Bakan Uraloğlu, Almanya'da
Bakan Uraloğlu, Almanya'da
İçeriği Görüntüle

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Dini Lider Mücteba Hamaney ile yaklaşık iki buçuk saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini belirterek, görüşmenin samimi bir atmosferde gerçekleştiğini aktardı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanlığı'na gerçekleştirdiği ziyarette esnaf ve çarşı temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik son saldırılarının ekonomik etkileri, enflasyonla mücadele, fiyat artışlarının kontrol altına alınması ve stokçuluğun önlenmesine yönelik alınacak tedbirleri ele aldı. Toplantıda esnaf temsilcileri ve piyasa aktörlerinin görüş ve taleplerini dinleyen Pezeşkiyan, hükümet, esnaf ve dağıtım ağı arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, 'Bu iş birliği ve dayanışma olmasaydı, savaş şartları ve ekonomik baskılar altında piyasadaki mevcut istikrar seviyesine ulaşmak mümkün olmazdı' dedi.

Pezeşkiyan ayrıca, Dini Lider Mücteba Hamaney ile bir görüşme gerçekleştirdiklerini söyledi. Görüşmenin, yaklaşık iki buçuk saat sürdüğünü ve samimi bir atmosferde gerçekleştiğini belirten Pezeşkiyan, 'Bu görüşmede benim için her şeyden daha dikkat çekici olan unsur, Devrim Lideri'nin yaklaşımı, bakış açısı ve son derece mütevazı ve içten tavrıydı. Bu yaklaşım, görüşme ortamını güvene, huzura, dayanışmaya ve aracısız bir diyaloğa dayalı bir atmosfere dönüştürdü' diye konuştu.

Ülkedeki yönetim kademelerinde birlik, güven ve dayanışmanın güçlendirilmesinin önemine değinen Pezeşkiyan, 'Ülkenin en üst makamındaki kişi, böylesine ahlaki bir tutum, tevazu ve halkla iç içe bir anlayışla yetkililer ve insanlar karşısında bulunduğunda, bu davranış doğal olarak ülkenin yönetim ve idari sistemi için de bir örnek olabilir. Bu sorumluluk bilinci, halka yakın olmak ve sorunları gerçekten dinlemek üzerine kurulu bir anlayıştır. Nitekim şehit lider ve İslam Devrimi'nin büyük lideri de kendi yaşam tarzı ve uygulamalarında buna bağlıydı' ifadelerini kullandı.

İslam Cumhuriyeti sisteminde yönetim makamlarının bir ayrıcalık değil, halka karşı daha ağır bir sorumluluk anlamına geldiğini vurgulayan Pezeşkiyan, 'Hiçbir yetkili, bulunduğu makamı halktan uzaklaşmak veya kendisiyle toplum arasında ayrım oluşturmak için bir araç olarak görmemelidir' dedi.

Pezeşkiyan, Hamaney'in de görüşmede sadelik, tevazu, samimiyet ve karşılıklı saygıya dayalı bir tutum sergilediğini belirterek, bu durumun görüşme ortamını doğrudan ve açık bir diyaloğa dönüştürdüğünü ifade etti. Pezeşkiyan, hükümetin bu yaklaşımı halk ve meslek örgütleri alanına da yaymaya hazır olduğunu belirterek, 'Hükümet, sorumluluk bilinci, verimlilik ve hesap verebilirlik ilkelerinin esas alınması şartıyla, yürütme ve yönetim yetkilerinin bir bölümünü esnaf birlikleri, sivil oluşumlar ve halk temelli yapılara devretmeye hazırdır' diye konuştu.

Etkin yönetimin yalnızca yetki vermekle değil, aynı zamanda sorumluluk üstlenmek, hedefleri gerçekleştirmek ve hesap verebilir olmakla mümkün olduğunu ifade eden Pezeşkiyan, 'Nerede yetki verilirse, orada taahhütlere bağlı kalma ve hedefleri gerçekleştirme imkanı da oluşur' ifadelerini kullandı.

'En küçük görüş ayrılığı ya da farklı düşünce nedeniyle toplumda çatışma ve ikilik ortamı oluşturulmamalıdır'

Pezeşkiyan, 'birlik', 'hoşgörü' ve 'farklı görüşlere tahammülün' ülkenin krizlerden çıkabilmesi için temel gereklilikler olduğunu belirterek, 'En küçük görüş ayrılığı ya da farklı düşünce nedeniyle toplumda çatışma ve ikilik ortamı oluşturulmamalıdır. Çünkü görüş farklılıkları ailelerin içinde bile doğal bir durumdur. İnsanları kolayca yolsuzluk, ihanet ya da casuslukla suçlamamak ve toplumun farklı kesimleri arasında yapay ayrımlar oluşturmamak gerekir. Çünkü bugün ülkenin savunulması için sahada bulunan bazı kişiler, geçmişte çeşitli kısıtlamalar ve baskılarla karşılaşmış olsalar da tüm varlıklarıyla İran'ı savunuyorlar' dedi.

Pezeşkiyan, İran halkı ile kendi ifadesiyle 'ulusal kimliğini pazarlık konusu yapan' kişileri birbirinden ayırarak, 'Hiçbir gerçek ve vatansever İranlı, ülkesinin aşağılanmasını, güvensizliğini ve utanç yaşamasını istemez. Hiçbir vicdan sahibi insan da çocukların ve masum insanların öldürülmesi karşısında sessiz kalamaz ya da bu suçları meşrulaştıramaz' ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA