Hukukçulardan Gülistan soruşturmasına son nokta: 'Gülistan Doku'nun cesedinin bulunamaması yargılama ve hüküm kurulmasına engel değil'
Hukukçulardan Gülistan soruşturmasına son nokta: 'Gülistan Doku'nun cesedinin bulunamaması yargılama ve hüküm kurulmasına engel değil'
İçeriği Görüntüle

Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 'Kültür önderleri, entelektüel kişilikler yetiştirmeye çalışıyoruz. Buradan değil beş senede, on senede bir tane Cinuçen Tanrıkorur çıksa, Alaattin Yavaşça çıksa, daha başka ne isteriz' dedi.

İstanbul'da Türk müziği eğitimi alanında önemli bir iş birliği hayata geçirildi. İstanbul Üniversitesi Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi (OMAR) ile Palet Türk Müziği İlkokulu arasında kapsamlı bir eğitim iş birliği protokolü imzalandı. Protokol, Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Zülfikar, OMAR adına İstanbul Üniversitesi Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Aylin Şengün Taşçı ve Palet Türk Müziği İlkokulu Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş tarafından imza altına alındı. İmzalanan protokol ile Türk musikisine yönelik akademik bilgi birikiminin ilköğretim düzeyine aktarılması, öğrencilerin nitelikli müzik eğitimi imkanlarına erişiminin artırılması ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. İş birliği kapsamında tarafların; Türk musikisi alanında seminerler, konserler, konferanslar, atölye çalışmaları ve eğitim programları düzenleyeceği bildirildi. Ayrıca akademik bilgi, kaynak ve deneyimlerin öğrenciler ve eğitimcilerle paylaşılması, ortak projeler geliştirilmesi ve üniversite akademisyenlerinin eğitim süreçlerine katkı sunması planlanıyor.

'Sadece Türk müziğini öğretmek değil, kendi kültürümüzü, kendi kimliğimizi çok küçük yaştan itibaren çocuklarımıza nasıl aşılayabiliriz onu çalıştık'

Protokol töreninde konuşan YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, '2011 yılında ilk bir anaokulu açtığımızda Çengelköy'de, bu anaokulundaki müzik eğitimini acaba nasıl yapmalıyız ki kendi müzik kültürümüzü bu çocuklara üç yaşından itibaren verebilelim dedik. Ondan sonra ilkokulumuzu açtık ve o dönemde Yüce Gümüş'le tanıştık, beraber çalışmaya başladık. Bu fikri beraber geliştirmeye çalıştık. Rahmetli Cinuçen Tanrıkorur'dan aldığımız ilhamla sadece Türk müziğini öğretmek değil, kendi kültürümüzü, kendi kimliğimizi çok küçük yaştan itibaren çocuklarımıza nasıl aşılayabiliriz onu çalıştık. Onun sonucunda böyle bir okul fikriyle bu müzik ilkokulunu bir kültür merkezini kurmuş olduk. Burada gündüz okul devam ederken başka okuldan çocuklar müzemizi gezmeye geliyorlar. Akşamları bu salonda konserlerimiz oluyor. Hafta sonu burada kurslarımız, enstrüman kurslarımız devam ediyor. Kütüphanemiz, stüdyomuz dışarıdan gelenlerin kendi albüm kayıtları için dahi kullanılıyor. Dolayısıyla burası gerçekten hafta boyu, yıl boyu yaşayan ve Türk kültürüne, kimliğine hizmet eden, yeni nesillere aktarılmasına vesile olmaya çalışan bir merkez hâline geldi' dedi.

'Kültür önderleri, entelektüel kişilikler yetiştirmeye çalışıyoruz'

Yeni alınacak öğrencilerle ilgili yetenek taramaları yaptıklarını belirten Erdoğan, 'Üsküdar'da kapısını bize açan bütün anaokullarına ekiplerimiz gidiyor. Oradaki öğrencilerimize bir ön tarama yapıyorlar. O ön taramada tespit edebildikleri çocuklarımız ikinci, üçüncü turlar için buraya geliyorlar. Ve yeteneğini tespit ettiğimiz en yetenekli, işte, yıl oldu 2 binin üzerinde çocuk, yıl oldu bin 500, yıl oldu bin 300, böyle hep bin'in üzerinde çocuğun yeteneklerini 24'e indirmeye çalışıyoruz. Yeteneğine göre kabul ediyoruz, ondan sonra ailenin maddi durumuna göre de burslandırıyoruz. Dolayısıyla tam burslu olan çocuklar var, kısmi burslu olan çocuklar var. Ortalama yüzde 55 düzeylerinde bir burslandırmayla çocukları kabul ediyoruz. Buradan sonra ilkokulu bitirdikten sonra ne oluyor sorusuna cevap olarak, Medeniyet Üniversitesi'yle, Millî Eğitim Bakanlığımızın ortak çalışmayla Üsküdar'da Amir Ateş Müzik Ortaokulu ve Lisesini açtık. Oraya öğrencilerimiz buradan devam edip, Medeniyet Üniversitesi Müzik Bölümüyle, müzik eğitimlerini sürdürebiliyorlar. Bu sene oraya herhalde üç çocuğumuz gitti. Dolayısıyla bazıları işte Türk müziği ile konservatuarına karşıya gidebiliyorlarsa başvurabiliyorlar. Bazıları buradan devam edebiliyorlar. Hepsi konservatuara devam etsin, hepsi müzik erbabı olsundan ziyade kendi müziğimize, kendi kültürümüze, belli bir seviyede virtüöz olur, üstat olur, acemisi olur ama hayatında yaşatarak, kendi mesleğini icra eden, kültür önderleri, entelektüel kişilikler yetiştirmeye çalışıyoruz. Buradan değil beş senede, 10 senede bir tane Cinuçen Tanrıkorur çıksa, Alaattin Yavaşça çıksa, daha başka ne isteriz zaten? Bu okul şunu sağlamaya önayak oldu. Normalde Türkiye'de 6 yaşında bir çocuğun müzik yeteneği keşfedilmiş olsa ailesi, öğretmeni vesaire muhtemelen Batı müziğine doğacaktır. Muhtemelen o yolda birileri onun elinden tutacaktır. Burası, 6 yaşında yeteneği keşfedilen çocukların Türk müziğine doğmasına, vesile olmaya çalışıyor. İnşallah bugün buradaki tanışma, buradaki işbirliği, bu yolda daha sağlam, daha güçlü adımlar atmamıza vesile olur' diye konuştu.

Kaynak: İHA