Yıl 1922... Savaştan çıktıktan sonra daha yeni kurulan genç Türkiye Büyük Millet Meclisi-TBMM'de 3 Milletvekilince

(Erzurum Mebusu Süleyman Necati, Mersin Mebusu Salâhattin ve Canik Mebusu Emin) hazırlanan ve dönemin Rize Sancağı Milletvekili Osman Özgen tarafından da desteklenen,
Atatürk'ün Meclis'ten 'ekarte' edilmesine yönelik, 'Seçim Kanunu' değişikliğine dair bir önerge veriliyor...

Önergeye göre Milletvekili olabilmek için, bir ilde 5 yıldan fazla devamlı oturmak ve doğum yerinin de o günkü Türkiye Cumhuriyeti-Misak-ı Milli sınırları içerisinde olması gerekiyordu.

Yani Önerge, doğrudan doğruya Mustafa Kemal Atatürk'ün Milletvekilliği ve TBMM'den düşürülmesini hedeflemekteydi.

Rize Halkı, tez zamanda duyulan bu gelişmeye karşı büyük tepki göstermiş, Rizeliler adına Belediye ile Vilayet-Valilik'ten çekilen bir protesto telgrafı ile tüm Rize halkı adına bu olay kınanmış/lanetlenmiştir.

Ülke genelinde ilk ve bu en büyük tepki karşısında Gazi Mustafa Kemal, 2 Aralık 1922 tarihinde Meclis'te görüşülen değişiklik tasarısına karşı, kendinin ve Rize halkın tepkisini özetle şöyle dile getiriyordu:

"Doğum yerim, bugünkü sınırlarımız dışında ise bunda benim hiçbir suçum yoktur. Beş yıl sürekli bir yerde kalsaydım Muş ve Bitlis'i düşmandan geri alabilir miydim? Ben burada, yalnız bir seçim bölgesi olan, Rize'den halkın bana çektiği bir telyazısını, olduğu gibi sunmakla yetineceğim!”

Diye başladığı TBMM'deki konuşmasında, Rize'den çekilen telgrafı okur.
Rizeliler tarafından kendisine hitaben yazılmış olan telgrafın özeti ise şöyledir:

“Size ve sizinle birlikte çalışan değerli arkadaşlarınıza karşı, Sancağımız adına söz söyleyen ve aykırı görüş besleyen ve bizce hiçbir değer ve önemi kalmayan/olmayan (Osman Özgen) Milletvekillerini lanetleriz! O'nun Sancağımızı temsil etmek hakkı da kalmamıştır. Şu zamanda, yurt hainlerinin bile katılamayacağı muhalifliği ve karıştırıcılığı bize öğütleyen Milletvekili Bey'in, görüşünü benimseyecek bir tek kişinin bile Sancağımızda bulunmadığını, kıvranarak saygılarımızla bilgilerinize sunarız."

Bu gelişmelerin ardından nitekim 25 Nisan 1923 tarihinde Rize Liva İdare Meclisinin kararı ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e Hemşerilik Beratı gönderilir ve Rizelilerin bu tekliflerini Mustafa Kemal Atatürk, 28 Nisan 1923 tarihli telgrafıyla kabul ettiğini bildirir ve tüm ülkeye duyurur.

Ardından 29 Nisan 1923 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesi ve Yenigün Mecmuasında haber olarak yer alan gelişme, genç Türkiye Cumhuriyeti'nde büyük yankı uyandırır.

Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.54.00

Şimdilerde bu onurlu davranışın memleketi, ne acıdır ki, içinde yaşamayan ve Rizeli olduğunu dahi söyleyemeyen 'dönemin milletvekili Osman efendi' zihniyetlilerin yamanmasıyla anılıyor!

Nitekim bu süreçte Atatürk'e, 6 İl Hemşerilik Beratı veriyor...
Erzurum 21 Ağustos 1919'da, İzmir 14 Eylül 1922'de, Ankara 5 Ekim 1922'de...
2 Aralık 1922'de, malum Seçim Kanunu Değişikliği önergesi, Rizelilerin tepkisi ve sonrasında seçime girebilsin diye 25 Nisan'daki Hemşerilik teklifi, 28 Nisan'da kabul ediliyor.

Önerge, TBMM’de reddedilse de stratejik olarak Milletvekilliği için Ankara tercih ediliyor.

Gaziantep, Ocak 1933'te ve Diyarbakır ise Nisan 1936'da Hemşerilik beratı veriyor, Büyük Önder'e.

Burada, Mustafa Kemal'e kurulan kumpas karşısında ilk tepki ve hareket Rize'den geldiği için bu durum daha bir önem kazanıyor.

Çağdaş, Demokratik, Laik, Sosyal Hukuk Devleti Türkiye Cumhuriyet'imizin kurucu lideri ve her daim yol gösterici önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmet, saygı, minnet ve şükranla anıyor;
Bundan 103 yıl önce, Rizelilerin teklifini kabul ederek Rizeli oluşu nedeniyle; Milli Mücadeleye ve Ulusal Kurtuluş Savaşına önemli katkılar sunarak, Cumhuriyet'imizin 103. Yılına kadar da ülkemiz için gözünü budaktan esirgemeyen tüm Rizelileri yurtseverleri kutluyoruz.

Hani Rize ve Rizelileri birtakım zevatla özdeşleştirenlere de inceden dip not olsun!

Ömer ŞAN
Gazeteci/Muhabir
(Foto düzenleme:F.SultanKar)