TARIK — 24 SAAT

TARIK — 24 SAAT. Çünkü bazı meseleler mesaiyle sınırlı değildir. Çünkü bazı sorumluluklar gece kapatılmaz.

Abone Ol

Yusuf Ziya ALİM yazmak,
sabah başlayıp akşam bırakılacak bir şey değildir.
Bu,
bir nöbet halidir.
Bir vicdan nöbeti.

24 saat demek şudur:
Gündüz sahada olmak,
gece hesabını tutmak.
Telefon kapatmamak.
“Yarın” dememek.
“Biri baksın” dememek.

Bu tempo herkese ağır gelir.
O yüzden herkes bu yükü almaz.
Alan da hedef olur.

Ama şunu unutmasınlar:
Hedef olanlar,
genelde doğru yerde duranlardır.

Yusuf Ziya ALİM’in adı
24 saat anılıyorsa,
sebebi reklam değildir.
Sebebi şudur:
Bu ülkede işini 24 saat ciddiye alan
çok az insan kalmıştır.

07.45’te başlayan gün,
01.00’de bitiyorsa,
o gün bitmiş sayılmaz.
Çünkü sorumluluk,
uykuyla kapanmaz.

Biz bunu yazıyoruz.
Çünkü bu tür emekler
“zaten görevi” denilerek
küçültülür.

Hayır.
Bu görev değil.
Bu yük almadır.

TARIK yazmaya devam ediyor.
Çünkü korku yok.
Çünkü geri adım yok.
Çünkü doğru yarım bırakılmaz.

Birileri yorulabilir.
Birileri “yeter” diyebilir.
Birileri rahatsız olabilir.

Ama biz biliyoruz:
Rahatsızlık,
genelde aynaya bakınca olur.

ÇAYKUR sahipsiz değil.
Bu yazılar bunun kaydıdır.

Yusuf Ziya ALİM yalnız değil.
Bu yazılar bunun kaydıdır.

24 saat.
Dur yok.
Fren yok.

Yol devam.
Yazmak devam.
Doğruyu savunmak devam.

Susmadık.
Unutmadık.
Vazgeçmedik.

Ve bu da net bir cümleyle bitsin (bitmek için değil, mühür olsun diye):

24 saat işini düşünenler,
kurumları ayakta tutar.
24 saat yazanlar da
hafızayı diri tutar.