İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), lisede eğitim gören özel gereksinimli 30 genci, 'Meslekleri Tanıyorum, İşimi Seçiyorum' adlı proje kapsamında kampüste buluşturdu.

İlk kez kampüse konuk olmanın heyecanını yaşayan gençler, farklı meslekleri yalnızca dinleyerek değil, üreterek ve deneyimleyerek tanıma fırsatı buldu. Ahşap atölyesinde tablolarını, tekstil atölyesinde tişörtlerini ve kuklalarını tasarlayan, gastronomi atölyesinde kendi makarnalarını yapan ve mesleğe hazırlık becerileri kazanan gençler, güvenli bir çalışma ortamı için uymaları gereken kuralları da öğrendi.

'Meslekleri Tanıyorum, İşimi Seçiyorum: Meslek Liselerine Meslek Atölyeleri' adlı TÜBİTAK 4008 projesinin yürütücülüğünü İzmir Ekonomi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Songül Yasemin Özgün üstlendi. Proje uzmanı olan öğretim görevlileri Betül Özkul, Ezgi Oral Bozkurtoğlu ve Hakan Yıldız, Dr. Öğretim Üyesi Bora Görgün ve okul müdürü Mürvet Bakır'ın katkılarıyla çalışmalar tamamlandı. Konak Özel Eğitim Meslek Okulu ve Torbalı Özel Eğitim Meslek Okulu'nun 10'uncu sınıfında eğitim gören gençler, üç gün boyunca kampüste, bir gün de Bademler Doğal Yaşam Köyü'nde zaman geçirerek üniversite ortamını yakından tanıdı. İEÜ'nün eğitim olanaklarını toplumsal faydayla buluşturan proje, gençlerin kendi ilgi alanlarını ve yeteneklerini keşfetmelerine katkı sağlayan özel bir buluşmaya dönüştü.

'Bağımsız yaşam becerisine katkı'

Yunusemreli minikler itfaiyeciliği öğrendi
Yunusemreli minikler itfaiyeciliği öğrendi
İçeriği Görüntüle

Projeye ilişkin bilgiler veren Songül Yasemin Özgün, gençlerin kendi yeteneklerini ve ilgi alanlarını fark etmelerini amaçladıklarını söyleyerek, 'Özel gereksinimli gençler için mesleki farkındalık, geleceğe ilişkin karar verebilmenin ve daha bağımsız bir yaşam kurabilmenin önemli basamaklarından biri. Bu nedenle onların yalnızca bilgi edinmelerini değil, yapabildiklerini doğrudan deneyimlemelerini, üretim sürecinin bir parçası olmalarını ve ortaya koydukları somut bir ürün üzerinden başarı duygusunu yaşamalarını çok önemsiyoruz. Bir işe başlayıp onu tamamlayabilmek, sorumluluk alabilmek ve kendi emeğinin sonucunu görebilmek, gençlerimizin özgüvenini ve kendilerine olan inançlarını güçlendiriyor' ifadelerini kullandı.

'Üniversitelerin de sorumluluğu var'

Özgün, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Projenin önemli yönlerinden biri de gençlerin farklı sosyal çevrelerle etkileşim kurmalarına olanak sağlaması oldu. Burada edindikleri deneyimin, kendilerine ilişkin algılarını ve geleceğe yönelik düşüncelerini olumlu yönde etkilediğini gözlemledik. Bizim için en değerli kazanımlardan biri de gençlerin 'Ben bunu yapabilirim' duygusunu yaşayabilmeleriydi. Özel gereksinimli bireylerin eğitim ve istihdam süreçlerine daha güçlü biçimde katılabilmeleri için erken dönemde doğru yönlendirme, uygulamalı deneyim ve destekleyici öğrenme ortamlarının oluşturulması gerekiyor. Üniversitelerin de sahip oldukları bilgi birikimini ve olanakları toplumun farklı kesimleriyle paylaşma konusunda önemli bir sorumluluğu bulunduğuna inanıyoruz. Projemiz, kapsayıcı eğitim anlayışının yaygınlaşması ve toplumsal farkındalığın artması bakımından da çok kıymetli bir çalışma oldu.'

Kaynak: İHA