Siirt'te tiroid nodüllerinin tanı ve tedavisinde girişimsel radyoloji yöntemlerinin kullanımıyla, uygun hastalarda cerrahiye gerek kalmadan tedavi seçenekleri sunuluyor.
Radyoloji Uzmanı Emre Ruhat Avcı ile Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Gökçınar, toplumda sık görülen tiroid nodüllerinin büyük bölümünün iyi huylu olduğunu belirterek, her nodülün ameliyat gerektirmediğini ifade etti.
Uzmanlar, tiroid nodüllerinin çoğunlukla herhangi bir belirti vermeden ultrasonografi sırasında tespit edildiğini, bazı nodüllerin ise boyunda şişlik, yutma güçlüğü, nefes darlığı, ses değişikliği veya kozmetik sorunlara neden olabildiğini belirtti. Tiroid nodüllerinin değerlendirilmesinde ince iğne aspirasyon biyopsisi başta olmak üzere çeşitli girişimsel radyoloji yöntemlerinin kullanılabildiğini aktaran uzmanlar, uygun hastalarda etanol ablasyonu ile radyofrekans, mikrodalga ve lazer ablasyonu gibi yöntemlerin de uygulanabildiğini kaydetti.
Özellikle biyopsi sonucunda iyi huylu olduğu belirlenen, büyüyerek bası şikâyeti oluşturan veya kozmetik açıdan sorun meydana getiren nodüllerde termal ablasyon yöntemlerinin değerlendirilebildiği belirtildi. Girişimsel yöntemlerin genel anestezi ve boyunda cerrahi kesi gerektirmemesi, hastanede kalış süresinin kısa olması ve hastaların günlük yaşamlarına daha hızlı dönebilmeleri açısından avantaj sağladığı ifade edildi. Uzmanlar, girişimsel tedavi yöntemlerinin her hasta için uygun olmadığını vurgulayarak, nodülün büyüklüğü ve yapısı, biyopsi sonucu, hormon üretip üretmediği ve hastanın şikâyetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kanser şüphesi bulunan veya cerrahi müdahale gerektiren hastalarda ameliyatın halen uygun tedavi seçeneği olabileceğini belirten uzmanlar, tiroid nodülü bulunan kişilerin uzman hekim değerlendirmesi sonrasında kendileri için en uygun tedavi yöntemine karar verilmesi gerektiğini kaydetti.




