Vampirlerin balosu mutlaka bitecek. Çünkü bunlar insan etiyle besleniyor. Dünyanın bir balo salonu olduğunu ilk kim keşfetti bilmiyorum ama şurası kesin:
Bir çiçek düşün: Toprağın bağrından boy vermiş, göğe uzanmış; güneşe sevdalanmış, yağmurla nişanlanmış…
Tarlanın ortasına dikilen o sessiz muhafızı bilirsiniz: korkuluk. Ne konuşur, ne yürür; ne de gerçekten korkutur.
Öğrenmeyi en iyi açıklayan değişken “çaba süresidir.” Nokta!
Derler ki insan üç kere doğarmış. İlkini hepimiz biliyoruz: Çığlığı bastın mı doktorun elinde, annen “Oh şükür!” der, gerisi de sana kalmaz zaten.
"Amerikalı şair Edvard Estlin Cummings şöyle der; Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu s...
Bu yazıyı okuyacağınıza ve hatta imkanı olanların çıktı alarak ya da belleklere bilgisayara kaydederek saklayacağına inanıyorum.
Bir zamanlar babalar, kelimeleri süs için değil, öz için söylerdi. O sözlerin içinde ne parıltılı laf vardı, ne de gösteriş...
1975’lerin meşhur bir şarkısı vardı… Ben dedeme çekmişim bilmem ki neden: Bir elmanın yarısı o yarısı da ben ağzım, burnum, gözlerim tıpatıp aynı
“Çocuğum benden önce ölsün.” diyen bir annenin umutsuz duası ile, sadece bir saatlik banyoyu lüks gören bir yaşam…
İki hafta önce Rize’de bir arkadaşım ile sohbet ettim. “Hocam,” dedi, “Oğlum Mehmet o kadar zeki bir çocuk ki ama artık hiçbir şeye hevesi yok.
Bugün büyük alışveriş merkezlerinin parlak vitrinlerinde kaybolmuş “esnaf kültürünü” arıyoruz.
Bu bağlantı sizi https://www.gazeterize.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.