Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahri Yılmaz, patolojinin tıbbi süreçlerdeki hayati önemine dikkat çekerek, patologların teşhis koyma sürecinden bahsetti. Patoloji bölümünü tıp dalının hakim ve savcılarına benzeten Yılmaz, saç telinden tırnağa kadar vücudun her noktasından gelen örneklerin titizlikle incelerek son tanıyı koyduklarını belirtti.

Patolojinin sadece kanserle sınırlı olmadığını, iltihabi durumlardan poliplere kadar geniş bir yelpazede tanı koyduklarını ifade eden Prof. Dr. Fahri Yılmaz, bölümün işleyişi ve önemi hakkında bilgiler verirken, gelişen genetik yöntemlerle birlikte kanserin artık korkulan bir hastalık olmaktan çıkabileceği müjdesini verdi.

'Patolojide son tanıyı veren hakim ve savcı gibiyiz'

Patoloji bölümünün önemi ve çalışmalarından bahseden Prof. Dr. Yılmaz, 'Patoloji, hastalık bilimi demek, yani vatandaş sorduğu zaman hemen aklına kanser geliyor ama bizim olguların belki 20-30 tanesi kanserden ibarettir. İltihabi, polip gibi birçok organdan alınan doku ve parça bize gelir. Bizde patoloji olarak onun incelemesini yaparak, diğer cerrahların ya da diğer kliniklerin adeta son tanısını veren hakim, savcı gibi bir bölümüz. Bu sebeple önemi çok üst düzeyde olan bir bölüm. Bizim dediğimiz sonuca göre hastaya tedavi planlanıyor. Tümör olduğunu düşündüğünüz zaman tümörün rengi, ne kadar hangi organa yayılmış, bağırsaktaysa mesela hangi tabakaya kadar ulaşmış, bunları patolog söylüyor. Bu verilerinde, hastanın yaşamda kalması ile ilgili bir süreci var. Ne kadar hayatta kalacağı bu evreye bağlı. Bu nedenle bir patolog işini her zaman çok ciddi bir şekilde yapıyor. Bizlere çok fazla sorumluluk düşüyor ve çok fazla zamanımızı alan işler oluyor bunlar. Dışarıdan 'patolojiye geldi, gecikti' gibi durumlar oluyor, tabi hastalarda endişeleniyor ancak patolojik kanaat vermek, sonuca varmak bizim için büyük bir emek oluyor aynı zamanda' dedi.

Susuz kalan beyinde hücreler arası iletişim yavaşlıyor
Susuz kalan beyinde hücreler arası iletişim yavaşlıyor
İçeriği Görüntüle

'Mutfağımız çok önemli'

Tanı sürecinin arka planındaki teknik emeğe değinen Yılmaz, makroskopik değerlendirmeden mikroskobik incelemeye giden süreci şöyle özetledi:

'Saçlı deriden ayak tırnağına kadar vücudun her bölgesinden bize parça gelir. Makroskopide önce değerlendirme yaparız ve hastalıklı gördüğümüz kısımlardan parçaları alırız. Patolojide özellikle mutfağımız çok önemli. Teknisyen arkadaşlar, onların materyalleri, doku takibi işlemlerinden sonra mikrotomda kesilip boyanıp bizim önümüze hazır olarak gelir, değerlendirmemiz için zemin hazırlarlar. Kesik ne kadar kaliteliyse tanıya gitmemiz o kadar sağlıklı oluyor.'

'Belki de kanser, korkulan hastalık olmaktan çıkacak'

Günümüzde 'nokta atışı' tedavilerin ön plana çıktığını ve patolojinin bu noktada kilit rol oynadığını belirten Prof. Dr. Fahri Yılmaz, 'Kanserlerde hedefe yönelik tedavilerde de patoloji çok önem arz ediyor. Kolon kanseri tanısı koyduğumuz vakalarda, hücrede kanser oluşurken proliferler çoğalıyor. Bu aşamada bir durma-aksama meydana geliyor ve ondan sonra o hücre dönüşüm geçirerek kansere dönüşüyor. Bu aşamaları bile genetik olarak saptayıp hangi aşamada duraklama olduğunu ve ona yönelikte tedavilere yönlendiriliyor hastalar. Nokta atışı tedaviler artık günümüzde moda haline geldi. Dolayısıyla ilerleyen zamanlarda belki de kanser korkulan hastalık olmaktan çıkacak. Öldürücülüğüne engel olunamayacak kanserlerde var ama en azından hasta, hastalıklı olsa bile uzun süre yaşayabilecek. Bunu sağlayacak tedaviler günümüzde çokça ön plana çıkmaya başladı' ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA