Aklımızı çok iyi işletmek, doğru işletmek için; hak din İslâm, ilim, bilim, doğru bilgi, sanat, meslek, yararlı kültür, genel kültür sahibi olmalıyız. Pozitif – doğa ilimleri öğrenirken, mutlaka dini ilimleri de öğrenmeliyiz. Öğrenimi, sistemli, planlı, programlı, örgün şekilde yapmalıyız. Örgün öğretim ve eğitim yaptıktan sonra, yaygın öğretim ve eğitime de hayat boyu mutlaka devam etmeliyiz.

Yapacağımız her iş stratejik planlı, programlı, kaliteli, verimli olmalı. Boş ve yararsız işlerle ilgilenmemeli.

1-      Kur’ân- ı Kerim’i mutlaka öğrenmeliyiz.

2-      Peygamberimizin hadis, sünnet ve hayatını muhakkak öğrenmeliyiz.

3-      Dini ilimleri öğrenip; hakça yaşamaya azimle çalışmalıyız.

Bilgi öğrendikten sonra, tatbik etmek, uygulamak, yaşamak gerekir. Aksi halde bilginin bize bir yararı olmaz.

Doğa, fen, sosyal, sözel, sayısal, sanat, meslek bilimini de mutlaka öğrenmeliyiz. Bu pozitif bilimleri öğrenmek, dini bilgileri doğru anlamak, yorumlamak içinde gereklidir. Bilgiler birbirine sistematik şekilde bağlıdır. Kolaydan zora doğru sistemli bir öğrenme sürdürmeliyiz.

Kur’an-ı Kerim, âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah’ın sözleridir. Allah’ın iradesidir. Allah’ın âlim sıfatının tecellisidir. Allah’ın, Cebrail aracılığı ile peygamberimize gönderdiği, peygamberimizin de biz insanlara öğrettiği, bildirdiği İlahi sözlerdir.

1-      Kur’ân’ı Kerim’i bilen, uzman bir kişiden öğrenelim.

2-      Peygamberimizi, hayatını, yüksek ahlakını bilen, uzman kişiden öğrenelim.

3-      Hem de güzel bir okula gidip, hem bilim hem de sanat, meslek öğrenelim.

Peygamberimizin hayatı, Kur’ân ahlâkı idi. Peygamberimizi en güzel şekilde öğrenip, yaşam biçimi, yaşam tarzı yapalım.

Peygamberimiz sas: dosdoğru, dürüst, merhametli, cömert, alın teri ile geçimini helalinden sağlayan, alçak gönüllü, Kur’ân ahlaklı, hoşgörülü, bağışlayıcı, adaletli, cesaretli, Allah’a güvenen, misafir sever, tertemiz, ibadeti hakça yapan, güzel aile hayatı olan, insanları ve çocukları çok seven; iyi bir yöneticiydi.

Allah cc. Burüc süresi 11. Ayette mealen buyuruyor: “ İman edip, salih ameller ( iyi işler) işleyenlere ise içinden ırmaklar akan cennetler vardır. İşte en büyük kurtuluş budur.”

İslam dinini anlamak, kabul etmek, yaşamak için öncelikle iyi niyet, güzel düşünce, samimi inanç, gerçek inanma gerekir. Art niyetle, önyargılı, düşmanca bir yaklaşımla, İslam dini öğrenilmez, kabul edilmez, yaşanılmaz.

İslam dini; baskı, zorlama, dayatma ile kabul ettirilemez. Böyle bir kabul; münafıklığı oluşturur. Din, akıl sahiplerinin kendi hür- özgür iradeleriyle, en iyiye, güzele, doğruya, yararlıya, hakka, hakikate, doğru ve gerçeklere ulaşma isteği olması gerekir.

İslam dininin kurucusu Yüce Allah’tır. Peygamberler ise İslam dinini insanlara bildiren, öğreten görevlilerdir.

İslam dininin muhatabı; akıllı kişilerdir. Akılsız olanlar, İslam dininden sorumlu tutulmayacaklardır.

İslam dinin gayesi, amacı, hedefi; insanları dünya ve ahirette huzurlu, mutlu, rahat yaptırmaktır.

İslam dini dışında, başka bir hak, hakiki, doğru, gerçek, Rabbani, İlahi din yoktur. Diğerleri din olarak anılsa bile, bunlar birer felsefi görüştür. “Allah cc. Katında din sadece ve ancak İslam dinidir.” Allah cc. Ayetinde böyle buyuruyor.

Bir insan, ne kadar ilmi, dini bilgiye sahip olup, yaşam tarzı yaparsa, ne ölçüde İslam dinini yaşarsa; o ölçüde değerli, önemli, iyi, güzel, dürüst, yararlı insandır. Ne ölçüde İslam dininden uzaksa, o ölçüde de; zararlı, kötü insandır. Bunu ilmi, bilimsel ve gözlemsel olarak görmemiz mümkündür.

İslam dininin; inanç, itikat, iman, akide ile ilgili esasları vardır. Bunlar değişmezdir. İtikat; bir şeye inanmak, gönülden bağlanmak, demektir.

İslam dininde amel- davranış- eylemlerle ilgili hükümler vardır. Allah cc. İle ilgili olanlar ibadettir. Bunlarında kuralları, esasları, kaideleri, adapları bulunmaktadır. İslam dininde her şey sistemlidir, sistematiktir.

İslam dininde ahlak ile ilgili esaslar vardır. İslam dininde maddi, manevi temizlik ve güzel ahlaklı olmak çok önemlidir. İslam dini hem madden hem manen insanları terbiye eder, güzelleştirir, iyileştirir. İnsaflı, vicdanlı eder.

Allah cc. Al-i İmran süresi 85. Ayette buyuruyor: “ Kim İslam dininden başka bir din ararsa, bilsin ki, kendinden asla kabul edilmeyecektir. O ahirette ziyan edenlerden olacaktır.”

Maide süresi 3. Ayette de; İslam dininin tamamlandığı bildirilmektedir.”

Kur’an ve sünnet yanında İslam ilimlerini de bilip, yaşamalı. Aynı zamanda okula gitmeli. Bilim, sanat, meslek, çağın gerektirdiği teknik, teknoloji, robot teknolojisi öğrenmeli. Ülkemizde 2013 yılından itibaren, yanı 9 yıl önce insansız hava aracı, robotik teknolojiye geçtik. Pek çok insansız askeri – silahlı – silahsız hava aracı, sürücüsüz askeri deniz aracı, sürücüsüz askeri kara aracı ürettik. Hatta taşıt ürettik. 2023 yılının başında da yine insansız uçak üreteceğiz. Tasarımı, motoru tamamlandı. Sadece üretime geçilecek. Bizden iyi insansız silahlı- silahsız hava aracı üreten başka bir ülke yoktur. Askeri uçağı da başka bir ülke henüz üretmiş değildir. Pek çok alanda, konuda geç kaldık ama hızlı şekilde atağa geçip; batı dünyasını birçok alanda geçtik.

Son 20 yıl içinde genellikle Çin’den sonra kalkınma hızında ikinci olmaktayız. Batı dünyasının sömürüsü azalınca, kalkınması bugünlerde eksi veya bir- iki civarındadır. Bizler, onların ambargoları altında olmamıza rağmen, %11 kalkınmayı bile bazen yakaladık. Bu yılda yine ikinci kalkınma hızını yakaladık.

2008 yılı Ekim ayında dünya küresel kriz başladı. Aslında kriz bahane, kapitalistlerin devleti soymaları şahane oldu! Özel şirketler battık, batıyoruz. İşçi çıkaracağız. Ekonomimiz çöküyor, yaygara ve bahaneleriyle devletten karşılıksız kredi aldılar. Kârlarına kâr kattılar. Türkiye’miz bütçesi yıllık 100 milyar dolar iken, 100 milyar dolarlık serveti olanlar batıyoruz, yaygaraları ile devletlerinden kopardılar. Pahalı mal, eşya sattılar. Servetleri 100 milyar dolardan 300 milyar dolara yükseldi. Ülkemizde de şirketler %300 kâr etti! Onların kârı yükselirken, halkımız %300 zarar etti!

 2008 yılı küresel ekonomik kriz tam son buluyor, derken; 2020 yılı başında Korona virüs, Kovid 19 pandemisi tüm dünyaya yayıldı. Sokağa çıkma yasakları konuldu. Üretimde ve tedarik zincirinde aksamalar oldu. İki yıl tam gaz sürdü. Aşı çıktı. Gelişmiş ülkelerde %70 oranında aşılamalar yapıldı. Ama aşı karşıtlarının yüzünden yayılma engellenemedi. Gelişmemiş ülkeler ise aşıya ulaşamadı. Aşılar yeterli gelmedi. Zira her 3- 4 ayda aşılar tekrarlandı. Türkiye’mizde aşı üretti. 60 ülkeye ve 9 uluslararası şirkete ücretsiz aşı ve malzemesi, donanım yardımı yaptı. Batı toplumları ise ekipmanlar yüzünden birbirine girdi. Türkiye’de Kovid 19 yüzünden ölenlerin sayısı 100 bin kişiyi aştı. Hasta olanlar ise 15 milyonu geçti. Dünyada da Kovid 19 yüzünden 6 milyon kişi öldü!

Tüm bu olumsuzluğun yanında bir de 24 Şubat 2022 günü Rusya denilen saldırgan ülke, Ukrayna’ya saldırdı. Rusya, Ukrayna’yı 48 saatte işgal edeceğini aklına koymuştu. Ukrayna halkı, Rus askerlerini çiçeklerle karşılayacak, diye askerlere moral verdi. Bugün 01 Eylül 2022 günüdür. Savaş başlayalı 6 ay 8 gün oldu. Savaş tam gaz devam ediyor! Rusya, Ukrayna’nın doğu kesimlerini işgal etmiş durumdadır. Bunun bir nedeni de; bu bölgelerde ağırlıklı olarak Rus ırkından olanların yaşamasıdır. Ukrayna’ya, Batı ülkeleri, Rusya’yı yıpratmak için askeri yardım yapmaktadır. Türkiye bağımsız, tarafsız kalıp, barış olması için diploması yürütmektedir.

Bu durumlar dünyanın ekonomisini bozdu. Halkı çaresiz bıraktı. Şirketler ülkemizde dâhil olmak üzere sermayelerini %300 artırdı. Pahalı mal, eşya satmaya devam etmektedirler. İran, 2022 yılında petrol gelirlerini 5 kat artırdığını bildirdi! Rusya, savaşta olmamıza rağmen, kendine ambargo uygulanmasına rağmen, satılan pahalı enerji yüzünden, gelirimiz eskisinden çok diye bildirdi. G7 ülkelerinden Suudi Arabistan ülkesi, sattığı petrol yüzünden %12 kalkınma ile en çok kalkınan ülke konumuna yükseldi. Savaşta halk kaybeder. Parası çok olan çok kazanır. Beş liralık bir ekmeği bile 50- 500 liraya satma fırsatına, olanağına sahip olur! Kapitalistler için savaş iyi bir durumdur! Halk için savaş bir felaket, fecaat, dehşet, vahşet, korkunç olaylardır. Barışı tercih etmek, akıllı insanların işidir. Günümüz savaşlarında daha çok köyler, beldeler, kentler yok edilmekte, siviller vurulmaktadır!  Bu insanlığın kalmayışının sonucudur. Bu tip vahşi, adi insanlarla ülke ve dünya barışı sağlanamaz.

Batı toplumları gibi; sömürü, fahiş fiyatla mal, eşya satma ile zengin olunur ama sağlıklı, medeni birey, aile, toplumlar, devletler kurulamaz. Medeniyet için İslam, Kur’ân, sünnet yaşantısı gereklidir. Aksi halde sağlıklı toplumlar oluşturulamaz. Kur’ân; İslam dininin birinci ana kaynağıdır. Allah cc. Sözüdür, ilmidir. İradesinin sonucudur. İkinci kaynağımız; hadis ve sünnetlerdir. Kur’an’ın yaşanması, tatbiki, uygulamasıdır. Aklı, zekâyı; Kur’ân, sünnet, ilim, bilim, teknik, teknoloji ile güzelce çalıştırmalı. Araştırma, inceleme, gezi, gözlem, değerlendirme yapmalı.

Bugün, Batı toplumlarının beğenilecek, örnek alınacak, huzuru sağlayacak hiçbir değeri kalmadı. Batı toplumlarına uyanlarda, onlar gibi sapıttı. Hatta vatan, millet, devlet, bayrak, vatan ve millet bütünlüğü düşmanlığı yapmaktadırlar. Bozukluk, bozgunculuk, anarşi, şiddet, terör, çatışma, ideolojik savaş, adi adli olaylar yapmaktadırlar. Bütün bu sapkın sapıklıklar yetmiyormuş gibi; LGBTİ+ Enses gibi cinsel sapkınlık alenen savunulup, eylemleri yapılmaktadır. Kötülük, çirkinlik, sapıklık adına ne varsa yapmaya çalışmaktadırlar. Nasıl ki, terör, terörizm,  şer güç odaklarının dayatmasıdır. Bu cinsi sapıklıklarda aynı şer odaklarının çalışma ürünledir.

İslam dinini, Kur’an ve sünneti, milli, manevi, tarihi, edebi değerlerimizi doğru anlayıp, yaşamalıyız. Batıl, küfür içinde olanları, kendimize örnek almamalıyız. Bugün, bu sapkınlıkları örnek alanlar; düşmanlarımız tarafından kullanılmaktadır. Vatanımıza, devletimize, milletimize, dinimize, imanımıza, onurumuza, varlığımıza her türlü zararı vermektedirler.

Biz bu zararların, ziyan verenlerin, sapkınlıkların, hainliklerin üstesinden ancak bilgi ile azami ölçütlerde çalışmaktan gelebiliriz. Önce çok bilgili, bilinçli, donanımlı, hak mücadeleci olmalıyız. Allah’ın emirlerini tutmalı. Yasakladıklarından sakınmalı. İyilikleri artırıp, çoğaltıp, yaymalıyız. Kötülükleri azaltıp, yasaklamalıyız. En iyi, en güzel, en hayırlı ve yararlı örnek insan bizler olmalıyız. Beynimizi, kalbimizi, sapkın sapık hainlerin düşünceleri, eylemleri ile kirletmemeliyiz. İki dünyada huzurlu, mutlu, rahat, kurtuluş içinde olmak için tüm gücümüzle çalışmalıyız.

                                                                              Mehmet KASAP

                      İLİM, İRFAN, BİLİM, AHLAKTAN AYRILMAMALI

Allah cc. Ayetinde ; “müminler kardeştir,” buyuruyor. Hazreti peygamberimizde aynen Yüce Allah’ın buyurduğu gibi; “müminler kardeştir,” buyurmaktadır.

Peygamberimiz sas. Bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “ Sizden biriniz, kendisi için sevdiğini, kardeşi için sevmedikçe, - tam anlamıyla- iman etmiş olmaz.”

İmam Şâfiî Hazretleri ra. Diyor ki: “ Sen, sana fayda veren şeye bak. Onu yap.”

İmam Gazali ra. Diyor ki: “ Akıllı kişi, dünya ve ahirette zarar görmeyeceği işleri yapandır.”

Hazreti İbrahim as. Peygambere gönderilen, Allah’ın emirlerinde şunlar yazılıdır: “ Akıllı kimse, diline sahip olmalı. Zamanının kıymetini bilip, en güzel şekilde değerlendirmeli. Kendi işini en güzel şekilde yapmalı. Bir saatinde Allah’a dua, tövbe, zikir, ibadet, tefekkür yapmalı. Bir saatinde nefsini hesaba çekmeli. Güzel arkadaşlarıyla beraber olup, yararlı işler yapmalı. Mubah olan işler yapmalı…”

Ebu Talip el Mekkî ra. Şöyle demektedir: “ Allahü Teâlâ’ya sabırla en güzel şekilde itaat ve ibadet edenin sevabı 70 kat fazladır.

Haram- günah işlememeye sabretmenin sevabı ise 700 kat fazladır.

Günahı terk edip, günah işlememeye sabredenler, Allah cc. Yolunda cihat etmiş sevabı alırlar.

Sabır Allah’tan gelen bir sınavdır ve nefis için zorunludur. Sabır kişiye dünya ve ahirette çok büyük değerler kazandırır.

Allah cc. Yolunda nefisle mücadelenin sevabı 700 kat fazlaya ulaşır.

 Gerçek anlamda Allah’ı seven Müslüman, Allah yolunda gider. İslam dinini samimiyetle dosdoğru yaşayan müminler cennete gider. Zalimler ve kâfirler cehenneme gider.”

Peygamberimiz sas. Buyuruyor: “ Bir kişide bulunan huyların en kötüsü; aşırı cimrilik ve şiddetli korkaklıktır.”

“Allah’ım! Kederden, üzüntüden, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, borç yükünden ve halkın galeyana gelerek, taşkınlığından sana sığınırım.”

Al-i İmran suresi 110. Ayet: “ Siz Müslümanlar, insanlığın iyiliği için çıkarılmış bir topluluksunuz. Doğru olanı emreder, eğri olandan insanları alıkoyarsınız.”

Al-i İmran süresi 31. Ayet: “ De ki; eğer Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki, Allah’ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok bağışlayandır, merhamet edendir.”

Peygamberimiz sas. Buyuruyor: “ Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de ailesine karşı en hayırlı olanınızım.”

İyi bir mümin, İslam dini ile ilim, bilim, dosdoğru gerçekçi bilgi ile davranır. İyiliği emredip, kötülükten sakındırmak, kişinin ve toplumun esenliği için konulmuş İlahi bir hükümdür. İslam’ın temel ilkelerinden biride budur. Bugün bu önemli, değerli ilke pek uygulanmadığından, zalim ve kâfirler toplumları tutsak etmiş, egemen olmuşlardır. İyiliği yaşamak, yaşatmak, kötülüklerden sakındırmak herkesin görevidir.

Müslüman, her koşul, zaman, yer, durum ve ortamda en iyi olmayı becermeli. Haram, günah, mekruh olan her söz, yazı, davranıştan sakınmalı. Müslüman, İslam dininin ilke ve kurallarını yapmakla sorumludur. İslam’ın hiçbir ilke ve kuralı önemsiz, değersiz, faydasız, kötü, çirkin, zararlı değildir. Müslüman her ilke ve kurala uymalıdır. Müslüman, kibirli, kıskanç, çekemez, yalancı, iftiracı, hırsız, haram işleyen, günahı alışkanlık eden, dedikodu yapan, zalimlik eden, dünya hırsı ile hareket eden, intikam alma isteği ile azgın, sapkın olan olamaz. Zulmedemez. İslam’dan başka inanç, hurafe, bidat, bozuk felsefe benimseyemez.

Müslüman, kendine kötülük edeni bağışlayabilir. Ama misliyle karşılık da verebilir. Saygısızlık yapana hoş, iyi davranmayabilir. Ama aşırılık içinde de olmaz. Hukuka uygun davranır. Öfkesini yutar, sabreder. İslam dini sabırlı olmaya çok önem vermiştir. Affeder, affedebilir. Affetmekte büyük meziyettir. İyilikle karşılık vermesi de büyük bir değerdir. Müslüman, dürüst, sadık insanlarla beraber olur. Müslüman, İslam dinini tüm değerleri ile yaşar. Bilimi yaşar. Sanatı, mesleği yaşar. Aklını en doğru şekilde işletir, kullanır. Hanzoluk, kabalık, saldırganlık, kızgınlık ile hareket etmez.

Allah cc. Şu tip insanlar için; “yazıkları olsun,” “eyvah” gibi ifadeler kullanmaktadır:

“ Tekrar dirilince hakikati fark edenler!

Ceza günüyle karşılaşan inkârcılar,

Kıyametin yaklaştığını gören kâfirler,

Allah’ın kitabını tahrif edenler,

Şiddetli azaba, eziyete tutulanlar,

Mahşer günü amel defterini okuyan günahkârlar,

Allah’a iftira atanlar,

Allah’a şirk- ortak koşanlar,

Öldükten sonra dirilmeyi inkâr edenler,

Ayetleri inkâr eden iftiracı ve yalancılar,”

Bu kişilerin zarar göreceğini, azaba tutulacaklarını Allah cc. Farklı ayetlerinde bizlere bildiriyor.

Allah cc. Yolundan, hak ve hakikat yolundan, hidayet yolundan, sıratı müstakım yolundan, Kur’ân ve sünnet yolundan ayrılmamak için yüksek sağlam irade göstermeliyiz. Aklımızı, Kur’an, sünnet, ilim, irfan, bilim ile işletmeliyiz. İnsanlara, varlıklara en iyi, güzel, hayırlı şekilde yararlı olmalıyız.  Dünyanın en iyi, güzel, hayırlı, yararlı, önemli, değerli insanı olmak için var gücümüzle çalışmalıyız. Allah’a en güzel ve dosdoğru şekilde, peygamberimiz sas. Gibi ibadet etmeliyiz. İnsanlara, varlıklara en güzel şekilde iyilik, hizmet, infak, yardım etmeliyiz. Olgun, erdemli, faziletli yüksek insan olmaya çalışmalıyız. Kurtuluş sadece bundadır.

Anneler, babalar, öğretmenler, imamlar, bilgeler; çocuklarımıza en dosdoğru, iyi, güzel şekilde rehberlik etmelidir. Hepsine selam, sevgi, saygılarımı sunuyorum.