Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, 'İnsanların bilinç seviyesinin yükseltilmesi gerekiyor. Kuduz yüzde 99,9 ölümle sonuçlanan ama aynı zamanda da yüzde 100 önlenebilen bir hastalık' dedi.

TVHB Başkanı Eroğlu, 28 Eylül Dünya Kuduz Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Kuduzun öldürücü ama önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten Eroğlu, hastalıkla mücadelenin vaka ortaya çıktıktan sonra değil, kaynağında başlaması gerektiğine dikkat çekti. Kuduzla mücadelede hayvan sağlığının korunmasının insan sağlığının korunması açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Eroğlu, özellikle yaban hayatında hastalığın kontrol altına alınması, evcil hayvanların düzenli olarak aşılanması ve riskli temasların etkin şekilde takip edilmesinin mücadelenin temel unsurları olduğunu aktardı. Kuduz vakası gerçekleştiği an vatandaşların ısırılan bölgeyi 15-20 dakika boyunca sabunlu suyla yıkamasını öneren Eroğlu, yıkanma işleminin ardından en yakın sağlık kuruluşuna gidilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

'Yüzde 99,9 ölümle sonuçlanan bir hastalık'

Kuduz hastalığının öldürücü bir hastalık olduğunu ve gerekli önlemlerin alınması takdirde bu hastalığın önlenebileceğini belirten TVHB Başkanı Ali Eroğlu, 'Dünya Kuduz Günü 2007 yılından bugüne her yıl 28 Eylül'de kutlanıyor. Bu bir kutlama günü değil, bir farkındalığın ortaya konmasıdır. Kuduz hem hayvanlarda hem de insanlarda görülen ve Dünya Sağlık Örgütünün de ifadesiyle yüzde 99,9 ölümle sonuçlanan bir hastalık. Zoonotik hastalıklar dediğimiz, hayvanlardan insanlara geçen hastalık grubunda yer alıyor. İlk defa 1800'lü yılların sonunda Pasteur tarafından bir hayvan tarafından ısırılan bir çocuğumuzun başarılı bir şekilde tedavisi yapılıyor. 28 Eylül de Pasteur'un hayatını kaybettiği gün. Dolayısıyla da 28 Eylül, Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından Dünya Kuduz Günü olarak ilan ediliyor' diye konuştu.

'Kuduz yüzde 99,9 ölümle sonuçlanan ama aynı zamanda da yüzde 100 önlenebilen bir hastalık'

Kuduz hastalığını toplumsal bilinçle de önlenebilir olduğunu ifade eden Eroğlu, 'İnsanların bilinç seviyesinin yükseltilmesi gerekiyor. Kuduz yüzde 99,9 ölümle sonuçlanan ama aynı zamanda da yüzde 100 önlenebilen bir hastalık. Diyelim ki bir kedi ya da köpek tarafından bir insanımız ısırıldı ya da tırmalandı. Doğru bilinen yanlışları terk etmek lazım. O bölgeyi hemen sabunlu suyla 15 dakika yıkadıktan sonra bir sağlık kuruluşuna müracaat etmesi gerekiyor. Isıran hayvanın da müşahedeye alınması lazım. 10 gün müşahededeyken 3 tane aşı yapılıyor. 10 gün sonra eğer o hayvan sağlıklı bir hayvansa ve sağlığı devam ediyorsa aşı bırakılıyor. O hayvan kuduz değildir. Eğer kuduzdan dolayı temas oluşmuşsa 10 gün içerisinde hayvan hastalanacak ve ölecek. Bizim ülkemizde geçmiş yıllara göre artık insan vakası az. Bu yıl bir çocuğumuz hayatını kaybetti. O da ısırıldığını bilmiyor, ısıran hayvan da yok. Dolayısıyla hayatını kaybetti' şeklinde konuştu.

HBB'nin 'Her Ölçüm Yeni Bir Başlangıç' programı 15 ilçede yeniden başladı
HBB'nin 'Her Ölçüm Yeni Bir Başlangıç' programı 15 ilçede yeniden başladı
İçeriği Görüntüle

'Zoonotik hastalıklara karşı en etkili mücadele Tek Sağlık Uygulamasıdır'

Tek Sağlık Uygulaması'nın zoonotik hastalıklara karşı en etkili yöntem olduğunu dile getiren Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Zoonotik hastalıklara karşı en etkili mücadele Tek Sağlık uygulamasıdır. Geçen yıl kasım ayında Sağlık Bakanlığının Sağlığı Geliştirme Genel Müdürlüğünün yaptığı bir toplantıda, Ulusal Tek Sağlık Koordinasyon Kurulunun kurulması kararı alındı. Biz de hızlı bir şekilde Cumhurbaşkanlığımıza ve çeşitli makamlara Türkiye'deki tüm veteriner hekimleri temsil etmemiz dolayısıyla bu kurulda yer almamız gerektiğini belirttik. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri gibi erken uyarı, erken teşhis ve reaksiyon çalışmalarının yapıldığı bir yapının gerekli olduğunu ifade ettik. 2050 yılında her yıl 10 milyon insanın antibiyotik direnci yüzünden hayatını kaybedeceği ifade ediliyor. Bugün hepimiz yaşıyoruz. Çeşitli antibiyotikler artık işe yaramıyor. Biz de Bilim Kurulu üyelerimizle birlikte çalışmalarımızı yürütüyoruz. Dünya Kuduz Günü dolayısıyla dünyadaki gelişmelerin ne olduğunu, ülkemizdeki çalışmalarla ilgili bir kolektif bir yaklaşımla bunu kamuoyuyla paylaşıyoruz. Türkiye'de yaklaşık 40 bine yakın serbest veteriner hekim çalışıyor. Biz geçtiğimiz aylarda bütün bölgelerde bölge toplantısı yapmak suretiyle sahadaki arkadaşlarla bir araya geldik. İnşallah ülkemizde insanlarımızın tamamen kuduza karşı bilinç seviyesinin yükseltildiği ve kuduzun görülmediği günler görürüz.'

Kaynak: İHA