Yani net olarak vatandaşın eline 34,23 TL geçecek.
Peki, geçmiş yıllara göre durum nasıl? Bir hesap yapalım.
5 yıl önce, 11 lira artı destekle, 5 TL ekmek fiyatıyla 2,5 ekmek alabiliyorduk bir kilogram yaş çayla.
Ama bugün, o iki buçuk ekmeği bırakın, iki ekmeğe bile ulaşamıyoruz.
Bu, bir gerçektir: Çayın alım gücü son 5 yılda neredeyse %40’lara yakın erozyona uğradı.
Hadi bunu bir kenara bırakalım, son bir yıla bakalım.
Geçen yıl bu zamanlar, 240 gram ekmek 15 TL idi, yani 230 gramı 13,5 TL’ye denk geliyordu.
Bugün ise ekmek 230 Gr. ekmek 20 TL. Yani, ekmeğin yıllık zam oranı %58 civarında.
Buna karşılık, çayın fiyat artışı %37,55’te kaldı.
Maalesef, son bir yılda çayımız yine EKMEĞE gelen zam oranına göre %25’lere varan bir değer kaybı yaşadı.
Neredeyse bu yılda bir çeyrek EKMEK kaybıyla karşı karşıyayız.
Ve unutmayalım, neden ekmek diyoruz? Çünkü biz çayı ekmek parası bildik, kutsal ekmek parası.
Dolara, Euroya, altınla kıyaslamadık , ekmek parası dedik ya. Alım gücünü Enflasyona göre en net oranda Ekmek ile karşılaştırılabilir. Biz, en az 40 lira artı destekleme beklerken, çay üreticisi olarak açıklanan fiyattan yine mutlu değiliz.
Öbür yandan STK lar yine kahinler gibi fiyatı tahmin ettiler ve tutturdular, gerçekten Kahin mı bunlar yoksa danışıklı çalışan bir yapımı anlamakta insan güçlük çekiyor.
Tabii ki özel sektörün uygulayacağı fiyat politikası ne olur geçen yıllardaki sömürü devam mi eder bunlar yine muamma.
Bu emek hirsizliğina son verecek kalıcı yasal düzenleme ( Çay Kanunu ) çalışmaları kısa zamanda başlar sorunlar ötelenmez ve kesin bir sonuca varılır temennimiz bu maalesef başka söyleyecek söz bulamıyorum.
O zaman bizde Kendimizi şöyle teselli edelim:
Bu fiyatın üzerine, beklediğimiz 7-8 liralık farkı biz Karadeniz insanı olarak Sihalara, İhalara, hatta ürettiğimiz Kıtalar arası füzeye ( YıldırımHan )'a harcadığımızı düşünelim.
Emin Kanbur / Vicdanın sesi.