Bugünkü rotamız, Karadeniz'in henüz keşfedilmeyi bekleyen doğal hazinelerinden Çağıran Kaya ve Kevut Yaylası oldu.
Bu eşsiz coğrafya, yemyeşil ormanları, tertemiz havası, büyüleyici manzaraları ve doğal dokusuyla ziyaret eden herkesi kendine hayran bırakıyor. Doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için adeta bir açık hava cenneti olan bu bölge, sahip olduğu potansiyele rağmen turizmden hak ettiği payı henüz alamıyor.
Karadeniz'in doğal güzellikleri her geçen yıl daha fazla ilgi görüyor. İnsanlar artık kalabalık şehirlerden uzaklaşıp huzur bulabilecekleri, doğayla baş başa kalabilecekleri destinasyonları tercih ediyor. Çağıran Kaya ve Kevut Yaylası da tam bu beklentilere cevap verebilecek özelliklere sahip. Bölgenin doğal yapısı korunarak yapılacak planlı turizm yatırımları, hem çevrenin korunmasına katkı sağlayacak hem de bölge ekonomisini canlandıracaktır.
Özellikle günübirlik doğa turlarının düzenlenmesi, trekking ve yürüyüş parkurlarının oluşturulması, seyir terasları, dinlenme alanları ve yönlendirme tabelalarının yapılması, bölgenin çok daha fazla ziyaretçi ağırlamasını sağlayacaktır. Bunun yanında profesyonel tanıtım çalışmaları, sosyal medya içerikleri, belgeseller ve turizm fuarlarında yapılacak tanıtımlar sayesinde Çağıran Kaya ve Kevut Yaylası yalnızca Karadeniz'de değil, Türkiye'nin dört bir yanında tanınan bir doğa rotası haline gelebilir.
Turizmin gelişmesiyle birlikte en büyük kazancı bölge halkı elde edecektir. Yöresel ürünlerin satışı, pansiyon işletmeciliği, restoran ve kafeler, rehberlik hizmetleri, ulaşım ve hediyelik eşya satışı gibi birçok alanda yeni iş imkânları doğacaktır. Gençler için istihdam oluşacak, köylerden büyük şehirlere göçün azalmasına katkı sağlanacaktır. Doğru planlanan sürdürülebilir turizm modeli, doğal güzellikleri korurken ekonomik kalkınmayı da beraberinde getirecektir.
Cumhurbaşkanımızın memleketi olan bu güzel coğrafyanın sahip olduğu değerlerin daha fazla ön plana çıkarılması, bölgenin turizm vizyonuna önemli katkı sağlayacaktır. Doğal zenginliklerimizi gelecek nesillere bozulmadan aktarırken, aynı zamanda ülke ekonomisine ve yerel kalkınmaya hizmet edecek projelerin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bugün birçok yayla ve doğal alan, düzenlenen günübirlik turlar sayesinde binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Aynı başarı, Çağıran Kaya ve Kevut Yaylası için de rahatlıkla sağlanabilir. Bunun için yerel yönetimlerin, turizm işletmelerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve bölge halkının ortak hareket etmesi yeterlidir. Küçük dokunuşlarla büyük değişimler mümkündür.
Bizlere düşen görev ise bu doğal mirası korumak, temiz tutmak ve gelecek nesillere en güzel şekilde bırakmaktır. Turizm; betonlaşma değil, doğaya saygı anlayışıyla planlanmalıdır. Böylece hem ziyaretçiler unutulmaz anılar biriktirecek hem de bölge insanı emeğinin karşılığını alacaktır.
Çağıran Kaya ve Kevut Yaylası, yalnızca bir gezi rotası değil; Karadeniz'in saklı kalmış doğal mirasıdır. Bu güzelliklerin hak ettiği değeri görmesi, daha fazla insan tarafından keşfedilmesi ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla geleceğe taşınması hepimizin ortak sorumluluğudur. İnanıyoruz ki doğru planlama ve etkili tanıtımla bu eşsiz bölge, Türkiye'nin en önemli doğa turizmi merkezlerinden biri olabilecek potansiyele fazlasıyla sahiptir.