EKONOMİ

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: 'Mazotun fiyatı savaşın ardından yüzde 22,3 oranında artarak 75 lira 12 kuruşa yükseldi'

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 'Savaş öncesi litresi 61 lira 41 kuruş olan mazotun fiyatı savaşın ardından yüzde 22,3 oranında artarak 75 lira 12 kuruşa yükseldi. 80 liraya dayanan mazotun litre fiyatının yaklaşık yüzde 40'ı vergiden oluşuyor' dedi.

Abone Ol

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 'Savaş öncesi litresi 61 lira 41 kuruş olan mazotun fiyatı savaşın ardından yüzde 22,3 oranında artarak 75 lira 12 kuruşa yükseldi. 80 liraya dayanan mazotun litre fiyatının yaklaşık yüzde 40'ı vergiden oluşuyor' dedi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, İran ile İsrail ve ABD arasındaki savaşın ülkemizdeki tarımsal girdi piyasaları üzerine etkisini görüntülü basın açıklamasıyla değerlendirdi.

'Başta ÜRE olmak üzere gübre fiyatları bir anda yüzde 40'lara varan oranda arttı'

Türkiye'nin, tarımsal üretimde kullanılan kimyasal gübre ve mazot hammaddelerinin yüzde 90'ını ithal ettiğini söyleyen Bayraktar, 'Dolayısıyla ülkemizdeki gübre ve mazot fiyatları hem dış piyasalardaki gelişmelere hem de dolar kuruna bağlı olarak değişiyor. İran ile İsrail ve ABD arasındaki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda gemilerin geçişinde yaşanan aksaklıklar sonucu küresel enerji, gübre ve tarımsal gıda sistemlerine yönelik riskler arttı. Çünkü savaşın yaşandığı bölgedeki ülkeler, petrol, doğalgaz ve gübre üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleridir. Dolayısıyla sevkiyat yollarında meydana gelen kısıtlamalar doğrudan olarak fiyatlara yansıyor. Nitekim 2025 yılının Haziran ayında İran ile İsrail arasında yaşanan çatışma sonrası başta ÜRE olmak üzere gübre fiyatları bir anda yüzde 40'lara varan oranda arttı. 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan savaşın ardından da yine aynı senaryo gerçekleşti, gübre ve mazot fiyatları yükseldi' diye konuştu.

'Amonyum nitrat gübresinin tonu savaş sonrasında yüzde 26,5 oranında artarak 20 bin 295 liraya yükseldi'

Aynı zamanda Bayraktar, şu ifadelere yer verdi:

'Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgiler doğrultusunda derlediğimiz fiyatlara göre; savaş öncesinde kalsiyum amonyum nitrat gübresinin tonu 16 bin 48 lira iken savaş sonrasında yüzde 26,5 oranında artarak 20 bin 295 liraya yükseldi. Amonyum sülfat gübresi yüzde 23,3 oranında artarak 17 bin 439 liraya, ÜRE gübresi yüzde 19,5 oranında artışla 31 bin 124 liraya, DAP gübresi yüzde 9,6 artışla 38 bin 943 liraya ve 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 8,3 oranında artışla 25 bin 888 liraya yükseldi. Doğru zamanda ve doğru miktarda yapılan gübrelemenin bitkisel üretimde verim artışlarına yaptığı katkı aşikârdır. Çiftçilerimizin maliyet artışları nedeniyle yeterli gübre alamayacak olma ihtimali üretimde verim düşüşüne ve olağanüstü maliyet artışlarına yol açabilir. Yaşanabilecek bu durumdan hem üreticilerimiz de tüketicilerimiz de olumsuz etkilenecektir.'

'Çiftçilerimizin büyük bir kısmı önceden gübre tedariki yapamıyor'

Serin iklim tahıllarının üst gübrelemelerinin uygulanma dönemi, sıcak iklim tahıllarında ise taban gübrelemelerinin yapıldığı ekim dönemi olduğunu ifade eden Bayraktar, 'Yani ülkemizde gübreye en çok ihtiyaç duyulan dönemlerden biridir. Şunu da biliyoruz ki çiftçilerimizin büyük bir kısmı önceden gübre tedariki yapamıyor, zamanı geldiğinde bir şekilde satın almaya çalışıyor. Dolayısıyla çiftçilerimizin çoğunun deposunda gübre olmadığı için şimdi satın alacaktır. Yani uygulanacak gübrelerin çoğu savaş sonrası yüksek fiyatlardan satın alınacaktır. Öyle görünüyor ki savaş sebebiyle yüksek girdi fiyatlarıyla hem üretim maliyetleri artacak hem de çiftçilerimizin gübre kullanamamasından dolayı tarımsal ürün arzında azalma olacaktır. Doğal olarak tüketici fiyatları da bu durumdan etkilenecektir. Bu süreçte gübre piyasalarının düzenlenmesi için birtakım önlemler alındı. Gübre ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması, gübre ihracatının yasaklanması ve 10 yıldır yasak olan yüzde 33'lük amonyum nitrat gübresinin kullanıma açılması gibi adımlar olumlu hamlelerdir. Fakat buradaki kritik nokta çiftçilerimizin gübreyi satın alabilmesidir. Yani fiyatların makul düzeyde olmasıdır' şeklinde konuştu.

'Mazotun fiyatı savaşın ardından yüzde 22,3 oranında artarak 75 lira 12 kuruşa yükseldi'

Mazotta da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Bayraktar, 'Savaş öncesi litresi 61 lira 41 kuruş olan mazotun fiyatı savaşın ardından yüzde 22,3 oranında artarak 75 lira 12 kuruşa yükseldi. 80 liraya dayanan mazotun litre fiyatının yaklaşık yüzde 40'ı vergiden oluşuyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak mazot konusundaki görüşümüzü yıllardır dile getiriyoruz. Mazot tarımsal üretimin her aşamasında kullanılan, olmazsa olmaz bir girdidir. Bu sebeple çiftçilerimizin kullandığı mazottan vergi alınmamalıdır. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, üreticilerimizin artan maliyetler karşısında korunması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Tarımsal üretimin devamlılığı ve gıda arz güvenliğinin sağlanması için temel girdilerde çiftçilerimize yönelik desteklerin artırılması büyük önem taşıyor. Bu kapsamda ilgili kurum ve kuruluşları, savaşın uzama ihtimalini de göz önünde bulundurarak üreticilerimizin üzerindeki maliyet baskısını hafifletecek acil tedbirleri hayata geçirmeye davet ediyoruz. Özellikle gübre ve mazotta bir destek paketine ihtiyaç duyulmaktadır' ifadelerini kullandı.