Gaziantep'te yaşayan yüzde 55 zihinsel engelli Beyza Nur Küçüktürkmen, annesinin büyük desteği ile başladığı filografi sanatı çalışmaları sayesinde yaşama tutunuyor.

Şahinbey ilçesinde yaşayan 22 yaşındaki Beyza Nur Küçüktürkmen, kalp hastası olarak dünyaya geldi ve henüz çocuk yaşta defalarca ameliyat oldu. Birçok hastalık geçiren Beyza Nur Küçüktürkmen, geçirdiği hastalıklar ve kullandığı ilaçların da etkisiyle zihinsel engelli kaldı.

Filografi sanatıyla yapılan tablolara ilgi duydu

Araban Müftülüğü Hadis-i Şerif ezberleme yarışması düzenledi
Araban Müftülüğü Hadis-i Şerif ezberleme yarışması düzenledi
İçeriği Görüntüle

Sürekli ilaç kullanan ve evden de kolay kolay çıkmayan Beyza Nur Küçüktürkmen, bir yıl önce mahallelerindeki Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi içinde yer alan filografi kursundaki kadınların yaptıkları tabloları tek tek inceledi.

Kadınların çalışmalarını görüp etkilenen, her eve gidip gelişinde kurstaki filografi çalışmalarını izleyen ve inceleyen Küçüktürkmen, kendisi de aynı şekilde filografi çalışması yapmak istedi. Durumu annesi Şule Nergiz Şenel'e anlatan Beyza Nur'un bu merakına annesi de büyük destek verdi.

Kızı Beyza Nur'un Osmanlı döneminin unutulmaya yüz tutmuş el sanatları arasında yer alan ve tellerin çivilerin arasından geçirilmesiyle yapılan filografi tabloların dikkatini çekmesi üzerine kursa başvuran anne Şule Nergiz Şenel, filografi sanatçısı ve kurs eğitmeni Fatoş Karayılan'ın desteğiyle kızının kaydını yaptırdı.

Annesinin desteğiyle kursa katıldı

Şahinbey Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi'nde kadınlar için açılan kursa başlayan Beyza Nur Küçüktürkmen, annesinin desteğiyle düzenli olarak kursa katıldı. Binlerce çivi ve metrelerce bakır telle yapılan filografi sanatında kendini geliştiren Küçüktürkmen, 1 yıldan beri aralıksız gittiği kursta filografi sanatıyla tablolar yapmaya başladı.

Filografi sanatı ile hayata tutunan, yaptığı çalışmalarla birçok insana örnek olan Küçüktürkmen, hayata küsmek yerine dört elle sarıldı ve yaptığı bir birinden güzel çalışmalarla birçok insana örnek oldu.

Zamanla filografi sanatı çalışmasında gelişen ve ortaya koyduğu eserlerle profesyonellere taş çıkartan Küçüktürkmen, boş zamanlarında evde de çalışmalarını sürdürüyor.

Ortaya koyduğu eserlerle herkesin beğenisini kazanan Küçüktürkmen, kendisini daha da geliştirerek annesiyle birlikte sergi açmayı planlıyor.

'Bir yılda 3 tablo yaptım'

Filiografi sanatının hayata bağlanma noktasında kendisi için güzel bir aktivite olduğunu belirten Beyza Nur Küçüktürkmen, 'Kursa annemle gidip geliyorum. Kurs ve bu sanat bana çok iyi geldi. Tablo yapmayı da çok seviyorum. Kursa düzenli olarak geliyorum ve kursta güzel vakit geçiriyorum. Kursta vakit geçirdikten sonra annemle beraber eve gidiyorum. Annem beni bu kursa getirdi. Evde hiçbir şey yapmıyordum ve ben de kursa gelmeye karar verdim. Kursa geldim. Şu ana kadar üç tablo yaptım. Elif, vav ve kelebek tablosu yaptım' dedi.

'Ben de kızım sayesinde kursa başladım'

Kızının kalp hastası olarak doğduğunu belirten anne Şule Nergiz Şenel, 'Kızım açık kalp ameliyatı oldu. Ameliyatı 7-8 saat sürdü. Arkasından 4 defa anjiyo oldu. Beyza'nın hastalık süreci çok zorlu bir süreçti. Aldığı anesteziler ve ilaçlar Beyza'nın biraz beynine zarar verdi, Beyza yüzde 55 zihinsel engelli kaldı. Beyza'nın diğer kardeşlerinde de sıkıntı var ama Beyza kadar değil. Bu hastalık süreci de Beyza'yı çok etkiledi. Beyza son zamanlarda çok ağır depresyon ilaçları kullanıyordu. Biz bu kursa gelmezden önce Beyza tedavi görüyordu. İlaçların vermediği faydayı kızıma bu kurs verdi ve kursta kızıma normal bir bireymiş gibi davrandılar, kızım hiç dışlanmadı. Kızım kursa gelip giderek sosyalleşti. Bu kurs ve sanat kızıma çok iyi geldi. Şu an Beyza Nur ilacı bıraktı. Doktoru da çok şaşırdı. 'Annesi ne yapıyorsa Beyza Nur devam etsin' dedi. Yıllardır verdiğim o mücadelenin sonunda bu günleri görmeye başladım' ifadelerini kullandı.

'Filografi kursu Beyza Nur'a çok iyi geldi'

Filografi sanatçısı ve kurs eğitmeni Fatoş Karayılan da, 'Bir gün atölyeye Beyza Nur'un annesi geldi ve ağlayarak 'hocam, özel durumu olduğu için benim kızımı hiç kimse kabul etmiyor' dedi. Derdini anlattı Ben de, 'sorumluluk alıyorsan kursa getir, bir çocuğunu göreyim. Bir başlayalım, nasıl devam edecek ve gözlemleyelim. Eğer yapabiliyorsa burada devam edecek' dedim. Annesi Beyza'yı getirdi. Beyza Nur kursa başladı. O gün bugündür burada çok güzel işler başardı. Hem motivesi çok yüksek hem de güzel işler çıkarıyor. Kursa gelmeden önce ilaç kullanıyordu. Şu anda ilacının bir kısmı kesildi. Çünkü burada gerçekten de motive oluyor, kendisine özgüven geldi. Aynı zamanda güzel işler çıkarıyor ve takdir alıyor. Beyza Nur, burada diğer kursiyerlerle sosyalleşiyor. Beyza Nur'a birçok şey kattığımıza inanıyorum' diye konuştu.

Kaynak: İHA