Antalya'da düzenlenen 23. Türkiye Hemofili Kongresi'nde konuşan İstanbul Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Hemofili Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, hemofili tedavisinde Türkiye'nin halen ithal ilaçlara bağımlı olduğunu belirterek, 'Hastalarımızı hala ithal ilaçlarla tedavi ediyoruz. Öncü, özgün ve çığır açıcı araştırmalarımızın ürüne dönüşmesi gerekiyor' dedi.

Türkiye Hemofili Derneği ile Hemofili Dernekleri Federasyonu iş birliğinde düzenlenen 23. Türkiye Hemofili Kongresi, 15-17 Nisan tarihleri arasında Antalya'nın Belek turizm merkezinde gerçekleştiriliyor. Kongre kapsamında İHA'ya açıklamalarda bulunan İstanbul Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Hemofili Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Türkiye'nin hemofili tedavisinde ithal ilaçlara bağımlılığını sonlandırması gerektiğini belirterek, yerli araştırma ve geliştirme çalışmalarıyla özgün ilaç üretimine geçilmesinin önemine işaret etti.

'Hala ithal ilaçlarla hastalarımızı tedavi ediyoruz'

Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Türkiye'nin sağlık alanında önemli bir noktada bulunduğunu ancak tıbbın sürekli gelişen bir alan olduğunu belirterek, bu gelişimin parçası olabilmek için araştırma sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin hemofili alanında kendi üretim kapasitesini geliştirmesi gerektiğini ifade eden Zülfikar, 'Şu ana kadar hastalarımızı hala ithal ilaçlarla tedavi ediyoruz. Burada öncelik vermemiz gereken hususlardan biri, ülkemizin her alanda olduğu gibi kendi yatırımlarını kendisinin yapması ve ülkemizdeki araştırmacılardan istifade etmesidir. Böylelikle öncü, özgün ve çığır açıcı araştırmalarımız ürüne dönüşebilir' dedi.

Bu alanda yalnızca hekimlerin değil, farklı disiplinlerden araştırmacıların da birlikte çalışması gerektiğini vurgulayan Zülfikar, sanayi, iş dünyası ve kamu kurumlarının da sürece yatırım yapmasının önem taşıdığını dile getirdi.

'Sürekli satın alarak bir yere kadar ilerleyebiliyoruz'

Türkiye'nin sağlık alanındaki birikiminin üretime dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çeken Zülfikar, 'Bu alanda yalnızca biz uzmanlar ve hekimler değil, diğer araştırmacılar da birlikte çalışmalı. Endüstrinin, iş insanlarının ve resmi kurumların da yatırım yapması gerekiyor ki ülkemiz bu alanda yeni ürünler üretebilsin. Aksi halde sürekli satın alarak bir yere kadar ilerleyebiliyoruz' ifadelerini kullandı.

'Bir kısım hasta ürüne ve tedaviye ulaşmakta zorluk çekiyor'

Hemofili tedavisinde bazı hastaların ürüne erişimde güçlük yaşayabildiğini belirten Zülfikar, 'Bir noktadan sonra daha ucuz ve daha fazla bulunan ürünlere yönelmek zorunda kalıyoruz. Ülkemizde hastaların bir kısmı ürüne ve tedaviye ulaşmakta da zorluk çekiyor. Sağlıkta çok ilerideyiz, çok şükür, bu yönlerimiz oldukça iyi. Ama tıp burada durmuyor' diye konuştu.

Tıbbın geldiği noktada yalnızca mevcut uygulamaları sürdürmenin yeterli olmadığını ifade eden Zülfikar, daha ileriye gidilebilmesi için araştırmanın merkezde olması gerektiğini söyledi.

'Yeni bilgi ancak araştırmayla elde edilir'

Araştırmanın sağlık alanındaki gelişimin temel unsuru olduğunu vurgulayan Zülfikar, 'Tıbbın daha ileriye gidebilmesi için bizim de mutlaka araştırma sisteminin içinde olmamız gerekiyor. Yeni bilgi ancak araştırmayla elde edilir. Bizim ısrarla söylediğimiz şey, ülkemizde araştırmaları artırmak, araştırmacı sayısını çoğaltmak, onları yüreklendirmek ve onlara güven vermektir' dedi.

Araştırmacıların yalnızca hasta muayenesiyle sınırlı bir meslek hayatı sürmemesi gerektiğini belirten Zülfikar, bilimsel üretimin fikri mülkiyet ve patent gibi alanlarla da desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Zülfikar, 'Hekimlerimizin yalnızca hasta muayenesiyle sınırlı kalmaması, fikri mülkiyet ve patent gibi alanlarda da kendilerine yeni gelecekler kurması gerekir. Böylece arkalarından önemli meslektaşlarını da bu alana çekebilirler' ifadelerine yer verdi.

Gercüş Devlet Hastanesi'nde dijital dönem: Uzaktan sağlık eğitimi ile tedavi kapıda
Gercüş Devlet Hastanesi'nde dijital dönem: Uzaktan sağlık eğitimi ile tedavi kapıda
İçeriği Görüntüle

'Bu bir anlayış değişikliğidir'

Türkiye'de hemofili alanında ticarileşebilecek bir ürün üretme aşamasına gelinip gelinmediğine ilişkin de değerlendirmede bulunan Zülfikar, bu noktada henüz istenilen seviyeye ulaşılmadığını söyledi. Ancak temel bilgi ve uygulama tecrübesinin bulunduğunu vurgulayan Zülfikar, bunun bir zihniyet değişimiyle mümkün olabileceğini dile getirdi.

Zülfikar, 'Türkiye'nin herhangi bir yerinde hemofilinin ticariye yansıyacak bir ürününü üretme aşamasına gelmiş biri var mı diye sorarsanız, buna 'hayır' derim. Ama bunun temel bilgisine sahip, uygulamadaki bilgi birikimini taşıyan insanlar var mı? Evet, var. Ancak bunu hayata geçirebilmek bir anlayış değişikliğidir, gerçekten bir tarz değişikliğidir. Öncelikle kamuoyunun buna inanması lazım, bu olabilir. Bilim dünyasının buna inanması lazım, bu olabilir. Akademisyenlerimizin de 40 yıllık uzun akademik ömürlerine bu gözle bakmaları ve bunun için çaba göstermeleri gerekiyor. Biz de üniversiteler olarak bu heyecanı duyuyor, sürdürmek istiyoruz. Eminim Sosyal Güvenlik Kurumu da, Sağlık Bakanlığı da bu arzunun içinde. Nitekim Sağlık Bakanlığının da 'Üreten Sağlık' şeklinde bir sloganı var. Onlar da bu isteği taşıyor. Niye olmasın' dedi.

Kaynak: İHA