Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, son yıllarda popülerliği artan ketojenik diyetin kısa sürede kilo kaybı sağlayabildiğini ancak uzun vadede sağlık üzerindeki etkilerinin hâlâ net olmadığını ve kolesterolü artırabileceğini belirtti.
Karbonhidratı büyük ölçüde kısıtlayıp, yağ ağırlıklı beslenmeye dayanan ketojenik diyetin ilk olarak epilepsi gibi bazı hastalıkların tedavisinde kullanıldığını hatırlatan Diyetisyen Erden, 'Günümüzde ise çoğu kişi bu diyeti hızlı kilo vermek amacıyla uyguluyor. Ancak her hızlı sonuç, uzun vadede sağlıklı sonuç anlamına gelmeyebilir' dedi.
'Çalışmalar daha çok kısa süreli'
Ketojenik diyetle ilgili yapılan bilimsel çalışmaların çoğunun kısa süreyi kapsadığını ifade eden Diyetisyen Erden, 'Araştırmalar, bu diyetle kısa vadede kilo kaybı olabildiğini, kan şekeri ve bazı yağ değerlerinde iyileşmeler görülebildiğini gösteriyor. Ancak bu çalışmalar genellikle birkaç ayla sınırlı. Uzun yıllar uygulandığında vücutta ne olacağını net olarak bilmiyoruz' diye konuştu.
'Kolesterolü yükseltebilir'
Bu diyetin kalp sağlığı açısından bazı riskler barındırabileceğine de dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, şöyle devam etti:
'Bazı kişilerde bu diyetle birlikte 'kötü kolesterol' olarak bilinen LDL kolesterol yükselebiliyor. Bu durum uzun vadede kalp ve damar sağlığı açısından risk oluşturabilir. Bu risk özellikle tereyağı, işlenmiş etler ve doymuş yağ oranı yüksek besinlerin fazla tüketildiği diyetlerde daha belirgindir. Her yağ faydalı değildir. Yağ seçimi çok önemlidir.'
'Uzun vadede ne olacağı net değil'
Bahse konu diyet yönteminin kalp krizi, inme ya da erken ölüm riskine etkisini gösteren yeterli veri olmadığını belirten Diyetisyen Erden, 'Bugün elimizdeki bilgilerle bu diyetin uzun yıllar güvenle uygulanabileceğini söylemek mümkün değil. Bu nedenle özellikle kronik hastalığı olan kişilerin dikkatli olması gerekir' dedi.
'Bağırsak sağlığını etkileyebilir'
Ketojenik diyetin ekmek, baklagil, meyve ve bazı sebzeleri ciddi şekilde sınırladığına dikkat çeken Diyetisyen Erden, 'Bu durum lif alımını azaltır. Lif eksikliği uzun vadede kabızlık, bağırsak tembelliği ve bağışıklık sistemi sorunlarına yol açabilir. Bağırsak sağlığı genel sağlık için çok önemlidir. Ayrıca, ketojenik diyetin sosyal hayatta ve günlük yaşamda sürdürülebilmesi de zordur. Uzun süreli kısıtlamalar, kişiyi psikolojik olarak da zorlayabilir' ifadelerini kullandı.
'Herkese uyan tek bir diyet yok'
Bazı kişiler için kısa süreli bir yöntem olarak tercih edilebilen bu diyetin herkes için uygun olmadığını söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, son olarak şunları söyledi:
'Bir beslenme planı seçerken kişinin yaşı, sağlık durumu, yaşam tarzı ve alışkanlıkları mutlaka dikkate alınmalı. En sağlıklı diyet, kişinin sürdürebildiği ve vücuduna zarar vermeyen diyettir. Diyet yapmadan önce mutlaka bir uzmana danışılması gerekir. Kilo vermek önemli ama sağlığı kaybederek zayıflamak doğru değil.'





