Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, Rize’de gerçekleştirilecek olan çay mitingi öncesinde çarpıcı açıklamalarda bulundu. Basın toplantısında konuşan Deniz, sadece çay üreticilerinin değil; emekliden işsize, kadından öğrenciye kadar tüm mağdur kesimlerin sesi olacaklarını vurgulayarak vatandaşları mitingedavet etti.
"Genel Başkanımızın Katılımıyla Sorunları Haykıracağız"
Mitingin cumartesi günü saat 13.30’da Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda yapılacağını belirten Saltuk Deniz, "2024 yılında olduğu gibi yine çayın ve üreticinin sorunlarını yüksek sesle dile getireceğiz. Sadece üreticiyi değil, yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edilen emeklilerimizi, hakkını alamayan mevsimlik işçilerimizi ve işsiz gençlerimizi bu hak arama mücadelesine bekliyoruz" dedi.
“Tüm kesimleri mitinge davet ediyoruz”
Mitinge geniş katılım çağrısı yapan Deniz, çay üreticileri başta olmak üzere mevsimlik işçileri, ÇAYKUR çalışanlarını, işsizleri, emeklileri, öğrencileri ve öğretmenleri mitinge davet etti. Deniz, “Hakkını alamayan, geçim sıkıntısı yaşayan herkesi bu mitingde buluşmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Çay Kanunu ve Taban Fiyat Önerileri
"Konunun bir türlü değişmemesi, aynı döngüde devam etmesinin temel nedenlerinden bir tanesi bu konudaki hak arama mücadelelerinin yetersiz olması ve bu konudaki kararlılığın sürdürülmemiş olmasıdır. Çay üreticilerimize, ÇAYKUR'da çalışan mevsimlikten kadro işçilerine, sokakta işsiz bırakılan, işsiz gezen gençlerimize, haklarını arayamayan, açlık sınırının altında, hatta yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edilen emeklilerimize, iş bulamayan kadınlarımıza, okulda sorun yaşayan çocuklarımıza, öğretmene; yani çalışan, çalışmayan herkese yapacağımız çağrı şudur: Direnin. Hakkınızı arayın ve hakkınızı aramak için de mücadele edin. En önemli mücadele hak arama mücadelesidir, ekmek mücadelesidir. Bunun önünde kimse duramaz."
Çay Fiyatı ve Destekleme
"Peki biz neler söylüyorduk? Çay fiyatının öncelikli olarak en az 40 TL olmasını söylüyoruz. Sadece 40 TL değil; bizim Çay Kanunu, vermiş olduğumuz Çay Kanunu'nda bir madde var. Orada diyor ki; 'Açıklanmış olan yaş çay alım fiyatının %10'u kadar da destekleme verilir.' Biz bunu siyasi iktidarın keyfi uygulamalarına bırakmıyoruz. Biz bunu kanunlaştırıyoruz. Diyoruz ki; 'Vatandaşa açıklanmış olan yaş çay alım fiyatının %10'u kadar devlet destekleme vermek zorundadır.' Neye dayanarak? Çünkü kanunda olduğu için."
Taban Fiyat Uygulaması ve Özel Sektör
"Peki kanunda bir başka madde daha yıllardan beri öneriyoruz. Diyoruz ki; 'Üreticiyi koruyacak Çay Kanunu.' Peki üreticiyi koruyacak Çay Kanunu nasıl olacak? Çayda taban fiyat uygulamasıyla ancak hayata geçebilir. Bir kez daha tekrar ediyoruz: Açıklanan fiyat taban fiyat değildir. Eğer bir siyasetçi, bir bu işle uğraşan herhangi bir kimse, sivil toplum örgütü başkanı da olabilir ya da başka birisi, 'Çayda taban fiyat açıklandı' diyorsa yalan söylüyordur. Çayda taban fiyat uygulaması yok. Taban fiyat uygulaması şu demektir: Açıklanmış olan fiyatın altında kimse alamaz derseniz taban fiyat olur."
"Peki böyle mi oluyor çayda? Hepimiz biliyoruz. Çay fiyatı açıklanıyor 25 TL, işte mayısın ilk haftaları böyle gidiyor, ondan sonra 20, 21, 22, 23 geriye doğru gidiyor. 19'a kadar düştüğü dönemler de oldu. Yani vatandaşın bu konudaki hakkını arayacak bir sistem yok. Bu da ancak çıkartılacak olan Çay Kanunu'nda taban fiyat uygulamasına geçildiğini ve açıklanmış olan fiyatın altında alım yapılmasının kesinlikle yasaklandığını söylemekle olur ve kanuna bunu yazmakla olur."
Kota ve Kontenjan Sorunu
"Biz iki şeyi çok önemsiyoruz, daha doğrusu bir şeyi en çok önemsiyoruz: Bir an önce üreticiyi koruyacak Çay Kanunu çıkartılacak ve açıklanmış olan fiyatın altında alım yapılması yasaklanacak. Siz bunu yaptığınız an, bu bir dönem ÇAYKUR'un açıkladığı fiyatla özel sektörün aldığı fiyatlar yakın, hatta özel sektörün bir tık yüksek aldığı dönem olduğu zaman çayda ne kota sorunu vardı ne kontenjan sorunu vardı. Vatandaş istediği zaman, istediği yere çayını satıyordu, doğal olarak ÇAYKUR'un önünde yığılmalar olmuyordu. Zamanlamasını ayarlayıp çünkü özel sektör de aynı fiyatı alıyor, devlet de aynı fiyatı alıyor, bir sorun yaşanmıyordu."
Gübreleme ve Çapalama Desteği
"Özel sektöre mahkûm edilen, mahkûm olan bir hükümet var karşımızda. Bunlar bunu bu şekilde çözmüyorlar ama bu talebi biz sürekli olarak dile getiriyoruz. Onunla ilgili olarak iki kere kanun teklifi verdik. Daha önce de Denizli Milletvekilimizin sadece çaydan taban fiyat uygulamasına geçilmesiyle ilgili bir kanun teklifi verdi, bunların hepsi reddedildi."
"Biz ayrıca çayda gübreleme desteği verilmesini de öneriyoruz, talep ediyoruz. Konunun uzmanlarıyla yapmış olduğumuz görüşmelerde dönüm başına 80 kg gübrenin aslında yeterli olduğunu söylüyorlar. Şu anki fiyatlarla da dönüm başına 2.000 TL (2026 yılı için) bir gübreleme desteği de verilmesi gerekiyor. Üreticiyi koruyacaksınız."
"Ayrıca bu dönem bir çapalama desteği de gündeme getirdik. Çapalama desteğinin özelliği; vatandaş çapalama eskiden yapılıyormuş, son dönemde yapılmıyor ama çapalamanın teşvik edilmesi gerektiğini söylüyoruz. Vatandaşa yapmış olduğu çapalama ile ilgili olarak bir bedel ödenirse inanıyorum ki vatandaşlarımız çapalama işlerine girecekler, hem arazilerine daha çok uğraşacaklar, hem arazilerine daha çok bakmış olacaklar hem de bir gelir elde etmiş olacaklar."
ÇAYKUR'un Varlık Fonu'ndan Çıkarılması
"ÇAYKUR'un bir an önce Varlık Fonu'ndan çıkarılması gerektiğini söylüyoruz. Geçtiğimiz günlerde dünyanın en büyük varlık fonu yöneticileri Türkiye'ye geldi. Bakın artık hastaneler bile satılıyor; Trabzon'daki iki hastane satılıyor, Kars'taki bir hastane satılıyor. Yarın bir gün burada da eski dönemlerden kalmış olan kamu yatırımları satılabilecek. Artık her şeyi satmaya başlamış olduğumuz bir yapı içerisinde ÇAYKUR da eğer Varlık Fonu'nda kalmaya devam ederse onun da çok kısa sürede satılacağını şimdiden söyleyebiliriz. Zaten başka bir gelişme de bu; özel sektörde de bir tekelleşme ile karşı karşıyayız."
İdari Yapı ve Yönetim Önerisi
"ÇAYKUR'un idari yapısının yeniden şekillenmesi gerektiğini söylemiştik. ÇAYKUR artık herhangi bir siyasetin, daha doğrusu iktidarda kim olursa olsun onların oyun alanına dönüştürülmesinden çıkarmamız gerekiyor. ÇAYKUR profesyonel insanlar tarafından, ÇAYKUR'da yetişmiş olan insanlar tarafından yönetilmesi gerekiyor. Biz iktidara geldiğimizde il başkanının kalkıp da ÇAYKUR'un ne fiyatını açıklamasına ne de alınacak olan elemanları açıklamasına ya da yönetim kadrosuyla ilgili bir açıklama yapmasına kesinlikle izin verilmeyecek. ÇAYKUR'un zaten yönetim kadrosunda da artık işçiler, yani çay üreticilerinden bir temsilci, yetkili olan sendikadan bir temsilci, Esnaf Odası'ndan da bir temsilcinin ÇAYKUR'un yönetim kurulu üyeliklerinde yer almaları sağlanacak."




