Uzman klinik psikolog Tülinay Seçkin, havaların ısınmasının vücut kontrolünü zorlaştırdığını bunun da günlük yaşantıda öfkenin artmasına neden olabileceğini söyledi.
Diyarbakır Memorial Hastanesi'nde görevli uzman klinik psikolog Tülinay Seçkin, hava sıcaklıklarının yüksek seyretmeye devam ettiğini söyledi. Hava sıcaklıklarının artmasının vücut kontrolünü zorlaştırdığını kaydeden Seçkin, 34 derece olan vücut ısısının kontrol edilebilmesi için kortizolün devreye girdiğini vurguladı. Seçkin, ''Vücut sıcaklığı 34 derece. Bunu kontrol altında tutabilmek ve bu ısıyı kontrol edebilmek için stres hormonu dediğimiz kortizol daha fazla salgılanmaya başlıyor. Böyle olunca da stres hormonunun yükselmesi öfkeyi artırabiliyor. Özellikle havaların ısınması insanların olumsuz etkilenmesine neden olabiliyor. Bu tabii ki trafiğe de etki ediyor. Trafikte sıcak havada yaşanan tartışmaları çok kişiselleştirmemek gerekiyor' dedi.
'Nefes egzersizi yapmak önemli'
Vücut ısısının yükselmesinin öfkeyi arttırdığını burada önemli olanın konuya empati kurarak yaklaşmak olduğunu dile getiren Seçkin, sözlerine şöyle devam etti:
'O kişinin bir acelesi olabilir, yorgun olabilir veya aynı sıcaklığı o da yaşadığı için onun da öfke sorunu olabilir. Vücut ısısı artmış olabilir, kendini bunalmış hissediyor olabilir. O yüzden trafikte davranışları çok kişiselleştirmemek gerekiyor. Burada yapmamız gereken şey nefes egzersizi. Kırmızı ışıkta veya uygun bulduğumuz bir yerde çok acele etmeden derin nefes alıp vermek gerekiyor. Davranışların şahsa yönelik olmadığını fark etmek gerekiyor. Artan vücut ısısıyla birlikte dürtüsel kontrol dediğimiz, dürtüsel tepkilerin daha zorlaştığı için onları kontrol noktasında zorlanabiliyoruz. O yüzden dürtüsel tepkilerde derin bir nefes alıp vermek ve davranışın şahsa yönelik olmadığını fark etmek, aynı durumda, aynı şartlarda ya da aynı sıcaklıkta onun da bulunduğunu fark etmek gerekiyor. Buradaki önemli şey aslında bilinçli farkındalık. Az önce dediğim gibi bu, kimyasal olarak da aslında hormonların dalgalanmasına sebep olan bir durum. Yani hem vücut ısısını sağlayabilmek için stres hormonu dediğimiz kortizol artıyor hem de serotonin dediğimiz mutluluk hormonunda düşüş olabiliyor. Kortizol artınca bu hormonlardaki değişiklikler aslında vücuda da tabii ki ruhsal anlamda dalgalanmalara sebep oluyor. Bu da öfkeyi artırabiliyor, daha böyle dürtüsel tepkiler vermemize yol açabiliyor.'
Trafikte davranışları kişiselleştirmemenin önemine değinen Seçkin, ''Davranışları kişiselleştirdiğimizde dürtüsel tepkiler daha çok artar. Sıcaklık zaten hormonal anlamda stres hormonunu artırdığı için, vücuttaki o dalgalanmalar öfkeyi zaten tetikleyebileceği için bunu da kendimize sıklıkla hatırlatmak gerekiyor. Yani sizinle aynı şartlarda bulunan insanlar olduğunu fark etmek gerekiyor. Daha empatik yaklaşmak gerekiyor. Özellikle kırmızı ışıkta durduğumuzda ya da çok aceleniz yoksa trafiğin daha sakin olduğu saatlerde çıkmak da önemli'' diye konuştu.





