Yeni Rota Grubu ile. Handüzü Çağrankaya Kevüt Yaylalarında Unutulmaz Bir Hafta Sonu

Bugün yine ilimizin eşsiz doğal güzelliklerini görmek, temiz yayla havasını ciğerlerimize çekmek ve Karadeniz'in büyüleyici manzaralarını doyasıya yaşayabilmek için yollardaydık.

Abone Ol

Yeni Rota Grubu olarak belirlediğimiz bu haftaki güzergâh, Rize'nin merkez ilçesine yakın yaylalarını kapsıyordu.

Dört kişilik ekibimiz; kaptanımız Ramazan Usta, öğretmen arkadaşımız Hüsamettin Kaymakçıı, grubumuza yeni katılan Ali Çemberci Temelci ve ben olarak sabah erkenden yola çıktık. Hedefimiz, il merkezinden yaklaşık 75-80 kilometre güneye, Kaçkar Dağları'nın eteklerine kadar uzanan eşsiz coğrafyayı adım adım keşfetmekti.

İlk olarak Güneysu ilçemizde son ihtiyaçlarımızı karşıladık. Ardından Katarata Şelalesi'ni ziyaret ederek Asmalıyırmak Köyü üzerinden yeni açılan yoldan Handüzü Yaylası'na ulaştık. Burada kısa bir mola vererek doğanın sunduğu güzellikleri fotoğrafladık.

Sonraki durağımız, Rize'nin adeta kavşak noktası olan Çağrankaya Yaylası oldu. Burası; İkizdere, Merkez, Çayeli (Senoz Vadisi) ve Çamlıhemşin yollarının kesiştiği önemli bir yayladır. Ancak burada bizi en çok üzen şey, yaylanın yıllarca simgesi olan ahşap ve otantik mimarinin büyük beton yapıların arasında giderek yok olmaya yüz tutmuş olmasıydı. Yayla kültürünün en önemli miraslarından biri olan bu mimarinin korunması gerektiğine bir kez daha şahit olduk.

Kısa ziyaretimizin ardından rotamızı Kevut Yaylası'na çevirdik. Kilise Kayaları'nın eşsiz manzarasını geçerek Kevut Yaylası'na ulaştık. Akşam konaklamamızı, Hızır Reyhanoğulları tarafından yaptırılan yayla camisinde gerçekleştirmek üzere aracımızı park ettik.

Burada bizi çok güzel bir sürpriz bekliyordu. Eski siyaset yıllarından dostum İsmail Reyhanoğlu bizi görünce büyük bir sevinçle karşıladı ve evine davet etti. Değerli yengemizin tamamen doğal yayla ürünleriyle hazırladığı sofrada tereyağı, peynir, yoğurt, bal, kaymak ve kendi yaptığı köy ekmeğiyle unutulmaz bir misafirperverlik yaşadık. Çaylarımız eşliğinde eski günleri yad ettik, hasret giderdik.

Bu güzel ev sahipliği için ekip arkadaşlarım adına İsmail Reyhanoğlu ve ailesine gönülden teşekkür ediyorum.

Geceyi yayla camisinde matlarımızı serip uyku tulumlarımızla geçirdik. İbadet, sohbet ve huzur dolu bir gecenin ardından sabah kahvaltımızı caminin avlusunda, eşsiz yayla manzarası eşliğinde yaptık.

Asıl hedefimiz daha da güneye ilerleyerek Ezder ve Ardıç Yaylaları'nı ziyaret etmekti. Ancak yol üzerinde karşılaştığımız yaşlı bir yayla sakini bizlere önemli uyarılarda bulundu. Bu yıl mevsimin yaklaşık bir ay geciktiğini, Temmuz ayının başı olmasına rağmen otların yeni yeşermeye başladığını, yüksek kesimlerde hâlâ kar bulunduğunu ve sis ile yağmurun yolculuğu zorlaştıracağını söyledi.

Gerçekten de hava şartlarını ve yol durumunu değerlendirdiğimizde bu uyarının ne kadar yerinde olduğunu gördük. Güvenliği ön planda tutarak Ezder ve Ardıç Yaylaları'nı bir başka rotaya bırakıp geri dönme kararı aldık.

Dönüş yolunda yine Handüzü, Çağrankaya, Kilise Kayaları ve diğer duraklarda fotoğraf ve video çekimleri yaparak doğanın tadını çıkardık. Pazar günü saat 17.00 civarında Rize merkeze ulaştığımızda, iki güne sığdırdığımız bu yolculuğun hafızalarımızda unutulmaz anılar bıraktığını bir kez daha hissettik.

Yeni Rota Grubu olarak amacımız yalnızca gezmek değil; Rize'nin doğal ve kültürel zenginliklerini tanımak, tanıtmak ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlamaktır.

Bir sonraki rotada yeniden buluşmak dileğiyle...

Emin Kanbur / Doğa fotoğrafçısı