Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, depremden etkilenen 11 ilde, bakanlığa tahsisli yapıların restorasyon proje ve uygulamaları için bugüne kadar toplam 12 milyar 265 milyonu aşan kaynak kullandıklarını söyleyerek, 'Deprem bölgesindeki 11 ilimizde yer alan taşınmaza yönelik; 79 işi tamamladık. 17 işte çalışmalarımız devam ediyor. 4 işin ise ihale süreçlerini yürütüyoruz. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüz 12,2 milyar lirayı aşan, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz ise 22 milyar liralık kaynak ayırdı. Bugüne kadar toplam 24 milyar liralık iş gerçekleştirilirken, kalan projelerin tamamlanmasıyla deprem bölgesindeki toplam yatırımımız 34 milyar liraya ulaşacaktır' dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bir takım açılışlar yapmak üzere Kahramanmaraş'a geldi.
'12 milyar 265 milyonu aşan kaynak kullandık'
Deprem bölgesinde yapılan yatırımlar ve restorasyonlarla ihya olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, 'Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak deprem bölgesinde yalnızca hasar görmüş yapıların onarımı için değil, medeniyet mirasımızın geleceğe güvenle taşınması için kapsamlı bir seferberlik başlattık. Depremden etkilenen 11 ilimizde, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla Bakanlığımıza tahsisli yapıların restorasyon proje ve uygulamaları için bugüne kadar toplam 12 milyar 265 milyonu aşan kaynak kullandık. Deprem bölgesindeki 11 ilimizde yer alan taşınmaza yönelik; 79 işi tamamladık. 17 işte çalışmalarımız devam ediyor. 4 işin ise ihale süreçlerini yürütüyoruz Başlık başlık ele almak gerekirse; Gaziantep'te tarihimizin önemli simgelerinden Gaziantep Kalesi'ni yeniden ayağa kaldırdık. Zeugma Mozaik ve Arkeoloji Müzesi ile Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nde deprem ve diğer afetlerden kaynaklanan hasarların giderilmesine yönelik önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Diyarbakır'da surlarımızdan müzelerimize, Saint George Kilisesi'nden Zerzevan Kalesi'ne kadar çok sayıda kültür varlığımız için restorasyon ve koruma çalışmalarını tamamladık. Diyarbakır Cezaevi'nin müzeye dönüştürülmesine yönelik 3. etap çalışmaları devam ediyor. Hedefimiz, 2027 başında cezaevi yapısını kültür ve sanat odaklı bir merkez olarak halkımıza sunmaktır. Hatay'da ise tarihi kent dokusunun ve kültürel mirasın korunmasına yönelik en kapsamlı çalışmalardan birini yürütüyoruz. Hatay Müzesi'nin onarımından Gastronomi Merkezinin restorasyonuna yönelik çalışmalarımız devam ederken Eski Belediye Binası'ndan Kurtuluş Caddesinde yer alan sivil mimarlık örneklerinin restorasyonuna kadar kent bütününe yönelik çalışmaları tamamladık. Bugün Hatay'da yalnızca tek tek yapıları değil, şehrin kültürel hafızasını ve tarihi kimliğini yeniden ayağa kaldırıyoruz. Hatay'da yüzlerce tescilli yapının projelendirilmesi için çalışmaları gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Kahramanmaraş'ta da Kahramanmaraş Kalesi'nin ziyaretçi karşılama merkezi ve çevre düzenlemesi ile birlikte yeniden ayağa kaldırılmasına yönelik çalışmalarımız tamamlandı. Kurtuluş Mahallesinde etaplar halinde çalışıyoruz, projelerini tamamladığımız tescilli yapıların restorasyon çalışmalarına başlıyoruz. Bunların yanında kentin önemli alanlarından Germenicia Antik Kenti ve Belediye Çarşısı'nın korunmasına ve ziyaretine yönelik proje çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor' diye konuştu.
Bakan Ersoy, deprem sonrasında koordinatör olarak görevlendirildiği Malatya'da Arslantepe'den Atatürk Evi'ne, Arkeoloji Müzesi'nden Beşkonaklar'a kadar birçok alanda koruma ve restorasyon çalışmaları yaptıklarını vurgularken, 'Şanlıurfa'da Göbeklitepe Ziyaretçi Karşılama Merkezi ve otopark yapımı tamamlanırken Karahantepe'de üst örtü yapımı çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Şanlıurfa Kalesi'nin restorasyonunda 2. etap restorasyonun tamamlanmasının ardından kalemizi ziyarete açacağız. Elazığ'ın tarihi ve kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktarmak üzere Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesini açtık. Adıyaman'da Cumhuriyet İlkokulu binasının rekonstrüksiyonunun yapılarak müze olarak kullanılmasına ilişkin çalışmaları da yürütüyoruz. Deprem sonrasında yürüttüğümüz çalışmaların önemli bir boyutunu da vatandaşlarımızın mülkiyetinde bulunan tescilli taşınmaz kültür varlıklarına sağladığımız destekler oluşturuyor. Taşınmaz Kültür Varlıklarına Yardım Sağlanmasına Dair Yönetmelik kapsamında, depremden etkilenen 11 ilimizde; bin 297 proje yardımı ve 311 uygulama yardımı olmak üzere toplam bin 608 taşınmaz kültür varlığı için sözleşme imzaladık. Bu kapsamda toplam 2 milyar 140 milyon lirayı aşan bir destek programı yürütüyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki bir şehrin sokağı da, çarşısı da, meydanı da mirastır' dedi.
'Toplam iş yükünün yarısından fazlasını tamamlamış durumdayız'
Deprem bölgesindeki yatırımları sayısal verilerle açıklayan Bakan Ersoy, ' Vakıflar Genel Müdürlüğümüz 11 ili kapsayan deprem bölgesi için 22 milyar lira tutarında bütçe ayırdı. Teknik ekiplerimiz ve Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) Türkiye Milli Komisyonu uzmanlarıyla birlikte kapsamlı hasar tespit çalışmaları gerçekleştirdik. Deprem bölgesinde 678 vakıf kültür varlığını tek tek inceledik; her bir eserin mevcut durumunu kayıt altına aldık, müdahale önceliklerini belirledik. Bu eserlerin 31'i tamamen yıkılmış veya göçmüş, 144'ü ağır, 104'ü orta, 98'i hafif hasarlı olarak tespit edildi. 301 eserimizin ise depremi hasarsız atlattığını belirledik. Deprem bölgesinde yürüttüğümüz çalışma, sıradan bir yapım faaliyeti değil; tespitten korumaya, projelendirmeden bilimsel değerlendirmeye, ihale süreçlerinden uygulamaya kadar uzanan kapsamlı ve çok aşamalı bir ihya seferberliğidir. Bugün itibarıyla deprem bölgesinde sözleşmeli işler kapsamında yürüttüğümüz çalışma 377 eser parsel ölçeğine ulaşıyor. Bugüne kadar 377 eser parselin 209'unu tamamladık. Çok şükür ki, deprem bölgesindeki vakıf kültür varlıklarının restorasyon ve ihya programında toplam iş yükünün yarısından fazlasını tamamlamış durumdayız. Ve çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. 2026 yılı sonuna kadar 58, 2027 yılı içerisinde ise 110 olmak üzere toplamda 168 işin daha tamamlanması planlanıyor. Özellikle 2026 yılının kalan aylarında önemli bir tamamlanma ve açılış takvimimiz bulunuyor. Eylül ayında 1 ekim ayında 7, kasım ayında 15 ve aralık ayında ise 35 eserin tamamlanması planlanıyor' diye konuştu.
'Tarihi dokuyu bir bütün olarak yeniden ayağa kaldırıyoruz'
Türkiye'nin zengin bir miras yapısı olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, 'Önceliğimiz, eserlerimizi mümkün olan en kısa sürede, doğru yöntemlerle, kalıcı ve aslına uygun biçimde ayağa kaldırmaktır. Deprem bölgesindeki çalışmalarımızı yalnızca klasik ihale yöntemleriyle de sınırlamadık. Kamu kurumları ve kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz protokoller sayesinde restorasyon ve ihya çalışmalarımızı daha geniş bir iş birliği zemini üzerinde sürdürüyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile yapılan protokoller kapsamında 16 ayrı iş, diğer kurum ve kuruluşlarla gerçekleştirilen protokoller kapsamında ise 5 ayrı iş yürütülüyor. Özellikle Hatay tarihi kent merkezinde yürütülen çalışmalarımız bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden biridir. Burada tarihi çarşıları, dükkanları, hanları, camileri ve bunların çevresindeki tarihi dokuyu bir bütün olarak yeniden ayağa kaldırıyoruz. Çünkü şehirlerin hafızası tek bir yapıdan oluşmaz. Hedefimiz; depremde zarar gören şehirlerimizin hafızasını, tarihi kimliğini ve yüzlerce yıllık vakıf medeniyeti mirasını yeniden ayağa kaldırmaktır. Çünkü vakıf kültür varlıkları bizim için geçmişten kalan taş yapılar değildir. Onlar; bu milletin dayanışmasının, hayır anlayışının, şehir kurma iradesinin ve medeniyet tasavvurunun somut eserleridir. Bir camiyi ya da bir hanı ihya ettiğimizde yalnızca duvarlarını onarmıyoruz. Bir tarihi çarşıyı yeniden canlandırdığımızda yalnızca dükkanları değil, bir şehrin hafızasını yeniden hayata döndürüyoruz' şeklinde konuştu.
Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün 12,2 milyar lirayı aşan, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün ise 22 milyar liralık kaynak ayırdığını vurgulayarak, 'Bugüne kadar toplam 24 milyar liralık iş gerçekleştirilirken, kalan projelerin tamamlanmasıyla deprem bölgesindeki toplam yatırımımız 34 milyar liraya ulaşacaktır. 6 Şubat depremleri bize bir kez daha gösterdi kültürel mirasımızı da afetlere karşı daha dirençli hale getirmek zorundayız. Bundan sonraki süreçte de kültür varlıklarımızın belgelenmesine, dijital envanterlerinin güçlendirilmesine, yapısal risklerinin belirlenip, koruma çalışmalarının daha etkin biçimde yürütülmesine devam edeceğiz' dedi.




