Ankara'da düzenlenen iftar programında şehit yakınları ve gaziler bir araya geldi.
Ankara'da Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı tarafından düzenlenen iftar programında şehit yakınları ve gaziler bir araya geldi. Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı Başkanı Bilge Gürs, 'Bir damla düştü toprağa bir kan aktı, inceden ince. Bir kan aktı, sıcak mı sıcak? Bir el sarıldı bayrağa, şehit koktu topraklar. Çiçekler şehit, şehit açtı, şehit, şehit yeşillendi yapraklar. Değerli kader arkadaşlarım, sizleri o kadar iyi anlıyor, yüreğimde hissediyorum ki gülmeniz ne demek? Ağlamanız, uzağa dalan gözler, yüreğe akan yaşlar ne demek? Fakat hiçbir zaman unutmayın ki sizlerin güçlü duruşu dünyayı titretiyor. Bizler sadece rükuda başımıza eğeriz. Ben başımı sana eğince, sen bu başı kimseye eğdirmiyorsun Allah'ım dedik. Eğilmedik, yenilmedik, vatanımızı kimseye teslim etmedik ve hiçbir zaman etmeyeceğiz' dedi.
Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan ise, 'Coğrafyamıza, ortama baktığımız zaman ne kadar şükretsek azdır. Şöyle haritayı gözünüzün önüne alınız. Ukrayna'dan, Rusya'dan, arka tarafa İran, Suriye ve birçok coğrafya baktığımız zaman Türkiye'de hem huzur var, hem de bu coğrafyadaki mazlumlara karşı olan bir duruş var. İnsani bir duruş var, küresel bir duruşu var, vicdani bir duruşu var. Ama bunun da özü, bunun da temel sebebi büyük devlet olmaktır Büyük devletin özü de kendisine hizmet edeni unutmayan devlettir' diye konuştu.
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan ise, coğrafyadaki savaşlara ve Müslüman ülkelerin kendi aralarındaki savaşlardan bahsederek, şunları kaydetti:
'Türkiye'de Terörsüz Türkiye iddiasının bu zamanda ne kadar kıymetli olduğunu, neden ihtiyaç olduğunu bir daha görmüş olduk. O yüzden bunu siyasi polemiklerle, altı boş laflarla eleştirmek değil, neden Terörsüz Türkiye dediğimizi, neden 86 milyon kardeşliğinin her zamankinden daha fazla kıymetli olduğunu bu anlatım coğrafya, atmosfer bize bir daha göstermiş oldu. İnşallah da başarıya ulaşacağız. Değerli arkadaşlar, kendimizle bu işleri konuşurken, İran'ın okullarının bombalanması başta olmak üzere, mazlumların, mağdurların bombalanması öldürülmesi, Filistin, Gazze başta bizi üzerken bir şey söylemek isterim. Her ne kadar İsrail ve Amerika'nın hiçbir mecburiyeti olmasa da savaş için, hiçbir uluslararası hukuka dayanmasa da, İslam dünyasının bu hali hepimizi bu mübarek Ramazan gününde bir daha düşündürüyor. Kabile savaşları, mezhep savaşları, sınır kavgaları, körfez savaşları, Allah aşkına, Afganistan, Pakistan niye savaşır? İran, Irak niye savaşır? O yüzden bu mübarek iftar saatinde, şehitlerimizin, gazilerimizin ruhuyla beraber söylüyorum; ne olur aynaya bakın. Amerika suçlu, İsrail suçlu, başka bir şey. Ama hiçbir suçumuz yok. Hiçbir kendimize gelip yapılan işler yok. İstikrarımız niye zayıf? O yüzden bir daha söylüyorum, İslam dünyasında bu son İran meselesinden sonra kendine gelip kendi kurumlarını, kendi hukuklarını, kendi adımlarını mutlaka atması, yerine getirmesi gerekir.'