Kene kaynaklı risklerin yalnızca Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ile sınırlı olmadığına dikkat çeken Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gültekin Akyol, kene ısırığı sonrası ciltte ortaya çıkan ve giderek genişleyen halka şeklindeki kızarıklığın Lyme hastalığının önemli belirtilerinden biri olabileceğini söyledi.

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gültekin Akyol, Türkiye'de kene kaynaklı sağlık risklerinin yalnızca Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ile sınırlı olmadığına dikkati çekti. Türkiye'de farklı kene türlerinin Lyme hastalığı ve riketsiyozlar gibi enfeksiyonlarla da ilişkili olabildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Gültekin Akyol, 'Kene temasından sonra ateş, belirgin halsizlik, baş ve kas ağrısı, döküntü, giderek genişleyen cilt kızarıklığı ya da ısırık bölgesinde kabuklu yara gelişmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı' dedi.

Yaz aylarında kırsal alanlarda, ormanlık bölgelerde, piknik alanlarında ve hayvanlarla temasın yoğun olduğu bölgelerde kene tutunmalarının arttığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Gültekin Akyol, Türkiye'de görülen farklı kene türlerinin farklı enfeksiyonlarla ilişkili olabileceğini söyledi.

'Her kene aynı hastalığı taşımıyor'

Kenenin türüne göre taşıdığı enfeksiyon etkenlerinin değişebildiğini vurgulayan Akyol, 'Türkiye'de Hyalomma marginatum KKKA açısından en önemli türlerden biri. Bunun yanında Ixodes ricinus Lyme hastalığı, Rhipicephalus sanguineus grubu ve bazı Dermacentor türleri ise riketsiya enfeksiyonları açısından önem taşıyor. Dolayısıyla her kene tutunmasını yalnızca KKKA açısından değerlendirmek doğru değil. Hastanın bulunduğu bölge, kenenin türü ve temas sonrasında gelişen klinik belirtiler birlikte değerlendirilmelidir' diye konuştu.

Halka şeklinde büyüyen kızarıklığa dikkat

Türkiye'de bulunan Ixodes ricinus türünün Lyme hastalığına yol açabilen bakterilerin taşınmasında rol oynayabildiğini belirten Akyol, Lyme hastalığında özellikle cilt bulgularının dikkat çekici olabileceğini söyledi.

Akyol, 'Kene temasından sonraki günler veya haftalar içerisinde ısırık bölgesinin çevresinde giderek genişleyen, zaman zaman halka görünümü alan bir kızarıklık ortaya çıkabilir. Ateş, yorgunluk, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları da tabloya eşlik edebilir. Böyle bir durumda kişinin kene temasını mutlaka hekime bildirmesi gerekir' ifadelerini kullandı.

Isırık bölgesinde koyu renkli yara oluşabilir

Türkiye'de görülebilen Rhipicephalus sanguineus ve Dermacentor marginatus gibi kene türlerinin bazı riketsiya enfeksiyonlarıyla ilişkili olabileceğine işaret eden Akyol, bu enfeksiyonlarda da farklı belirtilerin ortaya çıkabileceğini kaydetti.

Hatay'da gıda işletmelerine yönelik denetimler sürüyor
Hatay'da gıda işletmelerine yönelik denetimler sürüyor
İçeriği Görüntüle

Akyol, 'Riketsiya enfeksiyonlarında yüksek ateş, baş ağrısı ve döküntünün yanı sıra kenenin tutunduğu bölgede koyu renkli, kabuklu bir yara görülebilir. Bazı hastalarda bölgesel lenf bezlerinde büyüme de eşlik edebilir. Bu tür bulguların kene temasından sonra ortaya çıkması önemsenmeli' dedi.

'Kene üzerine kolonya, yağ veya kimyasal madde dökmeyin'

Kenenin vücutta fark edildiğinde mümkün olan en kısa sürede uygun şekilde çıkarılması gerektiğinin altını çizen Akyol, halk arasında uygulanan bazı yöntemlerin yanlış olduğuna dikkati çekti.

'Kenenin üzerine kolonya, alkol, yağ, deterjan veya başka bir kimyasal madde dökmek, sigarayla yakmaya çalışmak ya da keneyi sıkmak doğru değil' diyen Akyol, 'Bu uygulamalar kenenin kusmasına veya vücut sıvılarını temas ettiği bölgeye bırakmasına neden olarak bulaş riskini artırabilir. Kene uygun bir cımbızla deriye en yakın noktadan tutulmalı ve ezilmeden, bütün olarak çıkarılmalıdır. Kişi bunu yapamıyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır' açıklamasında bulundu.

'10 gün boyunca belirtiler takip edilmeli'

Özellikle KKKA açısından kene temasının ardından kişinin kendisini takip etmesinin önemli olduğunu belirten Akyol, 'Kene çıkarıldıktan sonra süreç bitmiş kabul edilmemeli. Özellikle ilk 10 gün içerisinde ateş, halsizlik, iştahsızlık, baş ağrısı, yaygın kas ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtiler gelişirse sağlık kuruluşuna başvurulmalı ve yakın zamanda kene teması olduğu mutlaka belirtilmeli' dedi.

Akyol, acil değerlendirme gerektirebilecek durumları ise şöyle sıraladı:

'Yüksek ateş, belirgin halsizlik, şiddetli baş veya kas ağrıları, vücutta yaygın döküntü, kanama bulguları, bilinç değişikliği, tekrarlayan kusma veya genel durumun hızla bozulması halinde beklenmemeli ve acil servise başvurulmalıdır.'

Kırsal alandan dönünce vücut kontrolü önemli

Kene kaynaklı hastalıklardan korunmada kişisel önlemlerin önemli olduğunu belirten Akyol, özellikle kırsal alanlardan dönüşte tüm vücudun kontrol edilmesini önerdi.

Akyol, 'Koltuk altları, kasıklar, diz arkaları, kulak çevresi, ense ve saçlı deri gibi kenelerin kolay fark edilmeyebileceği bölgeler dikkatle incelenmeli. Çocuklarda saçlı deri ve kulak arkaları özellikle kontrol edilmeli. Kenenin erken fark edilip uygun şekilde uzaklaştırılması, kene kaynaklı hastalıklardan korunmada alınabilecek önemli önlemlerden biridir' ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA