İnsanın iyi ahlâklı, faziletli, iffet değerli, güzel ve yüksek İslâm ahlâklı, edepli, dosdoğru, dürüst, yararlı olmak için İslam ve ilim ile yaşaması gerekir. İslam ve ilim olmadan, hiç bir değer yaşanılmaz. Medeniyetin gerekleri yerine getirilemez. İnsanı; insancıl, insanlıklı, insaniyetli, medeni, olgun yapan, sadece ve ancak hak din ve ilim yaşayışıdır. Bu değerlerle insan, ideal üstünlükte yararlı insan olur. Aksi durumdan ortaya insanlıklı insan çıkmaz!

                Gerçek mümin, doğru, dürüst Müslüman; çok derinden düşünüp; Hakk’a, hakikate erişmek için azmetmeli. Gayret etmelidir. Doğru bilgilerle yaşantısına yön vermeli. Sapık felsefi görüşlerden, bozuk ideolojik safsatalardan, saçma sapanlıklardan uzak durmalı. Gerçek ilim ve hak din İslam değerleri ile hayatını güzelleştirmeli. Boş konuşmaktan ziyade; çok dinleyip, öğrenmeli. Okuma, araştırma, gezi, gözlem yapma, inceleme, sorup; öğrenme yapmalı. Formal ve informal eğitim ve öğretim olmalı. Yanı örgün ve yaygın eğitim ile her anını geliştirip, güzelleştirmeli. Batıl, küfür, kötülük, çirkinlik, yalan ve yanlışlık içinde asla olmamalı.

                Çok konuşmamalı. Çok hak söz dinlemeli. Daima sorunların çözümü için derinden düşünmeli. Bilmediğimizi sorup, öğrenmeli. Kötülük için bir gayret içinde olmamalı. Kötülükten ve kötülerden uzak kalmalı. Kesinlikle kötülük, çirkinlik, yalan, yanlış içinde olmamalı. Kimseyle tartışmamalı, çekişmemeli, münakaşa etmemeli, zıtlaşmamalı. Dünya çıkarı için ahireti satmamalı! Bugün materyalistler, her şeylerini dünya çıkarı, haram edinmişler. Ahiretten, helal kazanmaktan uzaklaşmışlar! Hem haram kazanç ve davranışın içinde olmakta hem de şarlatanlık edip; dürüstlükten söz etmektedirler! Bugün materyalistler tamamen şarlatan olmuşlar. Yapmadıklarını, yapar gibi yapacak gibi göstermekte; İnanları aldatıp, kandırma için ilmi kötüye kullanmaktadırlar.

                Sabırlı olmalı. Dünyalık için öfkelenip, kızmamalı. Kimsenin kusurunu araştırmamalı. Önce kendimizi düzeltip, iyileştirmeli. Ümitli olmalı. Ümitsizliğe asla düşmemeli. Umut, ümit yaşamanın enerjisidir. Umut olmadan, yaşanılmaz. Bizler azmetmeli, gayret etmeliyiz. Sonuca varmak, Allah’ın takdiri olur.

                Başkalarını affetmeyi, bağışlamayı bilmeli. Öç alma, intikam alma peşine düşmemeli. Hoşlanmadığımız işlerle ilgilenmemeli. Gerçeğe aykırı övgülerde bulunmamalı. Hak etmeden, ödül vermemeli. Teveccühte bulunmamalı. Sade, temiz, arı- duru olmalı. Maddi, manevi anlamda, her anlamda çok temiz, tertemiz, en estetik, güzel, iyi olmalı. Kılık kıyafette çok temiz olmalı. Şık olmalı. Herkesin beğenisini kazanmalı. Çok güzel giyinmeli ve de örtünmeli. Sıkıntılı hallerde sakin, metin olmalı. Metin olmayı, mutlaka ama muhakkak becermeli.

                İnsanlar arasında katiyen sınıf ayrımı, fakir- zengin ayrımı yapmamalı. İnsana değerinden ötürü kıymet vermeli. Yaşantımızda; Kur’ân ve peygamberimize temiz akılla, sağduyu ile mantıkla, makul olarak uymalı.

 Güzel örnek olmalı. Kimsenin arkasından kötü konuşmamalı. Allah’ın dosdoğru yolundan ayrılmamalı. Peygamberimizi örnek almaktan ayrı kalmamalı. “Allah’ın ve peygamberinin önüne hiç kimseyi geçirmemeli.” Hiç kimseye haksızlık etmemeliyiz. “Saygısızlık yapmamalıyız. Saygısız insandan, saygın insan olmaz.” Kötülükten Allah’a sığınmalıyız.

                Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’tan dosdoğru, hak, hakikat yolunda olmayı istemeli. Allah cc. Yolunu bırakıp; sapık, sapkın, zalimlerin yoluna sapmamayı istemeli. Hiç kimseye haksızlık etmemeli. Haksızlık edilen, yol ve yöntemleri önlemeli.

                İnsanlara hakkı, hakikati tebliğ etmeli. Hak, hakikati öğretmeli. Eğitimini vermeli. Saptıranlara karşı amansız, sürekli, etkili, etkin, yetkin mücadeleyi ekip halinde vermeli. İmanlı, İslamlı, ilim değerleri ile hareket etmeli. İnsanlığa, varlığa zarar evren, haksızlık eden, her yol ve yöntemi önlemeli. İnsanları bilgilendirip, bilinçlendirmeli. Aldanacak, kandırılacak, batıla, küfre getirilecek cahillikte, cehalette bırakmamalı. Eğer bir insan gerçek anlamda samimi, bilgili mümin, doğru ve dürüst anlamda bilinçli, dosdoğru Müslüman değilse; aldanmaya açıktır, müsaittir. Batılı, küfrü, pisliği hak, hakikat, temiz sanır, sanmaktadır!

                Şair diyor ki:

                “Uyan milletim uyan!

               Uyursun, hala niçin?

                Yetmiş devlet birleşti!

                Devletimizi yıkmak için!”

                Peygamberimiz buyuruyor: “ İman etmedikçe, cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe, iman etmiş olmazsınız. Sizden biriniz, kendisi için sevdiğini, Müslüman kardeşi içinde sevmedikçe- istemedikçe, gerçek mümin olamaz.”

                Peygamberimiz buyuruyor: “ İnsanlara merhamet etmeyene, Allah’da merhamet etmez.”

                Allah cc. İnşirah süresi 8. Ayette buyuruyor: “ Şüphesiz her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.”

                Al-i İmran süresi 139. Ayet: “ Gevşeklik göstermeyin. Üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizlersiniz.”

                Peygamberimiz buyuruyor: “ Sizden her biriniz, öleceği güne kadar, Allah’a güzel zan besleyerek, ümit var olmaya devam etsin.”

                İnsan planlı, programlı, projeli hareket ettiğinde, yaşamını en güzel şekilde değerlendirdiğinde, uzman ve güvenilir ekiple çalıştığında, her zorluğu aşar. İnsanın elinden iş, işlem, sorun kurtulmaz. Önce iyi bir ebeveyn elinde, en güzel şekilde yetişmeliyiz. Kendi anlayış, görev, ödev, yükümlülük, sorumluluklarımızı bilerek, yaşantımıza en ideal yön vermeliyiz.

                Kamer süresi 22. Ayet: “ Biz, Kur’ân’ı düşünülsün, ondan öğüt alsınlar, diye kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mu?” Buyruluyor.

                Hadis-i şerifler: “ Anlamı anlaşılmadan, okunan Kur’ân, okuyana yarar sağlamaz,”

                “Cahil ile zalimin dini olmaz.”

                “İnsan bilmediğinin, düşmanıdır.”

                Maun süresi 4- 5. Ayetler: “ Yazıklar olsun, o namaz kılanlara! Onlar kıldıkları namazları ciddiye almazlar!”

                Ankebut süresi 2. Ayet: “ İnsanlar, imtihandan (sınavdan) geçirilmeden, sadece iman ettik, demeleriyle, bırakılacaklarını mı sanıyorlar?”

                Enfal süresi 20-21-22. Ayet: “ Ey iman edenler! Allah’a ve resulüne itaat edin. İşittiğiniz halde O’ndan yüz çevirmeyin. İşitmedikleri halde işittik, diyenler, gibi olmayın. Şüphesiz Allah katında hayvanların en kötüsü, düşünmeyen, sağırlar ve dilsizlerdir.”

                Şürâ süresi 30. Ayet: “ Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi elinizle işledikleriniz yüzündendir. Allah çoğunu af eder!”

                Peygamberimiz buyuruyor: “ Bir âlim, bir ilmi anlamıyla birlikte öğrenip de, o ilmi başkalarına öğretmiyorsa, Ahirette ağzına ateşten gem vurulacaktır! Kişi ilimden kaç sözcük öğrenmiş ise, onun âlimidir.”

                İslam hukukunda hiç kimse ayrıcalıklı değildir. Hayatta sabır ve sınava hazır olma esas alınmalı. Adalette hak yerine getirilmeli. Bendeniz, 65 yıldır bu dünyada dosdoğru, dürüst, adaletle görev yapan hiç kimseyi görmedim. Hakkın, hukukun kaynağı sadece Kur’ân’dır. Kur’ân’da adalet, doğruluk, dürüstlük esastır. İnsan isterse, hakka, adalete ulaşır. Bugün hak ve hukukla yönetim yapmayanlar; kendi istemedikleri için yapmamaktadır! Vahiy tanımayan ve vahiye uymayan kişiden; doğru, dürüst, adaletli insan, yönetici olmaz. Adalet, bireye, devlete en çok yakışır. Adaletle ve eşitlikle yönetim yapmalı. Kimseye ayrıcalık tanımamalı. Kimse dokunulmaz olmamalı. Her suçlu cezasını çekmek zorundadır. Çekmelidir. Zalimler, suçlular cezasız kalmamalı. Kalıyorsa; ailede, toplumda, devlette adaleti, barışı, huzuru, mutluluğu sağlamak mümkün değildir.

                Mümin; Kur’ân, sünnet, ilim, akıl, zekâ, danışma ile adaletli, doğru, dürüst olmalı. Bu değerler yoksa bu değerleri uygulamıyor, gerçekleştirmiyorsa; bir anlam, değer, kıymet taşımaz. Mümin, hakka, hukuka, insan haklarına, toplumun hak değerlerine göre yönetim yapmalı. Güvenilir olmalı. Elin sapkın sapığına bile maskara olmamalı. Çağın gereklerine göre yönetim yapmalı. Çağın bilimi, tekniği, anlayışı ile modern anlamda yönetim, toplum, devlet oluşturmalı. Devlet, millet içinde yiyen, yağmalayan, kapan, hortumlayan, aç- susuz asla olmamalı. Birine yüz verirken, diğerine bir bile vermeme asla olmamalı. Kur’ân, peygamber, Hazreti Ömer adaleti tesis edilmeli.

                Ülkenin geliri; emek karşılığı, hak etme, adil, eşit şekilde halka verilmeli. Haybeciler, lümpenciler (seviyesiz- sefiller,) beleşçiler, sömürücüler, soyguncular oluşturmamalı. Paylaşım, hakka, hukuka, adalete, doğruluğa, dürüstlüğe uygun olmalı. Kalite ve verim esas alınmalı. Herkes hizmete erişebilmeli. İnsan odaklı düzen kurmalı. Dürüst, adil, saygın, öncü, lider olmalı. İşbirliği içinde ekiple her sorunu aşmalı. Uzman ve deneyimli kişilerle sorun çözmeli. Problemlere çare, çözüm bulmalı. Hesap verebilirlilik olmalı. Çevreci, insancıl olmalı. Hiçbir bir varlığa zarar vermemeli.

                İslam dininde işi, görevi ehline, uzmanına, güvenilir olana vermeli. Emanete hainlik edene, haram yiyene, materyaliste, dünyası için ahiretini satana, partizanlık yapana, yıkıcıya, anarşiste, teröriste, fitneciye, bozguncuya, yalan ve yanlış yapana; iş vermemeli. Devleti teslim etmemeli. Milletin başına ve işini yapmaya görevlendirmemeli. Savurgana, israf edene, işi doğru, dürüst yapmayana, hak, hukuk yiyene, kaliteli ve verimli iş, görev yapmayana; görev vermemeli. Her işi hakkıyla, kaliteli, estetik, verimli yapana iş vermeliyiz. İlkeli, kurallı olana, herkese sahip çıkana, herkesin dedi ile dertlenene, dünyevileşene iş, görev vermemeli. Dünyası için ahiretini satan; haram, günah demez, malı götürür! Milleti, devleti; düşmanla işbirliği yaparak satar!

                Müslüman, asıl ve esaslı, dosdoğru, gerçekçi, samimi mümin olmalı. Allah’a samimice, ihlâsla inanıp, teslim olmalı. Kul hakkı yememeli. Hak, hukuk çiğnememeli. Kur’ân okumalı ama okuduğunu uygulamalı.

Allah’ı ve peygamberini seviyoruz, diyoruz, ama söylediklerini pek yapmıyoruz. Aksine zalimleri, sapkınları; önder, lider, mürşit, yoldaş kabul ediyoruz!

Şeytan düşmanımızdır, nefis iyiliği yapmamızı istemez, diyoruz ama en çok onların sesine kulak veriyoruz!

 Cenneti istiyoruz ama cennete giden yola girmiyoruz.

Cehennemden korktuğumuzu söylüyoruz ama en çok cehennemlik işler yapıyoruz!

Ölümü biliyoruz ama ölüme hazırlanmıyoruz!

Başkalarının ayıp, kusur, eksikleri, yanlışları ile ilgileniyoruz ama kendimizi değerlendirmiyoruz.”

Allah’a olması gereken kadar hamt etmiyoruz, şükretmiyoruz, ibadet etmiyoruz, tövbe etmiyoruz, taatta bulunmuyoruz.” Olanlardan ibret ve ders almıyoruz. Ama görevlerimizi, sorumluluklarımızı yapmadığımız de şarlatan gibi atıp, kesiyoruz!

                Allah cc. 44. Ayette; “ Ona yumuşak söz söyleyin, belki öğüt dinler ve korkar,” buyuruyor.

                Nezaket, dost kazandırır. Saygılı, nezaketli, sevgi dolu, kibar, efendi, güzel, iyi, doğru, dürüst, hakkaniyetli, centilmen olarak başkalarına davranmalıyız. İnciten, kıran, yıkan, döken, azgın, barbar, vahşi, haydut, terörist, eşkıya, saldırgan asla olmalıyız.

                Peygamberimiz buyuruyor: “ Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”

                Atalarımız buyuruyor: “ Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.”

                Fetih süresi 29. Ayet: “ Onlar kendi aralarında birbirlerine karşı merhametli davranırlar.”

                Sizlerde Lütfen; Lokman süresi 18-19. Ayete, Nisa süresi 86. Ayete, Bakara süresi 273. Ayete, Nahl süresi 125. Ayete lütfen bakıp; ders alabilirsiniz.