Balıkçı kadınların zorlu yaşamı

KONYA'nın Beyşehir ilçesinde kadınlar, her gün eşleriyle birlikte, gölde balık tutup, aile ekonomisine katkı sağlıyor. Sabah erken saatlerde güne başlayan kadınlar, evlerinde besledikleri hayvanların bakımını yapıp, çocuklarına kahvaltı...

10 Kasım 2019 Pazar 12:08
Balıkçı kadınların zorlu yaşamı
KONYA'nın Beyşehir ilçesinde kadınlar, her gün eşleriyle birlikte, gölde balık tutup, aile ekonomisine katkı sağlıyor. Sabah erken saatlerde güne başlayan kadınlar, evlerinde besledikleri hayvanların bakımını yapıp, çocuklarına kahvaltı hazırlıyor. Kadınlar daha sonra tarladaki işlerini yapıp, göle açılarak, balık tutuyor.  
Türkiye’nin en büyük tatlı su göllerinden Beyşehir Gölü’nde; levrek, Çin sazanı, Beyşehir sazanı gibi balık türleri bulunuyor. 650 bin metrekare yüz ölçümüne sahip gölde kayıtlı 461 kayıkla balıkçılık yapılıyor. 2018 verilerine göre, göldeki balıkçılıkla Beyşehir’e yaklaşık 2 milyon liralık katma değer sağlandı. Beyşehir Gölü’nde erkeklerin yanı sıra kadınlar da balıkçılık yapıyor. Çoğu eşleriyle birlikte ‘Vira bismillah’ deyip, göle açılan yaklaşık 20 kadın, başarıyla bu işi sürdürüyor. Günde yaklaşık 40’ar kilo balık tutan kadınların, eşleriyle birlikte toplam kazancı da 2- 3 bin lirayı buluyor. 
Yaklaşık 15 yıldır eşiyle birlikte balıkçılık yapan Necla Erdoğan (44), hem çiftçilik hem balıkçılık hem de annelik yaptıklarını belirtti. Erdoğan, şunları söyledi:
''Sabah kalkıyoruz kahvaltımızı yaptıktan sonra ahıra iniyoruz, oradaki hayvanlara bakıyoruz. Onları sağıp, otlatmaya gönderiyoruz. Daha sonra göle çıkıyoruz, ağımızı atıyoruz. Balık çıkarsa topluyoruz, çıkmazsa ağı tekrar göle serip geliyoruz. Bu arada ekin ekiyoruz, çiftçilikte var. Gölden geldiğimizde ekin ekiyoruz, yardım ediyoruz. Yapılacak her işi yapıyoruz eşlerimize yardımcı oluyoruz.''
5 yıldır balıkçılık yapan 20 yaşındaki Ümmü Gülsüm Erdoğan, annesi Necla Erdoğan gibi sabahın ilk ışıklarında göle açıldıklarını belirterek, ''Burada ağımızı serdikten sonra geri geliyoruz ve günlük işler başlıyor ev işleri ahırdaki hayvanlara bakıyoruz. Daha sonra bağ bahçe işleri var, ekim biçim onlarla uğraşıyoruz. Yaptığımız balıkçılık kolay bir meslek değil. Kış aylarında havaların soğumasıyla katlanmak daha zor oluyor. Genelde zor olduğu zamanlar fırtınalı havalar, karlı soğuk havalar oluyor; ama balıkçılığı severseniz tüm bu zorluklar kalkıyor'' diye konuştu. 
Balıkçılık yapan İbrahim Erdoğan (41), kadınların erkeklere yardımcı olmasından dolayı mutluluk duyduğunu söyledi. Erdoğan, ''Burası bir balıkçı köyü. Balıkçı köyü olunca, köy işleri ve bir sürü işlerimiz var. Eşlerimiz ve ailedeki kadınlar, bizlere de yardımcı oluyor. Sabahın ilk ışıklarında balığa beraber çıkıyoruz. Daha sonra köy işleri var. Rutin olarak tarla bağ bahçe işleri yapılıyor. Hep birlikte yardımlaşıyoruz. Kadınlarımızın yükü ağır, balıktan geldikleri zaman çocukların bakımları, evlerin temizlikleri falan var. Onlar için ayrı bir çaba harcıyorlar. Aile bütçesine katkıda bulunmak için balıkçılık yapıyorlar. Çünkü balıkçılık zor bir iştir. Göle çıktığımızda bize çok büyük katkıları oluyor. Yanımızda bir yardım edenin olması ve bunun aileden biri olması daha güzel'' diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.