İyileştirmeye, güzelleştirmeye, dürüst yapmaya, yararlı ve olumlu insan etmeye; bireyden başlamalı. Önce bireyi iyileştirmeli ki; aile, toplum, devlette iyileşsin. İşi pedagojik yol ve yöntemlerle her alanda yapmalı. Eğitim- öğretim, kültür, sanat, sosyal yaşam, iletişim, bilişim, etkinlikler; insanların iyiliğine, olumlu yapılanmasına hizmet etmeli. İyi, güzel, yararlı, doğru, dürüst olmayan her şey engellenmeli. İnsan, insanlık düşmanı varlıklar yetiştirmemeli. İyiliği yaymalı. Kötülükleri engellemeli. Aksi halde kötülükler insanları boğar, yok eder!

Müslüman, Müslüman gibi yaşamalıdır.

Müslüman, Peygamberimiz sas. Gibi yaşamalıdır.

Kur’ân’ı, peygamberimiz gibi yaşamalıdır.

Müslüman olmayanları taklit etmemeli. Onların bozuk inanışlarına, kötü adetlerine, gelenek göreneklerine, örflerine asla uymamalıdır.

Bireye İslam inancını- imanını öğretmeli. İslam ibadetlerini en doğru şekilde belletmeli. İslam ahlakı ile yaşamayı benimsetmeli. Peygamberimizi sas. Tanıtıp, sevdirmeli. İslam muamelatı ile yaşama sevdirilmeli. Aklı, zekâyı dosdoğru kullanma öğretilip, hak hukuk içinde yaşama sevdirilmeli. Doğru ile yanlış ayırt ettirilmeli. Doğru ile yanlışı birbirinden ayıramayanlar, akıllı insan kabul edilmez. Hakkı batıldan, doğru yanlıştan, yalanı doğrudan, kötülüğü iyilikten ayırt edebilmeli. Gidip de yanlışa, kötülüğe, batıla, küfre, zalime uşak olmama öğretilmeli. Kula kulluk etmeme benimsetilmeli.

İnsanlara İslam dinin İlahi bir Rabbani din olduğu öğretilmeli. İslam dinini bırakıp da, sapık sapkınların bozuk görüşlerine ve sapkın kişilere kulluk, etmeme benimsetilmeli. Diğer inanışların sapkın, bozuk, sapık, insan doğasına zararlı olduğu öğretilmeli. İslam dinin gayesi öğretilmeli. İslam dinin özellikleri, nitelikleri, hak oluşu detaylı şekilde kazandırılmalı. İslam dinin evrensel olduğu, tüm insanlara hitap ettiği bildirilmeli.

Müslüman yetiştirirken, İslam bilgisi, bilinci, uyanıklığı kazandırmalı. Kelime-i tevhit ve Kelime-i şehadetin kapsamlı, detaylı anlamı kavratılmalı. Bugün Müslümanlar bu sözcüklerin bile anlamını bilmemektedir. Ezanı anlamamaktadır. Namazda okuduğu sure ve duaların anlamını bilmemektedir. Çünkü dini bilgi verilmemektedir. Din yeterli şekilde öğretilmemektedir. İman esasları öğretilmemektedir. Kazandırılmamaktadır. İman ile amel- ibadet arasındaki ilişki öğretilmemektedir. Müslümanların beyni bulandırılmaktadır. Hem Müslüman hem batıl, hem mümin hem küfür içinde birlikte yaşamaktadır. Bilinçli samimi Müslüman yetiştirememektedir. Bir Müslüman hem namaz kılıyor hem de haram işliyor. Hem oruç tutuyor hem günah işlemeyi alışkanlık edinmiş. Hem zekât veriyor hem haram kazanç elde ediyor. Hem hac yapıyor hem de günah işlemekte bir özür görmüyor. Hem kurban kesiyor hem de içki- alkol ile kurban eti yiyor! Böyle Müslüman olmaz, olmamalı. Hem İslam hem kâfirlik bir arada yaşanmamalı.

İman ve İslam bir yaşam tarzı edilirken, bilinçle edilmeli. Alışkanlık edildiği için bilinçsizce ibadet etmemeli. Namazda okuduğu sure ve duaların anlamını öğrenmeli. Bunun için birkaç günlük gayret yeterlidir. Müslüman bilgili bilinçli uyanık dikkatli bilgin bilge olmalıdır. Çapulcu cahil cüheladan takva Müslüman olmaz. Bugün İslam olmayan toplumlar çok berbat durumdadır. Müslüman olduğunu söyleyen toplumlarda perişan durumdadır. En iyisi Türkiye denilmektedir. Ama yüzlerce haram, günah, suç işlenmekte, örgütlü yıkım yapılmaktadır.

Müslüman öncelikle Yüce Allah’ı, Kur’ân üzere, Allah’ın güzel adlarını, sıfatlarını öğrenmeye çalışmalı. Allah cc. Bilinmeden, doğru tanınmadan, din öğrenilmez. Bugün Allah’ın 99 adını ve sıfatlarını bilen mümin sayısı çok azdır. Okuma çok azdır. İnsanlar okumuyor. Cebinde taşıdığı Cep telefonundan istediği bilgiye ulaşabilir. Ama oyun, eğlence, boş ve yararsız işler için kullanmaktadır. Televizyonlar, radyolar, gazeteler, dergiler, kitaplarda boş işlerde kullanılmaktadır. Okulda ise yaşamda gerekmeyen bilgiler daha çok verilmektedir. 12 yıl zorunlu okuyan insan, yeterli bilgi, beceriden yoksun oluyor. İş bulamıyor. Ülkemizde şu anda ara eleman denilen, sanayide çalışacak eleman bulunamıyor.

İnsanlara, âlemlerin Rabbi Yüce Allah cc. Sevgisi mutlaka kazandırılmalı. Gerçek iman, İslam kazandırılmalı. Sevdirerek kazandırılmalı. Allah cc. Sevgisi kazandırıldıktan sonra beş vakit namaz kılma, Cuma namazı kılma öğretilmeli. Namaz, İslam dinin, Allah cc. Kabul edildikten sonra ilk yapılan ibadettir. Namaz olmadan, İslam dini yaşanılmış olmaz.

Gerçek bir iman, İslam sahibi olmalı. Kâfirlere uymamalı. Kâfirleri beğenmemeli, övmemeli, taklit etmemeli. Onların bazı süslü sözlerine kanmamalı. İnanmamalı. Müslüman görünümlü İslam düşmanlarda az değildir. İslam görünüp, İslam dinine zıt- ters davranan mezhepler, cemaatler, tarikatlar vardır. Öyle saçma sapan, saçma, bozuk, hareket etmektedirler ki, mide bulandırmaktadırlar. Bunu da İslam adına yaptıklarını söylemektedirler. Bunların birçoğu vatan, millet, devlet, ümmet düşmanlığı yapmaktadırlar. Birçoğu da zalim emperyalist kâfirler tarafından kullanılmaktadır, beslenmektedir. Bu sapıklar aynı zamanda Müslüman katletmekte, katillik yapmaktadır. Teröristlik yapmaktadırlar. Daha çok Amerika ve Avrupa ülkelerince kurulup, desteklenmektedirler.

İman ve İslam kazandırılırken, bilinçli Müslüman yetiştirme de öğretilmeli. Milli, manevi, ilmi, insani değerlere sahip etmeli. Aksi halde aileyi, toplumu, devleti kurtaramazsınız. Tüm vatandaşları polis, asker, bekçi, kolluk ve güvenlik gücü yapsanız bile halkın güvenliğini sağlayamazsınız. Ülkemizde daha çok 1980 yılı öncesi teröristlik yapan polislerdi. 1980 sonrası ise askerlerdi. Zaten tüm dünyada vahşeti yapan ordular, askerlerdir. İyi yetişmeyen siyasi yöneticilerdir.

Öncelikle birey kurtarılmalı. Tüm sapkınlıklardan, sapıklıklardan, sapık ideolojilerden, batıl inanışlardan kurtarılmalı. Dinimizin birinci kaynağı Kur’ân, ikinci temel kaynağı sünnet- peygamberimiz sas. Öğretilip, benimsetilmeli. Aksi halde insanlar kurtuluşa iki âlemde erişemez.

Birey kurtarılırsa; aile kurtuluşa erer. Huzurlu ve mutlu olur.

Birey kurtulursa, toplum kurtulur. Rahat eder. Huzurlu mutlu olur.

Birey kurtulursa, devletin geleceği olur. Devleti yıkmaya çalışan alçak kahpeler oluşmaz. Oluşmaması için tüm kötülük yapan odaklar yok edilir.

Birey kurtulursa, tüm insanlık, vatan millet devlet varlıklar huzur bulur. Canı, malı, iffeti, nesli, aklı, varlığı zarar görmez.

Her ilahi kitap, peygamberlerle gelmiştir. Peygamber olmazsa, din ve İlahi kitap da olmaz. Bunun için Kur’ân’ın yaşayanı, öğreteni, eğiteni, açıklayanı peygamberimizdir ve diğer peygamberlerdir. 104 kitabın öğretisini, eğitimini peygamberler göstermiş, öğretmiştir.

Peygamberimiz sas. Son peygamberdir. Kur’ân’ı, insanlara anlatandır. Eğitimini yaptırandır. Bu eğitimi Cebrail Meleğinden öğrenmiştir. İnsanlara, Kur’ân sözlerini- kelamını peygamberimiz anlatmış, yazdırmış, ezberletmiş, yapmasını öğretmiştir. Peygamberimizi aradan çeksek, Kur’ân ’da insanlara bildirilmemiş olur. Peygamberimizi kabul etmeyen sözde sapkın ilahiyatçılara önemle duyurulur.

İnsanı iyileştiremezseniz, hiçbir varlığı, kurumu, kuruluşu kurtaramazsınız. İnsana iman ve İslam ile birlikte bilimin değer yargıları da birlikte verilmelidir. Ölüm, kabir, ahiret, sorgulama, hesap verme, kıyamet, cennet, cehennem anlatılmalıdır. İnsanın başıboş olmadığımı bildirilmeli. Ödül ve ceza anlatılmalı. Uygun ve güzel bir dil ile anlatılmalı. İnsanların sorumluluğu, ödevi, görevi kabullendirilmeli. Ecel, ölüm ve gelecek konusunda doğru bilgilendirilmeli. Hak hukuk çerçevesinde helal çalışma, kazanma benimsetilmeli.

Müslüman, İslam dinini, Kur’ân, sünnet, sahabe, gerçek İslam âlimlerinden öğrenmeli. Bugün İslam’ı yanlış, bozuk, ilkesiz anlatanların etkisi, doğru anlatanlardan fazladır ve de etkilidir. Bunun için çok dikkatli olmalı.

İslam dininde helalinden çalışmak, kazanmak, varsıl olmak vardır. Dünyada varsıl olmak, başkalarına yardım etmek, iş alanı açmak vardır. Ülkemizde ki, pek çok tarikat, cemaat hala fakirlikten, fukaralıktan söz etmektedir. Öte yandan da kendilerine yardım etme istenmektedir. Fakirliğe- yoksulluğa davet, çağrı vardır. Bu daha çok Hint inancının ülkemizdeki tasavvuf edebiyatına girmesinden kaynaklanmaktadır. Fakir insan, İslam dininde olan pek çok farz ibadeti, hayrı, yardımı, infakı yapamaz. İslam dininde ticarete teşvik vardır. İlim öğrenmeye teşvik hatta emir vardır. Helal çalışmaya teşvik ve de emir vardır. Hala fakirlik konusunda edebiyat üretenler, düşmanların oyununa gelmiştir. Fakir birey perişan olmaya mahkûmdur. Fakir aile ayakta duramaz, yıkılır, çöker. Fakir toplum düşmanlar tarafından yok edilir. Fakir devlet zalimler tarafından ortadan kaldırılır. Bugün bunu İslam dünyası başkalarından çok yaşamaktadır. Peygamberimiz ve hiçbir peygamber fakir değildir. Her birinin mesleği vardı. Peygamberimiz, eşi ile birlikte ticaret yapardı. Dört Halife de ticaret yapardı. Zengindiler. Sadece varsıllıklarını fakir halka dağıtırlardı.

İslam dinini tasavvuf anlayışı ile tarikat ve cemaat anlayışlarından öğrenmemeli. Onların bugün ki, halleri; İslam dininde bile haramdır. Ayrımcı, nifakçı, bölücüdürler. Pek çok yerde de sapkındırlar. Tarikat ve cemaatler bugün cahil insanların ellerindendir. Her biri kendi medreselerine çağırırlar. Okumaya teşvik eden Fetö gibileri de düşmanların kullandığı, vatan millet devlet düşmanı çıktı! Her güç haline gelene düşmanlar el atar, kullanırlar, kullanıyorlar. Bugün Müslümanlar çok zor durumdadır. Emperyalistlerin silahları ile yıl geçmiyor; katlediliyorlar!

İslam ilimleri öğrenilirken; bilim dalları, teknik, teknoloji, Nano teknoloji, yapay zekâ- robotik teknoloji, çağın gerektirdiği gelişmeler de bir bütün olarak halka öğretilmeli. Halk kendi gereksinimlerini karşılamalı. İslam dini doğru anlaşılmalı. Bir bütün olarak tam anlaşılıp, yaşanmalı. Her değeri yaşama uygulanmalı.

İslam’ın özellikle iman ve İslam temel koşulları yaşanmalı.

Beş vakit namaz ve diğer farz, sünnet namazlar yerine getirilmeli.

Ramazan orucu sadece farz olan oruçtur. Tutulmalı.

Zekât verilmeli. Diğer infak yardımlar yapılmalı.

Kurban kesilmeli.

İslam ahlakı yaşanmalı. İslam ahlakı dışına çıkıldığında; kötülük, çirkinlik oluşur. İslam ahlakı dışına çıkılmamalı.

Ahlakı görevler mutlaka yerine getirilmeli.

Aile ve topluma karşı olsun; vatan, millet, devlete karşı görevler olsun, eksiksiz yerine getirilmeli.

Kur’ân ve sünnet bir bütün olarak yaşanmalı. Müslüman, Müslüman gibi yaşamalı. Başka türlüsü olursa, Müslümanlık, Müminlik olmayacağı bilinmeli ve de hiç unutulmamalı.