Uykunun vücudun en temel ilacı olduğunu hatırlatan 13 Mart Dünya Uyku Günü'nde, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu'dan hayati bir uyarı geldi. Prof. Akkoyunlu horlama, sabah yorgunluğu ve gün içi uyuklamanın uyku apnesi belirtisi olabileceğine dikkat çekti. Tedavi edilmeyen uyku apnesinin kalp krizi, obezite ve ciddi kaza risklerini artırdığı konusunda uyardı.

13 Mart Dünya Uyku Günü kapsamında, uzmanlar modern toplumda giderek artan uyku bozukluklarının akciğer ve genel vücut sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerini masaya yatırdı. Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu uykunun sadece bir dinlenme süreci değil, hayati bir organ yenilenme evresi olduğunu belirtti. Toplumda yaygın görülen horlama ve gündüz uyuklama gibi belirtilerin, aslında ölümcül sonuçlar doğurabilecek hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Prof. Akkoyunlu, 'Sağlıklı bir yaşam için uyku hijyeni hayati önem taşıyor' dedi.

Uyku vücudun en temel ilacıdır

Uykunun biyolojik önemine değinen Prof. Akkoyunlu, 'Bu süreç vücut için doğal bir tedavi mekanizmasıdır. Uyku, beynin ve tüm organların kendini yenilediği, bağışıklık sisteminin güçlendiği hayati bir süreçtir. Ancak günümüzde birçok kişi, uykuda solunum durması olarak bilinen uyku apnesi ile yaşamını sürdürüyor ve bunun farkında değil. Özellikle sabahları yorgun uyanan ve gün içinde aniden uyuklama ihtiyacı hisseden bireyler vakit kaybetmeden profesyonel yardım alması gerekiyor. Bu belirtilerin görmezden gelinmesinin maliyeti ise ağır olabilir' ifadelerini kullandı.

Akciğer ve kalp sağlığı büyük tehdit altında

Şırnak'ta yapışık parmaklı iki kardeş ameliyatla sağlıklarına kavuştu
Şırnak'ta yapışık parmaklı iki kardeş ameliyatla sağlıklarına kavuştu
İçeriği Görüntüle

Tedavi edilmeyen uyku bozukluklarının sadece kişisel konforu bozmakla kalmadığını, aynı zamanda kronik hastalıklara davetiye çıkardığını belirten Prof. Akkoyunlu, 'Uykuda nefesi kesilen hastalarda kalp krizi riski katlanarak artıyor. Bunun yanı sıra hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi hastalıkların temelinde çoğu zaman teşhis edilmemiş uyku apnesi yatıyor. Metebolizmanın bozulmasıyla birlikte obezite ve diyabet riski de artıyor. Yetersiz uyku vücudun dengesini altüst ediyor' şeklinde konuştu.

Konsantrasyon kaybı trafik kazalarını tetikliyor

Uyku bozukluklarının sosyal ve güvenlik boyutuna da değinen Prof. Akkoyunlu, 'Tedavi edilmeyen uyku apnesi hastalarında odaklanma yeteneği ciddi oranda azalıyor. Bu durum sadece iş verimliliğini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda trafik ve iş kazası riskini de doğrudan arttırıyor. Kaliteli uyku toplum güvenliği için de bir gereklilik. Özellikle direksiyon başındaki kişilerin uyku kalitelerine ekstra özen göstermeleri gerekiyor' diye belirtti.

Sağlıklı uyku için 5 altın kural

Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, vatandaşların uyku kalitesini artırmak ve uyku apnesi riskinden korunmak için şu temel tavsiyelerde bulundu:

'Vücudun biyolojik saati için kritik olan melatonin hormonunun salgılanması için yatak odasının tamamen karanlık ve serin olması şarttır. Mavi ışığın uyku üzerindeki olumsuz etkilerinden korunmak için yatmadan en az 1 saat önce telefon ve televizyon gibi ekranlardan uzaklaşılmalıdır. Gece geç saatlerde tüketilen ağır yemekler ve kafein içeren içecekler uyku düzenini bozar; akşam öğünleri hafif tutulmalıdır. Gün içindeki hareketlilik uykuyu derinleştirir ancak ağır sporlar uykudan hemen önce yapılmamalıdır. İdeal kiloyu korumak, hava yolundaki baskıyı azaltarak uyku apnesi riskini ciddi oranda düşürür.'

Kaynak: İHA