Yüce Allah razı olduğunda, halk da hoşnut olur

Abone Ol

Bizler öncelikle yapacağımız işlerden, görevlerden, amellerden, eylemlerden, fiillerden, ibadetlerden; Yüce Allah’ın razı- hoşnut olacağını düşünerek yapmalıyız. Eğer davranışlarımızdan Yüce Allah cc. Razı- hoşnut ise; akıllı, zeki, makul, mantıklı, sağduyulu bireylerde, toplumlarda razı olur, hoşnut olur. Olmayanlar olursa, onlara iyi bir eğitim- öğretim vermeli. Tebliğ etmeli yanı hak ve hakikati anlatmalı, açıklamalı. İyi, güzel, doğru, yararlı bir eğitim, öğretim verilirse, doğruyu anlamayacak insan olmaz. Bunun içinde iyilikleri artırmalı, çoğaltmalı, yaymalı. Kötülükleri azaltmalı, engellemeli. Halkı kötülerin eline düşürmemeli. Tuzakları önleyici her türlü önlemi almalı.

Bizler hak mümin ve hakiki Müslümanlar olarak, her zaman, her işin; doğru, dürüst, yararlı, değerli, olumlu, hayırlı, sevap, olumlu olanın yanında yer almalıyız. Zaten aksi düşünülemez. Kötünün, çirkinliğin, yaramazlığın, zararlının, bozuğun, katilin, katliamcının, sapığın yanında yer alanlar, destek olanlar; yapan kadar günah, vebal alır. Zira destek vermeseydi, o zalimliği, zulmü yapma gücü, dermanı, takati, olanağı olmazdı. Terör örgütleri, devlet yöneticileri, çeteler, mafyalar, teröristler, eşkıyalar bu destek ile işlevlerini kötü yolda yürütürler!

Eylem ve davranışlar ise niyete, samimiyete göre değer kazanır, karşılık görür. İyi niyetle, samimiyetle yapılan ibadetler, davranışlar ona göre değer kazanır, ölçme ve değerlendirme yapılır. İyi niyetle ve samimiyetle yapılan ibadet, iyilik ve hizmetlerin dereceleri ona göre ödüllendirilir. Allah cc. Bu ibadet ve davranışların sevaplarını; 10 misli, 70 misli, 700 misli olarak verir. Ramazan orucunun sevabını ise daha fazla verir. Ramazan orucunun sevabının daha çok verileceği ayetlerde ve hadis-i şeriflerde açıklanmaktadır.

Müslüman önce, öncelikle ilim- bilim- bilgi, meslek öğrenmelidir. Cahil cühela çapulcudan pek bir değer çıkmadığı gibi çok zarar- ziyan verici olur. Allah cc. Bilenlerle bilmeyenlerin bir olmayacağını açıklıyor. Allah cc. Kur’ân ’da 750 ayetten fazla ayeti, bilim öğrenme, öğretme hakkında söylüyor. İlim öğrenmek en büyük sevaptır. İlim öğrenmeden; Allah cc. Bilinmez. İbadet edilmez. Kaliteli, verimli hizmetler verilemez. İslam, bir ilahi ilimdir. Ancak öğrenim ve eğitim ile öğrenilir. En hayırlı insan; ilim öğrenen ve öğreten mümindir. İnsanlara hizmet etmek, iyilik etmek, su götürmek, meyve, yemiş ağacı dikmek, tarım ve ziraat yapmak, yapmasına yardım etmek, en büyük ibadettir. Yol yapmak, hastane yapmak, dünyayı imar, bayındır, mamur etmek çok sevap işlerdir. Mescit yapmak, camii yapmak, medrese yapmak, bilim öğrenilen okullar yapmak, dini kitaplar armağan etmek, iyi evlatlar yetiştirmek, o kadar çok sevap işlerdir ki, öldükten sonra bile sevabı devam eden işlerdendir.

Yapacağınız her işi, en dinsel ve bilimsel yaparken, Allah cc. Rızasını da gözeterek, ibadet diye yapmalı ki, sevap alınsın. Aksi halde sevap alınmaz. Sadece maddi çıkar için çalışılmış olur.

Ben, hak ve hakikat merkezli öğretmenlik yapana imreniyorum.

Ben sadece aklına geldiği zaman imamlık yapana değil; öğrencide yetiştiren imama, görevini hakkıyla, layıkıyla yapan imama imreniyorum.

Ben sağlıkçılardan görevini severek yapana gıpta ediyorum.

Ben meyve, yemiş fidanı yetiştirip, satana imreniyorum.

Ben hayvancılık yapana, tarım ve ziraat yapana dua ediyorum.

Ben dünyaya hayırlı eser bırakana, Koca Mimar Sinan olanlara, içimden geldiği için imrenip, çok seviyorum.

Ben dağda, ovada, maden ocağında, denizde, karada sadece Allah cc. Rızasını kazanmak için, geçimini sağlamak, aile halkına bakmak için hakkıyla, hakkaniyetle, layığıyla çalışana dua ediyorum.

Ben, devleti ve milleti; hak hukuk doğruluk dürüstlük adalet hakkaniyet güzel ahlak edep hayâ içinde yönetenleri seviyorum.

Ben, dosdoğruyu, gerçeği yazana, konuşana, iş yapana bayılıyorum.

Ben, görevini, yükümlülüklerini en iyi şekilde yapan işçiye, memura, çiftçiye dua ediyorum. Hak hukuk çiğneyenlerden de hem bu dünyada hem ahirette şikâyetçi olacağımı, hakkımı helal etmeyeceğimi, şimdiden bildiriyorum. Ben hak hukuk çerçevesinde her zaman görevimi en güzel yapmışım. İnsanlığa hizmet etmişim. Başkalarından da bunu bekliyorum.

Bakıyorum da, devlet ve halk yöneticileri halkımızı pek taktığı yok! Böyle olunca, milletin bir kısmı da çıldırdı, zıvanadan çıktı! Haramın, suçun her biri yoğun şekilde işleniyor. Çok suç olunca da, suçlu ceza almıyor. Ya serbest bırakılıyor! Ya da adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, deniyor. Her saat başı verilen yüzlerce haber, bu gibi adi suçlarla 45 dakika sürüyor! Onlarca televizyon kanalından haberleri izlerken, acı yaşıyoruz! Ama yöneticiler bu eksikliklerden, yanlışlardan ders alıp, kendilerine çeki düzen vermiyor!

Belediyelerin yönetimi ise tamamen berbat, felaket, fecaat! Örnek verelim: Dört yıldan beri İstanbul Bş. Belediye yönetimi perişanlık! Dört yıl içinde 1825 toplu taşıma aracı kaza yaptı, yandı, çarptı, enkaza çıktı! Yolcular yaralandı, öldü! Zira taşıtlar bakımsız, sürücüler yetersiz! Bir caddeyi, parkı 4 yıldan beri bitirememiş! 640 milyar lira öylesine har vurulmuş, harman savrulmuş desek; bu bile doğru olmaz. Zira ne harman var ne de savurma! İş çığırından çıkmış! Şimdide bu yönetici CHP Genel Başkanı olmak için çabalıyor! Birkaç ay öncede Cumhurbaşkanı yardımcısı olmak için girişim içindeydi. Kıbrıs’taki, Türkleri katleden, eski papaz, sonradan Cumhurbaşkanı olan katliamcı Makarios katilin heykellerini de İstanbul’a diken, bu kişiden başka bir şey beklenemez. İstanbul halkı bunu %54 oy çokluğu ile İstanbul Büyükşehir belediye başkanı seçti.

Sadece bu değil! Pek çok İl ve İlçeye gidiyorum. Sokaklar, caddeler, parklar; onarım, tadilat, yeniden yapma amaçlı bozulmuş! Ama yapan ortada yok! Halk toz, pislik, çukur, çamur içindedir! İnsanda beyin, kalp, gönül, vicdan, insaf, düşünce, kendini sorgulama, başkasının mağduriyetini, yoksunluğunu görme olmalı. İnsan kendini de otokontrol edip, eleştirmeli, sorgulamalı.  Yapacaksan, boz ve yap! Yapamayacaksan, bozma! Yapacağın işin, önceden stratejik planlama, programlama, tasarlama, projelendirmesini yap! İşe, göreve öyle başla! Bozuk, çürük, berbat rejim insanların sadece kendini değil ruhlarını da bozmuş. Bu işler ancak ve sadece insanların iyileşmesi, düzelmesi ile düzelir. Sistem yeni baştan sil baştan yapılmalıdır. Bu rejim imamları, ilahiyatçıları, Müslümanları da bozdu, haşat etti!

Ülkemizde her yıl 2 bin ile 3 bin arasında yangın çıkıyor demiyorum; çıkarılıyor! Yangınların %90’dan fazlası insan kaynaklıdır. 2023 yılında sadece Bolu’da yıldırım düşmesi sonucu yangın çıktı. Çam ormanları yakılıyor! Devlet yine çam fidanı dikiyor. Yahu sen ormanları koruyamıyorsun. Bari yanmasını önle, engellemek için yol ve yöntemi değiştir. Çam sadece kerestesinden yararlanılıyor. Ülkemizde geçen yıl aynı anda 400 yangın çıkarılmıştı. Brezilya da 1700 orman yangını aynı anda çıkarılmıştı. Rusya, ABD, Avustralya, Brezilya, Kanada, Afrika’da çıkan yangınlar 3 ay sürmüştü. Yangın için uluslararası yardım çağrısı yapılmamıştı. Brezilya Devlet Başkanı demişti ki; orman olan ülkelerin hangisi kalkınmış! Brezilya Amazon yağmur ormanlarının yanmasına göz yummuştu!

Ben diyorum ki; Çam fidanı dikmeyelim. Meyvesinden, yemişinden yararlanacağımız ağaçlar dikelim. O bölgede yetişebilen, verimli ağaç fidanları dikelim. Yangına da dayanıklı olsun. Örneğin: Çam ağacının olduğu çoğu yerlerde zeytin ağacı yetişebilir. Ama zeytin ağacı da yanmaya çok elverişlidir. Aralarına ceviz ağacı dikilebilir. Üzüm fidanı dikilebilir. Kızılcık dikilebilir. Kestane dikilebilir. İncir – yemiş dikilebilir.  Susuz yetişebilen ağaçlar dikile bilinir. Yanı bunun her bölge, İl, İlçe için ayrıca araştırması yapılmalıdır. Çam ormanlarının yanmasıyla sadece ağaçlar yanmamaktadır. Köyler, kentler, tarım alanları, hayvan çiftlikleri, turistik alanlarda yanmaktadır. Sonra devletimiz doğal afet diye zararı, bizlerin cebinden ödemektedir.

Biz Türkler mezarlıklara bile çam dikmeyiz. Çam yerine Selvi ağacı dikeriz. Bir emek verdiğinde, pek çok yararını görmelisiniz. Benimde, kardeşlerimin de birer dekar bahçemiz vardır. İçinde üçümüzün de hiç meyvesiz, yemişsiz ağaç yoktur. Her birimizin bu bir dönümlük bahçesinde en az 30 çeşit meyve, yemiş ağacı bulunmaktadır. Aklı, beyni doğru kullanmalı.

Deprem ve sellerde de böyle olmaktadır. Hiçbir mimari, mühendislik hizmeti almadan, kaçak, izinsiz apartmanlar yapılıyor. Deprem olduğunda kentler çöküyor! Sonra devlet yenilerini milletin emekli aylığından yapmaya çalışıyor.

İnsanlar izinsiz dere yataklarına konut yapıyor. İş sahası yapıyor. Sonra millet ceremesini çekiyor. Bu kafasızlıkla devam edilirse; ne devletimiz kalkınır ne de milletimiz refah, huzur, mutluluk görür.

Ölümünüzden sonra sizlere sevap, ecir getirecek bir hayırlı evlat, eser, yapıt, sadaka, ilim bırakınız. İflas etmiş, perişan durumda dünyadan göç etmeyiniz.

Vakit namazları ve farz olan namazları vaktinde mutlaka, muhakkak kılınız. Gaflet ve sapkınlıkta kalıp, Allah’ın emrine zıt davranışta bulunmayınız.

Camii ve mescitlere, İslam cemaatine devam ediniz. Günümüzdeki parti, grup, cemaat, tarikatlara ayrılıp, birbirine düşmeyiniz.

Her zaman önder, lider, örnek olunuz.

İslam, Müslüman gibi yaşayınız. Bazen ezan okuyunuz. İslam dinini yayınız. Ama cemaatçi, tarikatçı, hizipçi duruma düşmeyiniz. İslam dinin evrensel anlayışından ayrılmayınız.

Yüce Allah’ın yapmamız farz olarak emrettiklerini öğrenip yerine getirelim.

Yüce Allah’ın haram- aysak kıldıklarını öğrenip, mutlaka ama muhakkak kaçınalım.

Her zaman İslam, Müslüman ilkelerine, kurallarına uygun yaşayalım. Ama ham sofi biçiminde Müslüman olmayalım. İlim ile bilim ile bilgiyle hareket edelim. Cahillerden olmayalım.

İslam dinin emrettiği farz, sünnet, vacipleri, ek ibadetleri eksiksiz öğrenip, yapalım.

Müslümanlara selam verelim. Selam demek; barış, huzur, mutluluk, esenlik, rahatlık dilemektir.

Hac yapalım. Hac yapamıyorsak, umre yapalım.

Ramazan orucu tutmak farzdır.

Zekât vermek farzdır.

Zikir etmek farzdır.

Cuma namazı kılmak farzdır.

Yani bunları yapmadan, Müslüman olmak, ham, olgunlaşmamış meyve, yemiş gibidir. Pek hoş olmaz, tat, zevk, keyif vermez.

İnsanlara faydalı- yararlı olalım. Ama en önce aile halkımızdan başlayalım. Merkezden çepere doğru açılalım.

Sakin ha! Mümin ve Müslümanlara yakışmayan, benzemeyen iş, işlem, muamele içine girmeyelim. Bugün Müslümanlık adı altında her türlü sapıklık, sapkınlık, serserilik, bozukluk, afet, zarar- ziyan yapılmaktadır. Katliamcı papaz heykelleri dikenden tutunda, bölücü katliamcı katillerle birlikte hareket eden milyonlarca münafık, zilletli, illetli vardır. Onlara ne benzeyelim ne de destek verelim. İnancımız bu gibi sapkın sapıklıkları reddeder.

İnsanların iyiliğine, hayrına işlerde bulunalım. En hayırlı mümin; insanlara yararı dokunan Müslümandır.

Kur’an’ı öğrenen ve öğreten en hayırlı Müslümandır.

 Eşine en iyi davranan, çocuklarıyla ilgilenen, en iyi Müslümandır.

Hayır, iyilik, sevap, ecir almak için öncelikle mümin ve Müslüman olmalı. Müslüman olmayanların hayrı, iyiliği, sevabı olmaz. Allah’ı, dinini, peygamberini sas. Tanımayanlar; âlemlerin rabbi olan Yüce Allah’tan sevap, ecir bekleyemez.

Müslüman her hali ile şükreden, hamt eden olmalıdır.

Müslüman, akıllı, zeki, uyanık, dikkatli, önlemli, öngörülü, ileri görüşlü, tedbirli olmalı. Olmazsa, her yıl yaklaşık 2 bin, 3 bin ormanı yangını çıkaran satılmış, satın alınmış alçak kahpeler olur!

İnegöl’de 8 kereste, mobilya fabrika yangını devam ederken, tüm bölge itfaiyesi havadan, karadan söndürme yapmaktadır. Fabrika içinde kimyasalların olduğu yerde kaynak yaparken, yangın çıktı! Konutlar, işyerleri, fabrikalar birbirine o kadar yakın olmamalı.

İstanbul- Bayrampaşa’da işyerleri yanmaya devam etmektedir.

Haydarpaşa tarihi gar binası da çatıda kaynak yaparken, yanmıştı!

Bir İlde geçen yıl 70 kadar fabrika elektrik kontağından yanmıştır! Zira elektrik tesisatı hiç kontrol edilmemekte, yenilenmemektedir. Yangın tüzüğüne uygun hareket edilmemektedir.

Ormanların PKK ve hainler tarafından yakılmasına ses çıkarmayan halkımız, maden çıkarma girişimi olduğunda, engelleme yapılmaktadır!

İnsanların bunca kötü, zarar verme, ziyan ettirme, çirkin davranma durumuna ülkemizde ve tüm dünyada gelmesi; devletlerin uyguladıkları politikalar sebebiyle olmuştur. Hala kötüleştirme politikaları uygulanmaktadır. Bu kötüleşme iç ve dış müdahaleler ve eğitim- öğretim, kültür politikalarıyla yapıldı.

İnsan, Karadenizlinin dediği gibi; lahmi, laho, süfeha, akılsız olmamalı. Olursa, başı beladan, dertten, felaketten kurtulmaz.

Bu akılsız başlarda işleyen beyin olmadığı için söylenenlerde fayda- yarar etmemektedir.

Haram, helal, çirkin, kötü, zararlı, ziyan veren, mekruh, günah, sevap gibi dini kavramlar dikkate alınmadığında, insanların dünyada yaşama şansları yok olacaktır! Bugün dünya nüfusu 8 milyar geçti. Bunun %20 akdarının adı, sanı Müslüman ama gerçek anlamda İslam dostu olanlar, %10 bile etmez! İnsanlar birbirini silahlarla öldürürken, katlederken; şimdi robot, robotik, yapay zekâ alanında hızla gelişmeler yapılmaktadır. İnsansız makinelerle insanlar birbirini yok edecek. İnsanlar birbirini yok ederken, diğer canlılarda ölecek! Hayvanlarda akılsız, zekâsız, beyinsiz canlılar bin yıl yaşayabilmektedir. Ama akılsız insanların bir yıl bile yaşama şansları yoktur.

Evrenin yaratılmaya başlaması 13,8 milyar yıl tahmin ediliyor. Dünyanın yaratılması ise 4,5 milyar yıl tahmin edilmektedir. İnsanın yaratılmasının 300 bin yıl olması tahmin edilmektedir. Ancak insan iskeleti olarak 200 bin yıl öncesine iskeletler bulunmuş. 300 bin yıl içinde insanların doğaya verdiği zarardan daha çok son 250 yılda doğaya zarar- ziyan verildi.

Helal, haram, günah, sevap kavramlarına artık Müslümanların da çok büyük çoğunluğu dikkat etmemekte, uymamaktadır. Hak hukuk doğruluk dürüstlük hakkaniyet güzel ahlak edep hayâ yardım etme, koruma, esirgeme, bağışlama yapılmamaktadır. İnsan artık çıldırmıştır. “Çılgın Türkler” adı ile kitap yazıldı. Çok sattı! Akıllı Türkler, denseydi pek satılmazdı. Çünkü kendini akıllı sananlar pek okumamaktadır. Kötülerin uşağı, kölesi, tutsağı olmaktadır.

İnsanlar gençliğinden itibaren çok bilgili, bilinçli, sorgulayan olmalı. Hakk’a yönelmeli. Allah cc. Rızası için çalışan pek yok! Hep çıkar- menfaat, emek, alın teri dökmeden para elde etme peşinde koşulmaktadır. Ülkemizde 1,800 taneden fazla televizyon ve radyo yayını yapan kanal, istasyon var. elli taneden fazla ulusal gazete var. Çoğusu hep adi, alçak, kahpe, kalleş olaylardan söz etmektedir. Ülkemizde 4 milyon ruhsatlı silah, 40 milyon kadar da kaçak silah olduğu söyleniyor. Bunun için her yıl 4 bin kadar kişi silahla yaralanıyor. Devlet vatandaşını koruyamadığından, herkes kendi canını koruma derdine düşmüş! Çok eleştirmek, sorgulamak istemiyorum. Sosyal medyada kısıtlamalara neden oluyorum. Benim yazdığım bu yazılarım sosyal – sanal- dijital medyada yayınlanıyor.

Oysa insan, mümin, Müslüman dediğin; dosdoğru, dürüst, güzel ahlaklı, edepli, hayâ- ar- utanma sahibi olmalı. Herkese hak ettiğini vermeli. Hak hukuk asla çiğnememeli. Ailesine, akraba, komşusuna, arkadaşlarına, çevresine, her canlıya sahip çıkmalı. Yetimi, güçsüzü korumalı. Bugün tüm dünyada zayıflar, güçsüzler, yetimler, öksüzler bilerek ezilmektedir. Yoksullar daha da yoksul edilmektedir. Bir örnek verelim: “ 2002 yılında ülkemizde 13 bin fabrika vardı. Bunun 3500 tanesi ekonomik kriz yüzünden çalıştırılmamaktaydı. Şimdi 76 bin fabrika var. Hepsi çalışmaktadır. Ama emekli hala bir İlçede bile kiraya oturamaz duruma düşürülmüştür. Asgari ücret ile sadece kira verilememektedir.”

İyilikler artırılamamaktadır. Kötülükler engellenmektedir. Benim yazılarım ve paylaşımlarım 6 yıldan beri sosyal medyada yayınlanmaktadır. Sadece doğru, gerçek yazdığım için 23 defa engellendim. Allah cc. Yazarken bile müdahale edildiği oluyor. Bu ülkede sadece İslam dinin öğrenilmesi, yaşanması yasak değildir. Allah cc. Demek bile yasaktı. Müslümanlar hala çok zahmetli, zor günler geçirmektedir. Pek çok kıta hala emperyalistlerin sömürüsü ve baskısı altındadır. Emperyalistler güç birliği, işbirliği yapıyor ama zayıflar güç birliği yapmak şöyle dursun; birbirine düşürülüyor.

Türkiye’miz, emperyalistlerin sömürdüğü ülkelere, 160 ülkeye sürekli yardım yapıyor. Hibe yardım yapıyor. Ama biz artık acınacak hale düştük. Sadece Diyanet vakfı 2023 yılında 745 bin hisse kurban kesip, 35 milyon kişiye dağıttı. Yüzlerce diğer yardım derneklerimizde ayni yardımı yapıyor. Avrupa, Amerika ülkelerinin etrafına duvarlar çekiyor. Biz ise emperyalistlerin sömürdüğü, savaş, çatışma çıkardığı ülkelerin insanlarını göçmen olarak ülkemize alıyoruz. Ülkemiz ekonomik olarak da çökme noktasına geldi. Yeterli konut olmadığından kiralar ve konut fiyatları 10 kat arttı. Buna da bir örnek verelim: “ 2021 yılı haziran ayında Karamürsel İlçesinde, yepyeni bir daire komşum tarafından 475 bin liraya satın alındı. Aradan bir yıl geçti. Aynı daireler 1,5 milyon oldu. 2023 yılı haziran olunca da 3,5 milyon liraya çıktı. Yanı tam 2 yılda konut fiyatları 7 kattan fazla arttı. Aylıklar ise ancak 1,5 kat arttı. Bunun nedeni konut üretememek, yabancılara konut satmak, göçmen kabul etmektir.”

Eğer yol, yöntem, gidişat yanlış olursa, devlette ve toplumda düzen, nizam, intizam sağlanamaz. Artık 2002 yılından beri iktidar olan hükumet, 2018 yılından beri toplumu ve devlet işlerini denetleyemiyor, kontrol edemiyor. Yanı tam 5 yıldır piyasa bozulmuş. Ahlaksızlık etkisini kaos, kargaşa, şiddet olarak göstermesini artırmış. Ama bu aziz milleti devlet bozdu. Emperyalistlerin katkısı ve dayatması ile bozdu. Bozulma 1968 yılından beri hızlı bir şekilde bozuluşunu artırmaktadır. Kötülüğe hem kendi devletimiz hem de yabancı ülkeler her türlü yardımı, katkıyı, dayatmayı yaptı. Ahlakı girişimler önlendi. Hatta yaşam hakkı ihlal edilerek yapıldı. İslam öğrenimi, eğitimi, yaşantısı yasaklandı. Bu 200 yıldır böyle yapıldı.

Ama biz ümitsiz, umutsuz olmamalıyız. İyiliğe, hayır yapmaya, gelişmeye, düzelmeye, gayret etmeye, iyileşmeye devam etmeliyiz. Paramızın bir kısmını hayır işlerinde kullanmalıyız. Aşırılık- gerilik yapmadan, orta- vasat yol izleyerek; hak hukuk adalet dürüstlük hakkaniyet güzel ahlak yolunda bilimle, din- iman ile çalışmalıyız. Umutsuzluk asla olmamalı. Uyuşukluk da hiç olmamalı. Bu müminlerin uyuşukluğundan kaynaklandı.

Biz her işimizi en doğru, en dosdoğru yapmak zorundayız. İnancımız bize bunu emreder. Devletler her yönüyle emperyalistlerin kontrol ve denetimine geçti. Siyasi partiler ve siyasi partilerden seçilen belediyeler; kendilerine kalabalık kazandırmak için milyarlarca lira para harcıyor. Bunu doğrudan ve reklam olarak veriyor. Terör uzantısı siyasi partiler ise, belediyelerin halka hizmet olarak harcaması gereken parayı silahlı terör örgütlerine gönderiyor. Devlet adaleti yeterince işlemediğinden pek çok suç böylece işleniyor. Kapitalistler sömürüyor, çalıyor. Halk böylece sürekli yoksullaşıyor. Bütün bu yasa dışılığın ceremesini halkın zayıf kesimleri çekiyor.

Hiçbir zaman emanet ehline verilmedi. Ehli dediğimizde, sadece uzman kişi olarak anlamamalı. Güvenilir, emanete sahip çıkıcı olmalı. İffetli, namuslu olmalı. Milli, manevi değerlerine sadakatle bağlı olmalı. İhanet eden, hain olmamalı. Gözünü, elini, kendini haram ve günahtan korumalı. Başkalarına eza, cefa, kötülük yapmamalı. Hak hukuk korumalı. Sadece müminlere değil mümin olmayanlara da iyi davranmalı. Her canlıya güzel davranmalı. Kul hakkına dikkat etmeli. Allah cc. İçin gözden yaş akıtabilmeli.

Mümin ve Müslüman sıfatlı, özellikli, nitelikli, nicelikli olmalı. Hak hukuk doğruluk dürüstlük adalet güzel İslam ahlakı, edep, adap, hayâ- ar- utanma, en güzel muamele etme gibi binlerce İslam ilkesini, kuralını, bilimsel yol ve yöntemlerle yaşama uygulamalı. Ham sofi olmamalı. Günümüzde sözde Müslümandır ama bilimden nasiplenmemiştir. Bu tiplerden pek yarar gelmez.

 Okumuştur ama dinden- imandan habersizdir. Bundan da sadece ağırlıklı olarak zarar- ziyan gelir. Biz ne diyoruz. İlim- bilim- doğru ve yararlı bilgi, Allah cc. Katındandır. Allah’ın ilim, âlim sıfatının sonucudur. Her ilme- bilime – yararlı bilgiye sahip olmalı. Yaşam tarzı yapmalı. Aklı, zekâyı; dosdoğru, iyi, güzel, yararlı, mantıkla, makul, sağduyuyla birlikte kullanmalı. Bir işten zarar- ziyan görülüyorsa, eleştiri, sorgulama yapmalı. Ortak akılla sorun tespit edilip, en dosdoğru işlem yapılmalı. Kurtuluşa böylelikle iki âlemde erişilir, inşallah.