Benim ne gücüm var ne de sesimi duyuracak bir makamım. Ama şuna inanırım: Bir mazlumun kalbinden çıkan samimi bir dua, bin zalimin kurduğu planı altüst etmeye yeter. Kimseyi tehdit etmiyorum, kimseye kin taşımıyorum.


Sadece şunu hatırlatıyorum:
Bu dünya bir imtihan yeridir
ve en ağır imtihan, eline yetki verilenlerin imtihanıdır.
Bugün algı yapanlar, dosya dosya yalan üretenler,
yarın kendi vicdanlarından kaçacak yer bulamayacaklar.
Çünkü insan herkesten kaçsa da
Allah’tan ve kendi içindeki hakikatten kaçamaz.
Ben bu satırları acındırmak için değil,
ibret olsun diye yazıyorum.
Engelli olmak bir eksiklik değil,
asıl eksiklik; merhameti, adaleti, utanmayı kaybetmektir.
Rabbim şahittir;
Benim dileğim kimsenin yanması değil,
herkesin kendine gelmesidir.
Ama bile bile kul hakkı yiyen,
iftirayı silah, yalanı meslek edinenler şunu unutmasın:
Kul hakkı ateştir, geç yanar ama yakar.
Son sözüm şudur:
Mazlumun tarafında durmak cesaret ister,
zalimle saf tutmak ise çıkar.
Ben çıkarı değil, vicdanı seçiyorum.
Allah, doğruların yardımcısıdır.
Ve O’nun adaleti, er ya da geç tecelli eder.”