En sık görülen kanser türlerinden biri olan kolon kanserinde, son yıllarda yaşanan bilimsel gelişmeler tedavi yaklaşımını kökten değiştirdi. Uzmanlar, kolon kanserinin artık tek tip bir hastalık olarak değil, her hastanın genetik özelliklerine göre farklı tedavi planı gerektiren bir hastalık olarak değerlendirildiğini belirtiyor.

Bilim dünyasında yaşanan gelişmelerle birlikte kolon kanserinde 'tek tip tedavi' dönemi kapanıyor. Uzmanlar, immünoterapi, sıvı biyopsi ve tümörün genetik analizine dayalı kişiye özel tedaviler sayesinde hastalarda daha başarılı sonuçlar elde edildiğini vurguluyor.

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Ferhat Ekinci, kolon kanserinin uzun yıllardır dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olmaya devam ettiğini söyledi.

Boşanma aşamasındaki eş dehşeti: 4 kişiyi katletti
Boşanma aşamasındaki eş dehşeti: 4 kişiyi katletti
İçeriği Görüntüle

Son yıllarda bilimsel gelişmelerin bu hastalığa bakış açısını önemli ölçüde değiştirdiğini ifade eden Ekinci, 'Kolon kanseri artık tek tip bir hastalık olarak değil, kişiye özel özellikler taşıyan bir tablo olarak değerlendiriliyor. Son dönemde en çok dikkat çeken gelişmelerin başında 'immünoterapi' geliyor. Bu tedavi yöntemi, doğrudan kanseri hedef almak yerine kişinin kendi bağışıklık sistemini güçlendirerek tümörle savaşmasını sağlıyor' dedi.

Bazı hastalarda tümör tamamen kaybolabiliyor

Özellikle belirli genetik özelliklere sahip hastalarda immünoterapinin etkisinin oldukça çarpıcı olduğunu vurgulayan Ekinci, bazı yeni çalışmalarda ameliyat öncesi uygulanan bu tedavi sayesinde tümörün tamamen ortadan kaybolduğu vakaların bildirildiğini kaydetti.

Kolon kanserinde kişiye özel tedavi

Kolon kanseri tedavisinde bir diğer önemli gelişmenin kişiye özel tedavi anlayışı olduğunu belirten Ekinci, 'Artık tümörün genetik yapısı analiz edildiği için her hastaya aynı tedavi uygulanmıyor. Bunun yerine hastanın tümörüne en uygun ilaçlar seçiliyor. Bu sayede hem tedavi başarısı artıyor hem de gereksiz yan etkilerin önüne geçiliyor' diye konuştu.

Sıvı biyopsi ile erken takip mümkün

Günümüzde dikkat çeken bir başka yeniliğin ise 'sıvı biyopsi' yöntemi olduğunu ifade eden Ekinci, bu yöntem sayesinde hastalığın takibi için her zaman doku örneği alınmasına gerek kalmadığını belirterek şunları söyledi:

'Basit bir kan testiyle vücutta kanser hücrelerine ait izler tespit edilebiliyor. Bu da özellikle ameliyat sonrası hastalığın geri gelip gelmediğini çok daha erken anlamayı mümkün kılıyor.'

Tarama yaşı 45'e düştü

Öte yandan kolon kanserinin artık daha genç yaşlarda da görülmeye başladığını belirten Ekinci, bu nedenle birçok ülkede tarama yaşının 50'den 45'e düşürüldüğünü söyledi. Uzmanların en önemli uyarısının ise net olduğunu belirten Ekinci, 'Belirti beklemeden düzenli tarama yaptırmak hayat kurtarıyor' dedi.

Kolon kanseri tedavisinde umut verici bir döneme girildiğini ifade eden Ekinci, 'Her ne kadar her hasta için aynı sonuçlar geçerli olmasa da bilim dünyası daha etkili ve daha az yan etkili tedaviler için hızla ilerliyor. Sonuç olarak kolon kanseri artık eskisi kadar 'tek seçenekli' bir hastalık değil. Erken teşhis, doğru tarama ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarıyla bu hastalıkla mücadelede her geçen gün daha güçlü hale geliyoruz' diye konuştu.

Kaynak: İHA