Genç mimar ve iç mimarlar, İzmir Basmane'deki tarihi Toskana Deri Fabrikası'nın yeniden işlevlendirilmesine yönelik hazırladıkları projelerle katıldıkları ulusal yarışmalardan iki önemli ödülle döndü.
Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencileri, endüstriyel ve kültürel mirasın korunması ile kent yaşamına kazandırılmasına yönelik hazırladıkları projelerle ulusal ölçekte düzenlenen yarışmalarda bir başarıya imza attı.
Mimarlık Bölümü ile İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencilerinin ortak çalışmasıyla geliştirilen iki farklı proje; AYDA Award 2025 ve Mimarhane Öğrenci Projeleri Ödüllü Seçkisi 2025 yarışmalarında ödüle layık görüldü.
Tarihi fabrika yeniden canlandı
Ödül alan çalışmalar, 3. Sınıf Tasarım Stüdyosu kapsamında Öğr. Gör. Sergio Taddonio ve Dr. Öğr. Üyesi Paola Ardizzola yürütücülüğünde geliştirildi. Öğrenciler, Basmane'de yer alan tarihi Toskana Deri Fabrikası'nı odağına alarak endüstri mirasını çağdaş kullanım senaryoları ve yenilikçi tasarım yaklaşımlarıyla yeniden kurguladı.
Arı kovanlarından ilham aldılar
AYDA Award 2025'in 'Yansıma: Kültürel Miraslar Oluşturmak' temalı yarışmasında, İç Mimarlık kategorisinde Buse Kayan ve Göktuğ Yiğitol'un imzasını taşıyan 'HIVE 24/7' projesi Türkiye İkinciliği elde etti. Arı kovanlarının aralıksız işleyen yapısından esinlenen proje, tarihi fabrikayı gece gündüz yaşayan bir çekim merkezine dönüştürüyor. Çalışma; ortak ofisler, üretim atölyeleri, sergi ve etkinlik salonları, kafeler ile konaklama birimlerini tek çatı altında buluşturuyor. Böylece girişimciler, öğrenciler, sanatçılar ve ziyaretçiler için her an canlı bir buluşma noktası sunuyor.
'Harabeyle diyalog'
Mimarhane Öğrenci Projeleri Ödüllü Seçkisi 2025'te ise Cem Gedik, Ceren Çamlıca, Özge Nur Uçkun ve Selimcan Kaçan'ın hazırladığı 'Harabeyle Diyalog (Dialogue with The Ruin)' projesi Seçki Ödülü'ne layık görüldü. Tarihi yapıyı eski haliyle sabitlemek yerine, yılların getirdiği aşınma ve değişim izlerini tasarımın bir parçası yapan proje; alanı sergi, eğitim ve sosyal yaşam merkezine çeviriyor. Özenle tasarlanan dolaşım rotaları, doğal ışık kullanımı ve malzeme seçimleriyle dikkat çeken çalışma terk edilmiş fabrikayı kentin yaşayan bir parçası haline getirerek geçmişle gelecek arasında köprü kuruyor.




