Sağlık

Uzmanlardan 'Sanal mecra' uyarısı: 'Asla hekim muayenesinin yerini almamalı'

Sanal mecraların tanı ve tedavi süreçlerinde kaynak olmaması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, 'Günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay fakat doğru bilgiye ulaşmak eskisinden de zor. Hastalar da birbirlerini etkileyecek bilgiler paylaşabiliyor, uygulanması çok önemli problemler ortaya çıkarabiliyor. Hastalık yok, hasta var, her şey size uymak zorunda değil. Teşhiste medya araçlarının asla ve asla hekim muayenesinin yerini almaması gerektiğini düşünüyoruz. Teşhis özellikle de tedavi açısından asla kullanmamamız gereken bir mecra' dedi.

Abone Ol

Sanal mecraların tanı ve tedavi süreçlerinde kaynak olmaması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, 'Günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay fakat doğru bilgiye ulaşmak eskisinden de zor. Hastalar da birbirlerini etkileyecek bilgiler paylaşabiliyor, uygulanması çok önemli problemler ortaya çıkarabiliyor. Hastalık yok, hasta var, her şey size uymak zorunda değil. Teşhiste medya araçlarının asla ve asla hekim muayenesinin yerini almaması gerektiğini düşünüyoruz. Teşhis özellikle de tedavi açısından asla kullanmamamız gereken bir mecra' dedi.

Türk Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı'nın (TAJEV) 2008'de hayata geçirdiği 'Sadece Benim İçin' sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde 4 Haziran'da Van Uygulama Oteli Konferans Salonu'nda halk buluşması gerçekleştirildi. Programa Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, TAJEV Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü ve Prof. Dr. Yusuf Üstün, Prof. Dr. Ali Kolusarı, Prof. Dr. Mehmet Faruk Köse, Prof. Dr. Uğur Fırat Ortaç, Prof. Dr. Özlem Pata, Prof. Dr. Yaprak Üstün ve Op. Dr. Mehmet Ceyhan ile çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ergenlik, menopoz, kadın sağlığında yanlış bilinenler gibi birçok konuda bilgilendirmeler yapılırken katılımcıların merak ettiği sorular yanıtlandı. Ücretsiz taramalar ve muayeneler gerçekleştirildi, ileri tetkik ve tedavi süreçlerine yönelik yönlendirmeler yapıldı. Buluşma sonrasındaki basın toplantısında TAJEV Yönetim Kurulu ve Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Ünlü, Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Üstün, Prof. Dr. Pata, Prof. Dr. Ortaç ve Prof. Dr. Köse önemli açıklamalarda bulundu.

'Türkiye'de en fazla kanser taraması yapan 3 ilden biriyiz'

Van'da sağlık hizmetlerinin daha ileriye gitmesi adına birçok çalışma gerçekleştirdiklerini ifade eden Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Tosun, 'Türkiye'de en fazla kanser taraması yapan 3 ilden biriyiz. Van kadınlarına hem anne hem bebek hem kadın sağlığıyla ilgili bir bilgilendirme toplantısı yaptığı için de TAJEV'e teşekkür ediyorum. Diğer vakıfların da Van'da bu ve benzeri bilgilendirme ve sosyal sorumluluk projeleri olmaları halinde Van İl Sağlık Müdürlüğü olarak elimizden tüm desteği de sunmaya hazır olduğumuzu bildiriyorum' dedi.

'Bilgiye ulaşmak çok kolay fakat doğru bilgiye ulaşmak eskisinden de zor'

Bingöl, Rize, Çanakkale, Hatay, Ordu, Şanlıurfa gibi şehirler sonrası vatandaşlarla Van'da bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu söyleyen Prof. Dr. Ünlü, sosyal medyanın etkisine yönelik de konuştu:

'Günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay fakat doğru bilgiye ulaşmak eskisinden de zor çünkü internete girdiğiniz zaman abuk sabuk her türlü bilgiye ulaşılıyor. Hastalarımız da ulaşıyor sonra bize 'ya sizin verdiğiniz ilaç kanser, ülser yapıyormuş' diyor, nereden duydun diyoruz, 'internette falanca sitede duydum.''

'Menopoza giren bir kadına artık bu hayatın doğal akışı demiyoruz'

Menopoz sürecine ilişkin konuşan Prof. Dr. Ünlü, 'Günümüzde menopoz yaşına gelen ve menopozla geçirilecek yılları çok uzun olan pek çok kadınımız var çünkü ortalama yaşam yükseliyor. Dolayısıyla bu dönemde bir korunmaya ihtiyaç var, menopoza giren bir kadına artık bu hayatın doğal akışı demiyoruz ve eğer bir kontra endikasyon yoksa mutlaka bir destek öneriyoruz. Kendisi meme kanseriyse, gebeliğinde ya da herhangi bir dönemde damarda pıhtılaşma, felç, inme, emboli olduysa ya da bilinen bir kanseri varsa desteğe menopozla birlikte başlasınlar, bu çok önemli bir nokta' diye konuştu.

'Çok önemli problemler ortaya çıkarabiliyor'

Geçmişte Van'da görev yaptığını ifade eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Üstün, 'Amacımız kadın sağlığı konusunda farkındalık oluşturmak, sağlık profesyonelleriyle bilgi paylaşımında bulunmak, bölgeye uzun vadeli katkı sağlayabilecek bir etki bırakabilmek. Bu nedenle hem halka yönelik tarama ve eğitim programları hem de sempozyumu hemen peşine ekledik. Sosyal medya tıbbi bilgilenme açısından günümüzde artık çok yaygın kullanılan bir mecra, çoğu bilgi teyide muhtaç. Hastalar da birbirlerini etkileyecek şekilde bilgiler paylaşabiliyor, bunlar çok insan tarafından tıbbi teşhis ya da tedavi şeklinde uygulanabiliyor. Uygulanması sağlık risklerini de beraberinde getiriyor, çok önemli problemler ortaya çıkarabiliyor. Bu nedenle sağlık okuryazarlığı karşımıza çıkıyor. Öğrendiğimiz ya da oradan, buradan duyduğumuz her şeyi mutlaka uzmanından teyit almanız gerekliliği gündeme geliyor. Teşhiste de medya araçlarının asla ve asla hekim muayenesinin yerini almaması gerektiğini düşünüyoruz. Hastalık yok, hasta var, her şey size uymak zorunda değil. Kişiselleştirerek bazı teşhis ve tedavi yöntemlerini uygulayabiliyoruz. Teşhis özellikle de tedavi açısından asla kullanmamamız gereken bir mecra' dedi.

'Kadının menopozu normalleştirmemesi gerekiyor'

Menopoz dönemiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Üstün, 'Kadının bu dönemi normalleştirmemesi gerekiyor, asıl problem orada. 'Ateş basmasını çekmek zorundayım artık menopozdayım' bunu yıkmamız gerekiyor. Kadının aslında geçirdiği o 30 yılını çünkü 50 yaşında menopoza girdiğini düşünürsek 30 yılını menopozda geçirecek. Menopoza ait problemleri minimalize etmek için en azından erken dönemde hormon replasman da olabilir, yaşam stili değişiklikleri olabilir onlarla birlikte o dönemi daha rahat, konforlu geçirmesine en azından biz hekimler yardımcı olmak zorundayız' şeklinde konuştu.

'Sosyal medyada hangisi gerçek hangisi değil ayırt edilemiyor'

Vatandaşların tanı ve tedavi süreçlerini sağlık profesyonelleriyle götürmesi gerektiğini söyleyen Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Köse, 'Sosyal medyada lehte veya aleyhte çok fazla bilgi paylaşılıyor. Kanıta dayalı bilgiyi kimler veriyor, bunu bulmak çok zorlaştı. Çocukluk çağı aşıları, gebelerin aşılanması dahil her türlü aşıda aşı karşıtlarının enteresan çıkışları var. Bu çıkışlarla ilgili biz her şeyi bilimsel çerçevede, kanıta dayalı olarak konuşuyoruz. Türkiye çocukluk çağı aşılarında yüzde 98 gibi bir oranda giden bir ülkeyken aşı karşıtları nedeniyle çok ciddi darbe yemiş durumda. Sosyal medyada hangisi gerçek hangisi değil ayırt edilemiyor' dedi.

'Krem diye yüzüne östrojen sürenler var'

'Obezite kadınlarda yüzde 54 gibi Avrupa'nın en yüksek seviyelerini geçmiş durumda' diyerek obeziteye dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Pata, menopoza ilişkin ise 'Girmeden bir kadının yaşam şeklinin değiştirmesi lazım. Kadını bu dönemde olabilecek şeylere karşı alıştırmamız lazım. Sigara varsa azaltıp bırakmasını sağlamamız, spor alışkanlıklarını elde etmemiz, D vitamini eksikliği varsa bunu sağlamamız, obeziteye karşı savaşmayı öğretmemiz, yeme alışkanlığını değiştirmemiz lazım. Krem diye yüzüne östrojen sürenler var, 'Ama doktor da sürüyormuş diyor', bunlar yanlış. Herkese endikasyonu, ihtiyacına göre vermek lazım. Meme dokusuna yakın bölgeye östrojen sürülmez. Yüze ve boyuna sürüyorlar, boyun ve meme o kadar yakın bir bölge ki' şeklinde konuştu.

'Kişiden kişiye her şey fark ediyor'

Her tedavinin herkese uygun olmayacağının bilinmesi gerektiğini söyleyen Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ortaç, 'Bireyselleştirilmiş tedavi olmadan olmaz. Kişiden kişiye her şey fark ediyor. Östrojen olmadan istediğiniz kadar kolajen alın hiçbir zaman faydası yok. Kolajenin dokuda tutunmasını sağlayan östrojendir. Yaşam süresini düşünün, uzadı artık 80'lere geldi. Kadının önünde menopozdan sonra o kadar uzun bir dönem var ki' ifadelerini kullandı.

Ayrıca, 5-6 Haziran tarihlerinde Van'da bir otelde düzenlenen 'Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu' ile birçok konuda bilimsel sunumlar gerçekleştirilirken hekimler arası bilgi paylaşımı sağlandı.