Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde uzman ekip tarafından mesane kanseri olan bir hastaya, 'robotik cerrahi' ile bağırsaktan 'kalp şeklinde yapay mesane' oluşturuldu ve hasta yeniden doğal hayata kavuştu.

Ankara'da mesane kanseri nedeniyle mesanesi alınan bir hastaya, 'robotik cerrahi' yöntemiyle bağırsaktan 'kalp şeklinde yapay mesane' yapıldı. Bilkent Şehir Hastanesi'nde uzman ekip tarafından gerçekleştirilen operasyonla hasta, idrarını doğal yollarla yapabilme kabiliyetine yeniden kavuşurken, uygulanan ileri cerrahi teknik hem hayat kalitesini artırdı hem de dikkat çeken bir başarı örneği gerçekleştirildi.

Kopan sinirler bacağından alınan nakille onarıldı: Genç hastaya ikinci şans
Kopan sinirler bacağından alınan nakille onarıldı: Genç hastaya ikinci şans
İçeriği Görüntüle

'Robotik cerrahinin avantajları var'

Mesanesi alınan hastaların iki seçeneği olduğunu söyleyen Üroloji Kliniği Yönetim Görevlisi Prof. Dr. Cüneyt Özden, 'Ya bağırsaktan bir kanal yapıp, onu karın duvarına dışarıya bir idrar torbasına vermeniz ve hastanın idrarı o torbada birikmesi gerekiyor ya da hastanın bağırsaktan bir yapay mesane yapıp, idrarı doğal yoldan atmasını sağlamanız gerekiyor. Birincisi fizyolojik değil, ikincisi daha fizyolojik. Yaşam kalitesini artıran bir faktör. Bunu da ya açık yapabiliriz ya da robotik yapabiliriz. Belirleyen kriterler, hastanın genç olması, tümör özellikleri. En önemlisi de tabii hastanenin ve ekibin cerrahi deneyimi ve tecrübesi. Robotik cerrahinin avantajları var. Daha hassas bir cerrahi yapabiliyoruz. Bu hassasiyet ameliyat sırasında kanamayı azaltmakta. Daha küçük kesik, hastanın ameliyat sonrası daha az ağrı hissetmesi, daha hızlı iyileşmeye neden olmakta' dedi.

'Yapay mesane yapmak en mantıklı olan yol'

Ekip işi olmadan işlemin zor olduğunu vurgulayan Özden, 'Hasta hemen buna uyum sağlayamıyor. Birkaç ay bunun uyum sürecini yaşıyor ama sonunda bizler gibi normal bir şekilde idrar kanalından idrarını yapabiliyor. Diğer seçenek hastanın karnında bir torbaya idrar toplanması. Bu doğal bir yol değil. Hastada bir takım sorunlar oluşturabilmekte. Fizyolojik olmadığı için hastada psikolojik ve kozmetik sorunlar yapabiliyor. Bakım gerektiriyor. Bazen hasta tek başına onu bakımını yapamıyor. Bakım iyi yapılmadığı zaman ciltte dermatolojik problemlere yol açıyor. Hastanın sosyal yaşantısı etkileniyor. Günlük aktiviteleri kısıtlanıyor. Yapay mesane yapmak en mantıklı olan yol. O da seçilmiş hastalara yapılan bir yöntem' diye konuştu.

Cüneyt Özden, robotik cerrahiyle gerçekleştirilen ameliyatın 3 kişilik bir ekip tarafından aşamalı olarak yapıldığını, önce mesanenin alındığını, ardından lenf bezlerinin temizlendiğini ve bağırsaktan yapay mesane oluşturulduğunu belirtti. Operasyonun ortalama 5-6 saat sürdüğünü ifade eden Özden, hastaların ameliyat sonrası ilk dönemde idrar kontrolünde zorluk yaşayabildiğini, bu sürecin genellikle 3-6 ay içinde düzeldiğini, gece kaçırmalarının ise daha uzun sürebildiğini aktardı.

Türkiye'de nadir bir işlem

Özden, robotik cerrahinin Türkiye'de sınırlı sayıda merkezde uygulandığını, üniversite ve devlet hastaneleri arasında bu yöntemi kullanan tek merkez olduklarını dile getirerek, Avrupa'da da yalnızca birkaç merkezde gerçekleştirilebildiğini söyledi.

'Mesaneyi hastanın doğal idrar kanalına bağlıyoruz'

Mesane çıkarıldıktan sonra hastanın kendi bağırsağından uygun bir şekilde mesane yaptıklarını dile getiren Doç. Dr. Yalçın Kızılkan, 'Mesaneyi hastanın doğal idrar kanalına bağlıyoruz ve böbreklerden gelen idrar kanallarında yeni yaptığımız mesaneyi ağızlaştırarak hasta, böbrekten çıkan idrarını normal yollarla vücut dışına atıyor. Bu süreçte de robotik cerrahi kullandığımızda milimetrik deliklerden girerek, el titremesi engellenerek, istediğimiz yere ulaşabilerek, ekranın büyüklüğünü ayarlayarak ameliyat çok kolay hale geliyor. Bu kesinin çok küçük olması da hastanın çok hızlı toparlanmasına, ameliyat sonrası normal yaşama dönmesinde avantaj sağlıyor' şeklinde konuştu.

'İlk semptomları bizim için değerli'

İlk aşamalarda erken teşhisin öneminde vurgu yapan Uzman Hekim Dr. Fırat Çağlar Budak, 'İlk semptomları bizim için değerli. Özellikle idrarda kan görme bu hastanın teşhisine önem arz ediyor. Hastalar bunu fark ettiklerinde zaman kaybetmeden bir üroloji hekimine, hastanemize başvurabilirler. Çünkü erken aşamada tanı koyduğumuzda hastaların cerrahisinde de fark oluşturmakta. Türkiye toplumunda sigara içme alışkanlığı da çok fazla. Sigara da bu hastalığın sebepleri arasında en sık gelenlerden biri. Ailesel etkenler, genetik faktörler bunlar da önemli. Çevresel etkenler bunların da payı var. Genellikle genç hastalarda çok fazla görmedik ama son zamanlarda artan çevresel etkenler, sigara kullanımı ve genetik faktörler nedeniyle erken yaşta da görmekteyiz. Bizim 30-40 yaşlarında da ameliyat ettiğimiz hastalarımız var. O yüzden genç hastalarda görünmez gibi bir şey söyleyemiyoruz' ifadelerini kullandı.

'Doktorum 'sana kalp şeklinde mesane yaparım' dedi'

Bir sabah idrarından kan gelmesiyle uyandığını ve hastaneye başvurduğunu söyleyen Tosun, 'Diğer hastaları genellikle böbrekten dışarı bir şekilde torbayla yaşarken gördüm. Ben de bu şekilde olacağım diye çok korktum. Sağ olsun Cüneyt hocam, 'yaşımın genç olduğunu' ve 'ben seni ameliyat ederim, sana böbrekten dışarı değil de yapay mesane yaparım, hem de kalp şeklinde' dedi. Bunu duyunca çok sevindim. Korkularım biraz azaldı. Diğer hocalarımla birlikte Cüneyt hocama çok güvendim' ifadelerine yer verdi.

'Hastalığı dahi unutuyorum bazen'

Yapay mesanenin yapılmasının üstünden 9 ay geçtiğini söyleyen Tosun, 'Ben yaşamayı seven bir insanım. Bu hastalığı hiçbir zaman kabullenmedim. Benim bakmakla yükümlü olduğum 2 tane küçük kızım vardı. Onların da desteğiyle ben bu süreci çabuk atlattım. 15 gün falan bir hastanede kalma sürem oldu. Kalktıktan sonra bir daha yatak yüzü görmedim. Gezmeme, çalışmama normal hayatıma devam ettim. Bu hastalığı yaşamadan önceki durumum nasılsa şu anda aynı durumdayım. Hiçbir engel olacak durumum yok. Ağrılarım, sancım, sıkıntılarımın hiçbiri kalmadı. Hastalığı dahi unutuyorum bazen' dedi.

Osman Tosun, hastalığını hiçbir zaman gizlemediğini ve çevresinden torba ile yaşamak zorunda kalabileceğine dair yorumlar duyduğunu belirterek bu süreçte endişe yaşadığını ifade etti.

'Bir daha hiçbir şekilde ağzıma sigara vurmadım'

Sigara içilmemesi gerektiğini vurgulayan Tosun, 'Kötü bir alışkanlık. Ben 15 yıldır kullanıcıydım. Ameliyatın ilk gününden sonra bir daha hiçbir şekilde ağzıma sigara vurmadım. Bırakması zor ama hastalığımı bilmeyen arkadaşlarım bana diyor ki nasıl bıraktın? Ben de diyorum ki korkudan bıraktım' diye konuştu.

Kaynak: İHA