Türk Çayının Sorunları belli, Çözümü de Belli.

Hiç kuşkusuz bu kargaşa, her yıl çay sezonunun başlamasıyla birlikte yeniden yaşanmaktadır.

Abone Ol

Yine yanmış çaylar, yine mevzuata ve standartlara aykırı hasatlar, yine çayımızın kalitesini düşüren uygulamalar...

İşin daha da düşündürücü tarafı ise sanki birilerinin bu kargaşanın devam etmesi için özel bir gayret içerisinde olmasıdır. Oysa bu yanlış gidişata "dur" diyecek makam ve merciler bellidir.

Buradan çağrımız, Artvin'den Ordu'ya kadar bütün çay bölgesi milletvekilleri nedir.
Geçmiş dönemlerde hazırlanan üç ayrı Çay Kanunu taslağı yeniden ele alınmalı, günün şartlarına göre rehabilite edilmeli ve ortak bir çalışma ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirilmelidir.
Çay kanunu Yaş Çay üreticisinin sorunlarına çözüm odaklı ele alınmalıdır.
Çay üreticisinin yıllardır yaşadığı mağduriyetler ancak hukuki bir zeminde çözülebilir.

Bugün herkes konuşuyor. Kimisi siyaset yapıyor, kimisi laf cambazlığıyla vakit geçiriyor, kimisi de karşı tarafı karalamakla meşgul oluyor ve kararlılık içinde çözüm arayanlarda cabası.
Ancak çözüm aslında son derece açık ve nettir.

Birincisi, yaş çayda taban fiyat uygulaması kesinlikle hayata geçirilmelidir.

İkincisi, Türk Çayının baş belası çay çöpü sorunu hasat da çözülmesi kararlıklıkla takıp edilmeli , kaliteyi düşüren uygulamalar kararlılıkla engellenmelidir.

Üçüncüsü ise, Üretici bazlı genel satış kotası oluşturulmalıdır.
Nasıl ki ÇAYKUR üreticilere kota uyguluyorsa, özel sektör de satın alacağı yaş çay miktarında belirli kurallara tabi olmalıdır.

Bu sistem kurulurken fabrikaların günlük işleme kapasiteleri dikkate alınabilir. Bölgedeki üretici arazileri ve üretim potansiyelleri esas alınarak adil bir kota sistemi rahatlıkla oluşturulabilir. Böylece üretici hasadını planlı şekilde yapar, ne tarlada ne de Çay alım yerlerinde mağduriyet yaşanır.

Dahası, bu kaotik ortamdan faydalanarak üreticiyi zor durumda bırakan uygulamaların da önü kesilmiş olur.

Bugün dijital çağda yaşıyoruz. Elektronik sistemler sayesinde üreticinin kotası kolaylıkla takip edilebilir.

Üretici, ÇAYKUR'a sattığı ürün kadar veya işleme potansiyeline göre oluşturularak çay alım kotasını özel sektöre de satış yapabilir ve bütün süreç şeffaf biçimde kayıt altına alınabilir.

Böyle bir sistemle çay hasat sezonları daha planlı yürütülür. İlk yıllarda bazı geçiş sıkıntıları yaşanabilir. Ancak birkaç yıl içerisinde bugün 10-15 güne yayılan hasat dönemleri, 25-30 gün gibi daha verimli ve yönetilebilir bir süreye çıkartılabilir.

Açıkça ifade etmek gerekir ki Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Çay sektörünün sorunları da kişisel yorumlarla, günübirlik açıklamalarla veya geçici tedbirlerle değil; güçlü ve kalıcı bir Çay Kanunu ile çözülebilir.

Çay tarımının geleceği, üreticinin emeği ve ülkemizin önemli bir değeri olan çayın sürdürülebilirliği için artık vakit kaybetmeden yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.