Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Savaşlar bölgedeki ülkelere de, Türkiye'ye de ekonomik olarak maliyetler getirdi. İnşallah orta vadede çok daha önemli kazançlar sağlayacağımız bir döneme giriyoruz' dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türk Müteahhitler Birliği'nce Ankara'da bir otelde düzenlenen 'İnşaat Zirvesi Türkiye' programına katıldı. Burada konuşan Yılmaz, küresel ekonominin jeopolitik gerilimler, ticarette korumacılık eğilimleri ve finansal belirsizliklerin etkisi altında şekillendiği bir dönemden geçildiğini ifade ederek, böyle bir ortamda Türkiye'nin üretim, yatırım, ihracat ve istihdam odaklı büyümesinin devam ettiğini söyledi. Yılmaz, Türkiye'nin güçlü ekonomik altyapısı ve dinamik özel sektörüyle bölgesinde istikrar ve güven veren ülkeler arasında yer aldığını da kaydetti.

'İnşaat sektörü enflasyonla mücadelemize katkı sunmaktadır'

İnşaat sektörünün ekonominin büyüme ve kalkınma sürecinde önemli ve özel bir konuma sahip olduğuna dikkati çeken Yılmaz, 'Sosyal konut programlarımız, rekabet gücünü artırıcı demiryollarına ve özellikle iltisak hatlarına yapılan yatırımlar, Türkiye'nin enerji bağımlılığını azaltmaya dönük alanlardaki yatırımlar başta olmak üzere bütün bu konularda inşaat sektörümüz etkili çalışmalarıyla arz yönlü politikalar kapsamında enflasyonla mücadelemize katkı sunmaktadır' diye konuştu.

'Gayrisafi yurt içi hasılamızın yaklaşık yüzde 6'sı inşaat sektöründen oluşmaktadır'

Demir-çelikten seramiğe, camdan plastiğe, müteahhitlikten teknik müşavirliğe kadar çok geniş bir değer zincirini harekete geçiren inşaat sektörünün üretime, istihdama, yatırımlara katkı sunduğuna da değinen Yılmaz, 'Gayrisafi yurt içi hasılamızın yaklaşık yüzde 6'sı inşaat sektöründen oluşmaktadır. Diğer sektörler üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri düşündüğünüzde bu daha yüksek orana çıkmaktadır' şeklinde konuştu.

'İnşaat sektörünün 2002-2025 döneminde yıllık ortalama büyümesi yüzde 6,8 oldu'

Türkiye ekonomisinin 2002-2025 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüme kaydettiğini hatırlatan Yılmaz, 'Bu önemli bir performans. Dünya aynı dönemde yıllık ortalama yüzde 3,5 büyüdü. İnşaat sektörünün aynı dönemde yıllık ortalama büyümesi ise yüzde 6,8 oldu. Sektörümüz çok önemli performans gösterdi. Türkiye içinde yapılan çalışmaların dışında gittiğimiz ülkelerde firmalarımızın yaptığı çalışmaları görüyoruz. İnşaat sektörümüzdeki bu profesyonellikle firmalarımızın dünyanın birçok yerinde yaptıkları eserlerle iftihar ediyoruz' ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2025 yılında Türk ekonomisinin yüzde 3,6 oranında büyüme kaydettiğini, inşaat sektörünün ise yüzde 10,8 büyüme performansı kaydettiğini sözlerine ekledi.

SANKO Holding, dört şirketi ile İSO 500 listesindeki başarısını sürdürdü
SANKO Holding, dört şirketi ile İSO 500 listesindeki başarısını sürdürdü
İçeriği Görüntüle

'Dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk firması yer alıyor'

İnşaat sektörünün 2026 yılı ilk çeyreğinde de büyümesini sürdürdüğünü dile getiren Yılmaz, 'Bugün sektörümüzde 2,2 milyondan fazla insanımız da istihdam imkanına sahip durumda. Bu kapasitenin uluslararası alana da yansıdığını görüyoruz. Türk müteahhitlik firmaları bugüne kadar 138 ülkede toplam 563 milyar dolara yakın proje üstlenmiş durumda. Dünyanın en büyük uluslararası müteahhitlik firmaları sıralamasında firma sayısı bakımından Çin'den sonra ikinci konumdayız. Dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk firması yer alıyor. Bu da küresel düzeyde ulaştığımız seviyeyi çok açık bir şekilde gösteriyor' ifadelerini kullandı.

'Şehirlerin üzerine bomba yağdırıldığını değil, şehirlerin imar ve inşa edildiğini görmek istiyoruz'

Türkiye'nin yer aldığı bölgede yaşanan savaşlar ve çatışmaların ekonomiye de önemli etkileri olduğunu söyleyen Yılmaz, 'Son dönemde ABD ile İran arasında oluşan barış bu anlamda çok memnuniyet verici. İnşallah herhangi bir provokasyona ve sabotaja uğramadan bu barış sürecinin tamamlandığını görürüz. Türkiye olarak bütün bu diplomatik çabalara çok büyük destek verdik ve vermeye devam edeceğiz. İnşallah bu barıştan sonra bölgemizde farklı bir atmosfer oluşacak. Bu kapsamda Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşta 5'inci yılına girmiş durumda. Bu savaşın da bir an önce bitmesini arzu ediyoruz. Savaşlardan hiç kimseye fayda yok, savaşlar ancak yıkım getirir. Biz yıkanları değil, inşa edenleri görmek istiyoruz. Şehirlerin üzerine bomba yağdırıldığını değil, şehirlerin imar ve inşa edildiğini görmek istiyoruz. İnsanların refahının arttığını görmek istiyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki dönem savaşların bittiği bir ortamda bölgemizde yeniden inşa çalışmalarının hızlanacağına ve bunun da sektörümüze yeni perspektifler açacağına inanıyoruz' dedi.

Hükümet olarak her zaman müteahhitlerin ve yapı sektörünün yanında olduklarının altını çizen Yılmaz, ihracatçıları fuar desteklerinden tasarım desteklerine, TURQUALITY programından sektörel ticaret heyetlerine kadar geniş bir yelpazede desteklediklerini belirtti.

'Artık rekabet daha fazla üretmekten ziyade daha sürdürülebilir çözümler geliştirme kapasitesiyle şekilleniyor'

Diğer alanların yanı sıra inşaat sektöründe de bir dönüşüm yaşandığının görülmesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, 'Özellikle dijital teknolojilerde yaşanan gelişmeler, yapay zeka başta olmak üzere yeni yatay teknolojiler inşaat sektörümüzü de derinden etkiliyor. Diğer yandan dünyadaki yeşil dönüşüm gündemi de aynı şekilde inşaat sektörümüzü köklü bir şekilde etkiliyor. Artık rekabet daha fazla üretmekten ziyade daha verimli, daha yenilikçi ve daha sürdürülebilir çözümler geliştirme kapasitesiyle şekilleniyor. Bu doğrultuda yapı bilgi modelleme sistemleri, dijital ikiz teknolojileri, yapay zekâ destekli tasarım araçları ve veri odaklı proje yönetim uygulamaları inşaat sektöründe giderek daha fazla yer bulmaktadır' dedi.

'COP31'de sürdürülebilirlik gündemi çok kapsamlı bir şekilde ele alınacaktır'

Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan iklim zirvesi COP31'e de değinen Yılmaz, 'İnanıyorum ki burada da bu sürdürülebilirlik gündemi çok kapsamlı bir şekilde ele alınacaktır. İş dünyamızın da COP31'i çok iyi değerlendirmesi, bu vesileyle dünyayla yeşil dönüşüm gündemini birlikte ele alması çok kıymetli' dedi.

'Kentsel dönüşüm bir tercih değil, yaşam kurtaran bir zorunluluk'

Türkiye olarak dijital ve yeşil dönüşümü ekonomik kalkınma stratejilerinin merkezine aldıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 'İnşaat ve yapı ekosistemi de aynı anlayışla şekillenmek durumunda. Bu yaklaşım şehirlerimizin geleceği açısından da belirleyici konumdadır. Şehirlerimizi inşa edeceğiz. Afet riskleri ile karşı karşıya kalan bir ülkeyiz. Afetler olduktan sonra değil olmadan riskleri yönetmemiz çok önemli. Her alanda olduğu gibi kriz yönetmek istemiyorsanız riskleri yönetmeniz lazım. Şehirlerimizdeki riskli alanların kentsel dönüşüm ve diğer altyapı dönüşümü çok kıymetli. Şunu açık ve net bir şekilde söylememiz lazım; bu dönüşüm bir tercih değil, yaşam kurtaran bir zorunluluk. Dolayısıyla bu büyük dönüşümü gerçekleştirmek durumundayız' açıklamasında bulundu.

'Orta vadede çok daha önemli kazançlar sağlayacağımız bir döneme giriyoruz'

Türkiye'nin Asya, Avrupa ve Afrika kıtasının ortasında yer aldığına dikkati çeken Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

'Bu üç kıtanın ortasında bağlantısallığı yüksek bir ülke olarak Zengezur Koridoru'ndan Kalkınma Yolu'na ve Hicaz Demiryolu'na varıncaya kadar birçok imkanımız, perspektifimiz var. Bunları sadece yol ve demir yolu projeleri olarak düşünmeyin. Bu güzergahlar aynı zamanda yeni enerji güzergahları, yeni dijital güzergahlar, yeni ticaret rotaları olarak düşünülmek durumunda. Dolayısıyla bu bağlantısallık çerçevesinde çok farklı bir perspektifimiz olduğunu söyleyebilirim. Savaşlar bölgedeki ülkelere de, Türkiye'ye de ekonomik olarak maliyetler getirdi. İnşallah orta vadede çok daha önemli kazançlar sağlayacağımız bir döneme giriyoruz. Bunu da hep birlikte değerlendirmek durumundayız. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda güçlü mühendislik birikimimizi, üretim kapasitemizi, müteahhitlik tecrübemizi ve teknoloji dönüşüm kabiliyetimizi daha ileriye taşıyacağız. Bunu da inşaat sektörümüze ve yapı malzemelerine yansıtacağız.'

Kaynak: İHA