Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneği (DİSİDER) Başkanı Şeyhmus Akbaş, dünyada son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin barış ve güvenliğin ülkeler için ne denli hayati olduğunu bir kez daha açık biçimde ortaya koymakta olduğunu belirterek, 'Küresel ölçekte artan belirsizlikler yalnızca güvenlik politikalarını değil; ekonomik istikrarı, toplumsal huzuru ve kalkınma hedeflerini de doğrudan etkilemektedir' dedi.
DİSİDER Başkanı Şeymus Akbaş, dünyada son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin barış ve güvenliğin ülkeler için ne denli hayati olduğunu bir kez daha açık biçimde ortaya koymakta olduğuna dikkat çekti. Küresel ölçekte artan belirsizliklerin yalnızca güvenlik politikalarını değil; ekonomik istikrarı, toplumsal huzuru ve kalkınma hedeflerini de doğrudan etkilemekte olduğunu belirten Akbaş, bu nedenle sürecin doğru okunması, sağduyulu ve sorumluluk temelli yaklaşımların güçlendirilmesinin büyük önem taşımakta olduğunu kaydetti.
Akbaş, terörsüz bir Türkiye hedefi doğrultusunda atılan her yapıcı adımı son derece kıymetli bulduklarını özellikle ifade etmek istediklerinin altını çizerek, 'Barış ve güven ortamının kalıcı hâle gelmesi; toplumsal birlikteliği pekiştirdiği gibi, ekonomik canlılığın artması, yatırımların sürdürülebilirliği ve refahın geniş kesimlere yayılması açısından da belirleyici bir rol oynamaktadır. Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneği (DİSİDER) olarak; barışın, güvenin ve istikrarın güçlenmesine katkı sunan her sürecin yanında olduğumuzu kararlılıkla vurguluyoruz. Barışın kalıcılaştığı bir Türkiye'nin; yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de huzur ve refah içinde yaşayacağı bir ülkenin en sağlam teminatı olacaktır. Bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun yürüttüğü çalışmaları takdirle karşılıyoruz. Demokrasi, özgürlükler ve adalet başlıklarıyla birlikte; toplumun tüm kesimlerinin kendilerini özgürce ifade edebildiği, dil meselesinin de evrensel değerler temelinde ve kapsayıcı bir anlayışla ele alındığı bir yaklaşımın toplumsal barışı güçlendireceğine inanıyoruz. Komisyonun çalışmalarının, ortak geleceğimize ışık tutacak bir raporla yakın zamanda TBMM'ye sunacaklarına inanıyoruz. DİSİDER olarak biliyoruz ki bu süreç yalnızca siyasi ya da güvenlik başlığı değildir. Bu süreç; annelerin yüreğine, gençlerin hayallerine ve çocukların umutlarına dokunmaktadır. Silahların sustuğu, sözün ve sağduyunun konuştuğu bir ülkede üretim büyür, emek değer kazanır, gelecek daha güvenle inşa edilir. Bu anlayışla; barışın ve kardeşliğin güçlenmesi için atılan her samimi adımın yanında durmaya devam ederek, tüm toplumu terörsüz Türkiye hedefi etrafında ortak bir vicdanda buluşmaya davet ediyoruz' dedi.




