşanıyor. Kan, yerine konulamayan hayati bir sıvıdır. Kan acil değil, sürekli bir ihtiyaçtır. Bu nedenle Kızılay ile ortaklaşa bu kampanyayı düzenledik. Fuaye alanımıza kurulan stantlarda gün boyu kan bağışı alınıyor ve Kızılay'a teslim ediliyor. Kızılay'a hastanemizde böyle bir uygulama yaptığı için teşekkür ediyoruz. Kan bağışı, hasta hayatı kurtarmada çok önemli olması yönünden ve süreklilik sağlanması gerekliliğinden dolayı çok önemli bir vatandaşlık görevidir. 18-65 yaş arası sağlıklı tüm insanların hem hasta hayatı kurtarma açısından hem de ülkenin kan ihtiyacının sürekliliğinin tamamlanması açısından bunu bir vatandaşlık görevi olarak görmesini arzu ediyoruz' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, YEREL, Samsun</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/hastanede-kan-ve-kok-hucre-bagisi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 17:57:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/hastanede-kan-ve-kok-hucre-bagisi.jpg" type="image/jpeg" length="25199"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ticari gemide rahatsızlanan vatandaşa Sahil Güvenlikten tıbbi tahliye]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/ticari-gemide-rahatsizlanan-vatandasa-sahil-guvenlikten-tibbi-tahliye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/ticari-gemide-rahatsizlanan-vatandasa-sahil-guvenlikten-tibbi-tahliye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Fethiye ilçesi açıklarında seyreden ticari gemide rahatsızlanan vatandaş Sahil Güvenlik ekipleri tarafından tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla'nın Fethiye ilçesi açıklarında seyreden ticari gemide rahatsızlanan vatandaş Sahil Güvenlik ekipleri tarafından tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Fethiye açıklarında seyreden ticari gemide rahatsızlanan vatandaş için 112 Acil Çağrı Merkezine bilgi verildi. Yapılan yardım çağrısı sonrası bölgede bulunan Sahil Güvenlik ekipleri tarafından yaralanan vatandaş kıyıda bekleyen 112 ambulans ekiplerine teslim edildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Muğla, YEREL</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/ticari-gemide-rahatsizlanan-vatandasa-sahil-guvenlikten-tibbi-tahliye</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 16:59:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/ticari-gemide-rahatsizlanan-vatandasa-sahil-guvenlikten-tibbi-tahliye.jpg" type="image/jpeg" length="75777"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne adaylarına 'sıcak hava' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/anne-adaylarina-sicak-hava-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/anne-adaylarina-sicak-hava-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Erkan Aslan, 'Yaz aylarında artan sıcaklıklar ve nem, hamilelik sürecinde anne adaylarının daha dikkatli olmasını gerektiren bir dönemdir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Erkan Aslan, 'Yaz aylarında artan sıcaklıklar ve nem, hamilelik sürecinde anne adaylarının daha dikkatli olmasını gerektiren bir dönemdir' dedi. </p><p>Yaz aylarında artan sıcaklıklar ve nem oranı, hamilelik sürecindeki anne adayları için bazı sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Erkan Aslan, özellikle sıvı kaybı, ödem ve tansiyon değişikliklerine karşı anne adaylarının daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayarak bilgilendirmelerde bulundu. </p><p>Sıcak havalarda terleme nedeniyle vücudun daha fazla sıvı kaybettiğine dikkat çeken Opr. Dr. Erkan Aslan, 'Sıcak havalarda terleme ile birlikte vücudun sıvı ihtiyacı arttığından gün boyunca yeterli miktarda su tüketmeye özen gösterilmelidir. Ayrıca ağır ve yağlı yiyecekler yerine hafif, dengeli ve taze besinler tercih edilmeli, sıcak havalarda daha hızlı bozulabilen açıkta beklemiş gıdalardan kaçınılmalıdır. Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalıdır. Dışarı çıkılması gerektiğinde ise geniş kenarlı şapka, güneş gözlüğü ve yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanılması önerilir. Pamuklu, bol ve terletmeyen kıyafetler tercih etmek de vücut ısısının dengelenmesine yardımcı olur. Doktorunuzun önerdiği hafif yürüyüşler ve egzersizler gebelik döneminde faydalıdır ancak aktivitelerin günün serin saatlerinde yapılmasına dikkat edilmelidir. Yaz aylarında sık görülen ayak ve bacak şişliklerini azaltmak için uzun süre ayakta kalmaktan kaçınılmalı, dinlenirken ayaklar hafif yüksekte tutulmalıdır' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dr. Aslan, 'Bunun yanı sıra şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, yüksek ateş, vajinal kanama, su gelmesi veya bebeğin hareketlerinde belirgin azalma gibi durumlarda ise vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Yeterli sıvı tüketimi, dengeli beslenme, güneşten korunma ve düzenli doktor kontrolleri sayesinde anne adayları yaz aylarını daha sağlıklı ve konforlu bir şekilde geçirebilir' diyerek sözlerine son verdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Samsun</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/anne-adaylarina-sicak-hava-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:22:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/anne-adaylarina-sicak-hava-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="72655"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinop'ta sağlık hizmetlerinde koordinasyonu artıracak adım]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/sinopta-saglik-hizmetlerinde-koordinasyonu-artiracak-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/sinopta-saglik-hizmetlerinde-koordinasyonu-artiracak-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinop İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, hizmet kalitesini artırmak amacıyla 'Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planı' bilgilendirme toplantısı düzenlendi. İl Sağlık Müdürü Dr. Metin Arslan başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, kurum içi iletişim ve koordinasyonun önemine vurgu yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sinop İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, hizmet kalitesini artırmak amacıyla 'Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planı' bilgilendirme toplantısı düzenlendi. İl Sağlık Müdürü Dr. Metin Arslan başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, kurum içi iletişim ve koordinasyonun önemine vurgu yapıldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sinop İl Sağlık Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen programa, birim sorumluları ve müdürlük personeli katıldı. Toplantıda, kamu iç kontrol sisteminin kurumsal işleyişe sağladığı katkılar, sistemin önemi ve tüm personelin bu süreçteki ortak sorumluluğu detaylı bir sunumla ele alındı. Sunumun ardından personelin talep ve sorularını dinleyen İl Sağlık Müdürü Dr. Metin Arslan, personelin karşılaştığı sorunları doğrudan kendisine ya da birim sorumlularına iletebileceğini belirtti. Çözüm süreçlerinin her zaman iş birliği içerisinde yürütüleceğini ifade eden Dr. Arslan, kurum içi şeffaflık ve güçlü iletişimin önemine dikkat çekti. </p><p>Toplantının, sunulan sağlık hizmetlerinde etkinlik, şeffaflık ve hesap verebilirliğin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sinop, YEREL</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/sinopta-saglik-hizmetlerinde-koordinasyonu-artiracak-adim</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 14:51:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/sinopta-saglik-hizmetlerinde-koordinasyonu-artiracak-adim.jpg" type="image/jpeg" length="55623"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hakkâri'de mikrocerrahi başarısı]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/hakkaride-mikrocerrahi-basarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/hakkaride-mikrocerrahi-basarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkâri Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği'nde, 72 yaşındaki bir hastanın beynini besleyen ana damarlardan birinde tespit edilen anevrizma, gerçekleştirilen başarılı mikrocerrahi operasyonla tedavi edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hakkâri Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği'nde, 72 yaşındaki bir hastanın beynini besleyen ana damarlardan birinde tespit edilen anevrizma, gerçekleştirilen başarılı mikrocerrahi operasyonla tedavi edildi. </p><p>Baş ağrısı ve baş dönmesi şikâyetleriyle Hakkâri Devlet Hastanesi'ne başvuran 72 yaşındaki erkek hasta, beyin ve sinir cerrahisi kliniği tarafından değerlendirmeye alındı. Yapılan ayrıntılı tetkiklerde, hastanın şikâyetlerinden bağımsız olarak beyni besleyen ana damarlardan biri olan sağ orta serebral arterin dallanma bölgesinde anevrizma, diğer adıyla damar baloncuğu tespit edildi. Beyin anevrizmalarının uzun süre herhangi bir belirti vermeden sessiz kalabildiği, ancak yırtılması durumunda hayati tehlikeye yol açan ciddi beyin kanamalarına neden olabileceği belirtildi. Hastanın mevcut bulgularının değerlendirilmesinin ardından cerrahi tedavi kararı alındı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gerçekleştirilen operasyonda mikrocerrahi teknikler kullanılarak kafatasında küçük bir pencere açılarak anevrizmaya ulaşıldı. Damar baloncuğu, 'klipleme' adı verilen cerrahi yöntemle dolaşım dışı bırakılarak başarıyla kapatıldı. Ameliyat sonrasında gerçekleştirilen anjiyografik incelemelerde anevrizmanın tamamen kapatıldığı tespit edildi. Hastada operasyon sonrasında herhangi bir güç veya duyu kaybı gelişmezken, genel durumunun iyi seyretmesi üzerine ameliyatın ikinci gününde sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. </p><p>Hakkâri Devlet Hastanesi yetkilileri, bu tür ileri düzey beyin damar cerrahisi operasyonlarının kentte başarıyla gerçekleştirilmeye devam ettiğini belirterek, bölge halkının özellikli nöroşirürji girişimleri için il dışına gitmeden kendi şehirlerinde güvenli ve nitelikli sağlık hizmeti almasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Başarılı operasyonda emeği geçen ameliyathane, anestezi, yoğun bakım ve servis ekipleri başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına teşekkür edilirken, hastaya sağlıklı bir yaşam temennisinde bulunuldu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Hakkari</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/hakkaride-mikrocerrahi-basarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 14:00:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/hakkaride-mikrocerrahi-basarisi.jpg" type="image/jpeg" length="51316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ter kokusuna bitkisel çözüm]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/ter-kokusuna-bitkisel-cozum-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/ter-kokusuna-bitkisel-cozum-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'de aktarlık yapan Muhammed Hanzala Altun, sıcak yaz günlerinden dolayı meydana gelen ter kokusuna bitkisel çözüm önerilerinde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri'de aktarlık yapan Muhammed Hanzala Altun, sıcak yaz günlerinden dolayı meydana gelen ter kokusuna bitkisel çözüm önerilerinde bulundu. </p><p>Kayseri'de 12 yıldır aktarlık yapan Muhammed Hanzala Altun, sıcak yaz günlerinde ter kokusuna karşı Hindistan cevizi yağı ve lavanta yağını kullanarak deodorant yapabileceklerini söyledi. Terlemeyi bitiremeyeceklerini ancak ter kokusunu bastıracak ürünler yapabileceklerini ifade eden Altun,'10-12 senedir aktarlık yapıyorum. Havaların ısınmasıyla terlemeyi önlemek yerine ter kokusunu bastıracak bazı bitkisel çözümlerimiz var. Çok terleme oluyorsa vatandaşlarımız ada çayı kullanabilirler. Ter kokusunu bastırmak içinse Hindistan cevizi, yasemin ve lavanta yağlarını kullanarak kendinize bitkisel rolon veya deodorant yapabilirsiniz. Şap taşını ise terlemeyi yavaşlatması açısından kullanılmasını öneriyorum. Terlemeyi bitiremeyiz ama kokuları önleyebiliriz' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yaz günlerinde sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi tavsiyesinde de bulunan Altun, 'Özellikle, yaz gelmesiyle bol sıvı tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Bunun haricinde hibiskus çayları, az miktarda zencefil ve vücudun bir nevi hararetini alacak şeyler öneriyoruz. Demirhindi, hibiskus, gül gibi birçok ürün vardır onu aktarınıza danışmanızda tavsiye ediyorum' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Kayseri</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/ter-kokusuna-bitkisel-cozum-1</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:12:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/ter-kokusuna-bitkisel-cozum.jpg" type="image/jpeg" length="98550"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Öznur Kademli: 'Güneş, deniz, havuz yaz tatilinde çocuk sağlığını nasıl koruyabilirsiniz']]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/uzm-dr-oznur-kademli-gunes-deniz-havuz-yaz-tatilinde-cocuk-sagligini-nasil-koruyabilirsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/uzm-dr-oznur-kademli-gunes-deniz-havuz-yaz-tatilinde-cocuk-sagligini-nasil-koruyabilirsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Öznur Kademli, yaz aylarında çocukların sağlığını korumak için ailelerin dikkat etmesi gereken noktalar hakkında önemli bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Öznur Kademli, yaz aylarında çocukların sağlığını korumak için ailelerin dikkat etmesi gereken noktalar hakkında önemli bilgiler verdi. </p><p>Yaz aylarında en sık dikkat edilmesi gereken konuların başında güneşten korunma geldiğini belirten Uzm. Dr. Öznur Kademli, çocukların cildinin yetişkinlere göre daha hassas olduğunu söyledi. Dr. Kademli, 'Özellikle güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde çocukların uzun süre doğrudan güneş altında kalmaması gerekiyor. Şapka kullanımı, uygun kıyafet seçimi ve çocukların cilt yapısına uygun güneş koruyucuların tercih edilmesi güneşin olumsuz etkilerinden korunmada önemli rol oynar' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Sıcak havalarda sıvı tüketimi ihmal edilmemeli' </p><p>Yaz aylarında çocuklarda sıvı kaybının arttığına dikkat çeken Kademli, yeterli su tüketiminin önemine vurgu yaptı. Dr. Kademli, 'Çocuklar oyun sırasında susadıklarını fark etmeyebilir. Bu nedenle ailelerin düzenli aralıklarla su içmelerini sağlaması gerekir. Halsizlik, baş dönmesi, aşırı yorgunluk gibi belirtiler sıcak havalarda sıvı kaybının işareti olabilir' şeklinde konuştu. </p><p>'Havuz ve denizde hijyen kurallarına dikkat' </p><p>Deniz ve havuz kullanımında hijyenin çocuk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Uzm. Dr. Öznur Kademli, 'Temizliği ve bakımı düzenli yapılmayan havuzlar bazı enfeksiyonlara neden olabilir. Çocukların yüzme öncesi ve sonrası duş alması, havuz suyunu yutmamaları konusunda bilinçlendirilmesi ve ıslak mayo ile uzun süre kalmamaları önemlidir' ifadelerini kullandı. </p><p>'Yaz hastalıklarında erken müdahale önemli' </p><p>Yaz aylarında ishal, ateşli hastalıklar, cilt problemleri, güneş yanıkları ve alerjik reaksiyonlarla daha sık karşılaşılabildiğini belirten Uzm. Dr. Öznur Kademli, 'Çocuklarda yüksek ateş, sürekli kusma, belirgin halsizlik, bilinç değişikliği veya ciddi güneş yanıkları görülmesi durumunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Gaziantep, YEREL</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/uzm-dr-oznur-kademli-gunes-deniz-havuz-yaz-tatilinde-cocuk-sagligini-nasil-koruyabilirsiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:49:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/uzm-dr-oznur-kademli-gunes-deniz-havuz-yaz-tatilinde-cocuk-sagligini-nasil-koruyabilirsiniz.jpg" type="image/jpeg" length="95116"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağcılar'da camilerde sağlık taraması yapıldı]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/bagcilarda-camilerde-saglik-taramasi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/bagcilarda-camilerde-saglik-taramasi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'un Bağcılar ilçesinde erken tanı ve sağlık farkındalığı kapsamında camilerde vatandaşlara yönelik sağlık taraması gerçekleştirildi. Tarama sonucunda risk tespit edilen vatandaşlar, ayrıntılı değerlendirme yapılması amacıyla sağlık kuruluşlarına yönlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'un Bağcılar ilçesinde erken tanı ve sağlık farkındalığı kapsamında camilerde vatandaşlara yönelik sağlık taraması gerçekleştirildi. Tarama sonucunda risk tespit edilen vatandaşlar, ayrıntılı değerlendirme yapılması amacıyla sağlık kuruluşlarına yönlendirildi. </p><p>Bağcılar Belediyesi, koruyucu sağlık hizmetlerini vatandaşlar için daha ulaşılabilir hale getirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Bağcılar Kaymakamlığı, Bağcılar Belediyesi ve Bağcılar Müftülüğü iş birliğiyle, 'Camilerde Koruyucu Sağlık Taraması' etkinliği düzenlendi. Bu çerçevede ilçedeki camilerde kurulan stantlarda vatandaşlara ücretsiz sağlık taraması yapıldı. </p><p>Erken tanı hayat kurtarır </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Erken tanı hayat kurtarır' mottosuyla gerçekleştirilen taramalarda riskli bir durumla karşılaşılan vatandaşlar sağlık kuruluşlarına yönlendirildi. Belirti vermeden ilerleyebilen sağlık risklerinin erken dönemde tespit edilmesini amaçlayan programa yoğun katılım oldu. </p><p>Çeşitli sağlık kontrolleri yapıldı </p><p>Etkinlik kapsamında tansiyon ve kan şekeri ölçümü, nefeste karbonmonoksit ölçümü, 50-70 yaş arasındaki vatandaşlara yönelik gaitada gizli kan (GGK) testi ile hareket yaşı ölçümü gerçekleştirildi. Sunulan sağlık hizmetinden memnuniyet duyduklarını belirten vatandaşlar, emeği geçenlere teşekkür etti. </p><p>Vatandaşlarımızı sağlık kuruluşlarına yönlendiriyoruz </p><p>Toplum sağlığı adına yetkili kurumlarla önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini söyleyen Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, 'Bu çalışmalarımızla ilgili olumlu geri dönüşler aldık. Toplum sağlığının korunmasına yönelik benzer çalışmalarımız devam edecek. Yapılan taramalarda herhangi bir risk tespit edilen vatandaşlarımızı, gerekli değerlendirmelerin yapılması amacıyla sağlık kuruluşlarına yönlendiriyoruz' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, İstanbul</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/bagcilarda-camilerde-saglik-taramasi-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:39:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/bagcilarda-camilerde-saglik-taramasi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="68478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Havuz ve denize girerken kulak zarına dikkat]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/havuz-ve-denize-girerken-kulak-zarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/havuz-ve-denize-girerken-kulak-zarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Bölümü'nden Op. Dr. Emel Peru Yücel, kulak zarının; kulağa alınan darbeler, kronik orta kulak iltihapları, şiddetli gürültüye maruz kalma, ani basınç değişiklikleri, suya kontrolsüz dalışlar ve uçak yolculuklarında yaşanan basınç farklılıkları nedeniyle zarar görebileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kulak Burun Boğaz Bölümü'nden Op. Dr. Emel Peru Yücel, kulak zarının; kulağa alınan darbeler, kronik orta kulak iltihapları, şiddetli gürültüye maruz kalma, ani basınç değişiklikleri, suya kontrolsüz dalışlar ve uçak yolculuklarında yaşanan basınç farklılıkları nedeniyle zarar görebileceğini söyledi. </p><p>Yaz aylarında serinlemek amacıyla havuz ve denize giren milyonlarca kişi için kulak sağlığının korunması büyük önem taşıyor. Özellikle kulak zarı deliği bulunan bireylerde suyun orta kulağa ulaşması ciddi enfeksiyonlara, mantar oluşumuna ve işitme kaybının ilerlemesine neden olabiliyor. Medicana Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Bölümü'nden Op. Dr. Emel Peru Yücel, yaz döneminde kulak sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu. </p><p>Kulak zarının; kulağa alınan darbeler, kronik orta kulak iltihapları, şiddetli gürültüye maruz kalma, ani basınç değişiklikleri, suya kontrolsüz dalışlar ve uçak yolculuklarında yaşanan basınç farklılıkları nedeniyle zarar görebileceğini ifade eden Op. Dr. Emel Peru Yücel, kulak zarındaki delinmenin yalnızca işitmeyi etkilemediğini, aynı zamanda enfeksiyon riskini de önemli ölçüde artırdığını söyledi. </p><p>Havuz ve deniz suyu enfeksiyon riskini artırabiliyor </p><p>Yaz aylarında havuz, deniz veya banyo sırasında kulağa kaçan suyun, kulak zarı deliği bulunan kişilerde doğrudan orta kulağa ulaşabildiğini belirten Op. Dr. Yücel, 'Bu durum kronik orta kulak enfeksiyonlarının alevlenmesine, mantar gelişimine ve uzun vadede işitme fonksiyonlarının daha fazla bozulmasına neden olabilir. Bu nedenle kulak zarı deliği bulunan hastaların kulaklarını sudan özenle korumaları büyük önem taşımaktadır' dedi. </p><p>Kulak zarı delinmesi bulunan hastalarda ortalama yüzde 20-30 oranında işitme kaybı gelişebildiğini belirten Yücel, işitme kaybına neden olan kulak zarı deliklerinin uygun hastalarda cerrahi yöntemlerle başarıyla tedavi edilebildiğini ifade etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Timpanoplasti ile hem işitme korunuyor hem enfeksiyon önleniyor </p><p>Kulak zarı onarım ameliyatı olan timpanoplastinin, hastaların yaşam kalitesini artıran önemli bir cerrahi yöntem olduğunu söyleyen Yücel, 'Ameliyat sonrasında orta kulağa su geçişi engellenirken, işitme kaybının düzeltilmesi de hedeflenmektedir. Eğer yalnızca kulak zarında delik bulunuyor ve orta kulakta aktif enfeksiyon yoksa zarın onarılması yeterli olmaktadır. Ancak orta kulakta iltihap, kemikçiklerde hasar veya kronik enfeksiyon mevcutsa, kulak zarı onarımıyla birlikte enfekte dokular temizlenmekte ve işitme mekanizması yeniden yapılandırılmaktadır' ifadelerini kullandı. </p><p>Basit kulak zarı onarım ameliyatlarının genellikle 12-14 yaş sonrasında planlandığını belirten Yücel, ilerlemiş kronik orta kulak enfeksiyonu bulunan hastalarda ise yaş sınırlaması olmaksızın cerrahi uygulanabildiğini söyledi. Nadir de olsa yüz felci veya beyin içi komplikasyon gelişme riski bulunan durumlarda acil cerrahi müdahalenin gerekebileceğini de sözlerine ekledi. </p><p>Ameliyat sonrası iyileşme süreci kısa sürüyor </p><p>Kulak zarı ameliyatı sonrasında hastaların genellikle bir gün içinde taburcu olabildiğini belirten Op. Dr. Emel Peru Yücel, ameliyat sonrası sürece ilişkin şu bilgileri verdi: </p><p>'Hastalarımızın pansumanları yapıldıktan sonra genellikle ameliyatın ertesi günü taburcu edilmeleri mümkündür. Sonraki süreçte düzenli kontrol ve pansumanların aksatılmaması gerekir. Ameliyat sırasında yerleştirilen kulak tamponları genellikle 10-14 gün içerisinde çıkarılmaktadır. Bu dönemde kulağın sudan korunması, hekimin önerdiği antibiyotikli ve gerektiğinde kortizon içeren kulak damlalarının düzenli kullanılması enfeksiyon riskini azaltmak ve iyileşmeyi hızlandırmak açısından büyük önem taşımaktadır. Hastalarımızın büyük bölümünde iyileşme süreci yaklaşık 3-4 hafta içerisinde tamamlanmaktadır.' </p><p>Yaz aylarında kulak sağlığı için öneriler </p><p>Op. Dr. Emel Peru Yücel, özellikle kulak zarı deliği bulunan bireylere 'Havuz ve denize girerken doktor önerisi doğrultusunda koruyucu kulak tıkacı kullanın. Kulağınıza su kaçması durumunda sivri cisimlerle müdahale etmeyin. Kulakta akıntı, ağrı, işitme azalması veya çınlama gelişirse zaman kaybetmeden Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurun. Kronik orta kulak enfeksiyonu bulunan hastalar yaz tatili planlamadan önce mutlaka hekim kontrolünden geçmelidir. Yaz aylarında alınacak basit önlemlerle kulak enfeksiyonlarının ve kalıcı işitme kaybının büyük ölçüde önlenebilir' uyarılarında bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sivas</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/havuz-ve-denize-girerken-kulak-zarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:38:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/havuz-ve-denize-girerken-kulak-zarina-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="37486"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnme tedavisinde bütüncül destekleyici yaklaşımlara ilgi artıyor]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/inme-tedavisinde-butuncul-destekleyici-yaklasimlara-ilgi-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/inme-tedavisinde-butuncul-destekleyici-yaklasimlara-ilgi-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, inme tedavisinde temel hedefin hastanın mümkün olan en yüksek fonksiyonel bağımsızlığa ulaşmasını sağlamak olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, inme tedavisinde temel hedefin hastanın mümkün olan en yüksek fonksiyonel bağımsızlığa ulaşmasını sağlamak olduğunu söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uzmanlar, inme tedavisinin temelini oluşturan fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının yanı sıra, bütüncül destekleyici yaklaşımlara yönelik bilimsel çalışmaların da son yıllarda giderek arttığına dikkat çekiyor. </p><p>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, inme tedavisinde temel hedefin hastanın mümkün olan en yüksek fonksiyonel bağımsızlığa ulaşmasını sağlamak olduğunu belirterek, 'Erken dönemde başlanan ve kişiye özel planlanan rehabilitasyon programları; egzersiz, yürüme eğitimi, denge çalışmaları, kas kuvvetlendirme uygulamaları ve günlük yaşam aktivitelerine yönelik rehabilitasyon ile hastaların iyileşme sürecinde temel rol oynamaktadır' dedi. </p><p>Prof. Dr. Koca, rehabilitasyonun yalnızca hareket fonksiyonlarının geri kazandırılmasına odaklanmadığını vurgulayarak, tedavi sürecinin bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini ifade ederek, 'İnme sonrası iyileşme sürecinde hastanın beslenme durumunun değerlendirilmesi, yeterli protein alımının sağlanması, D vitamini, B12 vitamini ve diğer vitamin-mineral eksiklikleri varsa bunların uygun şekilde giderilmesi rehabilitasyon sürecini destekleyen önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Bunun yanında uyku düzeninin sağlanması, psikolojik durumun değerlendirilmesi, eşlik eden hastalıkların kontrol altına alınması ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılması da tedavinin önemli bileşenlerindendir' şeklinde konuştu. </p><p>İnme rehabilitasyonunda bütüncül yaklaşımlara yönelik ilginin giderek arttığını belirten Prof. Dr. Koca, 'Uygun hastalarda ve uzman hekim değerlendirmesi doğrultusunda nöral terapi, akupunktur, ozon tedavisi, bazı bitkisel içerikli nörolojik destek ürünleri ve diğer destekleyici uygulamalar rehabilitasyon programı içerisinde değerlendirilebilmektedir. İnme rehabilitasyonunda standart bir tedavi modeli yerine, hastanın klinik özellikleri, fonksiyonel durumu ve bireysel ihtiyaçları doğrultusunda kişiselleştirilmiş bir yaklaşım benimsenmektedir. Bu bütüncül yaklaşımda amaç, bilimsel veriler ışığında hastaya en uygun tedavi seçeneklerini bir araya getirerek fonksiyonel iyileşmeyi, bağımsız yaşam becerilerini ve yaşam kalitesini desteklemektir' dedi. </p><p>Rejeneratif tıp alanındaki gelişmelerin de dikkat çekici olduğunu belirten Prof. Dr. Koca, 'Eksozom uygulamaları başta olmak üzere rejeneratif tıp alanında yürütülen bilimsel çalışmalar hız kazanmıştır. Bunun yanında sinir sistemi onarımını ve nöroplastisiteyi desteklemeye yönelik farklı biyolojik tedavi stratejileri üzerinde de yoğun araştırmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmaların gelecekte inme rehabilitasyonunda uygulanabilecek yeni yaklaşımlara katkı sağlaması beklenmektedir' ifadelerini kullandı. </p><p>Prof. Dr. Koca, bilimsel gelişmelerin rehabilitasyon anlayışına her geçen gün yeni bir bakış açısı kazandırdığını belirterek, 'Bilimsel gelişmeler, inme rehabilitasyonunda yeni ufuklar açmaya devam ediyor. Kanıta dayalı fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının yanı sıra, bilimsel araştırmalarla desteklenen bütüncül yaklaşımların da uygun hastalarda değerlendirilmesi, gelecekte daha kapsamlı ve kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programlarının oluşturulmasına katkı sağlayabilir. En önemli hedefimiz ise hastalarımızın bağımsızlığını artırmak, yaşam kalitesini yükseltmek ve onları yeniden aktif yaşama kazandırmaktır' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Gaziantep, YEREL</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/inme-tedavisinde-butuncul-destekleyici-yaklasimlara-ilgi-artiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:32:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/inme-tedavisinde-butuncul-destekleyici-yaklasimlara-ilgi-artiyor.jpg" type="image/jpeg" length="98377"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tülin bebek, ambulans uçakla İstanbul'a sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/tulin-bebek-ambulans-ucakla-istanbula-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/tulin-bebek-ambulans-ucakla-istanbula-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muş Devlet Hastanesi'nde dünyaya gelen ve doğum sonrası gelişen solunum sıkıntısı nedeniyle ileri tedaviye ihtiyaç duyan Tülin bebek, ambulans uçakla İstanbul'a sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muş Devlet Hastanesi'nde dünyaya gelen ve doğum sonrası gelişen solunum sıkıntısı nedeniyle ileri tedaviye ihtiyaç duyan Tülin bebek, ambulans uçakla İstanbul'a sevk edildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Muş Devlet Hastanesi'nde 39 haftalık olarak dünyaya gelen Tülin bebeğin, doğumsal anomali ve doğum sonrası gelişen solunum sıkıntısı nedeniyle ileri tetkik ve tedavi görmesine karar verildi. Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda harekete geçilerek ambulans uçak talep edildi. </p><p>Sultan Alparslan Havalimanı'na ambulansla ulaştırılan Tülin bebek, burada hazır bekleyen Sağlık Bakanlığına ait uçak ambulansa alınarak İstanbul İstinye Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne güvenli şekilde nakledildi. Sevk süreci boyunca bebeğin sağlık durumu uzman sağlık ekiplerince yakından takip edildi. Koordineli çalışmayla kısa sürede gerçekleştirilen sevkle Tülin bebeğin ileri sağlık hizmetine zaman kaybetmeden ulaşması sağlanırken, tedavisinin İstanbul'da devam edeceği öğrenildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Muş</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/tulin-bebek-ambulans-ucakla-istanbula-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:13:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/tulin-bebek-ambulans-ucakla-istanbula-sevk-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="60534"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan diz protezi uyarısı: 'Biraz daha idare edeyim' demeyin]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/uzmandan-diz-protezi-uyarisi-biraz-daha-idare-edeyim-demeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/uzmandan-diz-protezi-uyarisi-biraz-daha-idare-edeyim-demeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaş aldıkça özellikle dizlerde oluşabilen ağrılar, yürümek, merdiven çıkmak gibi basit hareketlerin yapılamamasına neden olabiliyor. Bunun önüne geçebilmek adına doğru zamanda uygulanan diz protezi ameliyatlarının kalıcı çözüm sağlayabildiğini dile getiren Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, diz protezi ameliyatlarındaki en önemli ölçütün hastanın yaşam kalitesi olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaş aldıkça özellikle dizlerde oluşabilen ağrılar, yürümek, merdiven çıkmak gibi basit hareketlerin yapılamamasına neden olabiliyor. Bunun önüne geçebilmek adına doğru zamanda uygulanan diz protezi ameliyatlarının kalıcı çözüm sağlayabildiğini dile getiren Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, diz protezi ameliyatlarındaki en önemli ölçütün hastanın yaşam kalitesi olduğunu belirtti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yaşın ilerlemesine bağlı olarak en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının başında diz ağrıları geliyor. Merdiven inip çıkarken zorlanma, kısa yürüyüşlerde bile dinlenme ihtiyacı ve gece uykudan uyandıran ağrılarla kendini gösteren bu ağrılar toplumda genellikle 'yaşlılığın doğal bir sonucu' olarak kabul ediliyor. Ancak bu durum doğru ve zamanında müdahalelerle hastanın geleceği olmaktan çıkabiliyor. Diz protezinin en sık kireçlenme (osteoartrit) nedeniyle gündeme geldiğini aktaran Medicana International İzmir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, eklem kıkırdağının zamanla incelmesi ve yüzeylerin bozulmasıyla hareketin ağrılı hale geldiğini ifade etti. İlk aşamada ilaç tedavileri, fizik tedavi uygulamaları ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle şikâyetlerin kontrol altına alınabildiğini dile getiren Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, 'Ameliyat kararında en önemli ölçüt, röntgen bulgusundan ziyade hastanın yaşam kalitesidir. Eğer hasta artık rahat yürüyemiyor, sosyal yaşamdan geri kalıyor ve ağrı kesicilere rağmen rahatlayamıyorsa, protez ameliyatı gündeme gelmelidir. 'Biraz daha idare edeyim' düşüncesi, hastalar için çoğu zaman gereksiz bir yaşam kalitesi kaybına yol açar' dedi. </p><p>Yaş, tek başına belirleyici değil </p><p>Toplumda cerrahiye yönelik en büyük tereddütlerden birinin 'Diz protezi için çok mu erken?' sorusu olduğunu söyleyen Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, asıl odaklanılması gereken noktanın ağrıyla yaşamak zorunda olunmadığı bilinci olması gerektiğini vurguladı. Günümüzde gelişen cerrahi teknikler sayesinde oldukça başarılı sonuçlar elde edilebildiğini belirten Doç. Dr. Eralp Kaçmaz; yaşın tek başına bir belirleyici olmadığını, hastanın genel sağlık durumu ile hayattan beklentilerinin çok daha büyük önem taşıdığını ifade etti. Diz protezi operasyonlarında cerrahi süreç kadar ameliyat sonrasının da kritik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, hastaların genellikle kısa sürede ayağa kaldırıldığını aktardı. Erken dönemde başlanan profesyonel fizik tedavi uygulamalarıyla eklem hareket açıklığının artırıldığını ve kasların güçlendirildiğini söyleyen Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, 'Çoğu hasta birkaç hafta içinde günlük aktivitelerini çok daha konforlu bir şekilde yapabiliyor' diye konuştu. </p><p>Diz protezi son çaredir, ama </p><p>Diz ağrısı sebebiyle hareketten kaçınan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve günlük işlerini yapmakta zorlanan hastaların bu durumu kabullenmek zorunda olmadığını hatırlatan Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, 'Diz protezi son çaredir, ama doğru zamanda uygulandığında hayat değiştirir. Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil; hastanın bağımsızlığını ve yaşamın en temel parçası olan hareket özgürlüğünü yeniden kazanmasını sağlamaktır' açıklamasını yaptı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, İzmir, YEREL</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/uzmandan-diz-protezi-uyarisi-biraz-daha-idare-edeyim-demeyin</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:08:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/uzmandan-diz-protezi-uyarisi-biraz-daha-idare-edeyim-demeyin.jpg" type="image/jpeg" length="86961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sık idrara çıkma ve aşırı terleme sinir hasarının işareti olabilir]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/sik-idrara-cikma-ve-asiri-terleme-sinir-hasarinin-isareti-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/sik-idrara-cikma-ve-asiri-terleme-sinir-hasarinin-isareti-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Melih Üçer, sinir hasarının yalnızca el ve ayaklardaki uyuşmayla ortaya çıkmadığını belirterek, sık idrara çıkma, aşırı terleme, dengesizlik, düşme ve elektrik çarpmasını andıran baş ağrılarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi. Üçer, sinir hasarının göz ardı edilen 8 belirtisini sıraladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Melih Üçer, sinir hasarının yalnızca el ve ayaklardaki uyuşmayla ortaya çıkmadığını belirterek, sık idrara çıkma, aşırı terleme, dengesizlik, düşme ve elektrik çarpmasını andıran baş ağrılarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi. Üçer, sinir hasarının göz ardı edilen 8 belirtisini sıraladı. </p><p>Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Melih Üçer, sinir hasarının yalnızca el ve ayaklardaki uyuşmayla kendini göstermediğini, vücudun beklenmedik sinyaller de verebildiğini söylüyor. Doç. Dr. Üçer, sık idrara çıkma, aşırı terleme, sık tökezleme ve elektrik çarpmasını andıran baş ağrılarının ilk bakışta birbiriyle ilgisiz görünen şikâyetler gibi görünse de ortak bir nedeninin sinir hasarı olabileceğini söyledi. </p><p>'Sinir sistemi, beyin ile vücudumuz arasındaki iletişim ağıdır' diyen Doç. Dr. Üçer, şöyle devam ediyor: </p><p>'Bu ağda bir sorun ortaya çıktığında yalnızca duyularımız değil; hareketlerimiz, dengemiz, hatta mesane kontrolü ve terleme gibi iç organ işlevlerimiz de etkilenebilir. Bu yüzden belirtiler bazen hiç beklenmedik yerlerden gelir ve kolayca başka nedenlere bağlanarak göz ardı edilir.' </p><p>Doç. Dr. Üçer, ihmal edilmemesi gereken 8 belirtiyi şöyle anlattı: </p><p>1. Geçmeyen uyuşma ve karıncalanma </p><p>Uzun süre aynı pozisyonda oturduktan sonra ayağın uyuşması gibi kısa süreli yakınmalar genellikle zararsızdır; sinirin geçici olarak baskı altında kalmasından kaynaklanır. Ancak Doç. Dr. Üçer'in uyarısı net: 'Karıncalanma, yanma ya da hissizlik kalıcı hâle geliyorsa, giderek artıyorsa ya da kollara ve bacaklara yayılıyorsa nedeni mutlaka araştırılmalıdır.' </p><p>2. Yaralanmayı fark edememek </p><p>Duyu sinirleri zarar gördüğünde sıcaklık, ağrı ve yaralanmalar geç fark edilebilir. Doç. Dr. Üçer, nasıl olduğu hatırlanmayan yanık ve kesiklerin ya da bir türlü iyileşmeyen yaraların basit bir dikkatsizlik sanılmaması gerektiğini, bu durumun duyu kaybı açısından mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. </p><p>3. Elinizden eşya düşüyorsa dikkat </p><p>Düğme ilikleyememe, bardakları sık sık elden düşürme, ayakları sürüyerek yürüme ya da merdiven çıkarken zorlanma, sinir ile kas arasındaki iletişimin bozulduğuna işaret edebilir. Doç. Dr. Üçer önemli bir ayrıma da dikkat çekiyor: 'Güç kaybı aniden gelişiyor, yüzde kayma ve konuşma bozukluğu eşlik ediyorsa bu inme belirtisi olabilir; vakit kaybetmeden acile başvurulmalıdır.' </p><p>4. Belden bacağa vuran ağrı </p><p>Belden başlayıp kalçaya ve bacağa yayılan ağrı, çoğu zaman bel fıtığı gibi nedenlerle sinir kökünün baskı altında kalmasından kaynaklanır. Doç. Dr. Üçer, ağrıya uyuşma, his kaybı ya da bacakta güçsüzlük eşlik ediyorsa sinir basısının araştırılması gerektiğini söylüyor. </p><p>5. Sık tökezleme ve düşme </p><p>'Ben zaten sakarım' demeden önce bir kez daha düşünün. Ayaklardaki duyu kaybı dengeyi doğrudan etkileyebilir. Doç. Dr. Üçer, yeni başlayan dengesizliğin, yürürken savrulmanın ve sıklaşan düşmelerin yalnızca sakarlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. </p><p>6. Mesane kontrolünde değişiklik </p><p>Sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi, idrar kaçırma ya da mesaneyi tam boşaltamama, akla önce üriner sistem hastalıklarını getirse de bazen sorunun kaynağı sinir sistemidir. Doç. Dr. Üçer burada kritik bir uyarıda bulunuyor: 'Bu yakınmalara bacaklarda güçsüzlük ve genital bölgede his kaybı eşlik ediyorsa ya da idrar ve dışkı kontrolü kaybedilmişse, kalıcı hasarı önlemek için acil değerlendirme gerekir.' </p><p>7. Elektrik çarpması gibi baş ağrısı </p><p>Başın arka kısmında aniden başlayan, birkaç saniye süren ve elektrik çarpmasını andıran ağrılar, oksipital sinirin sıkışmasıyla ilişkili olabilir. Doç. Dr. Üçer, tekrarlayan ya da giderek şiddetlenen bu tür ağrıların ihmal edilmemesi gerektiğini söylüyor. </p><p>8. Çok terlemek ya da hiç terleyememek </p><p>Terleme, kalp hızı ve tansiyon gibi işlevleri, biz farkında olmadan çalışan otonom sinir sistemi düzenler. Doç. Dr. Üçer, 'Sıcakla ya da fiziksel aktiviteyle açıklanamayan aşırı terleme, tam tersine hiç terleyememe ve vücut sıcaklığındaki dalgalanmalar, otonom sinir sistemindeki bir bozukluğun işareti olabilir' diyor. </p><p>'Nasılsa geçer' demeyin </p><p>Doç. Dr. Üçer, sözlerini şu uyarıyla tamamlıyor: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bu belirtilerin her biri elbette başka nedenlerle de ortaya çıkabilir. Ancak yakınmalarınız tekrarlıyor, şiddetleniyor ya da günlük yaşamınızı etkilemeye başladıysa 'nasılsa geçer' demeyin. Sinir hasarında erken tanı, hem tedavinin başarısını artırır hem de kalıcı hasarın önüne geçer.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, İstanbul</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/sik-idrara-cikma-ve-asiri-terleme-sinir-hasarinin-isareti-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:08:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/sik-idrara-cikma-ve-asiri-terleme-sinir-hasarinin-isareti-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="56194"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından uyarı: Kullandığınız halı kanser ve astımı tetiklemesin]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/uzmanindan-uyari-kullandiginiz-hali-kanser-ve-astimi-tetiklemesin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/uzmanindan-uyari-kullandiginiz-hali-kanser-ve-astimi-tetiklemesin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege'de halıcık sektörünün önde gelen isimlerinden biri olan Erdemoğlu Halıcılığın sahibi Yunus Emre Erdem, kadınların halı seçerken güzel görünüm uğruna hem kendilerinin hem de aile fertlerinin sağlığını tehlikeye attığını ileri sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege'de halıcık sektörünün önde gelen isimlerinden biri olan Erdemoğlu Halıcılığın sahibi Yunus Emre Erdem, kadınların halı seçerken güzel görünüm uğruna hem kendilerinin hem de aile fertlerinin sağlığını tehlikeye attığını ileri sürdü. </p><p>Her ne kadar yere serilse de halı seçerken soframıza koyduğumuz yiyeceğin seçimi kadar dikkatli olunması gerektiğini belirten Erdem, 'Maalesef daha çok kazanma uğruna pek çok sektörde olduğu gibi halıcılık sektöründe de sağlık göz ardı edilmeye başlandı. Bugün uluslararası standartları korumayan ve sertifikasız akrilik iplikten üretilen halılar kanserojen madde taşıdığı için kansere neden olduğu gibi bu halılardan çıkan toz astım rahatsızlığını da tetiklediği belirtiliyor. Bu nedenle halı alırken sadece görünüm ve fiyata değil sağlıklı olup olmadığı da kontrol edilmelidir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İnsanların en çok vakit geçirdiği alanların başında gelen evlerin olmazsa olmazı halıların özellikle Türk aile hayatında yerinin çok daha önemli olduğunu belirten Erdem, 'Uzun yıllardan bu yana Avrupa Birliği ülkeleri sertifikasız akrilik iplikten üretilmiş halıları ülkesine almıyor. Çocuğuna oyuncak alırken bile kanserojen madde taşıyan oyuncaklardan kaçınan kadınlarımız maalesef yeterli bilince sahip olmadığı için üzerinde hayat geçirdiği halıları seçerken aynı hassasiyeti gösteremiyor. Sağlık camiasınca sertifikasız ve uluslararası standartları korumayan iplikten üretilen halıların kanser ve astım rahatsızlığını tetiklediğini belirtiyor. Bugün araçlarla sokak aralarında bile halılar satılıyor. Bu nedenle halı alırken insanlarımızın sadece görüntü ve fiyatını değil halıların sağlık açısından sıkıntılı olup olmadığını da inceleyip araştırmalarını ve güvendiği kişi ve kurumlardan alışveriş yapmalarını tavsiye ediyorum' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Aydın, YEREL</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/uzmanindan-uyari-kullandiginiz-hali-kanser-ve-astimi-tetiklemesin</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:32:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/uzmanindan-uyari-kullandiginiz-hali-kanser-ve-astimi-tetiklemesin.jpg" type="image/jpeg" length="73271"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tüp bebekte 'Ek tedavi' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/tup-bebekte-ek-tedavi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/tup-bebekte-ek-tedavi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüp bebek tedavisinde uygulanan ek tedaviler konusunda vatandaşları uyaran Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, 'Başarıyı artırdığı iddia edilen pek çok yöntemin etkinliği kanıtlanamadı. Ek tedavilerin maliyeti neredeyse tüp bebek kadar olabiliyor. Bu yöntemler için zaman zaman neredeyse tüp bebek tedavisi kadar ek ücret ödeniyor. Bilimsel olarak faydası gösterilmemiş uygulamalar gereksiz umut oluşturuyor ve çiftleri maddi açıdan zorlayabiliyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüp bebek tedavisinde uygulanan ek tedaviler konusunda vatandaşları uyaran Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, 'Başarıyı artırdığı iddia edilen pek çok yöntemin etkinliği kanıtlanamadı. Ek tedavilerin maliyeti neredeyse tüp bebek kadar olabiliyor. Bu yöntemler için zaman zaman neredeyse tüp bebek tedavisi kadar ek ücret ödeniyor. Bilimsel olarak faydası gösterilmemiş uygulamalar gereksiz umut oluşturuyor ve çiftleri maddi açıdan zorlayabiliyor' dedi. </p><p>Dünya genelinde her 6 çiftten yaklaşık biri yaşamının bir döneminde kısırlık sorunu yaşıyor. Tüplerde hasar, ciddi erkek faktörü infertilitesi ve diğer tedavilerin başarısız olduğu durumlarda tüp bebek, tek çare olarak kabul ediliyor. Standart tüp bebek tedavisinde; yumurtalıkların uyarılması, yumurta toplanması, spermin alınması, laboratuvarda embriyo oluşturulması ve sağlıklı embriyonun rahme transfer edilmesi gibi bilimsel etkinliği kanıtlanmış basamaklar uygulanıyor. Bunun yanında tüp bebek tedavisinin başarısını artırdığı iddia edilen bazı yöntemler de çiftlere seçenek olarak sunulabiliyor. </p><p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, The Lancet Obstetrics, Gynaecology & Women's Health dergisinde yayımlanan sistematik derleme ve meta-analizin tüp bebek tedavisinde kullanılan 'ek tedavileri' mercek altına aldığını belirterek, ''Araştırmada bugüne kadar yapılmış 157 randomize kontrollü çalışma değerlendirildi. Ancak güvenilirlik kriterlerini karşılamayan 72 çalışma analiz dışı bırakıldı. Sonuçta 85 yüksek kaliteli çalışma incelendi ve binlerce hastanın verileri karşılaştırıldı. Araştırmacılar güvenilir olmayan çalışmaların hastalara yanlış umut verebileceğine dikkat çekerek, daha büyük ve daha nitelikli klinik araştırmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı' ifadelerini kullandı. </p><p>Çoğu ek tedavinin etkinliği gösterilemedi </p><p>Prof. Dr. Buyru, analiz sonuçlarına göre rutin olarak önerilen birçok ek uygulamanın gebelik ya da canlı doğum oranlarını artırdığına ilişkin güçlü bilimsel kanıt bulunmadığını belirtti. Etkinliği kanıtlanamayan uygulamalar arasında; akupunktur, kortikosteroid (kortizon), aspirin tedavileri, endometriyal reseptivite (ERA) testi, intralipid infüzyonu, yumurtalığa PRP uygulanması, rahim içine PRP uygulanması, herkese PGT-A (embriyolarda kromozom taraması) yer alıyor. Araştırmada yalnızca EmbryoGlue, endometriyal scratching (rahim çizilmesi) ve PICSI yöntemleri için sınırlı düzeyde olumlu bulgular elde edildi. Ancak araştırmacılar, bu yöntemler için de mevcut kanıtların rutin kullanım önerisi yapacak kadar güçlü olmadığını belirtti. </p><p>'Bu yöntemler gebelik şansını artırmıyor'' </p><p>Prof. Dr. Buyru, standart tüp bebek tedavisinin bilimsel basamaklarının belli olduğunu, buna eklenen birçok uygulamanın ise yeterli bilimsel kanıta dayanmadığını söyleyerek, Bazen tedavinin en başında, bazen de başarısız tüp bebek denemelerinden sonra çiftlere 'bunu da yapalım, gebelik şansınız artsın' deniliyor. Ancak çoğu zaman bu yöntemlerin gebelik şansını artırdığı gösterilemiyor. Bu yöntemler gebelik şansını artırmıyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Özellikle akupunktur, kortizon tedavileri, PRP uygulamalarının bilimsel yararı gösterilmeyen ve ailelere ekonomik olarak yük getirdiğini belirten Buyru, 'Bu yöntemler için zaman zaman neredeyse tüp bebek tedavisi kadar ek ücret ödeniyor. Bilimsel olarak faydası gösterilmemiş uygulamalar gereksiz umut oluşturuyor ve çiftleri maddi açıdan zorlayabiliyor' dedi. </p><p>Prof. Dr . Faruk Buyru, bu çalışma ile tüp bebek tedavisinin etkinliğinin sorgulanmadığı, başarıyı artırdığı iddiasıyla standart tedaviye eklenen uygulamaların büyük bölümünün etkinliğine ilişkin güçlü bilimsel kanıt bulunmamasının sorgulandığını kaydediyor. Uzmanlar, hem hekimlerin hem de hastaların tedavi kararlarını kanıta dayalı tıp ilkeleri doğrultusunda vermesi gerektiğinin altını çiziyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İkinci çalışmada dikkat çeken sonuç </p><p>Aynı dergide yayımlanan ikinci araştırmada ise kanıta dayalı bilgiler içeren yeni bir tüp bebek internet sitesini kullanan hastaların; ek tedavilerin yararları, riskleri ve bilimsel kanıt düzeyi konusunda, standart internet bilgilerini okuyan hastalara göre anlamlı ölçüde daha doğru bilgi sahibi olduğu ortaya konuldu. </p><p>Araştırmacılar, tüp bebek tedavisi gören çiftlerin ek uygulamalar konusunda karar verirken reklam ve pazarlama söylemlerine değil, güvenilir bilimsel kanıtlara dayanması gerektiğini vurguladı. Bir uygulamanın etkin olduğunu söyleyebilmek için, o tedavi yapılan ve yapılamayan binlerce hastanın karşılaştırılması, çalışmanın başka merkezlerce de etkin bulunması gerekiyor. 'Biz daha önce gebe kalamayan beş hastamıza yaptık, üçü gebe kaldı' şeklindeki söylemler gerçeği yansıtmıyor. Maalesef özellikle tüp bebek tedavisinde bazen ticari kaygılar, bilimsel gerçeklerin önüne geçebiliyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, İstanbul</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/tup-bebekte-ek-tedavi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:30:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/tup-bebekte-ek-tedavi-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="32834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tatile çıkmak strese sebep olmasın]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/tatile-cikmak-strese-sebep-olmasin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/tatile-cikmak-strese-sebep-olmasin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz ayları genellikle tatil, güneş, sosyal aktivite ve daha enerjik bir yaşamla ilişkilendirilirken, bu dönem herkes için aynı şekilde olumlu olmayabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz ayları genellikle tatil, güneş, sosyal aktivite ve daha enerjik bir yaşamla ilişkilendirilirken, bu dönem herkes için aynı şekilde olumlu olmayabiliyor. </p><p>Yaz aylarında daha mutlu ve enerjik hissedildiği düşünülse de bazı kişiler bu süreçte tam tersine huzursuzluk, yorgunluk ve isteksizlik yaşayabiliyor. Medicana Sağlık Grubu Psikoloji Uzmanı Klinik Psikolog Kübra Adam, herkes için bu kuralın geçerli olmayacağını fakat sosyal becerileri yeterince gelişmemiş kişilerin, bu dönemde artan sosyalleşme ihtiyacında içe kapanma, kendini sorgulama ve kaygı düzeyinde artışa da neden olabileceğini söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yaz aylarında sosyal yaşamın hareketlenmesi, tatil planlarının artması ve insanların daha aktif görünmesinin, bazı bireylerde karşılaştırma duygusunu artırabildiğini ifade eden Medicana Konya Hastanesi Psikoloji Uzmanı Klinik Psikolog Kübra Adam, bu durumun zaman zaman yalnızlık hissine ve kendini yetersiz hissetmeye yol açabileceğine, kişilerin aynı maddi ve sosyal imkanlara sahip olmadığından ötürü kendilerini ötekileştirip, zorluk yaşayabileceğine değindi. </p><p>'Yaz döneminde depresif belirtiler görülebilir' </p><p>Sıcak havaların artması, uyku düzenini olumsuz etkileyebiliyor. Uyku kalitesindeki düşüş ise gün içinde enerji azalmasına ve odaklanma güçlüğüne yol açabiliyor. Bunun yanında düzensiz uykunun, duygusal dengeyi de etkileyerek kişilerin daha hassas ve dalgalı bir ruh haline girmesine neden olabileceğini vurgulayan Klinik Psikolog Kübra Adam, ''Sabah kalktığında işe gitmekte güçlük çekmek, yapılacak önemli bir işte ufak hataları gözden kaçırmak gibi problemlerle karşılaşılabilmektedir. Bazı bireylerde yaz döneminde depresif belirtiler de görülebilir. İstek azalması, keyif alamama ve enerji düşüklüğü bu belirtiler arasında yer alır. Bu durum kişinin günlük yaşamını, sosyal ilişkilerini ve iş ya da okul performansını olumsuz etkileyebilir. Belirtilerin uzun sürmesi, uyku ve iştah düzeninde belirgin değişikliklerin olması, kişinin daha önce keyif aldığı şeylerden artık zevk almaması gibi durumlar önemli uyarı işaretleri olabilir. Bu gibi durumlarda profesyonel destek almak önemlidir'' dedi. </p><p>'Planlama sürecindeki belirsizlik tatil stresine neden olur' </p><p>Tatil döneminin genellikle dinlenme, yenilenme ve keyif alma ile ilişkilendirildiğini, ancak pratikte herkesin bu süreci aynı şekilde deneyimlemediğini ve bazı kişiler için tatilin, beklenenin aksine kaygı ve stresin arttığı bir döneme dönüşebileceğini ifade eden Klinik Psikolog Kübra Adam, şu açıklamalarda bulundu: ''Bu durum zaman zaman 'tatil stresi' olarak da ifade edilmektedir. Tatil stresinin en temel nedenlerinden biri planlama sürecinde yaşanan belirsizliklerdir. Özellikle iş temposu yoğun olan kişilerde tatil tarihi belli olsa bile, detayların son ana bırakılması zihinsel olarak bir yük oluşturabilir. Nerede kalınacağı, nasıl ulaşım sağlanacağı ya da tatilin nasıl geçirileceği gibi konulardaki belirsizlikler, tatil başlamadan önce bile bir tür zihinsel yorgunluk oluşturabilir. Örneğin şirkette yoğun çalışan bir kişi, iş yoğunluğu nedeniyle tatil planını tam olarak yapamadığında, zihnindeki belirsizlikler artar ve bu durum tatil sürecini zihinsel olarak bir yük haline getirebilir. Bunun yanında ekonomik kaygılar da önemli bir etkendir. Tatil, dinlenme amacı taşısa da aynı zamanda belirli bir maliyet gerektirir. Bütçenin aşılması ihtimali ya da tatil sonrasında maddi olarak zorlanma düşüncesi, kişinin rahatlamasını zorlaştırabilir. Bu durumda tatil, keyifli bir deneyim olmaktan çıkıp sürekli hesap yapılan bir sürece dönüşebilir. Bir diğer önemli nokta ise beklenti düzeyidir. Özellikle sosyal medyada paylaşılan 'kusursuz tatil' görüntüleri, farkında olunmadan bir karşılaştırma baskısı oluşturabilir. Bu durum, kişinin kendi deneyimini daha olumsuz değerlendirmesine yol açabilir. Oysa tatil deneyimi, kişiden kişiye değişen şartlar ve imkanlar çerçevesinde şekillenir.'' </p><p>Özellikle sosyal medyada tatil, konser ve çeşitli sosyal etkinlik paylaşımlarına sık maruz kalmanın bireyde 'ben de orada olmalıydım' düşüncesini tetikleyebileceğini, yaz aylarında bu durumun daha da belirgin hale geldiğini ifade eden Kübra Adam, ''Zamanla birey, içinde bulunduğu anın keyfini çıkarmakta zorlanabilir ve dikkati giderek başkalarının yaşamlarına yönelme eğilimi gösterebilir. Bu durum, zihinsel yorgunlukla birlikte duygusal tükenmişlik hissine de zemin hazırlayabilir. Sosyal medyada karşılaşılan içeriklerin büyük ölçüde seçilmiş, düzenlenmiş ve yalnızca 'en iyi anları' yansıtan paylaşımlar olduğu göz ardı edildiğinde, kişiler kendi yaşamlarını bu kusursuz görüntüler üzerinden değerlendirme eğilimine girebilir. Bu durum, kişinin kendi günlük yaşamını haksız bir karşılaştırma içinde algılamasına ve buna bağlı olarak duygusal yük yaşamasına zemin hazırlayabilir. Genel olarak bakıldığında tatil, yalnızca dinlenme değil aynı zamanda beklentilerin, planlamanın ve duygusal yüklerin de yönetildiği bir süreçtir. Daha esnek bir yaklaşım benimsemek, gerçekçi beklentiler oluşturmak ve kişinin kendi ihtiyaçlarını gözetmesi, bu sürecin daha dengeli ve tatmin edici yaşanmasına katkı sağlar. Önemli olan tatilin kusursuz olması değil, kişinin gerçekten dinlenebilmesine imkan tanımasıdır' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Konya</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/tatile-cikmak-strese-sebep-olmasin</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:10:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/tatile-cikmak-strese-sebep-olmasin.jpg" type="image/jpeg" length="32848"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muğla Büyükşehir Belediyesi su verimliliği yönetim sistemi devreye girdi]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/mugla-buyuksehir-belediyesi-su-verimliligi-yonetim-sistemi-devreye-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/mugla-buyuksehir-belediyesi-su-verimliligi-yonetim-sistemi-devreye-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Büyükşehir, ISO 46001 standardıyla su kaynaklarını korumak için Türkiye'ye örnek olacak uygulamayı hayata geçirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla Büyükşehir, ISO 46001 standardıyla su kaynaklarını korumak için Türkiye'ye örnek olacak uygulamayı hayata geçirdi. </p><p>Küresel iklim krizinin etkilerini azaltmak ve su kaynaklarını gelecek nesillere güvenle aktarmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi, ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi'ni devreye aldı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'ın imzasıyla yürürlüğe giren sistem kapsamında su tüketimi bilimsel yöntemlerle yönetilecek, su ve karbon ayak izi azaltılarak sürdürülebilir bir gelecek için önemli adımlar atılacak. </p><p>Su kaynaklarının korunması için yeni dönem </p><p>Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından yürürlüğe alınan ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi, suyun daha verimli kullanılması, kayıpların azaltılması ve doğal kaynakların korunmasını esas alan kurumsal bir yönetim modeli oluşturuyor. </p><p>İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla belediye hizmet binalarında su tüketimi düzenli olarak izlenecek, analiz edilecek ve sürekli iyileştirilecek. </p><p>19 Hizmet Binası İçin Mavi Su Verimliliği Belgesi Süreci Başladı </p><p>Su Verimliliği Yönetim Sistemi kapsamında ilgili mevzuat doğrultusunda 19 hizmet binası için Mavi Su Verimliliği Belgesi başvuru süreci başlatıldı. Sürecin tamamlanmasıyla Muğla Büyükşehir Belediyesi, bu belgeyi alan ilk kamu kurumlarından biri olmayı hedefliyor. </p><p>Sistem sayesinde su kaynaklarının korunmasının yanı sıra su kayıpları önlenecek, atık suyun yeniden değerlendirilmesi desteklenecek ve enerji verimliliği artırılarak karbon ayak izi azaltılacak. </p><p>SECAP ve 2053 net sıfır hedefine katkı sağlayacak </p><p>Hayata geçirilen uygulama, Muğla İli Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) ile Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi doğrultusunda yürütülecek. Böylece yerel ölçekte iklim değişikliğiyle mücadele güçlendirilirken, Muğla'nın çevresel sürdürülebilirliğine de önemli katkı sunulacak. </p><p>Başkan Aras: 'Suyumuzu korumak geleceğimizi korumaktır' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kıyı Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, su verimliliğinin yalnızca bugünün değil gelecek kuşakların da en önemli sorumluluklarından biri olduğunu belirtti. </p><p>Başkan Aras, 'İklim krizinin etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Bu nedenle su kaynaklarımızı korumak ve verimli kullanmak artık bir tercih değil, zorunluluktur. ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi ile belediyemizde ölçülebilir, denetlenebilir ve sürekli gelişen bir su yönetimi anlayışını hayata geçiriyoruz. Amacımız yalnızca kurumsal su tüketimini azaltmak değil, toplum genelinde su tasarrufu bilincini yaygınlaştırarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir Muğla bırakmaktır. Her damla suyu korumak, geleceğimizi korumaktır' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Muğla, YEREL</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/mugla-buyuksehir-belediyesi-su-verimliligi-yonetim-sistemi-devreye-girdi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:48:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/mugla-buyuksehir-belediyesi-su-verimliligi-yonetim-sistemi-devreye-girdi.jpg" type="image/jpeg" length="96997"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüksek riskli gebelik mutlu sona bitti, Barlas bebek dünyaya geldi]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/yuksek-riskli-gebelik-mutlu-sona-bitti-barlas-bebek-dunyaya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/yuksek-riskli-gebelik-mutlu-sona-bitti-barlas-bebek-dunyaya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kronik hipertansiyon ve rahmindeki çok sayıda büyük miyom nedeniyle yüksek riskli gebelik geçiren 39 yaşındaki kadın, Prof. Dr. İsmail Mete İtil ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonla hem bebeğini kucağına aldı, hem de sağlığına kavuştu. Sezaryen sırasında miyomları da alınan anne, 'Hamileliğim boyunca hem anne olmanın heyecanını hem de sağlık risklerimin kaygısını yaşamıştım, şimdi ise anne olmanın mutluluğunu yaşıyorum' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kronik hipertansiyon ve rahmindeki çok sayıda büyük miyom nedeniyle yüksek riskli gebelik geçiren 39 yaşındaki kadın, Prof. Dr. İsmail Mete İtil ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonla hem bebeğini kucağına aldı, hem de sağlığına kavuştu. Sezaryen sırasında miyomları da alınan anne, 'Hamileliğim boyunca hem anne olmanın heyecanını hem de sağlık risklerimin kaygısını yaşamıştım, şimdi ise anne olmanın mutluluğunu yaşıyorum' dedi. </p><p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti Lefkoşa'da yaşayan 39 yaşındaki Şebnem Baysal, kronik hipertansiyon hastalığı ve rahmindeki çok sayıda büyük miyom nedeniyle yüksek riskli gebelik süreci yaşadı. Gebeliğinin 32'nci haftasında takip ve doğum amacıyla Acıbadem Kent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Sorumlusu Prof. Dr. İsmail Mete İtil'e başvuran Baysal, düzenli kontrollerle yakından izlendi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde anne adayında gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) gelişme riskinin artması üzerine, anne ve bebeğin sağlığı gözetilerek gebeliğin 35 hafta 5'inci gününde doğum kararı alındı. Gerçekleştirilen sezaryen operasyonuyla 18 Haziran'da 2 kilo 850 gram ağırlığında ve 47 santimetre boyunda dünyaya gelen erkek bebeğe 'Barlas' adı verildi. Şebnem- Gürkan Baysal çifti anne baba olmanın mutluluğunu doktorlarıyla paylaştı. </p><p>Sezaryen sırasında miyomlar da alındı </p><p>Operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. İsmail Mete İtil, hastanın hem kronik hipertansiyon hem de rahimde bulunan çok sayıda büyük miyom nedeniyle yüksek riskli gebelik grubunda yer aldığını belirtti. </p><p>Hastanın gebelik boyunca yakından takip edildiğini ifade eden Prof. Dr. İtil, 'İlerleyen haftalarda preeklampsi gelişme riski belirginleşti. Yapılan değerlendirmeler sonucunda normal doğumun mümkün olmadığı görüldü ve sezaryen kararı alındı. Operasyon sırasında aynı seansta rahimde bulunan büyük miyomlar da başarıyla çıkarıldı. Yüksek risk taşıyan bu ameliyatta rahim korunurken, ciddi kanama ve gelişebilecek diğer komplikasyonların önüne geçildi' dedi. </p><p>Prof. Dr. İtil, operasyon sonrasında annenin tansiyon değerlerinin kontrol altına alındığını, anne ve bebeğin sağlık durumlarının iyi olduğunu, hastanın kısa sürede günlük yaşamına dönebildiğini söyledi. </p><p>'Yüksek riskli gebelikler deneyimli merkezlerde takip edilmeli' </p><p>Öte yandan İtil, yüksek riskli gebeliklerde düzenli takip, doğru zamanlama ve multidisipliner yaklaşımın hayati önem taşıdığına dikkat çekti. İtil, bu tür gebeliklerin deneyimli ekiplerin bulunduğu merkezlerde yönetilmesinin hem anne hem de bebek sağlığı açısından başarı şansını önemli ölçüde artırdığını vurguladı. </p><p>'Riskli bir süreçti ama her şey yolunda gitti' </p><p>İlk kez anne olmanın mutluluğunu yaşayan Şebnem Baysal ise 10 yıldır hipertansiyon hastası olduğunu belirterek, 'Yüksek tansiyonum vardı, doğuma kadar da rahmimde sadece tek bir kist olduğunu biliyordum. Miyomları bilmediğim için tek endişe kaynağım tansiyonumdu. Annelik heyecanıma tansiyon riski kaygısı eklenmişti. Çok şükür ki her şey yolunda gitti. Sezaryen sırasında kist ve miyomlar da alındı. Hem bebeğime hem sağlığıma kavuştum. Doktoruma ve tüm ekibine teşekkür ediyorum' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, İzmir, YEREL</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/yuksek-riskli-gebelik-mutlu-sona-bitti-barlas-bebek-dunyaya-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:47:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/yuksek-riskli-gebelik-mutlu-sona-bitti-barlas-bebek-dunyaya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="37224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz halsizliğini önlemek için elektrolit dengesini koruyun]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/yaz-halsizligini-onlemek-icin-elektrolit-dengesini-koruyun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/yaz-halsizligini-onlemek-icin-elektrolit-dengesini-koruyun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Eda Akkaya, yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte yalnızca su tüketmenin yeterli olmayabileceğini, terleme yoluyla kaybedilen elektrolitlerin de yerine konulmasının sağlık açısından önemli olduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen Eda Akkaya, yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte yalnızca su tüketmenin yeterli olmayabileceğini, terleme yoluyla kaybedilen elektrolitlerin de yerine konulmasının sağlık açısından önemli olduğunu bildirdi. </p><p>Akkaya, yaptığı açıklamada, insan vücudunun yüzde 60'tan fazlasının sudan oluştuğunu, sıcak havalarda ise terleme nedeniyle suyla birlikte sodyum, potasyum, kalsiyum ve magnezyum gibi önemli minerallerin de kaybedildiğini belirtti. </p><p>Yaz aylarında beslenme planının sıvı ve elektrolit dengesi gözetilerek hazırlanması gerektiğini ifade eden Akkaya, terleme sonucu en fazla sodyum ve klor kaybının yaşandığını kaydetti. </p><p>Ayran ve doğal maden suyunun yaz döneminde sıvı ve mineral dengesini destekleyen önemli içecekler olduğunu aktaran Akkaya, gün içerisinde 1-2 şişe doğal maden suyunun hidrasyona katkı sağlayabileceğini belirtti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Potasyum ihtiyacının kavun, karpuz, şeftali ve muz gibi meyvelerden karşılanabileceğini ifade eden Akkaya, kas krampları ve halsizliğin magnezyum eksikliğine bağlı gelişebileceğini, bu nedenle koyu yeşil yapraklı sebzeler ile çiğ badem ve kabak çekirdeği gibi besinlerin tüketilmesini önerdi. </p><p>Çay ve kahvenin suyun yerine geçmediğini vurgulayan Akkaya, bu içeceklerin idrar söktürücü etkileri nedeniyle sıvı kaybını artırabileceğini söyledi. Aşırı şekerli ve gazlı içeceklerin hücresel susuzluğu artırdığını, ağır ve yağlı yiyeceklerin ise vücut ısısını yükselterek yaz halsizliğine neden olabileceğini dile getirdi. </p><p>Akkaya, evde hazırlanabilecek doğal bir elektrolit içeceği için bir şişe doğal maden suyu, yarım limonun suyu, birkaç dilim salatalık ve taze nane yaprağının 1 litre suyla karıştırılmasını önerdi. </p><p>Özellikle tansiyon ve böbrek rahatsızlığı bulunan kişilerin maden suyu tüketmeden önce uzman görüşü almaları gerektiğini belirten Akkaya, yaz aylarında doğru ve dengeli beslenmenin sağlığın korunmasında önemli rol oynadığını ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Erzincan, YEREL</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/yaz-halsizligini-onlemek-icin-elektrolit-dengesini-koruyun</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:44:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/yaz-halsizligini-onlemek-icin-elektrolit-dengesini-koruyun.jpg" type="image/jpeg" length="29807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MUSKİ'den Güllük ve Kıyıkışlacık'ın su sorununa kalıcı çözüm]]></title>
      <link>https://www.gazeterize.com/muskiden-gulluk-ve-kiyikislacikin-su-sorununa-kalici-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeterize.com/muskiden-gulluk-ve-kiyikislacikin-su-sorununa-kalici-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Büyükşehir Belediyesi MUSKİ Genel Müdürlüğü, 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla HZR Güllük Su ve Atıksu İşletmesi'nin bünyesine devredilmesinin ardından Güllük Mahallesi ile Kıyıkışlacık Mahallesi Zeytinlikuyu mevkisinde özellikle yaz aylarında yaşanan içme suyu yetersizliğini gidermek amacıyla kapsamlı çalışmalar başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla Büyükşehir Belediyesi MUSKİ Genel Müdürlüğü, 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla HZR Güllük Su ve Atıksu İşletmesi'nin bünyesine devredilmesinin ardından Güllük Mahallesi ile Kıyıkışlacık Mahallesi Zeytinlikuyu mevkisinde özellikle yaz aylarında yaşanan içme suyu yetersizliğini gidermek amacıyla kapsamlı çalışmalar başlattı. </p><p>Vatandaşların yaşadığı su kesintilerini en kısa sürede sona erdirmek için sahada yoğun mesai harcayan MUSKİ ekipleri, bölgede hem mevcut arızaların giderilmesi, hem de kalıcı altyapı yatırımlarının hayata geçirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. </p><p>Çalışmaları yerinde inceleyen MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül, Güllük ve Kıyıkışlacık mahallelerinde muhtarlar ile site yöneticileriyle bir araya geldi. Şengül, yaşanan su kesintilerinin nedenleri ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verirken, vatandaşların talep ve önerilerini de dinledi. </p><p>Yeni kuyular ve isale hattı ile kalıcı çözüm </p><p>Bölgedeki su ihtiyacını karşılamak amacıyla Ovakışlacık Mahallesi'nde Mayıs ve Haziran aylarında iki yeni içme suyu kuyusu açıldı. Açılan kuyulardan Kıyıkışlacık Mahallesi'ne içme suyu ulaştırılmasına yönelik proje çalışmaları devam ediyor. </p><p>Bunun yanı sıra Milas İçme Suyu Arıtma Tesisi'nden Kıyıkışlacık Mahallesi'ne içme suyu sağlayacak isale hattının projesi tamamlandı. İmalat çalışmalarına kısa süre içerisinde başlanacak proje ile Kıyıkışlacık Mahallesi, Zeytinlikuyu mevkisi ve Kızılağaç Mahallesi Papaz Mevkii'nin içme suyu sorunu kalıcı olarak çözüme kavuşacak. </p><p>Projenin tamamlanmasıyla birlikte halen Güllük'ten Zeytinlikuyu'na iletilen saniyede 15 litre su, Güllük Mahallesi'nde kalacak ve bölgenin artan içme suyu ihtiyacının karşılanmasına önemli katkı sağlayacak. </p><p>Güllük'te basınç sorunu giderilecek </p><p>MUSKİ, Güllük Mahallesi'nde de altyapıyı güçlendirecek çalışmalarını sürdürüyor. Orjan Deposu bölgesinde kurulacak tüp terfi istasyonu sayesinde isale hattındaki basınç dengelenecek, su iletim kapasitesi artırılacak ve arıza riskleri azaltılacak. </p><p>Ayrıca isale hattı üzerinde görevini yerine getirmeyen 13 adet vantuzun yenilenmesine yönelik çalışmalara önümüzdeki iki hafta içerisinde başlanacak. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Çamköy Kuyularından Bodrum'a su verilmiyor' </p><p>MUSKİ Genel Müdürlüğü, kamuoyunda yer alan bazı iddialara da açıklık getirdi. Çamköy'de açılan kuyuların yalnızca Güllük ve Kıyıkışlacık bölgelerinin içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla hizmet verdiği belirtilirken, bu kuyulardan Bodrum ilçesine su verilmesinin söz konusu olmadığı ifade edildi. </p><p>Arıza aynı gün giderildi </p><p>Bölgede son günlerde meydana gelen arıza kaynaklı su kesintisinin aynı gün içerisinde giderildiği belirtilirken, hatta yeniden su verildiği kaydedildi. Hatların ve depoların yeniden dolum sürecinin ardından alt ve orta kotlarda su temininin sağlandığı, üst kotlara ise depoların doluluk seviyesi ve tüketime bağlı olarak kademeli şekilde su ulaştırılmaya devam edildiği bildirildi. </p><p>MUSKİ Genel Müdürlüğü, vatandaşların kesintisiz ve sağlıklı içme suyuna erişimini sağlamak amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü, bölgede yaşanan su sorunlarına kalıcı çözümler üretmeye devam edeceğini vurguladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Muğla, YEREL</category>
      <guid>https://www.gazeterize.com/muskiden-gulluk-ve-kiyikislacikin-su-sorununa-kalici-cozum</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:43:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/muskiden-gulluk-ve-kiyikislacikin-su-sorununa-kalici-cozum.jpg" type="image/jpeg" length="12327"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
