Sanal dünyanın çocukların davranışlarına etkilerine yönelik konuşan Dr. Öğretim Üyesi Tuba Kalay Usta, 'Çocuk ne izliyor ya da oyunda ne ile oynuyor? Özellikle son yıllarda başvurulan en yaygın konulardan bir tanesi teknoloji, oyun bağımlılığı. Bu ciddi bir sorun haline gelmiş durumda. Çevresinde şiddeti çok fazla gören çocukların bunu normalleştirme eğilimi oluyor. Sanal dünya şu an düşündüğümüzden daha tehlikeli bir durumda. Son yıllarda okul katliamı gibi korkunç sonuçlarla karşılaşıyoruz ne yazık ki, ebeveynler çok dikkatli olmalı' dedi.

Uzmanlar, aile içinde erken yaşta şiddetle karşılaşma, akran zorbalığı, sosyal dışlanma, sanal medya ve dijital platformlarda şiddet içeriklerine maruz kalan çocuklarda empati kaybı, şiddeti normalleştirme, saldırganlık gibi psikolojik ve davranışsal problemler olabildiğini ifade ederken aileleri sıklıkla uyarıyor. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta, geçtiğimiz günlerde Filipinler'de bir okulda yaşanan silahlı saldırılar sonrası da uzmanlar, çocuk ve ergenlere yönelik uyarılarını yineledi. Filipinler'deki saldırıda şüphelilerden birinin 'Kontrolsüz yıkım ve aşırı şiddet içeren mücadeleler barındıran' bir yapımı oynadığı ifade edilirken söz konusu oyuna geçici erişim engeli getirildi. Şiddet içerikli dijital oyunlara ve içeriklere maruz kalan çocukların şiddeti normalleştirebildiğini söyleyen Biruni Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Tuba Kalay Usta, ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.

'Şiddeti çok fazla gören çocuklarda normalleştirme eğilimi oluyor'

'Son yıllarda bilgisayar oyunları ciddi şekilde kontrolden çıkmış durumda' diyerek sözlerine başlayan Dr. Öğr. Üyesi Tuba Kalay Usta, 'Çocukların şu anda dopamin ihtiyacını karşılayabilmek için çok hızlıca ulaşabildiği şey; bilgisayar oyunları. Evlerde velilerin çocuklarla sohbet bile edemediği bir ortam var. Şiddetin çok fazla olması şiddet eğilimini artırıyor. Çocukken frontal korteks (kişinin karar verme mekanizması üzerinde etkili olan beynin bölümü) çok gelişmediği için o saldırgan dürtülerin kontrolü çok daha zor oluyor. Çocuklar için bunları gerçek hayata taşımak ihtimali yetişkinlere kıyasla daha fazla. Ekranın içeriğinde çocuklar ne izliyor ya da oyunda ne ile oynuyor, çok fazla kontrol etmemiz gereken bir süreçteyiz. Çevresinde şiddeti çok fazla gören çocukların bunu normalleştirme eğilimi oluyor. Bir sorun çözme söz konusu olduğunda doğrudan saldırarak çözmek gibi bir şeye gidiyorlar' dedi.

'Ekranın içeriğinde ne var, kiminle konuşuyor?'

Ailelerin tutumuna ilişkin konuşan Kalay Usta, 'Çocuğa eşlik etmek, daha rehberlikçi bir pozisyonda kalmak gerekiyor. Ekranın içeriğinde ne var, kiminle konuşuyor, oyun esnasında biriyle diyalog halinde oluyorsa bunlar güvenilir mi, değil mi? Akran zorbalığına uğruyorsa, günlük hayatında kendini çok zayıf, yetersiz hissediyorsa bunları ebeveynleriyle paylaşamıyorsa ve yeterince destek alamıyorsa çocuk oyunda daha yenilmez, daha güçlü hissettiği için oyunun içine daha çok giriyor ya da oradaki bir karakterle özdeşim kuruyor. Çocuğumuzun yeterli hissedebilmesini desteklememiz, güven ortamını sağlamamız gerekiyor. Sosyal medyada yaş sınırı olumlu bir süreç getirir diye düşünüyorum. Velilerle çalışırken özellikle fark ettiğim şu oluyor; 'Ne yapalım ki, bizimle vakit geçirmek istemiyor'. Ortam, gerçekten güvenli mi diye görebilmek gerekiyor. Kick boks, boks oyunu gibi bazı oyunlarla, sporsal aktivitelerle bu duygularını açığa çıkarmalarına yardımcı olabiliriz. Sanal dünya aslında günlük hayatta karşılanmamış ihtiyaçların karşılandığı bir yer. Teknoloji kullanma konusunu sağlıklı bir yere çevirirsek çocukları daha başarılı, öğrenebilir noktaya taşıyabilirsek daha sağlıklı olabilir ama diğer açıdan çok sıkıntılı' şeklinde konuştu.

'Sanal dünya düşündüğümüzden daha tehlikeli, çok dikkatli olmalı'

El, ayak ve ağız hastalığı vakaları artıyor
El, ayak ve ağız hastalığı vakaları artıyor
İçeriği Görüntüle

Teknoloji bağımlılığı konusundaki başvurulara yönelik konuşan Kalay Usta, 'Çok fazla var. Özellikle son yıllarda başvurulan en yaygın konulardan bir tanesi zaten teknoloji, oyun bağımlılığı. Bu ciddi bir sorun haline gelmiş durumda. Aile oyunları öneriyoruz, ailecek oynayabileceğiniz bir oyun olsun. Ebeveynlerin çocuklarıyla güzel bir bağ kurması, korkmaması, sanal dünyayı da tamamen korkulacak bir nesne haline getirmeyip daha faydalı nasıl kullanabilecekleri yönünde düşünmelerini önereceğim. Sanal dünya şu an düşündüğümüzden daha tehlikeli bir durumda ne yazık ki. Çocuk oyun oynuyor olduğunda özellikle şiddet içerikli oyunsa; hepimizin doğasında olduğu gibi çocuğun doğasında da var. Saldırganlık dürtülerini çok daha fazla kışkırtan bir yanı var. Bazı çocuklarda özellikle alt yapı varsa hem sosyal hem psikolojik etkenler de söz konusuysa ortaya çok daha yıkıcı durumlar çıkabiliyor. Son yıllarda gördüğümüz, okul katliamı gibi korkunç sonuçlarla karşılaşıyoruz ne yazık ki. Ebeveynler çok dikkatli olmalı. Özellikle Filipin olayından sonra bu oyunun kontrol altına alınmaya çalışılması iyi bir haber' diye konuştu.

Kaynak: İHA