Türk savunma sanayisinin öncü firmalarından olan ASELSAN, yayımladığı 'Mühendislerin Kaleminden Stratejik Bakış' makalesiyle geleceğin harp sahasına ışık tuttu. Çok alanlı harekat konsepti, platformdan bağımsız güdüm teknolojileri ve sürü kabiliyetinin öne çıktığı makalede yerli mühimmatların uluslararası testlerde sergilediği tam isabet başarısı vurgulandı. Mühendisler, güdüm sistemlerinin taktiksel kazanımları nasıl stratejik güç çarpanına dönüştürdüğünü ve geleceğin otonom harp konseptlerini kaleme aldı.

Türk savunma sanayisinin öncü kuruluşlarından olan ASELSAN, 'Mühendislerin Kaleminden Stratejik Bakış' başlıklı makalesiyle yarının muharebe alanını şekillendirecek kritik teknolojileri gözler önüne serdi. Makalede yerli mühimmatların uluslararası testlerde sergilediği tam isabet başarısı vurgulandı. Mühendisler, güdüm sistemlerinin taktiksel kazanımları nasıl stratejik güç çarpanına dönüştürdüğünü ve geleceğin otonom harp konseptlerini kaleme aldı.

Makalede, modern harp ortamı, kara, hava, deniz, uzay ve siber alanların eş zamanlı olarak entegre edildiği çok alanlı harekat (Multi-Domain Operations - MDO) anlayışı doğrultusunda şekillendiği belirtildi. Aselsan, bu yeni harp ortamı yoğun sensörlerle donatılmış, veri merkezli bir yapıya sahip olup bilgi üstünlüğünü temel belirleyici unsur haline getirdi. Aynı zamanda insansız, yarı otonom ve tam otonom sistemlerin giderek artan rolü, operasyonel esneklik ve risk azaltımı sağladığı ifade edildi.

Makalede, elektronik harp kabiliyetleri ve spektrum üstünlüğü, muharebe sahasında belirleyici bir avantaj unsuru olarak öne çıkarken hız, adaptasyon yeteneği ve karar çevriminin (OODA Loop) etkinliği operasyonel başarının temelini oluşturuyor. Bu dönüşüm, klasik platform merkezli harp anlayışından uzaklaşılarak ağ merkezli ve etki odaklı bir harp konseptine geçildiğini açıkça ortaya koyuyor. Doktrinsel dönüşüm süreci, harp anlayışında köklü bir paradigma değişimini beraberinde getirdi. Geleneksel yaklaşımda platform üstünlüğü ön plandayken, yeni yaklaşımda belirleyici unsur ağ ve veri üstünlüğü haline geldi. Merkezi komuta yapılarının yerini, daha esnek ve sahadaki inisiyatifi güçlendiren dağıtık komuta (mission command) anlayışı alıyor. İnsan yoğun operasyon konsepti ise yerini insan, yapay zeka ve otonom sistemlerin birlikte çalıştığı hibrit bir yapıya bırakıyor. Fiziksel tahribe dayalı klasik etki anlayışı yerine, düşmanı etkisizleştirme, körleştirme veya işlevsiz bırakma gibi etki temelli yaklaşımlar öne çıkıyor. Ayrıca yalnızca kinetik unsurlara dayanan operasyonlar yerine, kinetik kabiliyetlerin elektronik harp ve siber operasyonlarla entegre edildiği çok boyutlu bir mücadele anlayışı benimsendiği ifade edildi.

ASELSAN Güdüm Sistemleri, farklı hedef tiplerine ve karmaşık harp ortamlarına karşı yüksek isabet ve direnç kazandırıyor. Hareket sahasında etkinliğini kanıtlayan tasarımların öncelikli olduğu ifade edilen makalede, 'Modern harp sahasında değişen doktrinlere uyum sağlayabilmek için savunma teknolojilerinin geliştirilme yaklaşımında da önemli bir dönüşüm gerekiyor. Artık yalnızca laboratuvar ortamında başarılı olan değil, gerçek harekât sahasında etkinliğini kanıtlayabilen tasarımlar öncelik kazanıyor. Prototip odaklı geliştirme anlayışından çıkarak seri üretim kabiliyetine sahip, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir üretim modellerine geçiş zorunlu hale geldi. Bununla birlikte, kolay üretilebilir ve hızlı tedarik edilebilir tasarımlar geliştirmek stratejik önem taşıyor. En önemlisi ise tekil ürün geliştirmek yerine, entegre sistem çözümleri sunan ve belirli bir harekât konseptiyle bütünleşik çalışan çözümler üretmek modern harp ortamının temel gerekliliklerinden biri haline geldi. Bu doğrultuda, güdüm sistemleri, geleneksel mühimmatlardan farklı olarak stratejik hedefleri etkisiz hale getirmeyi hedefliyor. Günümüz dünyasında stratejik hedefler, hava savunma sistemleri, sığınaklar ve elektronik harp sistemleri ile korunuyor. ASELSAN Güdüm Sistemleri, modern harp sahasında ortaya çıkan tehditleri ve karşı tedbirleri dikkate alarak bu engelleri aşabilecek ileri teknolojiler geliştiriyor. Bu kapsamda, serbest süzülme ve entegre itki sistemleri sayesinde mühimmatların uzun menzillere otonom olarak erişebilmesi sağlanıyor. Güdüm sistemlerinde kullanılan farklı tipteki arayıcı başlıklar, farklı hedef tiplerine ve karmaşık harp ortamlarına karşı yüksek isabet ve direnç kazandırıyor' denildi.

Bahçelievler'de, 3 CHP'li meclis üyesi AK Parti'ye geçti
Bahçelievler'de, 3 CHP'li meclis üyesi AK Parti'ye geçti
İçeriği Görüntüle

Ayrıca, Lazer Güdüm Kiti LGK, Hassas Güdüm Kiti HGK ve GÖZDE sabit ve hareketli hedeflere karşı yüksek hassasiyette angajman sağlarken TOLUN IIR ile kızılötesi arayıcı başlığı ile düşük yanal hasar gerektiren stratejik hedeflere karşı gece/gündüz operasyonlarında yüksek etkinlik sağlandığı belirtildi.

'Geleceğin muharebe konseptlerine uygun olarak sürü kabiliyeti geliştiriliyor'

Geleceğin muharebe konseptine uygun sürü kabiliyetinin geliştirildiğinin ifade edildiği yazıda 'Geleceğin muharebe konseptlerine uygun olarak sürü kabiliyeti geliştiriliyor, böylece birden fazla mühimmat koordineli şekilde hareket edebiliyor. Ayrıca Çoklu taşıma ve aynı anda birden fazla hedefe eş zamanlı angajman yeteneği, platform ekinliğini önemli ölçüde artırıyor. SADAK 4T akıllı salan sistemi ile TOLUN, hava araçlarında çoklu adetlerde taşınabiliyor ve eş zamanlı olarak çoklu hedeflere angajman sağlanabiliyor. Güçlendirilmiş betonla korunan hedefler ve sığınaklara karşı etkin delici harp başlığına sahip TOLUN P ile parçacık etkili harp başlığı ve yaklaşım sensörüne sahip TOLUN F stratejik hedeflere karşı etkinlik artırılıyor. Elektronik harp kabiliyetine sahip TOLUN EW, karıştırma, aldatma ve bastırma özellikleri ile hava savunma sistemlerine karşı etkinlik gücünü artırıyor. Tümleşik ANS/KKS ve Lazer Arayıcı Başlık güdümlü 250 lb. Sınıfı, parçacık etkili harp başlığına sahip TOLUN L'nin hava araçlarından kullanımda açılır kanat yapısı ile lazer arayıcı başlığı sayesinde kritik önemdeki hareketli veya sabit hedeflere hassas angajman ve düşük yanal hasar kabiliyeti sağlandığı vurgulandı.

Taktikselden stratejik araca

Makalede, 'ASELSAN Güdüm Sistemleri, değişen küresel harp dinamiklerine hızlı uyum sağlayarak kullanıcı makamların yeni ve daha gelişmiş platformlara duyduğu ihtiyacı önemli ölçüde azaltıyor. Geliştirilen yüksek hassasiyetli güdüm kabiliyetleri sayesinde aynı etkiyi elde etmek için daha az mühimmat kullanımı mümkün hale geliyor. Bu durum yalnızca maliyet avantajı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda lojistik yükün azalmasına ve operasyonel sürdürülebilirliğin artmasına da kritik katkı sunuyor. Ayrıca güdüm sistemleri, hassasiyeti platformdan bağımsız bir yetenek haline dönüştürüyor. Böylece hassasiyet, artık uçağın ya da fırlatma sisteminin değil. Doğrudan mühimmatın bir özelliği oluyor. Platformun teknik sınırlarından bağımsız olarak mühimmatın kendi başına hedefe ulaşabilmesi, operasyonel esneklik ve görev etkinliği açısından önemli bir üstünlük sağlıyor. Bu çerçevede güdüm sistemleri, yalnızca taktik seviyede başarı sağlayan bir bileşen olmaktan çıkarak, taktiksel kazanımları stratejik sonuçlara dönüştüren temel bir kuvvet çarpanı ve anahtar unsur haline geliyor' ifadelerine yer verildi.

Güdüm sistemleri ve platform bağımsızlığı

Güdüm kitlerinin stratejik öneminden bahsedilen makalede, 'Platformdan bağımsızlık, güncel güdüm teknolojilerinin ortaya koyduğu en kritik kazanımlardan biri olarak öne çıkıyor. Aynı güdüm kiti, farklı hava platformlarına veya kara lançer sistemlerine entegre edilebiliyor. Bu da kuvvet yapısında önemli bir operasyonel esneklik sağlıyor. Böylece farklı görev profilleri ve platform tipleri arasında standartlaşma artarken. kullanıcılar mevcut envanterlerini daha etkin şekilde değerlendirebiliyor. Müttefik unsurlar açısından bakıldığında ise daha kolay entegrasyon imkânı, sahada ortak kullanım ve müşterek harekât kabiliyetini güçlendiriyor. Stratejik düzeyde bu durum, birlikte çalışabilirlik (interoperability) avantajı oluşturarak çok uluslu kuvvetler arasında lojistik süreçleri sadeleştirirken maliyet etkinliği artırıyor. Bu yaklaşım sonucunda güdüm sistemleri, yalnızca bir akıllı mühimmat bileşeni olmanın ötesine geçiyor, farklı platformlar ve ülkeler arasında ortak bir operasyon dili oluşturan, kuvvet çarpanı niteliğinde bir yetenek haline geliyor' denildi.

Yapılan testlerin çok başarılı geçtiğinden söz edilen makalede 'ASELSAN güdüm kitleri yüksek hassasiyetini kanıtlamaya devam ediyor. ASELSAN tarafından geliştirilen LGK 82 ve LGK 84 lazer güdümlü kitleri ve GÖZDE Güdüm Kiti, Konya Karapınar Atış Test Poligonu'nda düzenlenen Güdüm Sistemleri Uluslararası Demo Faaliyeti'nde 15'ten fazla ülkeden askeri yetkilinin önünde test edildi. Demo kapsamında LGK ailesine ait dört atış gerçekleştirildi: F-16 platformundan atılan iki LGK 84, AKINCI SİHA platformundan atılan bir LGK 82 ve bir GÖZDE mühimmatı. İlk LGK 84 zırhlı personel taşıyıcı hedefi, ikinci LGK 84 tank hedefini, LGK 82 ise bir başka zırhlı personel taşıyıcı hedefi vurdu. GÖZDE mühimmatı ise saatte 50 kilometre hızla hareket eden bir hedefi isabetle etkisiz hale getirdi. ASELSAN'ın geliştirdiği TOLUN Derin Taarruz Mühimmat Ailesi, BAYRAKTAR AKINCI'dan gerçekleştirilen atış testlerinde farklı hedefleri tam isabetle vurarak, etkinliğini bir kez daha kanıtladı. Demo faaliyetinde TOLUN Derin Taarruz Mühimmat Ailesinde sırasıyla; Hassas vuruş yeteneği ve parçacık etkili harp başlığı tasarımı ile sabit ve hareketli hedeflere karşı etkin bir şekilde kullanılan, Çarpma Tapası ve Parçacık Etkili Harp Başlıklı TOLUN I, Yaklaşım Sensörü ve Parçacık Etkili Harp Başlıklı TOLUN F mühimmatı ile Programlanabilir Zaman Ayarlı Tapa ve Delici Harp Başlıklı TOLUN P mühimmat atışı gerçekleştirildi' denildi.

'ASELSAN, platform ve mühimmat kombinasyonunu bir kuvvet çarpanına dönüştürmeyi hedefliyor'

ASELSAN'nın gelecek perspektifinin de ele alındığı makalede, 'Gelecekte güdüm teknolojileri, değişen tehdit setlerine paralel olarak daha otonom, daha dayanıklı ve daha esnek bir yapıya evrilecek. Karmaşık elektronik harp ortamları, hareketli hedefler ve çok katmanlı savunma sistemleri, bu evrimin temel itici güçleri olarak konumlanıyor. ASELSAN, bu gelişimin merkezinde yer alarak platform ve mühimmat kombinasyonunu bir kuvvet çarpanına dönüştürmeyi hedefliyor. Modüler mimariler, çoklu güdüm modları ve platformdan bağımsız çözümlerle modern harp sahasının ihtiyaçlarına her zaman cevap verebilecek bir yaklaşım benimsiyor. Bu noktada güdüm sistemleri, yalnızca hedefi isabetle vurmanın değil, doğru zamanda ve doğru etkiyle maliyette kazanım sağlamanın anahtarı haline geliyor' ifadelerine yer verildi.

Kaynak: İHA