banner468

Önce beden- vücut sağlığımız yerinde olmalı. Bunun için sağlıklı bir atadan gelip, sağlığımızı korumalı. Sağlık bilgisi uygulamalı. Yeterli, dengeli, helal, doğal, taze, normal beslenip, düzenli spor yapmalı. Doğru bilgi edinip; doğru, gerçek, yararlı bilgiyle yaşamalı.

Akıl sağlığı olmalı. Aklı, dosdoğru kullanmalı. Aklı, doğru, gerçek, ilmi, dini bilgilerle işletmeli. Zekâ yüksek olmalı. Bunun içinde, vücut sağlığı, akıl, zekâ yüksek olmalı. Yüksek düzeyde zekâya, zarar vermeyen akla sahip olmalı.

İman sahibi olmalı. İslam dinine, Kur’an ve sünnet merkezli, bilim eksenli inanıp, yaşamalı. Bilim bilmeden, din doğru anlaşılmaz. İnsan, din anlatırken, saçmalar. Allah cc. Katında din ilmi ayrı, bilim ayrı değildir. “Allah cc. Katında her bilgi, ilimdir.” Doğa ilmi, pozitif ilimde Allah’tandır. Allah cc. Yaratmasıdır. Mutlaka ama muhakkak doğru bilinmelidir. İnsanlar, dini ilimleri ve pozitif ilimleri, kollara, şubelere ayırdı ki, kolay öğrenilsin.

Din olmadan, insan düzenli, sistemli, doğru, dürüst, düzgün, insanca bir yaşantı kuramaz. Medeni, olgun, yararlı, iyi, güzel, olumlu, insanlıklı olamaz. Vahşi, barbar, saldırgan, hak- hukuk tanımayan, kul hakkı bilmeyen, doğru ve düzgün iş yapmayan olur. Allah’ı bilmez! Hak din İslam’ı bilmez. Her önüne geleni peygamber, Rab edinir. Sapıtır, sapık olur! Pek çok tanrı, peygamber sahibi olur! Nefsine, şeytana, şeytanlaşmışlara inanıp, tapınır!

İnsan, çok stratejik ölçütlerde; planlı, programlı, projeli, ortak ekiple; akıllı iş, bilimsel işlem yapmalı. Çok çalışkan olmalı. Başarılı olmalı. Bilgiyle, bilimle, mesleğinde çalışmalı. Her an kendini geliştirip, değiştirip, yenilemeli. İnovasyonlu işler yapmalı. Stratejik toplam kalitede, çok verimli işlerde bulunmalı. Uyuşuk, pısırık, tembel, miskin olmamalı. Çok başarılı olmalı. Dağları yırtmalı! Enginleri aşmalı!

 Her insan aklını, zekâsını, bilgisini doğru kullanamaz. Çok büyük yalan, yanlış yapanlar olur. Yanlış yapanlar, bunun ceremesini iki âlemde çeker! İnsan ister okumuş veya okumamış, öğrenim görmüş veya görmemiş olsun; aklını doğru işletemeyebilir. Zekâsını sorun çözmede kullanamayabilir. İster doktor, öğretmen, mühendis, imam, muhasebeci olsun; yanlış bilgilerle, yanlış hareket eder! Ettiğinde de kendi ve de başkaları geri dönülmez zararlar verir. Bunun için bizler onu, bunu, şunu örnek alma yerine; doğru bilgilerle hareket eden, yaşayanları örnek almamız gerekir.

Bugün, 228 milyon insan aşı olmadığı için Kovid 19 pandemisine yakalandı. 5 ( beş) milyon insan bu salgın virüs hatalığından öldü! “Hala virüs yok! Aşı zararlıdır, diyenler var. Bunlar siyasi parti başkanı olunca da; taraftarları onları dinliyor! Aşı olmuyor. Aşı olanlar, kuyruklu çocuk doğuracak! 3 kulağı, 5 gözü olacak, diyen siyasi parti başkanları var. Bunu diyen, ülkemizin akılsız, bilgisiz, bozguncu, fitneci, fesatçı, nifakçı hainidir! Bunlar terör örgütlerinden daha tehlikelidir. Ben, 5 milyon Korona virüs hastalığından öldü, dedim ama bu çok daha fazladır. Zira sayıyı gizleyen, Dünya Sağlık Örgütüne bildirmeyenler var. Çünkü çok yaygın hastalık olan ülkelere, diğer ülkeler yaptırım uyguluyor. Brezilya, Hindistan, Çin, ABD, Rusya, İngiltere, İtalya gibi ülkelerin başkanları, önceleri bu salgını önemsemedi. Aleyhine propaganda yaptı. İş çığırından çıkınca da sayıları gizlemeye başladılar. Zaten geri kalmış ülkelerde bunun sayısını, raporunu pek tutan yok! Yaşını bilmeyen insanların yoğun olduğu ülkelerde, bunun hesabı pek yapılamıyor. Daha 196 ülkeden 95 ülke kısmen aşıya ulaştı.

Şu anda dünyada 5 çeşit Kovid 19 aşısı yapılmaktadır. 5,5 milyar doz aşı yapıldı. Bu aşılar %77 ile %93 arası korumaktadır. Ben ve eşim 3 doz aşı olduk. En az iki doz aşı yaptırmak gerekiyor. Pek yan tesiri görülmedi. Aşı olanlar %10 oranında hasta olmaktadır. Ama yoğun bakıma düşüp, ölmemektedir. Sadece 65 yaş üstü olan, vücut bağışıklığı zayıf olanlar, ölmektedir. Biz hem aşı olduk. Hem de korunmaktayız. Ülkemizde yerli aşı üretime başladı. Önümüzdeki ay herkese yapılmaya başlanacak, inşallah.

Her ülke aşıya ulaşamadı. 150 ayrı yerde aşı çalışması yapılıyor ama şimdi ancak 5 ayrı kurum aşıyı bulup, üretiyor. Onu da zengin ve de orta halli ülkeler satın alıyor. Türkiye’de de 52 bin kişi öldü! Ölümler ve hastalanmalar devam ediyor. Brezilyada salgın hastalıktan 528 bin kişi öldü. Buna rağmen devlet başkanları hala aşı olmadı. Ölenlerin bu sayıdan 10- 15 kat daha fazla olduğu söyleniyor. Ülkemiz dâhil arşı karşıtları sokaklarda polisle çatışıyor. Kısacası; terörü destekleyenler, aşı karşıtlığında yapıyor. İnsanlık düşmanı olanların; iyilik, güzellik, yararlılık, olumluluk, hizmet yapması düşünülemez.

Sağlığımıza dikkat etmeli. Tıp otoriterlerinin çoğunlukla söylediklerine inanmalı. Fitneci, fesatçı, nifakçı, insanlık düşmanı kafasız hainlere inanmamalı. Dünyada Allah’a samimiyetle doğru insanların oranı nedir? İslam dinine, Kur’ân ve peygamberine doğru şekilde insanların oranı ne kadardır? Çoğunlukta mıdırlar? – Hayır, diyeceksiniz. Mutlak doğruya inanmayanlar, doğru ve gerçekleri her zaman söylemezler.

Bize düşen, akıllı, zeki, yüksek düzeyde zeki, doğru bilgili, din ile bilim ile yaşamaktır. Bu insanlık düşmanlarının yazı, söz ve eylemlerine inanmamaktır. Sağlığımızı korumaktır. Bunun için bay ve bayan olarak sağlıklı insanlarla evlenmeli. Sağlıklı nesiller meydana getirmeli. Anne, baba, dede, nine, büyükbaba, büyükanne ve ata sağlıklı genlere sahip olmalı. Biz sağlıklı kalmak için din ve bilim ile yaşamalıyız. Haram yememeli, içmemeli, kullanmamalı. Haramlar genleri, hücreyi, DNA’yı bozar. Haram, insana zararlı olduğu için Allah cc. Tarafından yasaklanmıştır.

Zararlı ve pis olan sigara, tütün, nargile içmemeli. Bir Nargile içmek, 50 sigaraya bedeldir. Hem de başkalarının, bulaşıcı hastalık olanların aparatları ile nargile içilmektedir. Bağımlılık yapan her maddeyi reddetmeli. Kesinlikle kullanmamalı. Bugün bakıyorum; zararlı madde kullananlar, iyileşmek için tedavi olmuyor. Cezaevine düşüyor! Yaşantısı berbat, harap, perişan oluyor. Onur, güzellik, saygınlık kalmıyor. Bu durumlarda mutlaka tıbbi tedavi görmeli.

Sağlığımız konusunda çok bilgili, bilinçli olmalı. Bendeniz, 07 Kasım 1990 gününden beri kalp, damar hastasıyım.  Beş damardan by – pass oldum. Ama yine tüm vücut damarlarım tıkalıdır. Anjiyografi oldum. Şah damarıma stend taktırdım. Şekerim var. İnsülin iğnesi kullanıyorum. Böbreklerim bozuktur. Ama ilaçlarımı kullanıyorum. Biraz dikkat ediyorum. Tedavi olmaya çalışıyorum. Hastalığım hakkında gerekeni kendim yapıyorum. Tansiyonum hemen 23 oluyor. Kendime düşürücü iğne yapıyorum. İnsülini kendim vuruyorum. Birden fazla, 5 çeşit tansiyon düşürücü ilacım var.

Kan basıncı 06.45’de artar. 18.30’da artar. Yanımızda farklı tansiyon düşürücü hap ve iğne taşımalı. Kan basıncını düşürmek gerek! Çok ilaç alıp, çok düşürse de ölümcül etki yapar! Bilinçli hareket etmeli.

İnsan saat: 10.00’da zekâ işleme düzeyi en yükseğe çıkar. Bu zamanları bilgi edinme, sınav için kullanmalı. Ebeveyn olarak çok bilgili, bilinçli, ilgili olmalıyız. Yapmasam da, etmesem de olur. Bir şey olmaz, gibi düşünmeli. Sen yapmasan, olmaz. Başkası da yapmaz. Sen yapacaksın. Önce kendini, sonra çocukları, aileni, çevreni yetiştireceksin. Öğretici, eğitici, terbiye edici, ahlaklandırıcı olmalı. Sevgi, saygı ile hareket etmeli. Uyarıcı, belletici olmalı. Sağlıklı gelişim göstermeli. Akıl, zekâ sağlıklı olmalı. Beden sağlıklı olmalı. Düşünce- fikir sağlıklı olmalı. Eğitecek, bakabilecek, öğrenim gördürecek kadar çocuk sahibi olmalı. Tavşan olmamalı. Televizyon haberlerine bakıyorum da; öğretmen, yardımcı ders kaynak kitap önerdi. 110 lira tutuyor. Ders kitapları işe yaramıyorsa, neden devlet ücretsiz veriyor. Barı yardımcı ders kitabı, kaynak kitap da devlet versin, deniyor.

Ebeveyn yılda bir kez 110 lira çocuğunun yardımcı kaynak kitabına veremeyeceksen, adam değilsin! Adam değilsen, anne değilsen, bu kadar çocuğu niçin, neden yaptın? Tatil yapmaya, zararlı madde kullanmaya, keyfe, zevke, oyuna, kumara, eğlenceye, gezmeye, gereksiz araba almaya para var. Ama senede bir kitap almaya yok! Bu ilim, bilim, bilgi düşmanlığıdır. Eve yılda 100 kitap almalı. Çocuğa iletişim, bilişim ders araç- gereçleri almalı. İhtiyaçları karşılanmalı. Ödevlerini yapmak için ders araç, gereçlerine, eşyaya, donanıma sahip olmalı. Yaşına, sınıfına uygun her gereksinimi karşılanmalı. Öyle 10- 15- 65- 75 çocuk yapıp, ne, nasıl yapayım, dememeli. Onu yapmadan, doğurmadan önce düşünmeli. Çocuğu dünyada rezil, perişan, berbat durum içinde yaşamaya çalışan sefil yapmamalı. Aklı, zekâyı doğru bilgi ile işletip, doğru kullanmalı. Bugünü değerlendirirken, geleceğe hazırlık yapmalı. Bunun için de planlı, programlı davranmalı. Çalışmalı. Stratejik çalışmalı. Kaliteli, verimli iş yapmalı. Bunun içinde en güzel öğrenim ve eğitim görmeli. Çocuğun çağa uygun ders araç gereçleri olmalı. Bugün için bilgisayar, telefon, tablet, yardımcı kaynak, ders için gereken her şey alınmalı. Sağlıklı, bakımlı, yeterli, dengeli beslenen olmalı.

Müslüman, her hayırlı, iyi, güzel, yararlı, doğru, iş, işlemde en ideal olmalı. en yüksek olmalı. en yararlı, iyi güzel işler yapmalı. Görevini eksiksiz, tam, yararlı yapmalı. Sade, temiz, dürüst olmalı. gelişmeci, geliştirici olmalı. seven, sevilen olmalı. Allah’ın en sevilen kulu olmalı. insanlara sevecen ve sıcak davranmalı. Becerikli olmalı. uyuşuk, tembel asla olmamalı. Kişisel gelişimi mutlaka sağlamalı. Anne ve baba eğitimli olmalı ki, çocuklarına yararlı olsun. Yaşını bilmeyen, İlçesini bilmeyen, milleti, memleketi tanımayan, eğitimsiz ebeveynler çok doğurgandır. Düşüncesizce, tavşan gibi doğurur. Bazıları telef olur. Diğerleri terörist, anarşist, hırsız, yolsuz, aç, çıplak kalır. Yaşı 10- 13 iken evlendirir. Ortaya çelimsiz, fiziksiz, psikolojisi bozuk insanlar çıkar. Buna bazı cahil cühela, bilgisiz, birikimsiz, insan ve din tanımaz sözde din adına konuşanlarda katkı sağlar. Ortaya Çinli gibi çelimsiz, ufak, tefek, güçsüz, beceriksiz, hayırsız insanlar çıkar.

Ülkemizin yerli sığır hayvanları ufak tefektir. Bir sağımda sadece 2 litre süt verir. 125 kg. ağırlıkta gelir. Bu hayvanlar sürekli bir yaşını doldurmadan gebe bırakılır. Bu sığırlar 2 yaşında doğuma başlarsa idi böyle küçük olmazlardı. İnsanlarda böyledir. İnsanların fizikleri bozuk, psikolojileri bozuk, kendileri işe yaramaz olur. Bugün bu duruma devlette etkili şekilde yeter dememektedir. Akıllı olmalı. doğru bilgili olmalı. dini, siyasi, ideolojik olarak aktarmamalı. Bu şekilde ancak bozuk, fitne, fesat, nifakçı olunur.

Çocuk bakmayı, yetiştirmeyi, eğitmeyi öğrenip, öğretmeli. Çok araştırmalı. Çok doğru ve yararlı bilgiler edinmeli. Bugün, dünyada hiç olmadığı kadar bilgi, meslek, sanat, sanatkârlık, zanaat öğrenme kolaylaşmıştır. Evimizdeki, elimizin altındaki bir bilgisayarla, tabletle, telefonla yüzbinlerce kitaptan edinemediğiniz bilgiye bir dakikada ulaşmanız mümkündür. İlinizdeki 100 bin kitaplı kütüphaneden öğrenemeyeceğinizi, öğrenme olanağınız vardır. İnternette yanlış bilgide vardır. Ama akıllı, zeki, bilgin, bilge insanlar; doğru ile yanlış bilgiyi ayırt eder.

Her insan farklı bir dünya, farklı bir yapıda, özellikte, nitelikte, sıfattadır. Her biri diğer insandan her yönü ile farklıdır. Göz, kulak, ağız, deri, beden, beyin, kalp, dolaşım ve sindirim sistemi olarak farklıdır. Ama bütün canlılar topraktan ve sudan yaratılmıştır. Benzer özellikleri vardır. Yapı taşları birdir. Evreninde yapı taşları benzer özelliktedir. Ama böyle olsa da sosyal olarak benzer özelliklere sahiptir.

İnsanları genel olarak yaklaşık %75’i dışa dönük özelliktedir. Sosyaldir. Etkindir. %25 kadarı da içe dönüktür. İçine kapanıklıktır. İçe dönükler daha hızlı ve yüksek sesle konuşurlar. Ellerini çok kullanarak hareket ederler. Toplumun %4’ü girişimcidir. Girişimciliği öne çıkar. Planlarını gerçekleştirirler. %3’ü üstün zekâlıdır. %3 kadarı da yetersiz zekaya sahiptir. Alkol, içki, uyuşturucu, zararlı madde, besinsizlik, sağlıksızlık bu yetersiz zekalı olma durumunu daha da artırmaktadır. Sosyal kirlilik, bağımlılık yapan zararlı madde kullanma, fikri bozukluk bu işe yaramaz, zararlı olma durumunu artırmaktadır. İnsanların %6’si çekingen yapıya sahiptir. Toplumda çok farklı mizaçlar vardır. %352i belirgin mizaçtadır. Herkes doğru ve gerçekleri kabul etmez. Bu bir beyin, ruh, gen, yapı bozukluğudur. Dünyanın %90 kadarı doğru ve gerçekleri kabul etmemektedir. Zira yalan, yanlışla beyni, kalbi, ruhu, genleri bozulmuştur.

Akıllı ve zeki insanlar hak ve hakikati kabul ederler. Bu duygu ve düşünceyi iç dünyasından alırlar. Doğru ve gerçek bilgiye koşarlar. Diğerleri de fitne, fesat, nifak, küfür, batıl ne varsa, ona koşarlar!

Müslüman, doğru, gerçek, akıllı, zekice, sağduyulu, makul, ilmi, bilimsel, dinsel düşünürler. Bozuk, bozguncu, yıkıcı, hain değiller. Müslüman, esnek, yapıcı, değişime açık, kendini yenileyen, kaliteli, verimli, akıllı, makul, mantıklı, sağduyuludur. Böyle olmalıdır. Nesnel karar vermeli. Dosdoğru ve adil karar vermeli. Yararlı olmalı. hiçbir varlığa zarar- ziyan asla vermemeli. Gidip de zararlı, bozuk, bozguncu, katil, katliamcı kişileri hewal edinmemeli- arkadaş, dost edinmemeli.

Evrenimiz söylenene göre 13,8 milyar yaşındadır. Yanı gezegenler 13,8 milyar yıl önce yaratılmıştır. Tabii ki, bu kesin bir sayı değildir. Evren yaratıldığında, bugün ki, özellikte değildir. Dünyamızda böyle değildi. Zaman içinde şekil, biçim, ada, dağ, vadi, bitki, hayvan, insanlar yaratıldı. Hayvanların yaratılışı, insanlardan öncedir. Bitkiler ise hayvan ve insanlardan önce yaratılmıştır. Hayvanların fosilleri bulunmaktadır. İnsanların fosilleri de bulunmaktadır. İnsanların en eski bulunan fosili 200 bin yaşındadır. Daha eskisi de son zamanda mağaralarda bulunmuştur. Bunlar bilim insanları çalışmalarla anlamaya çalışmaktadır. Araştırma, inceleme, irdeleme, gezi, gözlem, deney yapmalı. Bilim değişkendir. Bazı alanlarda kesin sonuç vardır. Ama insan, hayvan, dünya, evren sırları konusunda araştırmalar devam etmektedir. Kesin sonuç elde edilememiştir. İnsanı, dünyayı, evreni, yaratılanı anlamak için bilimsel çalışmalar sürekli sürdürülmeli. Pek çok delil- kanıt yitmiş- kaybolmuştur. Çünkü dünyamız şekil değiştirmiştir. Dünyamız daha önce tek bir toprak parçasına sahipti. Sonra bölünerek, ayrıldı. Yedi kıta oldu. Dağlar, vadiler, yeryüzü şekilleri oluştu. Bu aşamalı oluşumda, yapılar, eserler kayboldu.

İyi, akıllı, zeki, hisseden, sezen, doğru, dürüst, düzgün, vatan, millet, devlet, din- iman, yararlı bilge olgun insan olmalıyız. Çocuklarımızı, gençlerimizi çok yetkin, etkin, mükemmel yetiştirmeliyiz. Bunu ilmi, bilimsel, dinsel eğitim- öğretim programları ile gerçekleştirmeliyiz. Okullarımızdaki eğitim ve öğretim yeterince milli, manevi, dini, bilimsel değildir. Özümüzden uzak, daha çok vatan, millet, devlet, insan, insanlık, din- iman, Müslüman düşmanı yetiştirmektedir. Düşmanlarımızın ağzı ile konuşan, iş, işlem, eylem yapan pek çok etkili, etkisiz insan vardır. Bunlar iyi, güzel, doğru, ilmi olmayan eğitim, öğretim, kültür politikalarının sonucudur. Kul, insan, varlık hak – hukukuna dikkat eden, kul hakkına girmeyen şahane, mükemmel, iyi, güzel, doğru, dürüst, düzgün, olgun, harika, harikulade, şahane, muazzam insanlar yetiştirmek için bilimsel öğretim yapmalıyız. Bazı alanlarda kendimize yeter durumda iken bazı konularda yetersiz kalmaktayız. Bu iyi bir planlama ile giderilmeli.

Tüm dünyada “Korona virüs- Kovid 19” adlı küresel salgın hastalığı vardır. 2020 yılı başında Çin’de ortaya çıktı. Mart 2020 ‘de ülkemizde görülerek yayıldı. Hastalığın yayılmasıyla önlemler alındı. 2020 yılında daha birinci sömestri bitmeden, bitmesine bir hafta kala okullar tatil edildi. Camilerde teravih namazı iki yıl kılınmadı. Camilerde 1,5 metre aralıklı saf tutuldu. İnsanların duracağı yerler halı üzerinde işaretlendi. Daha çok açık alanlarda, okul bahçelerinde, cami bahçelerinde Cuma namazı kılındı. Kahveler, sinemalar, tiyatrolar, spor karşılaşmalarını izleme yasaklandı. Lokantalar- restoranlar, toplu halde bir arada bulunmalar kontrol edildi. 2021 yılında aşı yüksek yaşlardan başlayarak yapılmaya başlandı. Ben ve eşim 3 Şubat 2021 günü ilk aşımızı, 3 Mayıs 2021 de ikinci aşımızı, 3 Eylül 2021 de de üçüncü aşımız olduk. Yine de virüse karşı maske, temizlik, mesafe kurulana eksiksiz uyup, kendimizi virüsten korumaya çalışıyoruz. Uymayanlar %90 oranında ölmektedir! Başkalarına da virüsü bulaştırarak, zarar vermektedir. Oğlum sağlığını bozmakla birlikte, sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, öğretim hayatını da felç etmektedir. Bu bir kul hakkıdır. Hala ülkemde bunca yaptırımalar rağmen iki aşısını yaptıranların sayısı ülkemde %50 düzeyindedir. 300 bin öğretmen henüz aşı olmamış! Sağlıkçılar olmamış! Bir aşı karşıtlığı var! devlette buna karşılık haftada iki defa hastanede tahlil yaptırarak, temiz olduğunu belgeleyen bir belge ile görev yapmasını istedi. Bu işçilerde haftada bir kez olarak, genelge ile duyuruldu. Aşı karşıtlığı dünyada protestolara neden olmaktadır. Demek ki, dünya ve biz yeterli düzeyde anlayışlı, bilgin, bilge insan yetiştirememişiz.

13 Mart 2020 günü okullar pandemi dolayısıyla tatil edildi. Tüm okullar, üniversiteler tatil edildi. Tüm dünyada tatil edildi. 2020- 2021 Eğitim- öğretim yılında okullar kapalı kaldı. Tüm dünyada okullar kapandı. 2021- 2022 Eğitim – Öğretim yılında okullar; 06 Eylül 2021 günü başladı. Yanı bir buçuk yıl öğrenciler okula gelemedi. Online sistemi ile yetişmedi. Şimdi üçüncü sınıfa giden öğrenciler, okulda öğretim almadığından, okur- yazar değiller. Okuma- yazma 3. Sınıfta öğretilmektedirler. Bunların 3. Sınıf müfredatına uyum sağlaması mümkün değildir. Diğer sınıflarda da sınıfları okula gitmeden geçtiler. Bu tüm dünyada böyle yapıldı. Ben olsam sınıf beklemesi yaptırırdım.

Öğrenciler tüm dünyada okula uyum sorunu yaşamaktadır. Öğrenimde gerileme yaşıyorlar. Öğrenme kayıpları oluştu. 3. Sınıfta okuma- yazma öğretilmektedir! Köy okulları daha geri kaldı. Öğrencilerin %80’e varan kısmı çevrimiçi öğretimi de takıp edemedi. İşte bu bir kul hakkıdır. Aşı varken, aşı olmamaktadırlar. Ölümlerin %90’ı artık bu aşı olmayanlardan olmaktadır. Aşı olanların ölmesi çok yaşlılıktan ve vücudun antikor düzeyinin düşük olmasından kaynaklanmaktadır.

Öğrenciler, 1,5 öğretim yılında okula gitmediklerinden, bildiklerini bile unuttular. Tüm dünyada okullar bu öğretim yılında açıldı ama sorunlar devam etmektedir! 100 ülkede hiç aşı yapılamamaktadır. Aşıları 95 ülke satın almaktadır. Öğrenciler tüm dünyada okula uyum sorunu yaşamaktadır. İşte çevreyi kirletme, hastalık yayma, zararlı bağımlık yapan madde kullanma, çalışmama, olgun insan olamama hep bir sorundur ve de kul hakkıdır. Müslüman kul hakkına girmemeli. Başkalarına zarar- ziyan vermemeli. Akıllı, zeki, dinsel, bilimsel, ahlakı davranmalı. Hak, hukuk, doğruluk, dürüstlük, düzgünlük, edep, hayâ, hakkaniyet ilkelerine uymalı. İyiliği artırmalı ve de yaymalı. Kötülüğü, zararı, ziyanı, çirkinliği reddetmeli ve de önlemeye çalışmalı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

site sağ üst köşeye bayrak ekle