Siemens Healthineers Türkiye'nin 3'üncü 'Sağlık Okuryazarlığı Araştırması'nın sonuçlarına göre, Türkiye'de kendini sağlıklı hissedenlerin oranı yüzde 76'ya yükseldi.
Sağlık sektöründe tıbbi görüntüleme, tanı ve tedavi teknolojileri alanında yenilikçi çözümler sunan Siemens Healthineers Türkiye, Türkiye'de halkın sağlık algısını, alışkanlıklarını ve bilgi düzeyini ölçtüğü 3. Sağlık Okuryazarlığı Araştırması'nın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. 2022 ve 2024'te gerçekleştirilen araştırmaların bu yılki halkası, veri ve araştırma alanında küresel ölçekte hizmet veren FutureBright Group iş birliğiyle hayata geçirildi.
Türkiye genelinde 18-65 yaş aralığında, farklı sosyoekonomik gruplardan 600 kişiyle Nisan-Mayıs 2026'da yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları, şirketin toplumda sağlık okuryazarlığını artırmaya yönelik projelerini bir araya getirdiği 'Bilmende Fayda Var' platformu çatısı altında açıklandı.
Sonuçlar, FutureBright Group Kurucusu Akan Abdula moderatörlüğünde gerçekleşen panelde kamuyouna aktarıldı. Panelde İstanbul Üniversitesi istanbul Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Mehmet Ertürk ve aynı fakülteden Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Aydın araştırma sonuçlarını hekim gözüyle değerlendirirken; Siemens Healthineers Türkiye Görüntülemeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ertan Cömert ve Laboratuvar Diagnostiği ve İnovasyon Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gürdal Şahin sağlık teknolojilerinin hastalara, hekimlere ve sağlık kurumlarına nasıl değer oluşturduğu konularına değindi.
Araştırmaya göre, kendini sağlıklı görenlerin oranı bu yıl yüzde 76'ya yükseldi. Bu oran 2022'de yüzde 71, 2024'te ise yüzde 64 seviyesindeydi. Bu orana rağmen, hiç spor yapmadığını söyleyenlerin oranı yüzde 21'den yüzde 39'a çıktı, sigara kullanımı yüzde 46,5 ile yüksek seyrini korudu, katılımcıların yaklaşık yarısı da kendini stresli olarak tanımladı. Kronik hastalık sahipliği yüzde 23'e ulaşırken, tansiyon (yüzde 4'ten yüzde 10,3'e) ve şeker hastalığı (yüzde 4'ten yüzde 8'e) görülme sıklığı belirgin biçimde arttı.
Prof. Dr. Şükrü Mehmet Ertürk, araştırmanın hekim gözünden okunması gereken en kritik bulgusuna dikkati çekti: 'Bu araştırma bize çok net bir mesaj veriyor: Kendimizi iyi hissetmemiz, her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmiyor. Toplumun yarısından fazlası hala bir şikâyet ortaya çıkmadan doktora gitmiyor; bu da erken tanı şansını en başından kaçırdığımız anlamına geliyor. Özellikle inme ve kalp krizi gibi zamanla yarıştığımız hastalıklarda belirtileri tanımak hayat kurtarıyor. Sağlık okuryazarlığı dediğimiz şey aslında tam da burada başlıyor: Vücudumuzun bize verdiği sinyalleri doğru okuyabilmek.'
Toplumun yarısı doktora gitmek için şikâyet bekliyor
Katılımcıların yüzde 52,7'si ancak bir şikâyet ortaya çıktığında sağlık kontrolüne gittiklerini belirtiyor. Rutin kontrol amacıyla doktora başvuranların oranı ise sadece yüzde 23,5. Kontrolünü erteleyenlerin yüzde 32'si bunun gerekçesini 'Hastalık çıkar' korkusuyla açıklıyor.
Araştırma, check-up alışkanlığındaki artışı da ortaya koydu. Düzenli check-up yaptıranların oranı son iki yılda yüzde 22'den yüzde 35'e yükselirken, kontrol sıklığı da ortalama 3,5 yıldan 2,2 yıla indi. Sinyal okuryazarlığı tarafında ise tablo daha kırılgan: Katılımcıların yüzde 66'sı inme belirtilerini bilmediğini, yüzde 45'i Alzheimer'ın erken teşhis edilebileceğinden habersiz olduğunu belirtirken, kalp krizi belirtilerini ayırt edebildiğini söyleyenlerin oranı yüzde 59'da kalıyor.
Kadın sağlığında umut veren sıçrama
Araştırma sonuçlarına göre 30 yaş üstü kadınlarda mamografi yaptırma oranı iki yılda yüzde 23'ten yüzde 54'e yükseldi; kadınların yüzde 70'i kendi kendine meme muayenesi yöntemini bildiğini, bilenlerin yüzde 80'i ise bunu uyguladığını belirtti. Bununla birlikte mamografi çektirmeyen kadınların yüzde 54'ü bunun gerekçesini yalnızca 'Şikâyetim olmadı' şeklinde açıklıyor. Bu tablo, tarama testlerinin şikâyetten bağımsız, düzenli alışkanlık olarak anlatılmaya devam etmesi gerektiğine işaret ediyor.
''Yapay zekâ doktora yardım etsin''
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri de yapay zekayla kurulan ilişkide ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 40'ı tahlil sonuçlarını yapay zekaya yorumlattığını belirtirken, bunu yapanların yüzde 76'sı sağlığı üzerinde daha fazla kontrol hissettiğini söylüyor. Ancak aynı grubun yüzde 67'si bu deneyimin kafa karışıklığı, yüzde 62'si ise endişe yarattığını ifade ediyor.
Buna karşılık toplum, yapay zekayı doktorun yanında konumlandırdığında güven duyuyor. Doktorun kararını destekleyen yapay zekaya olumlu yaklaşanların oranı yüzde 64, tanı süresini kısaltan teknolojilerin hayat kurtarabileceğine inananların oranı yüzde 69, yapay zekanın görüntülemede hata payını azaltabileceğini düşünenlerin oranı ise yüzde 55.
Sağlık kurumu tercihinde belirleyici kriter hekim deneyimi ve doğru teşhis
Araştırmaya göre halkın sağlık kurumu tercihinde en temel beklentiler hekim deneyimi ve doğru teşhis. Araştırmaya katılanların sağlık kurumu seçiminde yüzde 58'i hekim deneyimini, yüzde 48'i ise doğru tanıyı önemsediğini belirtiyor. Bu bulgular, görüntüleme ve laboratuvar teknolojilerinin yalnızca ileri cihazlardan ibaret olmadığını; hekimlerin karar süreçlerini destekleyen, tanı süreçlerini güçlendiren ve hastaların doğru sağlık hizmetine güvenle ulaşmasını sağlayan kritik bir unsur olduğunu gösteriyor.
Siemens Healthineers Türkiye Görüntülemeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ertan Cömert yaptığı açıklamada, 'Halkın ve aslında hekimlerimizin beklentisi çok net: Doğru tanı. Sağlık teknolojileri alanında faaliyet gösteren bir şirket olarak sorumluluğumuz, daha fazla insanın doğru tanıya zamanında erişebilmesini sağlamak. Bunun için görüntüleme çözümlerimizi daha fazla sağlık kurumuna ulaştırırken, hekimlerin karar süreçlerini destekleyen güçlü tanı araçlarının yaygınlaşmasına katkı sağlıyoruz. Ancak teknolojiye erişim kadar, toplumun bu teknolojiler hakkında doğru bilgiye sahip olması da kritik. Sağlık okuryazarlığını güçlendirmek, doğru zamanda doğru sağlık hizmetine başvurmayı ve erken teşhisin önemini anlamayı destekliyor. Bizim için teknoloji, yalnızca gelişmiş cihazlar sunmak değil; doğru bilgi ve doğru teknolojiyle doğru tanıya erişimi herkes için güçlendirmek anlamına geliyor' dedi.
Siemens Healthineers Türkiye Laboratuvar Diagnostiği ve İnovasyon Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gürdal Şahin ise şunları söyledi: 'Doğru tanıya giden yolun önemli bir parçası da güvenilir laboratuvar verilerine zamanında erişimden geçiyor. Laboratuvar teknolojilerinin ve erken evrede hastalıkların tespitini mümkün kılan testlerin daha fazla sağlık kurumunda kullanılması, tanı süreçlerini güçlendirmede kritik rol oynuyor. Amacımız, gelişmiş ve yeni nesil laboratuvar çözümlerini yaygınlaştırarak hekimlerin karar süreçlerini güvenilir ve doğru verilerle desteklemek. Laboratuvar okuryazarlığını artırmak ise insanların tahlil sonuçlarını kendi başlarına yorumlaması değil; düzenli kontrollerin ve erken tanının değerini kavraması anlamına geliyor. Otomasyon ve yapay zekâ gibi teknolojilerin yaygınlaşmasıyla hem sağlık profesyonellerinin karar süreçlerini güçlendirmeyi hem de toplumda şikâyet ortaya çıkmasını beklemeden kontrol olma kültürünü desteklemeyi hedefliyoruz.'
İstanbul Tıp Fakültesi, Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Fatih Aydın ise laboratuvar okuryazarlığının toplum sağlığı açısından stratejik önemine dikkat çekerek, 'Sağlık sistemlerinin önceliği yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil, hastalıkları mümkün olan en erken aşamada fark ederek koruyucu ve önleyici sağlık yaklaşımını güçlendirmek. Seçili laboratuvar verileri, henüz belirti vermeyen riskleri görünür kılarak biz hekimlerin kararını destekliyor ve erken müdahale imkânı sağlıyor. Laboratuvar okuryazarlığını artırmak, bireylerin düzenli kontrollerini teşvik ederken hastalıkları oluşmadan önce önlemeye odaklanan daha proaktif bir sağlık yaklaşımını da destekliyor' diye konuştu.
Araştırmayı yürüten FutureBright Group'un Kurucusu Akan Abdula da yapay zekaya yönelik bulguya ilişkin değerlendirmesinde, 'Bu araştırma, sağlık okuryazarlığının yanında Türkiye'nin sağlık ve yapay zekâ ilişkisine nasıl baktığı konusunda da çok net bir çizgi çiziyor. Günümüzde insanlar yapay zekâdan teşhis koymasını değil, hekimine yardımcı olmasını bekliyor. Uzun yıllardır veri bilimi ve yapay zekâ alanında çalışan biri olarak bunu son derece sağlıklı bir refleks olarak görüyorum. Toplum, teknolojiye erişim hızını artırırken güvenin merkezine hala insanı koyuyor. Siemens Healthineers Türkiye ile hayata geçirdiğimiz bu araştırmanın, sağlık okuryazarlığındaki boşlukları veriyle görünür kılmaya devam ettiğine inanıyorum' şeklinde konuştu.
Sağlık sektöründe faaliyet gösteren 'Herkes için, her yerde, sürdürülebilir şekilde' vizyonunu benimsediğini bildiren şirket, iki yılda bir tekrarladığı Sağlık Okuryazarlığı Araştırması'nı, toplumun sağlık farkındalığına katkı sağlayan 'Bilmende Fayda Var' platformu çatısı altında yürütmeye devam ediyor. Şirket, araştırmanın işaret ettiği bilgi boşluklarını kapatmaya yönelik farkındalık projelerini önümüzdeki dönemde de sürdürecek.