Yine fatura milletin efendisi ne kesildi.

Kademeli Elektrik Tarifesi geciş ile Köylerin Görmezden Gelinen Gerçeği.

Abone Ol

Yeni yıl ile uygulamaya konulan kademeli elektrik bedeli sistemiyle, gözden kaçırılan çok önemli bir gerçek ne yazık ki ilk elektrikli faturalarıyla ortaya çıktı.

Belirli bir kilovat saat tüketiminin üzerine çıkan abonelerden devlet desteğinin kaldırılması ve elektrik bedelinin %100 tahsil edilmesi yönünde alınan bu karar, her zamanki gibi en ağır faturayı yine köy yerleşkelerin de yaşayan vatandaşlarımıza kesti.

Hani hep söyleriz ya; “Köylü milletin efendisidir.”

Ama görünen o ki uygulamalar bu sözü her geçen gün biraz daha boşa düşürüyor.

Bugün şehirlerde yaşayan vatandaşlarımız için doğalgaz büyük bir nimet.

Üstelik yaklaşık %50 oranında devlet desteğiyle ile sunuluyor.

Doğalgazın olduğu yerlerde;

7/24 kesintisiz sıcak su,

Mutfakta rahat yemek pişirme,

Kesintisiz ve dengeli ısınma

mümkün.

Bir konutun enerji ihtiyacının yaklaşık %70’i doğalgazla karşılanabılıyor. Ortalama 2.000 TL civarında bir doğalgaz faturasıyla bu ihtiyaçlar rahatlıkla gideriliyor.

Elektrik ise şehirlerde daha çok küçük ev aletleri, mutfak ekipmanları ve aydınlatma ile için kullanılıyor.

Bunun da aylık faturası ortalama 300 TL civarında. Yani şehirde yaşayan bir ailenin aylık toplam enerji gideri yaklaşık 2.500 TL seviyesinde kalıyor.

Peki ya köylerde tablo nedir?

Köy yerleşkelerinde tablo bambaşka…

Doğalgazın olmadığı köylerde;

Anlık ısınmaya dayalı elektrikli sobalar,

Sürekli sıcak su ihtiyacı (banyo, temizlik),

Mutfakta kullanılan elektrikli pişirme ve ısıtma aletleri

nedeniyle, köyde yaşayan insanlar enerji ihtiyacının %70’ini elektrikle karşılamak zorunda kalıyor.

Bu da elektrik tüketimini şehirdeki bir haneye göre zaman zaman 3 katına kadar çıkarıyor.

Son kademeli tarife uygulamasıyla birlikte, doğalgaz olmayan köy yerleşkelerinde yaşayan vatandaşların tamamı bu sistemin mağduru hâline geldi.

Bir köy evinin yıllık enerji gideri ne kabaca bakalım:

Elektrik: Aylık 2.500 – 3.000 TL’den yıllık 30.000 – 35.000 TL,

Katı yakıt (yaklaşık 4 ton kömür): 50.000 TL,

Mutfakta kullanılan 7–8 adet mutfak tüpü: 10.000 – 12.000 TL

Toplamda, köyde yaşayan bir ailenin yıllık enerji maliyeti yaklaşık 100.000 TL’ye ulaşıyor.

Oysa şehirde aynı ihtiyaçlar için yıllık enerji maliyeti 15.000 – 20.000 TL civarında kalıyor.

Şimdi sormak gerekmez mi?

Allah aşkına, bu milleti şehirlere taşımaktan bıkmadık mı?

Her yeni uygulamanın faturası neden köyde yaşayan vatandaşlarımıza kesiliyor?

Hiç kuşkusuz en temel hak barınmak tır. 500 bin yeni konut projesi taktir edilecek bir proje dir.

Şura bir gerçek ki insanları yeniden şehirlere yığmak yerine; köylerde hâlihazırda bulunan 1 milyon üzeri konutu aktif hâle getirecek projeler üretsek, gerekli destek ve sübvansiyonları sağlasak daha doğru olmaz mı?

Üstelik köyde yaşayan bir insanın ülke ekonomisine maliyeti, şehirde yaşayan bir bireye göre neredeyse %50 daha az. Çünkü sebzesini, meyvesini, bağını, bahçesini büyük ölçüde kendi üretir. Neredeyse tükettiğini üreten bir hayat sürer.

Sürekli tüketen bir toplum oluşturmak yerine;

tarım ülkesi kimliğini koruyan,

doğasıyla, toprağıyla, coğrafyasıyla barışık,

ailesiyle birlikte üreten bir toplum inşa etmek için çaba sarf etmek gerekmez mi?

Evet…

Bu soruları sormadan, bu gerçekleri görmeden yapılan her düzenleme, köyleri biraz daha sessizliğe, insanı ise biraz daha şehirlere mahkûm ediyor.

Bunu düşünmek lazım.

Uygulamaları hayata geçirmeden önce…

Not: Köyde ikamet eden elektrik faturası ile bana gelen bir dostumun bu feryadına sessiz kalmak vicdanen gerçekten vicdanen rahatsız edici bir durum.

Emin Kanbur / Vicdanın Sesi