Su Ürünleri Fakültesi mezunlarını geleceğe uğurladı
Su Ürünleri Fakültesi mezunlarını geleceğe uğurladı
İçeriği Görüntüle

Türkiye'de doktorasını tamamlayan ilk işitme engelli bilgisayar mühendisi olan Dr. Burak Uyanık, Anadolu Üniversitesi'nde kendisiyle benzer deneyimleri paylaşan öğrencilerin hayallerine ışık tutuyor.

Türkiye'nin doktora derecesine sahip ilk işitme engelli bilgisayar mühendisi olan 37 yaşındaki Dr. Burak Uyanık, savunma sanayiinde uzman mühendis olarak görev yaparken, aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu'nda misafir öğretim elemanı olarak öğrencilerle bilgi ve deneyimlerini paylaşıyor. Eğitim hayatı boyunca karşısına çıkan engelleri azmiyle aşan Dr. Uyanık, bugün işitme engelli gençlere hem akademik anlamda rehberlik ediyor hem de geleceğe dair güçlü bir rol model olarak örnek oluyor.

'Ben yaptıysam sizler de yapabilirsiniz'

Doğduğu günden itibaren ailesinin eğitimine büyük önem verdiğini belirten Dr. Burak Uyanık, İzmir'den Eskişehir'deki Anadolu Üniversitesi İşitme Engelli Çocuklar Eğitim, Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne (İÇEM) uzanan eğitim yolculuğunu anlattı. Meslek lisesinden başlayan eğitim hayatını ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora ile taçlandıran Uyanık, bugün ulaştığı noktada azim, kararlılık ve eğitimin önemini öğrencilerine aktarmaya devam ediyor. Burak Uyanık konuyla alakalı şöyle konuştu:

Bu başarım önemli bir örnek oldu

'Meslek lisesinde okurken hocam hangi bölümde okumak istediğimi sordu. Hayalim bilgisayar mühendisliğiydi ama o dönem doğrudan geçiş imkanı yoktu, imkansızdı. Yılmadım; önce iki yıllık ön lisansı dereceyle bitirdim, ardından DGS ile bilgisayar mühendisliği bölümünü kazandım ve oradan da bölüm ikincisi olarak mezun oldum. KoçSistem ve TÜBİTAK'taki çalışmalarımın ardından hocalarımın teşvikiyle akademik kariyerime devam ettim. Ancak akademik alanda işaret dili tercümanı eksikliği nedeniyle yaşanan iletişim bariyerleri beni oldukça yormuştu, pes etmek üzereydim. Tam bu süreçte eşim bana en büyük desteği verdi. Bana, 'Toplum sağır bireyleri maalesef eğitimsiz ya da zeka geriliği olan insanlar gibi görüyor. Gel, onların bu ön yargısını yıkalım. Doktorayı tamamlayarak herkese güzel bir örnek ol' dedi. Eşimin bu önerisi üzerine doktora yapmaya karar verdim ve Türkiye'de doktorasını tamamlayan ilk işitme engelli bilgisayar mühendisi oldum. Bu başarım, işitme engelli öğrencilerin akademik alanda da başarılı olabileceğini gösteren önemli bir örnek oldu.'

'İşitme engelli çocukların hocalarımız da işaret dili bilirse çok daha iyi olur'

Kendi işitme engelli oğlunun da nitelikli bir eğitim alabilmesi için yeniden Eskişehir'e yerleştiğini ifade eden Dr. Burak Uyanık, hem savunma sanayisinde yazılım mühendisi olarak milli projelere destek verdiğini hem de üniversitedeki kürsüsünde çocuklara umut aşıladığı ile alakalı, 'Şimdiki görevim çocuklara neleri başarabileceklerini göstermek, kendilerine inanmalarını sağlamak ve benim gibi insanların bu yollardan daha kolay yürüyebileceğini onlara aşılamaktır. Benim bugün buralara gelmem ve öğrencilerin karşısına çıkmam, onlar için bir umut ışığı oluyor. Onlara, 'Ben yaptıysam sizler de yapabilirsiniz' diyorum. İşaret diliyle eğitim gördükleri ve işaret diliyle ne demek istedikleri çok net anlaşıldığı için öğrenme süreçleri daha sağlıklı ve kolay bir hale geliyor. Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu, işitme engellilere yönelik yükseköğretim alanında Türkiye'nin ilk ve tek eğitim kurumudur. Buradan Milli Eğitim Bakanlığımıza da seslenmek istiyorum, işitme engelli çocukların eğitim gördüğü okullardaki o kıymetli hocalarımız da işaret dili bilirse çok daha iyi olur. Çünkü bizim ana dilimiz Türk İşaret Dili. Her ne kadar kendimi geliştirmiş olsam ve sözel iletişim kurabilsem de her zaman işaret dilini tercih ediyorum' dedi.

'Benim için hem öğrenci olmak hem de tercümanlık yapmak gerçekten çok zorluydu'

Geçtiğimiz yıl sınıfta hem okumak hem de arkadaşları ile işiten hocalar arasında köprü olmak zorunda kaldığını anlatan Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu öğrencisi Fatma Alıcı, 'Geçen sene derslerimize giren hocalarımızın hepsi normalde konuşan bireylerdi. Ben en azından hafif düzeyde de olsa iletişim kurabiliyordum ve bu sayede arkadaşlarıma tercümanlık yapıyordum. Benim için hem öğrenci olmak hem de tercümanlık yapmak gerçekten çok zorluydu. Şimdi, bir sene sonra Burak hocamız geldi. Artık derslerde hem işaret diliyle konuşuyoruz hem de tüm öğrenciler hocayı çok rahat anlıyor. Ben o kadar rahatladım ki benim için çok güzel bir ders yılı oldu. İlk defa Burak hocamızla karşılaştık ve ondan işaret dili öğreten bir ders gördük. Bu durum tamamen farklı bir farkındalık oluşturdu. Keşke diğer okullarda da işaret dili bilen hocalarımızın sayısı çoğalsa' dedi.

'Burak hoca gibi hocalarımız olmazsa kendimizi geliştirmemizin biraz zor olduğunu düşünüyorum'

Eğitim hayatı boyunca ilk kez işitme engelli bir öğretmenden ders almanın getirdiği özgüveni anlatan öğrencilerden Ayşe Sude Öngen ise arada tercüman olmadan doğrudan iletişim kurabilmenin önemine dikkat çekiyor. Öngen, 'Doğduğumdan beri öğretmenlerimin hepsi işiten öğretmenlerdi. Az çok işaret dili biliyor, kendilerini bir şekilde ifade ediyorlardı ama Burak hocamızla karşılaşınca çok farklı hissettim. Onunla çok rahat iletişim kurabildim ve dersi çok iyi anlayabildim. Sorularımı hiç çekinmeden, çok daha rahat bir şekilde sorabildim. Okulumuzdaki tecrübeli hocalarımızın ve tercümanlarımızın emeği tabii ki çok yüksek; fakat sormak istediklerim tercüman aracılığıyla aktarıldığı için bazen yanlış anlaşılmalar yaşanabiliyordu. Burak hoca gibi hocalarımız olmazsa kendimizi geliştirmemizin biraz zor olduğunu düşünüyorum. Burak hocam gelince eğitimimizin ne kadar daha iyi bir noktaya ulaştığını gördüm.' diye belirtti.

'Hayatta en çok istediğim şey işaret diliyle çok rahat iletişim kurabilmekti'

Dr. Burak Uyanık'ı kendisine rol model olarak seçtiğini ve gelecekte kendisinin de akademisyen olmak istediğini belirten öğrenci Mehmet Duman, 'Bizim hocalarımız işiten bireyler olunca iletişim kurma konusunda biraz zorlanıyordum. Kendimi geliştirmek konusunda da biraz zayıf kalmıştım. Üniversiteye geçip de ilk defa işitme engelli bir hocayla karşılaşınca çok şaşırmıştım. Hayatta en çok istediğim şey, işitme engelli bir hocamın olması ve onunla işaret diliyle çok rahat iletişim kurabilmekti. Burak hocamız dersleri işaret diliyle anlattığı için iletişimimiz çok kolay oldu. Bu sayede ben de çok hızlı bir şekilde kendimi geliştirdim. Keşke diğer okullarda da böyle sağır hocalarımız, işaret dili bilen öğretmenlerimiz olsa. Hatta ilerleyen zamanlarda ben de bir hoca olmayı çok isterim' ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA