Kurtuluşun ve Kuruluşun akli, ilmi ve siyasi iradesi ve dolayısıyla onun temsilcisi Mustafa Kemal ATATÜRK,
3 Mart 1924'te, bugün dahi hala emperyalizmi ve maaşlarını çıldırtan, Ulus olma bilincindeki çağdaş devlet temellerini oluşturan 3 ana devrim yaptı.
Hilafet kaldırıldı. Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nu çıkartılıp, eğitimde bilimsel modernleşme ve birliğin önünü açtı. Din işlerini zümrelerin elinden kurtarıp, Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu, din tüccarlarının önü kesildi.
Bu 3 devrim yasasıyla Sosyal Hukuk Devletinin temelleri atıldı, Demokratik Çağdaş Laik Cumhuriyetin yol haritası çizildi.
Nitekim o günden bugüne geçen 102 yıl sonrasında geldiğimiz hal ortada!
KISA BİR ÖZ ANALİZ
Çağdaş Cumhuriyetin bugüne gelişine temel atan en önemli unsurlardan biri olan Laiklik ilkesi, 5 Şubat 1937 tarihinde yapılan değişiklikle 1924 Anayasası’nın 2. Maddesine, Devletin nitelikleri olarak, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhuriyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve İnkılapçıdır” şeklinde yer almıştır.
HİLAFET
Bunun ardından, yine Cumhuriyetimizin en önemli temel harçlarından olan ve 3 Mart 1924'te de, Şanlıurfa Milletvekili Saffet Efendi ile 50 Milletvekili arkadaşının, "Hilafetin kaldırılmasına ve Osmanlı Hanedanı mensuplarının Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarılmasına" dair Yazılı Önergesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülüp kabul edildi...
Hilafet kaldırıldı!
TEVHİD VE TEDRİSAT
Yine aynı gün kabul edilen ve Eğitim sisteminde Laikliği ve Öğrenim Birliğini esas alan Tevhid-i Tedrisat Kanunuyla, 'mektep-medrese' ikilemi ortadan kalktı;
Eğitim, Laik ve parasız, İlköğretim de tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için zorunlu hale gelmiş oldu.
DİYANET
Çağdaş Cumhuriyetin temelini oluşturan Laiklik ilkesinin en önemli etkisi din ve devlet ilişkisinin yeniden tanımlanmasını gerektiriyordu ki, bunun kurumsal karşılığı, 3 Mart 1924 tarihinde ihdas edilen Diyanet İşleri Başkanlığı olarak ortaya çıktı.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevi, kuruluş kanunu olan 429 sayılı Kanun’da, “İslam dininin itikat ve ibadet alanıyla ilgili işleri yürütmek ve dini kurumları idare etmek” şeklinde ifade edilmiştir.
102. YIL ÖNCE
Bundan 102 yıl önce kurucu iradenin ortaya koyduğu bu yasalarla ikili hukuk ve ikili eğitim sistemine son verilmiş, eşit ve bilimsel eğitimin önü açılmış, din ve ordunun siyaset aracı olmasının önü kesilmeye çalışılmıştır.
Cumhuriyet Türkiye’sinin çağdaş dünyaya adım atışının temelini oluşturan 3 Mart Devrim Yasalarının kabul edilişinin 102. yılında bugün, bu temeller üzerinden aynı makamlarda yer tutan bazı etkililer, bu durumu tersine çevirmenin telaşına düşse de, 102 yıl önce aldıkları yanıtla yetineceklerini unutmasınlar!
Bu günü bizlere armağan edenlere saygı ve minnetle...
Ömer ŞAN-Gazeteci/Muhabir