Kuveyt'te çalışan 61 yaşındaki Bernd Brockmeyer, yeni yılı Almanya'daki ailesiyle birlikte karşılamak için yapacağı uçuş öncesi İstanbul Havalimanı'nda kalbinden rahatsızlandı. Hasta, Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ndeki tedaviyle yaşama tutunurken sağlık ekibi, 'Tetkiklerde hem aort kapağında ciddi darlık hem de sol ana damarında yüzde 95'e varan çok ciddi bir darlık tespit ettik. Eşyalarını bile alamamıştı, yanında hiçbir şeyi yoktu. Refakatçileri gelemediği için tüm bakımları hastanemiz, çalışanlarımız tarafından üstlenildi. Türkiye'nin misafirperverliği ve ekibimizin de güler yüzü sayesinde tedavisine devam ettik. Oldukça şanslı, havada olsaydı daha kötü bir sonuçla karşı karşıya kalma durumu olabilirdi' dedi.
Kuveyt'te çalışan 61 yaşındaki Bernd Brockmeyer, yeni yılı Almanya'daki ailesiyle birlikte karşılamak için İstanbul aktarmalı olarak uçuş yapacağı sırada 19 Aralık'ta İstanbul Havalimanı'nda rahatsızlandı. Havalimanında yapılan müdahalenin ardından Brockmeyer, ambulans ile hızla Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne götürüldü. Burada yapılan ekokardiyografi gibi işlemlerde aort kapak darlığı ve koroner arter hastalığı tespit edildi. Hastaya durumu hakkında bilgi verilirken yeni bir uçuşu bu şekilde yapamayacağı bildirildi. Yapılan görüşmeler sonrası ameliyat kararı alındı. Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi tarafından 30 Aralık'ta gerçekleştirilen, yaklaşık 6 saat süren operasyon başarıyla tamamlandı. Brockmeyer ve hastane ekibi büyük mutluluk yaşadı.
Eşyaları bile havalimanında kaldı, sağlık çalışanları destek oldu
Öte yandan, neredeyse tüm eşyaları havalimanında kalan ve yanında ailesinden herhangi biri bulunmayan hastanın ihtiyaçlarının da şehir hastanesi ekibi tarafından karşılandığı öğrenildi. Bir dönem Türkiye'de de çalıştığını söyleyen Brockmeyer, havalimanında uçuşa yetişmek için acele ettiğini ve bir anda yaşadığı rahatsızlıkla sarsıldığını söyledi. Her şeyin çok hızlı geliştiğini aktaran Brockmeyer, tedavisi sonrası hastane ekibine teşekkür etti. Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi ise taburcu edilen hastanın rahatsızlığı ve tedavisi hakkında bilgi verirken hastanede adeta Türk misafirperverliğinin bir örneğinin yaşandığını aktardı.
'Tüm bakımları, her şeyi hastanemiz, çalışanlarımız tarafından üstlenildi'
Hastasıyla ilgili konuşan Prof. Dr. Nihan Kayalar, 'Noel tatili için Almanya'ya İstanbul Havalimanı aktarmalı giderken havalimanında bir baygınlık geçiriyor, göğüs ağrısı oluyor. Tetkiklerde hem ciddi aort kapağında darlık hem de sol ana damarında yüzde 95'e varan çok ciddi bir darlık tespit ediyoruz. 2 lezyonun birleşimiyle tekrar ani bir uçuş yapması çok riskli olacağından müdahalelerini burada yapmaya karar verdik. Yılbaşından hemen önce 3 damarına by pass yaptık. Aort kapağını da değiştirdik, hastamız iyi seyretti. Onun için çok zor bir süreç oldu, geldiğinde havalimanından eşyalarını bile alamamıştı, yanında hiçbir şeyi yoktu. Telefonunun bulunması, eşyalarının getirilmesi, asistanlarımız özellikle ilgilendi. Refakatçileri gelemediği için tüm bakımları, her şeyi hastanemiz, hemşirelerimiz, asistanlarımız, çalışanlarımız tarafından üstlenildi. Biz onu yalnız bırakmadık, o da uyumlu bir hasta oldu' şeklinde konuştu.
'Hiçbir şikayeti olmadan, aniden bu şikayetle geliyor'
Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Kayalar, 'Koroner arter hastalığı var, bunun bir sürü risk faktörü var; kolesterolün yüksek olması, hipertansiyon olması, aile hikayesi gibi. Yıllar içinde yavaş yavaş gelişmiş ve sonunda semptom vermeye başlamış bir hastalık. Hastamızın aort darlığının sebebi; yaşla birlikte zamanla kapağın bozulması olarak söyleyebiliriz. 1 yıl önce eşini kaybetmiş, sonrasında çok stresli bir dönem yaşadığını ifade ediyor. Bu da belki semptomlarının biraz daha artmasında rol oynamış olabilir. İkisinin kombinasyonu daha da riskli hale geliyor. Oldukça şanslı bir hastaymış, olay geliştiği anda çok daha olumsuz sonuçlanabilirdi, neyse ki buraya kadar ulaşabildi. Kalp durması gibi bir şey yaşamış olsaydı ki bu hastalarda olabiliyor o zaman bu tür bir hastayı hastanede bile olsa geri döndürme çok zor olur. İnsanlar, semptom vermeden böyle şeylerle karşılaşabiliyor, rutin kontrollerin yapılmasını bu yüzden öneriyoruz. Hastamız, daha önce hiçbir şikayeti olmadan, aniden bu şikayetle geliyor. Bütün ekibimize gerçekten teşekkür ederim, bakımında herkesin çok emeği ve rolü oldu. Neyse ki hastamızı sorunsuz bir şekilde gönderebileceğiz, ekip olarak gayet mutluyuz' dedi.
'Şanslı, havada olsaydı ameliyata bile yetiştiremeyebilirdik'
'İstanbul Havalimanı'na en yakın hastanelerden biri olduğu için ambulansla hastanemize getiriliyor' diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Sinan Erkut ise, 'Transit uçuş sırasında İstanbul Havalimanı'nda şikayetleri gelişiyor. Bütün eşyaları havalimanında kalmıştı, kendisi oldukça şok geçirmiş gibi diyebiliriz, üzülmüştü. Tabi Türkiye'nin misafirperverliği ve ekibimizin de güler yüzü sayesinde burada tedavisine devam ettik. Operasyon yaklaşık 5-6 saat kadar devam etti. Gayet de başarılı bir şekilde işlemleri tamamladık. Özellikle asistan arkadaşlarımız her konuda yardım etti, her türlü desteği sağladılar. Hastanemiz de gereken bütün desteği gerçekleştirdi, tüm bakımları da hastane personeli tarafından yapıldı. Şanslı bir kişi, belki bu krizi havada geçirmiş olsaydı daha kötü bir sonuçla karşı karşıya kalma şansımız olabilirdi, hastayı ameliyata bile yetiştiremeyebilirdik' ifadelerini kullandı.
'Uçağa yetişmenin heyecanı mı derken, bir anda bayılıyor'
Hastaya olabildiğince destek olmaya çalıştıklarını anlatan Asistan Dr. Orhan Açıl, 'Hastamız Kuveyt'te bir mühendis olarak çalışıyor, yılbaşı için Almanya'ya ailesinin yanına giderken İstanbul Havalimanı'nda aktarma yapıyor. Süreci hastadan sorduğumda daha önceden hiçbir hastalığının olmadığını, kendisine dikkat etmeye çalıştığını söylüyor. 'nefes nefese kaldım' acaba uçağa yetişmenin heyecanı mı derken, bir anda bayılıyor. Hasta, burada kalmak ve ameliyat olmak istediğini söyledi. Detaylarını istedi, 'kalırsam nasıl bir süreç beni bekliyor' diye. Bir şekilde telefonuna, eşyalarına ulaştık. En hızlı şekilde hastayı hazırlamayı başardık. Hep transit uçuşlarında Türkiye'yi kullanıyormuş' diye konuştu.




