Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 'Türkiye olarak, aileyi koruyan, kadınlar ve kız çocukları için güvenliği ve adalete erişimi teminat altına alan yaklaşımları destekliyoruz' dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ABD'de temaslarına devam ediyor. Bakan Göktaş, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) tarafından düzenlenen 'Gönül Birliğinden Güç Birliğine: Türk Dünyası Arasında Girişimcilik Ekosistemi' başlıklı yan etkinlikte kadın girişimciliği ve iş dünyasına yönelik sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle buluştu.
BM Kadının Statüsü Komisyonunun (KSK) 70'inci oturumu kapsamında New York'ta düzenlenen etkinlikte konuşan Bakan Göktaş, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde Kadın İş Birliği Konseyi kurulmasına yönelik girişimlerde bulunduklarını ifade ederek, söz konusu Konsey'in kadın politikaları konusundaki iş birliklerini güçlendireceğini, ortak çalışmalara ivme kazandıracağını belirtti. Göktaş, 'Kadınların güçlenmesine ilişkin ortaya koydukları politika ve uygulamaları, sadece ulusal hedef olarak değil, Türk Dünyası'nın ortak kalkınma gündeminin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Türk Dünyası'nın rekabet gücü kadınların bilgiye, finansa, pazara ve teknolojiye eşit erişimiyle büyüyecek. Ülkelerin dayanıklılığı, kadınların üretimde ve karar süreçlerinde daha görünür olmasıyla güçlenecek' dedi.
Programa Azerbaycan Cumhuriyeti Aile, Kadın ve Çocuk Problemleri üzere Devlet Komitesi Başkanı Bahar Muradova, Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Çiğdem Erdoğan ve KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu da katılarak birer konuşma yaptı.
'6284 sayılı Kanunu'muz, şiddetle mücadelemizde, en temel hukuki güvencelerden biridir'
Bakan Göktaş, daha sonra New York'ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde düzenlenen Kadının Statüsü Komisyonunun (KSK) 70'inci oturumu kapsamında düzenlenen 'Tüm kadınlar ve kız çocukları için adalete erişimin sağlanması ve güçlendirilmesi, bu kapsamda kapsayıcı ve adil hukuk sistemlerinin desteklenmesi, ayrımcı mevzuat ve uygulamaların kaldırılması ile yapısal engellerin ortadan kaldırılması' konulu yuvarlak masa toplantısında konuştu.
Bakan Göktaş, 'Kalkınma planlarımızda, yargı reformlarımızda, eylem planlarımızda, tüm politikalarımızda, kadınlar ve kız çocukları için adalete erişimin kolaylaştırılması önceliğimizdir. 6284 sayılı Kanunu'muz, şiddetle mücadelemizde, koruyucu ve önleyici tedbirleri etkin şekilde devreye alan en temel hukuki güvencelerden biridir' ifadelerini kullandı.
Kadınlar ve kız çocukları için adalete erişimin yalnızca temel bir hak olmadığını belirten Göktaş, bunun aynı zamanda eşit, güvenli ve hakkaniyetli bir toplum düzeninin en güçlü dayanaklarından biri olduğunun altını çizdi. Bu alanda gerçekleştirilen toplantıların, geleceğe yön verecek etkili adımların önemli bir fırsat sunduğunu kaydeden Göktaş, Türkiye'nin adalete erişim yaklaşımının koruma, önleme, destekleme ve güçlendirme ilkelerini esas alan bütüncül bir anlayışa dayandığını anlattı.
Göktaş, Türkiye'de 20 yılı aşkın süredir gerçekleştirilen mevzuat reformları ve kurumsal yapılanma çalışmalarının, bu çerçeveyi daha güçlü ve etkin hale getirdiğini belirterek, 'Kalkınma planlarımızda, yargı reformlarımızda, eylem planlarımızda, tüm politikalarımızda, kadınlar ve kız çocukları için adalete erişimin kolaylaştırılması önceliğimizdir. 6284 sayılı Kanunu'muz, şiddetle mücadelemizde, koruyucu ve önleyici tedbirleri etkin şekilde devreye alan en temel hukuki güvencelerden biridir' ifadelerini kullandı.
'Adalete erişim yalnızca mevzuatla değil, sahada etkin uygulamayla anlam kazanır'
Bakan Göktaş, bu kanunun kadınların delil şartı aranmadan ve mali yük altına girmeden gerekli tedbirlere hızlı ve etkin biçimde erişmesini sağladığını, adalete erişimin ise yalnızca mevzuatla değil uygulamadaki etkinlikle anlam kazandığını belirtti. Türkiye genelinde 81 ilde görev yapan meslek elemanları ve avukatlarla şiddet, tehdit, istismar ve ısrarlı takip vakalarının titizlikle takip edildiğini ifade eden Göktaş, mağdurlara hukuki, psikososyal ve sosyal destek sağlandığını söyledi.
Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri ile 434 Sosyal Hizmet Merkezi'ndeki şiddet irtibat noktalarının, kadınların destek mekanizmalarına erişimini kolaylaştırdığını kaydeden Göktaş, kadın konukevleri, adli yardım hizmetleri, KADES, Alo 183 hattı ve elektronik izleme sistemleriyle güçlü bir destek altyapısı oluşturulduğunu vurguladı.
'Sükunetin yeniden tesis edilmesine yönelik çabaları desteklemeye hazırız'
Başta Gazze olmak üzere çatışmaların sürdüğü bölgelerde kadınlar ve kız çocukları için adalete erişimin daha kırılgan hale geldiğini söyleyen Bakan Göktaş, 'Yerlerinden edilen ailelerin, en temel koruma hizmetlerine ve hak arama yollarına ulaşırken çok yönlü güçlükler yaşadığına hep birlikte tanıklık ediyoruz. Oysaki aile, en ağır şartlarda dahi bireyi ayakta tutan, kadınlar ve çocuklar için güven ve korunma sağlayan en temel yapıdır. Bu nedenle, Türkiye olarak, aileyi koruyan, kadınlar ve kız çocukları için güvenliği ve adalete erişimi teminat altına alan yaklaşımları destekliyoruz' dedi.
Türkiye'nin kadınlar ve kız çocuklarının güvenliğini ve adalete erişimini teminat altına alan politikaları desteklediğini ifade eden Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdirleriyle ilan edilen 2025 Aile Yılının bu yaklaşımın ulusal ve uluslararası politikalar içinde daha belirgin hale gelmesine katkı sağladığını söyledi. Bakan Göktaş, 2026-2035 dönemini kapsayan 'Aile ve Nüfus On Yılı' ile kadınları, çocukları ve aileyi koruyan sosyal adalet anlayışını uzun vadeli bir politika çerçevesine dönüştürmeyi hedeflediklerini, Türkiye'nin bu alandaki tecrübesini paylaşmaya hazır olduğunu kaydetti.
Bakan Göktaş, daha sonra Macaristan tarafından düzenlenen 'Toplumda Kadınların Güçlendirilmesinde Nesiller Arası Dayanışmanın Anahtar Rolü' yan etkinliğinde ana konuşmacı olarak katılımcılara hitap etti.
Kadınların karşılaştığı eşitsizliklerin, bir dönemin meselesi değil, kuşaktan kuşağa aktarılan yapısal bir sorun olduğunu kaydeden Göktaş, kuşaklararası dayanışmanın, bu aktarımı tersine çevirebilecek birikimi, tecrübeyi, imkânı ve desteği nesiller arasında güç kaynağına dönüştürebilecek önemli imkânlardan biri olduğunu söyledi.




