banner468

EKONOMİ KİTAPLIĞI - Parahistoria - Faiz / Sümer'den Siber Dünyaya

Faiz kavramının çeşitli uygulamalarla geçmişten bugüne olan yolculuğunu anlatan Parahistoria Faiz / Sümer’den Siber Dünyaya yayınlandı. Demirören Haber Ajansı () Ekonomi Müdürü ve Yazar Osman Şenkul’un kaleme aldığı ve paranın tarihinin...

11 Ocak 2020 Cumartesi 11:43
EKONOMİ KİTAPLIĞI - Parahistoria - Faiz / Sümer'den Siber Dünyaya
Faiz kavramının çeşitli uygulamalarla geçmişten bugüne olan yolculuğunu anlatan Parahistoria Faiz / Sümer’den Siber Dünyaya yayınlandı.
Demirören Haber Ajansı () Ekonomi Müdürü ve Yazar Osman Şenkul’un kaleme aldığı ve paranın tarihinin anlatıldığı Parahistoria’nın ardından, paranın da ötesinde “ödünç alıp verme piyasalarının, onların arkadaşındaki düşünsel, etik ve inanç bazlı oluşumların ve günümüze ışık utan sonuçlarının tarihsel ve güncel kapsamlı bir tarama ve incelemesinin” okuyucuya sunulduğu Parahistoria Faiz / Sümer’den Siber Dünyaya Scala Yayıncılık’tan çıktı.
Önsözünü Prof. Dr. Mehmet Emin Karaaslan’ın yazdığı ve editörlüğünü Ahmet Necdet Öğütçü’nün yaptığı Parahistora Faiz / Sümer’den Siber Dünyaya, özel mülkiyetin ortaya çıkmasıyla oluşan ödünç alıp verme ve faiz kavramlarının Mezopotamya’dan günümüze çeşitli uygarlıkların uygulamaları kapsamında ele alınıyor.
Mehmet Emin Karaaslan Parahistora Faiz / Sümer’den Siber Dünyaya’nın önsözünde, “Bu kitabın konusu alışverişin, mal ve hizmet piyasalarının evrimi ve fiyat oluşumu değil, daha özgül; özel mülkiyetin ve çeşitli şekillerde uzmanlaşmış iş kolları ve mal/hizmet piyasalarının gelişmesine paralel olarak oluşan ödünç alıp verme piyasalarının, onların arkasındaki düşünsel, etik ve inanç bazlı oluşumların ve onların günümüze ışık tutan sonuçlarının tarihsel ve güncel, kapsamlı bir tarama ve incelemesi” tanımını yaptı ve şunları yazdı:
"Kendi kendine yeterli olan ve insanların birbirini yakından tanıdığı komünâl ekonomilerden, piyasa ekonomisine geçişte kardeşlikten, ötekiliğe (brotherhood-otherhood) doğru bir kültürel evrim de gerçekleşti.
"Ötekilerle ilişkin, sosyal geleneklere dayalı ilişkiler olmaktan çıkıp, karşılıklı olarak saygı gösterilen ticari değerlere dayalı iktisadi ilişkilere dönüştüğü ölçüde iktisadi insan ortaya çıkar.
"Örneğin Yahudiler, borç ilişkilerinde kendi kabile üyelerinden, yani kardeşlerinden, faiz talep edemezken, ötekilerden bunu beklerlerdi. Zaman içinde giderek daha fazla ilişki kardeşlerle değil, ötekilerle gerçekleşmeye başladı: Faiz kökleşti ve normalleşti.
"Toplumsal güç ilişkileri ile eklemlenen, güç kazanan ve büyüyen düşünceler, zaman içinde ana akım tutuculuğunun parçası olurlar ve yeni nesillere aktarılırlar.
"Ekonomik düşünce evrildikçe, en kolay anlaşılan ve sevilen düşünceler, ana akım tarafından sürekli gündemde tutulan ve propagandası yapılan düşünceler olarak ortada dolaşırlar.
"Dolayısıyla iktisadi bir teori, kavram veya kurum hakkında gerçekleri öğrenmek istiyorsak geriye dönüp hâkim ortodoks düşüncenin ve rakip diğer görüşlerin tarihine ve evrimine göreceli bir yaklaşımla bakıp sormamız gerekir: Gerçekte ne olmuş, düşünsel, sosyal ve siyasal olarak neler yaşanmıştır?
"Usta ya da çömez, ekonomiye, politik ekonomiye, tarihe, siyasete, inanç sistemlerine ve bütün bunların karşılıklı etkileşimine ilgi duyanların keyifle okuyacakları disiplinler arası olduğu kadar kültürler arası bir çalışmadır elinizde tuttuğunuz."
Kitabın, "Sümer’den siber dünyaya" bölümünde de şöyle deniliyor:
"Kimine göre, 'paranın fiyatı' olarak tanımlanan faiz, para ve para benzeri araçlar ile birlikte insanlığın karşısına çıktığında, daha çok yerel üretim ve hasat gelişmelerine bağlı olarak, mevsimsel ya da yıllık bazlarda ve çoğunlukla sözlü olarak belirleniyor ve en çok kil tabletler ya da benzeri araçlarla kayıt altına alınıp, uygulanıyordu.
"Dijital teknolojilerin baş döndürücü hızla geliştiği günümüzde ise, artık faizler, küresel düzeyde belirleniyor, bazen saniyeler ve daha kısa sürelerle ölçülebilen vadelerde geçerli olup, aynı hızda değişebiliyor. Hızla, dijitalleşen para, kavram olarak varlığını sürdürdükçe, parayla birlikte insanlığın önüne çıkan faiz de bizimle birlikte olmayı sürdürecek ve paranın metal, kâğıt, dijital olarak varlığı sonlandığı ve bilanço satırlarından da silinerek yok olduğu zaman, faiz de insanlık için yalnızca tarihsel bir etken olarak kalacak.
"Yeryüzündeki varlığının son birkaç bin yılını kapsayan çok kısa bir bölümünde insanlık ile bir arada olan paranın, yalnızca bu özelliği dahi, bizim için yaşamsal bir niteliğinin olmadığını gösteriyor. Bu nedenle, insanlık tarihinde, kendisi için yaşamsal olmayan pek çok olgu, etken gibi, para da yanına faiz ve diğer tüm türevlerini yanına alarak sonsuzluğun içinde yok olup gidecek.
"Bu yok oluş süreci için bugünden bir kestirimde bulunmak neredeyse olanaksız olsa da, plastik kartlardan, kare kodlara, radyo dalgalarından, blockchain (blokzinciri – kripto para) sarmalına kadar, kılıktan kılığa giren paranın, yaşam mücadelesinin ivme kazanmasına tanık olmayı, bu sürecin çok da uzakta olmadığının kanıtı olarak göstermek, ütopik bir yaklaşım olmasa gerek." (Fotoğraflı)
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.