Bir süredir siroz hastalığı ile mücadele eden gazeteci Hasan Yıldırım, karaciğer nakli için donör bekliyor. Yıldırım, 'Tedavim devam ediyor fakat tamamen kurtulmam için nakil yapılması gerekiyor. İnşallah en kısa zamanda uygun bir karaciğer bulunur ve ben de eski sağlığıma kavuşurum' dedi.

Ulusal bir televizyon kanalının İzmir temsilciliğini yapan 58 yaşındaki Hasan Yıldırım, yaklaşık bir buçuk yıl önce karın bölgesindeki şişlik şikayetiyle hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde Yıldırım'ın karaciğerinde siroz ve tümör tespit edildi. Yüksek moralle mesleğini sürdüren ve tedavisini aksatmayan Yıldırım, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde geçirdiği cerrahi operasyonun ardından taburcu olarak sahadaki görevine döndü. Bir süre önce yeniden fenalaşarak hastaneye kaldırılan ve yoğun bakıma alınan Yıldırım için doktorlar organ nakli kararı aldı. Deneyimli gazeteci, sağlığına kavuşabilmek için uygun donör bekliyor.

Karşıyaka'nın Topuk Yaylası programı belli oldu
Karşıyaka'nın Topuk Yaylası programı belli oldu
İçeriği Görüntüle

Hastanın tedavi sürecine dair bilgilendirmelerde bulunan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Mahmut Küsbeci, 'Hasan Bey yaklaşık 1 buçuk yıl önce Ege Üniversitesi Genel Cerrahi Kliniği'ne karın şişliği şikayetiyle geldi. Geldiğinde çekilen MR'ında karında sıvı ve karaciğerinde sirozu vardı. Bunun yanında karaciğer kanseriyle uyumlu 3 tane de kitle tespit edildi. Tümörleri tespit ettikten sonra onlara yönelik tedaviler uyguladık. Şu anda tümörleri kontrol altında. Hasan Bey'in şansı, geldiğinde kitlelerinin yaklaşık 2 santim civarında olmasıydı. Böyle durumlarda yakma işlemi dediğimiz ablasyon yöntemlerini kullanarak tümörleri kontrol altına alıyoruz. Ancak karaciğer yetmezliği olan sirozlu hastalarda asıl tedavi nakildir. Hasan Bey'in şu an nakil şansı sürse de henüz bir canlı vericisi bulunmadığı için kadavradan nakil için sırada beklemektedir' dedi.

'Organ nakli çok önemlidir'

Karaciğer yetmezliği ve siroz gibi durumlarda asıl tedavinin karaciğer nakli olduğunu vurgulayan Küsbeci, 'Organ nakli çok önemlidir. Ülkemizde organ bekleyen çok sayıda hastamız bulunmaktadır ve bu sayı giderek artmaktadır. Bizim buradaki asıl görevimiz, hastanın nakil şansını kaybetmesini önlemektir. Çünkü tümör çok büyüdüğünde hasta maalesef nakil şansını kaybediyor. Girişimsel radyoloji olarak amacımız, bu tümörleri kontrol altında tutmak, büyümelerini engellemek veya küçüklerse onları yok etmektir' diye konuştu.

Tümörün boyutuna ve hastanın durumuna göre farklı tedavi seçeneklerinin bulunduğunu aktaran Küsbeci, şunları kaydetti: 'Kitleler 3 santimin altında olduğunda yakma veya dondurma işlemi uyguluyoruz. 3 santimden büyük olduğunda ise TACE işlemi (tümörü besleyen damarların tıkandığı kemoterapi yöntemi) veya radyoembolizasyon dediğimiz, damardan karaciğer anjiyosu yaparak tümöre radyoaktif ışın yayan küreler verme yöntemiyle tümörü küçültmeye çalışıyoruz.'

Sözlerini sürdüren Küsbeci, 'Nakil başarılı bir şekilde gerçekleştiğinde, sirozlu karaciğer yeni bir karaciğerle değiştirilmiş olacağı için hasta yeni karaciğerini koruduğu takdirde herhangi bir sağlık sorunu kalmayacaktır' ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA