Fındıklı’da Kivi Üreticisinin Feryadı: Maliyetler İkiye Katlandı, Fiyatlar Yarıya Düştü!

Rize’nin Fındıklı ilçesinde kivi üreticileri, 2026 sezonunda yaşanan ciddi fiyat düşüşleri ve artan üretim maliyetleri nedeniyle zor günler geçiriyor. Fındıklı Ziraat Odası Başkanı Mehmet Ali Özsoy, geçen yıl kilogramı 70-80 TL arasında satılan kivinin bu sezon yaklaşık yarı fiyatına alınmak istendiğini belirterek yetkililere acil müdahale çağrısında bulundu.

Fındıklı Ziraat Odası Başkanı Mehmet Ali Özsoy, 2026 kivi sezonunda üreticilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik mağduriyete ilişkin yaptığı açıklamada, üretim maliyetlerinin katlanarak artmasına rağmen kivi alım fiyatlarının geçen yılın gerisine düşmesine tepki gösterdi. Özsoy, özellikle ithal kivi nedeniyle yerli üreticinin rekabet edemez duruma geldiğini savunarak, gümrük vergilerinin yeniden düzenlenmesini ve ithalat denetimlerinin artırılmasını istedi.

“Geçen Yıl 80 Liraya Sattığımız Kiviye Bugün 40 Lira Deniliyor”

2026 sezonuna umutla giremediklerini ifade eden Mehmet Ali Özsoy, üreticinin yaşadığı fiyat kaybına dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Evet, 2026 kivi sezonu maalesef hayırlı olsun diyemiyorum. Çünkü 2025 yılında 70 liraya, 80 liraya sattığımız kivi, bugün yarı fiyatlarına alınmaya çalışılıyor ve satın alınıyor. Başta Türkiye'nin en büyük çiftçi örgütü olan Tarım Kredi Kooperatifi olmak üzere bütün tüccarlar geçen yılın yarı fiyatına kivi satın alıyor. Ne değişti bu ülkede de geçen yılın yarı fiyatına ürün almaya çalışıyorlar?”

“Mazot, Gübre, İlaç ve İşçilik İkiye Katlandı”

Üretim maliyetlerindeki artışın üreticiyi çıkmaza sürüklediğini belirten Özsoy, geçen yılın fiyatlarıyla bugünkü maliyetler arasındaki uçuruma dikkat çekti.

Özsoy, “Geçen yıl ekim ayında mazot 50 liraymış, 25 liraya mı düştü? Tam tersine 50 liradan 100 liralara gitmiş, iki katı artmış. Gübre, ilaç, işçilik, ambalaj, elektrik ve depolama maliyetlerinin hiçbiri geriye gelmedi. Hepsi arttı. Çiftçinin maliyetleri ikiye katlanırken ürünün geçen yılın yarı fiyatına alınması hangi vicdana sığar?” ifadelerini kullandı.

Üreticinin maliyetinin altında ürün satmak zorunda bırakıldığını vurgulayan Özsoy, yaşanan tablonun sürdürülebilir olmadığını söyledi.

“İran Kivisi Yerli Üreticinin Önüne Engel Olarak Çıkıyor”

Kivi fiyatlarındaki düşüşün gerekçesi olarak İran'dan yapılan ithalatın gösterildiğini aktaran Özsoy, gümrük vergilerinin yerli üreticiyi koruyacak seviyeye çıkarılması gerektiğini savundu.

Tüccarlarla yaptıkları görüşmelerde sürekli İran kivisinin gündeme getirildiğini belirten Özsoy, şu değerlendirmede bulundu:

“Bize verilen cevap, İran kivisinin geldiği ve ton başına 350 dolar vergi uygulandığı yönünde. Bu da kilogram başına yaklaşık 17,5 liralık bir maliyet oluşturuyor. İran'da da kivi 30 lira. Dolayısıyla ithalatçı, 47,5 liraya ürün alırken neden Karadeniz'e gelip daha yüksek fiyattan kivi alsın? diye düşünüyor.”

Gümrük vergilerinin geçmişte 500 dolar seviyesinde olduğunu, daha sonra 350 dolara düşürüldüğünü belirten Özsoy, yerli üreticiyi korumak amacıyla bu vergilerin artırılması gerektiğini ifade etti.

“İthalat Yasağı Nisan Sonuna Kadar Uzatılmalı”

İran kivisine yönelik 1 Eylül-15 Şubat tarihleri arasında uygulanan ithalat yasağının yeterli olmadığını savunan Özsoy, bu sürenin Nisan ayı sonuna kadar uzatılmasını talep etti.

Özsoy, “Bu dönem Türkiye'deki çiftçilerimizin üretim, hasat ve depolama sürecini kapsıyor. Dolayısıyla çiftçinin korunması gereken bir dönem. Ayrıca bu tarihler arasında İran kivisinin Azerbaycan ve Gürcistan gümrük kapılarından ithalatının devam ettiği iddiaları var. Bu iddiaların araştırılması, gümrüklerin ve ürünlerin menşelerinin denetlenmesi gerekiyor” dedi.

“Rize Kivisi, Ordu Kivisi ve Yalova Kivisi Ayrı Ayrı Belirtilmeli”

Yerli üreticinin korunması için yalnızca gümrük vergilerinin artırılmasının yeterli olmayacağını belirten Özsoy, satış noktalarında ürünlerin menşe bilgilerinin açıkça belirtilmesini istedi.

Özsoy, taleplerini şu sözlerle dile getirdi:

“Marketlerde, depolarda, hallerde, manavlarda ve diğer bütün satış noktalarında yabancı menşeli kivilerin üzerine menşei yazılmalı. Yerli kivilerde de aynı uygulama yapılmalı. Biz ayrıca Rize kivisinin üzerine Rize kivisi, Ordu kivisinin üzerine Ordu kivisi, Mersin kivisinin üzerine Mersin kivisi, Yalova kivisinin üzerine de Yalova kivisi yazılmasını istiyoruz. Tüketici hangi ürünün nerede üretildiğini bilerek alışveriş yapmalı.”

Özsoy, Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığına resmi yazılar gönderdiklerini, gümrük vergilerinin artırılması ve ithalat denetimlerinin sıkılaştırılması yönündeki taleplerini ilettiklerini kaydetti.

“Kivi Üretiminde Aynı Kayıpları Yeniden Yaşamak İstemiyoruz”

Geçmiş yıllarda yaşanan düşük fiyatlar nedeniyle Karadeniz Bölgesi'nde kivi üretiminin ciddi ölçüde gerilediğini belirten Özsoy, bölgedeki kivi bahçelerinin büyük bölümünün üretim dışı kaldığını söyledi.

Özsoy, “Geçmiş yıllarda Karadeniz'deki kivi tarlalarının yüzde 80'i gitti. Üreticiler ağaçlarını kesti. Bugün üretimin yüzde 20'si kaldı. Bugün müdahale edilmezse o da gidecek. Çiftçimiz maliyetinin altında hasat yapıp ürün satmak zorunda kalacak. Bu durumun önüne geçilmesi gerekiyor” diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

Bakanlara Acil Çağrı: “Önce Türkiye'deki Çiftçimizi Koruyun”

Açıklamasının sonunda Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat'a seslenen Mehmet Ali Özsoy, kivi üreticilerinin sorunlarının çözümü için acil adım atılması çağrısında bulundu.

Özsoy, “Sayın Tarım Bakanım İbrahim Yumaklı, Sayın Ticaret Bakanım Ömer Bolat, lütfen derhal müdahale edin. Piyasanın normal şartlara, çiftçinin kazanacağı koşullara gelmesi için gerekenleri yapın. Çiftçi örgütlerini toplayın, kivi üretim bölgelerindeki temsilcilerle toplantılar yapın. Bizim de size ileteceğimiz eksikleri, sizin üretici kanalından bize aktaracağınız sorunları birlikte değerlendirelim. Biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Lütfen üreticimizi koruyalım. Önce İran'daki üreticiyi değil, Türkiye'deki emekçilerimizi ve çiftçilerimizi koruyalım” ifadelerini kullandı.

Fındıklı Ziraat Odası Başkanı Mehmet Ali Özsoy'un açıklamaları, 2026 kivi sezonunda üreticilerin yaşadığı fiyat ve maliyet sorunlarını yeniden gündeme taşırken, gözler ilgili bakanlıkların atacağı adımlara çevrildi.