Peygamberimiz buyuruyor. Darimi Hadis“ İyilik, gönlünü huzura kavuşturan ve içine sinen duygudur. Kötülük ise, insanlar sana fetva verseler bile, gönlünü huzursuz eden, içinde kuşku bırakan duygu, düşüncedir.”

                Fussulet süresi 34. Ayet: “ İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü iyilikle önle. O zaman göreceksin ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sımsıcak bir dost oluvermiş!”

                Hadis-i şerif, Müslim: “ İçinizden biri bir kötülük görürse, onu eli ile düzeltsin. Buna gücü yetmiyorsa, dili ile düzeltsin. Buna da gücü yetmiyorsa, kalbiyle buğuz etsin. Bu ise imanın asgari gereğidir.”

                Bakara süresi 177. Ayet: “ Kur’ân’ın ifadesi ile iyilik; Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kutsal kitaplara, peygamberlere iman etmektir. İmanına salih- iyi- güzel amalleri- eylemleri yoldaş etmektir. Sevdiği maldan yakınlarına, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, kısacası bütün ihtiyaç sahiplerine harcamaktır. Namazı kılıp, zekâtı vermek, verilen doğru söze bağlı kalmak, darlıkta - hastalıkta- savaş zamanında sabretmek, bollukta ve sağlıkta şükretmektir.”

                Mümin, güvenen ve güvenilen ideal kimsedir. Güven; inançtan, imandan, samimiyetten beslenir ve yüreğe yerleşir, Mümin önce Rabbi olan Yüce Allah’a güvenir. Sonra iman ve İslam sayesinde kendine güveni artar. Doğru, dürüst, gerçekçi harika bir insan niteliğinde olur. “Mümin; güvenen ve güvenilendir.” “ Müslüman olmayanlara asla güvenmeyiniz. Sözünün eri olmazlar. Püşttürler, kaypaktırlar. Mert değillerdir. Batıl Batı dünyasında bu durumda milyarca insan kılıklı vardır.”

                Allah’ın ve peygamberimizin iradesi ile hareket etmeyenden; olgun, iyi, güzel, yararlı, önemli, değerli insan çıkmaz. “Güvenilir olma; iman ile başlar. İslam yaşantısı ile devam eder.” Emanete hainlik edenden; güven ve güvenilen insan tip çıkmaz. Alçak, adi, kahpe, kalleş, güvenilmez olur. Güvenilen insan beldeleri güvenli olur.

                Akıl ve doğru bilgi, güzel ahlak, edep, hayâ sahipleri İslam dinini daha doğru yaşar. “Gittiği yol İslam olmazsa, iki dünyası cehennem olur. Yeryüzünün en değerli, önemli, kıymetli varlığı; İslam’ı içselleştirip, özümseyen, benimseyen mümindir.” Geri kalanı onun- bunun uşağı, piyonu, tutsağı, kölesi; maymun soyundan olduğunu söyleyen, sapkın bir beşer türüdür. “Din insani insan yapar, olgunlaştırır. Müslüman, Allah’ın emir ve yasakları içinde kalarak yaşar.” Dar aklı, sapkın aklı ile sapıtıp, azgınlaşmaz. Mümin, şeytana, şeytanlaşmışlara uyarak, yaşam tarzı oluşturmaz. Allah’ın iradesine, isteğine uygun, hayatını sürdürür.

                Müslüman; gerici, aşırıcı, körü körüne sapkınlığa bağlı değildir. Sapkın ideolojileri, batıl felsefeleri reddeder. Sadece ilme, bilime, doğru bilgiye, İslam dinine göre hayatını sürdürür. Dinin ve sağlığın en büyük nimet olduğunu bilir.

                İslam dininde ırkçılık, kin, nefret, intikam alma gibi anormal, dengesiz, ölçüsüz, tartısız şapşalca düşünce ve davranışlar yoktur. Kadın, erkek ayrımcılığı, hukuksuzluğu da yoktur. “Kadın ve erkek, birbirini tamamlayan bir varlığın iki yarısıdır. Hukuk yönü ile eşit, yaratılış fizyolojisi olarak farklıdırlar. Duygu, niyet, düşünce, yapı, anlayış, hareket, güç olarak farklıdırlar. Kadına da erkeklerle eşittir, diye aynı görev ve sorumluluğu yüklemek; zalimliktir, zulümdür.”

                En güçlü sevgi Allah cc. sevgisidir. İnsana sevgi, Allah cc. nimeti, bereketi, rahmetidir. İnsanda her tülü güzel sevginin kaynağı Allah’tır. “Allah’ı seveni, Allah’ta sever. Allah cc. sevgisi olmayan insan, iki dünyasını cehenneme dönüştürmüştür. Allah cc. Hazretlerini Kur’ân’dan, Esma’ül Hüsna’dan öğrenmeli.” Peygamberimizin sıfatlarını da, Siyerini de öğrenmeli. İlim, irfan, hikmet, marifet sahibi olmalı. Kurtuluş sadece ve ancak; Allah’a yönelmekte, emir ve yasaklarına harfiyen uymaktadır.

                Bütün felsefi akımları ve ideolojik sapkınlıkları bilirim. 45 yıldır bunlarla ilgili yüzlerce kitap okudum. Konferans dinledim. İlmi makale okudum. Dergi, yazı, görsel izledim. İslam dini hakkında doğru bilgi sahibi olmayan, tüm felsefecilerin, felsefi akımların yolu, bilgisi yalan ve yanlışlarla doludur. İsterseniz internetten; “Felsefi akımlar yazın ve araştırma, inceleme yapınız.” “İsterseniz ideolojiler konusunda araştırma, inceleme yapınız.”

                Bendeniz, 1970’lı yıllarda sağcı, solcu birbirini katlederken, bendeniz kitap, dergi okurdum. Kaset dinlerdim.  76 saat, 72 saat durmaksızın okuduğumu, dinlediğimi biliyorum. İşte bilmemin yararı; sapıklar, katil olurken, ölürken, murt olurken, biz o tayfalara bulaşmazdık.

                Felsefe; “varlıkların, prensiplerin, sebeplerin ilmidir, derler.”  “ Yunanca, philos- sevgi ve sofia- hikmet anlamına gelmektedir. Phillosophie ( Felsefe ) sözcük anlamıyla hikmet sevgisi anlamındadır.” Ama ben, felsefecilerin tam doğru bir bilgi aktardıkları kanısında değilim. Çünkü ana fikir olarak yanlış yoldadırlar. Yanlış çıkış yapınca da; yolda da şaşırıp, sapıtmaktadırlar. Madde, mana, hayat, yaratılış, ruh, ölüm ve ötesi, ölüm ve sonrası konusunda her biri saçma sapan söz etmektedir. “Düşüncelerinin tamamına felsefe diyoruz.” Madde, mana, evren, toplum, ruh, ölüm, ahiret konusunda her biri farklı telden çalmaktadır. Felsefecilerin başta gelenleri de Hıristiyan kültürü ile yetişmiş. Pek çoğu da papazdır.

                Felsefeciler, ahlak, mantık, din konuları yanında, astronomi, fizik, tabiat, yaratılış süreci ile de ilgilenirler. Fen bilimleri, sayısal ilimler, sosyal, kültürel ilimlerden de bilgi edinirler. Gözlem, inceleme, deney yaparlar. Eflatun, Aristo, Fransız Bacon, Rene Descartes tanınmış felsefecilerdir. Ama İslam kültürü ile yetişmiş bir lise mezunu müminden doğru bilgiler aktaramamışlardır.

                Felsefenin tek kaynağı akıldır. Aklı yanlış bilgilerle işlettiklerinden yanlışa düşmektedirler. Mutlak doğru bilmeden, akıl ile hep dosdoğruya ulaşılamaz. En doğruyu söyleyen sadece ve ancak âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah’tır.

                Akli ilim, bilim değişmektedir. Bir yumurta sağlığa yararlı mı, zararlı mı, gıdalar konusunda bilek her yıl farklı ağızlardan farklı sesler çıkmaktadır. Oysa bilim doğruya deneylerle ulaşmalıdır. Akla dayanan bilgilerde zamana göre değişiklik göstermektedir. Akıl, doğru bilgilerle, doğruya erişir. Ben, felsefi bilgiler konusunda onlarca kitap okudum. Ama bana pek doğruda gelmediler. Materyalist olan veya bozuk felsefe yapan bir kişinin sözlerinden ben ne kadar yararlanabilirim? “En doğruyu Allah cc. söyler, söylüyor. Mutlak doğruyu Allah cc. biliyor.”

                “İnsan gayretinin, akla dayanarak, ortaya koyduğu düşünce ve görüşlerin tamamına felsefe denir. Felsefede maksat; her şeyin aslını aramaktır. Ama akla doğru kılavuz olmadığında, her şeyin aslına ulaşmak kolay olmamaktadır. “İnsan beşerdir. Şaşar, şaşırabilir, yanılabilir. Yanılmaktadır. Bunun için mutlak doğruları bilen bir kılavuza gereksinimi vardır. O kılavuzu da âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah’tır.” Allah cc. ne Söylüyorsa, doğru söylüyor.

                Yaşantınız boyunca asla yılgınlık, bezginlik, bitkinlik, tükenmişlik göstermeyiniz. Her zaman azim, gayret, sebat, sabır ile hayat mücadelenizi veriniz. Maddi, manevi en üstün sizler olunuz. “Sadece iman yeter, demeyiniz. Tank, top, silaha gerek yok, gibi zırvalamayınız. Kahramanların, cengâverlerin her şeyi mükemmel olmalı. İla-yi kelimetullah için, Din-i mümin için, savunmak, korunmak, koruma için; savaşta başkaları ne kullanıyorsa, mutlaka bir üstün niteliklisini kullanmalı. Çanakkale’de silah, mühimmat olarak üstün olsaydık, 104 yıl önce 253 bin şehit, yüz binlerce gazi vermezdik. 1909 – 1922 yılı arsındaki 13 yılda 4 milyon kayıp- şehit, yüz binlerce gazi vermezdik. 5 (beş) milyon kilometre kare toprak kaybetmezdik. Güçsüz iseniz mutlaka savaş istemeyiniz. Düşmanı oyalayınız ve sizler güçlenmeye çalışınız.

                Al-i İmran süresi 139. Ayet: “Yılgınlık göstermeyin. Hüzünlenmeyin. İman etmiş kimselerseniz, üstün gelecek olan sizlersiniz.”

( Birazda farklı ve dikkat çekici bilgi aktaralım: “Kendinize güvenin. Çocuklarınıza güvenin ve çok iyi yetiştiriniz. İnsan iyi yetiştirilmek istenirse, vasat – orta halli bir zekâda olan biri bile en güzel şekilde yetiştirilebilinir. Sadece azim, gayret, sebat, sabır olmalı.

1-      Albert Einstein 9 yaşına kadar düzgün konuşamamıştı. Yanı öyle sanıldığı gibi çok zeki, dahi, deha değildir. Zeki, dahi çocuklar erken konuşur, anlar, yazar, okur.

2-      Bugün batı toplumlarında yeme- içme hastalığı ve şişkoluk daha fazladır. Amaçları; yemek yeme olmuştur.

3-      İnsan açık bir gecede çıplak gözle 2 bin yıldız gözlemleyebilir.

4-      ABD Başkanı Kennedy, 20 dakikada 4 gazete okuyabiliyordu, deniyor. Biz, 20 dakikada 10 gazete okuyabiliyoruz. İşte bu bir eğitim ve beceri işidir.

5-      ABD’de 20- 29 yaşları arasındaki zenci- siyahi gençlerin %35’i tutuklu veya cezaevindedir. Gazi olanlara bile Amerika bakmamakta, sokaklarda sürünmektedir.

6-      Atların, insanlardan 18 tane daha fazla kemiği vardır. ya insanların kaç kemiği bulunmaktadır?

7-      Kuşlar renk görür. Baykuş mavi rengi gören tek kuştur. Devekuşunun gözü, beyninden küçüktür.

8-      Bir hamamböceği, kafası koptuktan sonra 9 gün yaşayabilmektedir.

9-      Karıncalar, köpekler kadar koku alma duyusuna sahiptir.

10-   Bir kromozom bir genden daha büyüktür.

11-   Bir demir topun, Okyanus’un en derin yerinde dibe çökmesi 1 saatten uzun sürmektedir. En derin Okyanus Çukuru Mariana Çukurudur.

12-   Okyanuslarda altın ve diğer enerji maddeleri ve diğer mineraller bulunmaktadır.

13-   En büyük dalga yüksekliği 85 m. olmuştur.

14-   En büyük buzdağı 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğinde olmuştur.

15-   Dalmaçyalı köpekler gut hastalığı olmazlar.

16-   Döllenmeden sonra çocuğun boyu 5 milyon kez büyür.

17-   Dünyada hayvanların çoğu 2- 4- 6 ayaklıdır. Onlarca ayağı olanda vardır.

18-   Bambu bir günde 90 cm. büyümektedir.

19-   Amerika ile Rusya’nın birbirine uzaklıkları 4 km. dır.

20-   Fareler kusamaz. Filler zıplayamaz.

21-   Dünyada 3,500 yılın sadece 230 yılı barış içinde geçmiş.

22-   Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez.

23-   Seul; başkent anlamındadır.

24-   Günümüzde evlenenlerin %50’si boşanmaktadır.

25-   Hamam böcekleri 250 milyon yıldır yaşamakta ve hiçbir evrim yaşamamışlardır. Zaten evrim yaşanılmaz. Zira gen, kromozom, DNA değişikliği bir hastalıktır. Ortaya düzgün varlık çıkmaz.

26-   Hapşırırken bütün vücut fonksiyonları durur.

27-   En fazla Hindistan’da doğum olmaktadır.

28-   İnsan ileri doğru bir adım attığında 54 kası çalışır.

29-   Okinova, Malta gibi birkaç farklı yerde insanlar 100 yaştan fazla yaşamaktadır. Bu bir beslenme şekli olmaktan çok gen farklılığıdır. Bizlerde kendi sağlığımıza dikkat ediyoruz ama çoğu zaman hasta oluyoruz.

30-   Bazı insanlar doğduktan sonra ölürken, bazıları 100- 120 yaşlarını bulmaktadır. Beslenmenin, sağlığı korumanın etkisi olduğu gibi olayın genlerden kaynakladığını da unutmamak gerekir. İnsan henüz kendi alâmetifarikasına, hikmeti ilahi sırrına ulaşamamıştır.)

İslam dini, esasta asıl olarak üç ana kategoride; “inanç, ibadet, İslam ahlakı olmak üzere” üç alanı temel alır. İslam ilimleri ise yine ana başlık olarak 8 ilmi dersten oluşmaktadır. İman alanı, İslam dininin temelini oluşturmaktadır. Diğer sekiz İslam ilmi bunun üzerine kurulmuştur. “Sorunlu bir iman alanına sahip olan kişi, ibadet ve İslam ahlakı konusunda zaaf, acizlik oluşturur.” Kur’an-ı Kerim sıklıkla imana vurgu yapar. Kıyamet, güzel ahlak, edep, hayâ, ahiret, hesap verme, cennet, cehennem gibi konuları anlatır, açıklar. Kur’ân, yaklaşık bin kadar ana konuyu işler.

Nisa süresi 4. Ayet: “ Ey İman edenler! Allah’a, peygamberine, peygamberlerine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaplara iman edin. Kim, Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüştür.”

Biz Mümin ve Müslümanlar, yaratan Allah’a saygı, yaratılana sevgi, şefkat, merhamet, müşfik davranmakla görevli ve de sorumluyuz. Bizler asla katil, katliamcı, zalim, gâvurlar gibi olamayız. Olursak, zaten Mümin özellikli, nitelikli, sıfatlı olamayız.

İslam dinini, ilmi, irfanı, hikmeti bilmeden; çarpık sapık ideoloji ve batıl felsefeleri bilmek, azgın sapkın zalim oldurur! Sokrates, sofistlerin düşüncelerini gülünç bularak; neye yarar? Sorusunu sorup, yanıt almayı felsefesinin temeli yapmıştır.

 Soralım; onlarca felsefi akım neye yarar? Yine soralım. Var olan sapkın ideolojiler neye yarar? Neye yaradı? İnsan, din, iman, dünya, evren, ahiret, cennet, cehennem, varlık, ruh, Allah cc. peygamberimiz, peygamberler, ahlak, İslam niçin, neden, niye, nasıl var? Sapkın düşüncede olan batıl, küfür yanlıları neden hep fitneci, fesatçı, nifakçı, kinci, nefret eden, kendinden olmayanları yok etmeye çalışan tiptedir? Bunlar niye yarar, nereye yaradı, yarayacak?

Felsefecilerden Aristo, Eflatun, (platon) Sokrates, Demokritos, Epikuros, İbni Sina, Farabi, İbni Rüşt, Thomas, Montaigne, Bacon, Descartes, Sipinoza, Berkeley, Kant, Hegel, Karl Marks, Ogüst Comte, Bergson, Hüssert, Santre adlı felsefeciler meşhur olmuşlardır. Ama bunların düşünceleri ile insan, iki dünyasını kazanamaz. Öyle ahım şahım çok bilge, bilgince söz söyleyememişlerdir.

İbni Sina, Farabi, Rüşt gibi İslam olanlar, daha doğru sözler ileri sürmüşlerdir.

Bazılarının o zaman içinde daha fazla, farklı bilgi aktarması mümkün değildi. Bazılarının da materyalist olduğu için doğru ve gerçekleri gizlediler. Sakladılar. Bunun için kızıl kâfir gâvur oldular. Bazı felsefeciler, Allah’ın varlığına bilerek, inkârcı oldukları için inanmadılar. İslam ve diğer inanışların karşıtı oldular. Bu alem, evren böyle gelmiş. Böyle gidecek, dediler. Yaratıcı adını anmamak için her şeyin hep var olduğunu söylediler. Ama insan, hayvan, bitkilerin var oluşları konusunda yıl, sene koydular. İşte insan 200 bin yıldan beri vardır, dediler. Tabiat ana yarattı, etti, dediler. Çelişkiler üzerine düşünseler de; hakkı hakikati söylemekten sakındıkları gibi üzerini de örttüler.

Bazıları Allah’ı Allah’ın yaratıcı olduğunu kabul ettiler. Ahiret, cennet, cehennem konusunda inkârcı davrandılar. Bunlarda kızıl kâfir oldular.

Bir üçüncü grup da, peygamber ve peygamberlere inanmamışlar. Kendileri ahkam kesmiş. Bunlar da kızıl gâvur olmuşlardır.

İslam dininden bunların anladığı, tanımladığı felsefe yoktur. İslamiyet tefekkür etmeyi, derinden kapsamlı doğru, gerçekçi düşünmeyi emreder. Her zaman söyleyip, yazıyorum. Kur’ân-ı Kerim’in %25’i tefekkürle, ilimle, bilimle, bilgiyle, irfanla, hikmetle, öğrenmekle, okumakla, derinden doğru, gerçekçi düşünmekle ilgilidir.

Kur’ân, yaratana Halik, yaratılana mahlûk der. İnsan, ruh, yaratılmış, hayat, ölüm, ölüm ötesi, ölüm sonrası, ahlak, edep, haya, ar, toplum düzeni, toplum yönetimi, hak, hukuk, doğruluk, adalet, eşitlik, insan aklı, farklı ilim dalları konusunda kısa, net anlatım ve açıklama yapar. Açılımını, geliştirilmesini insana görev olarak sunar.

İslam’da kötüye, kötülüğe uymak yasaklanmıştır. Helal, haram, mekruh kavramları ile insana yol ve yön açıklaması yapılmıştır. Şeytan, nefis konusunda anlatımlar yapılmış. Kur’ân, sünnet, ilme uyulması emredilmiştir.

İslam’ın tevhit dini olduğunu kavrayamayan bazı insanlar, İslam dini ile ideolojileri bir arada götürmeye çalışırken; rezil rüsva, kepaze olmaktadırlar. Hatta kendilerini harcatmaktadırlar. Örnek verelim: “ PKK terör örgütü uzantısı siyasi parti içinde sözde Müslüman olan bay ve bayan kişiler vardır. İslam inancında olduklarını söylüyorlar. Başörtüsü takıyorlar. Ama öte yandan PKK= HDP’ ye destek veriyorlar. Hatta onları direkt milletvekili yaptıran, PKK liderleri olmuştur. Sorsan hem Müslüman hem de Marksist’tirler. Kaya, soyadlı bayan milletvekilidir. İstanbul HDP milletvekilidir. Ama diyalektik materyalizmi benimsemiş. Terör yanlıdır. Erkek milletvekillerinden de böyle numune koymaktadırlar. Hedef: “Gösteriş ile Müslümanları münafıklarla aldatıp, kandırmaktır.”

CHP içinde de böylesi terör yanlısı, Kemalist, solcu, Marksist, kapitalist, sosyalist, faşist, ne arasan vardır? CHP Belediyeleri 2015- 2019 tarihleri arsında sadece İstanbul’da 88 caminin yapımını engellemişlerdir. Seçimde makyaj yaparlar. Ama yağmurda bu makyajlar ağızlarına, burunlarına, gözlerine, suratlarına bulaşmaktadır! Yapmacıklarla, gösterişlerle, uyduruk işlerle hedefe ulaşmak zor olur. Birkaç milyon dar görüşlü destek olur. O da adamın başını belaya sokar!

Mümin ve Müslüman olan, dini İslam olan sadece İslam ve mümin Müslüman olur. Batılıların inanışlarına, ideolojilerine, sapkın felsefe ve ideolojiklerine sahip çıkamaz. Tüm bozuk felsefeler, ideolojiler İslam karşıtıdır. “İslam dinide tevhit dinidir. Tevhit olan sadece ve ancak İslam dinini kabul eder. Diğerlerini reddeder.” “Batılı, küfrü, ideolojileri;  Kelime-i şahadet ile Kelime-i tevhit ile reddeder.” Müslüman batıla, batılı küfürde olanlara benzeyemez. Önce tevhit inancındaki; “Lâ” sözcüğünün anlamını iyi öğrenmek gerekir.

İslam dinini öğrendiğimiz gibi milli- yerli, manevi değerlerimizi de öğrenmeliyiz. Mehmet Akif Ersoy milli şairimizi de öğrenmeliyiz. İstiklal Marşını anlam ve içeriği ile ruhumuza sindirmeliyiz. Çanakkale şiirimizi de öğrenmeliyiz. Dinimize ve dinimize bağlı olan şahsiyetleri; sevgi, saygı, şükran ve rahmetle anmalıyız. “Milli şairlerimiz kim diye araştırıp, güzel yazdıkları şiirlerini okumalı, anlamalı ve yaşmalıyız.”

                Sadece ve ancak İslam, mümin ve Müslüman olun. Bu inanca başka batıl, küfür, bidat, hurafe, sapkınlık katiyen karıştırmayınız. Hazreti Peygamberimiz gibi sadece mümin ve Müslüman’ım, deyiniz. Dininiz olan İslam dini, tevhit dinini bırakıp; başka inanışlara yönelirsiniz. O zaman da İslam ve Müslüman düşmanlığı yaparsınız. İslam dinini bırakır. Onlara sapar. Sapıtır ve sapkın İslam düşmanı olursunuz. “Saptığınızı bile anlamadan, sanki hak- doğru yoldayım, düşüncesi ile batıl, küfürde kalır. Batıl ve küfrü yaymaya çalışırsınız.”

                Hazreti Ebubekir gibi İslam dinine sadakatle bağlı kalınız. Hazreti Ömer’in doğruluğu ve adaletinde kalınız. Hazreti Osman’ın edebi, hayâsı, güzel İslam ahlakında yaşayınız. Hazreti Ali gibi cesur, ilimli, ibadeti sağlam olan olunuz. Hazreti Hamza gibi kahraman, yiğit, mücadeleci olunuz.

                31 Mart 2019 Pazar günü ülkemizde 1,389 yerel belediye başkanlığı, muhtarlık, belediye meclis üyeliği seçimi var. Seçim çalışması devam ediyor. Dini bilmeyenler, dinden başka ideoloji, felsefe kendine edinenler, milletin değerlerine aykırı- ters- zıt propaganda yapıyor. Bir de adlarını Millet ittifakı koymuşlar. Millet ittifakı ama milletin değerlerine zıt bir propaganda yapıyorlar. Dedik ya! Batılda, küfürde olurlar ama küfürde olduklarını bile anlayamazlar. Her şey onlar için dört dörtlük, mükemmel gibi geliyor.

Bakınız, canlı yayında neler diyorlar. Televizyonda kendi seslerinden aldım.: “ Başkan Apo’un heykelini dikeceğiz, heykelini dikeceğiz. ( PKK terör örgütü liderinin heykelini HDP Genel Başkanı dikecekmiş!)

PKK sizi tükürüğü ile boğar.

 Keleşnikof tüfeklerimiz ile sizi yok edeceğiz!

Bir Temmuz’a kadar terör ile mücadele kanununu iptal etmezsen, savaş kapınıza dayanacaktır.

Biz, sırtımızı PKK’ya, PYD’YE, YPG’YE dayadık.

Yine HDP Genel Başkanı diyor: Biz, 1990 yılından beri, parti olarak, PKK’yı terör örgütü olarak görmedik, demedik. PKK terör örgütü değildir. PKK silahlı halk hareketidir. PKK ile savaşı bırakın. Yoksa savaş kapınızı çalacak.”

Ezan yuhalamalar, ezanı çok seviyorsanız, evinizde kasetten dinleyin, demeler, cenabet gezerim. Namusumu kirletmeden duramam, gibi abuk - sabuk pankartlar, sözler söylenmektedir.

Nasıl gezersen gez de, başkasına dayatma yapma. İşte bu tümceler altında bir yerel seçime gidiliyor. Beş parti bir ittifak, 2 parti bir ittifak etmiş.

Müslüman sapıtmaz, azgınlaşmaz, zalimleşmez. Küfre, batıla düşmez. Düşmemeli. Sahih bir inanç ve ibadete sahip olmalı. Kur’an, sünnet, ilim içinde hareket etmeli. İlim, bilim, teknik, teknoloji, bilim, teknoloji üretmeli. Adaletli, dosdoğru, dürüst, insaflı, vicdanlı, iyiliği emreden, kötülükleri uyarınca hukukla önleyen olmalı. Âlimlere sevgi, saygı duymalı. Halkı asla incitmemeli.

Hazreti Ömer: “ İslam dinini iyi ve doğru öğreniniz. Aksi halde yaptıklarınızı doğru ve din zannedersiniz.”

Aklı;  fikirle, ilimle, bilimle, bilgiyle doldurup, çalıştırınız. Aklı fukara- yoksul bırakmayınız. Akıl fukara olunca, dil ukala olurmuş.

Cahil cühela olan çapulcular, her şeyi bildiğini sanır. Az bilirler ama çok konuşurlar. Her fırsatta kendilerinden söz ederler. Onlara cahil dendiğinde çok kızarlar. Her konuda ileri- geri konuşurlar. Az, yetersiz, yanlış düşünürler. Başkalarını cahillikle suçlarlar. Yalan ve yanlışlarını kabul etmezler. Önyargılıdırlar. Akıl, fikir almazlar. Bunları kapitalizm, komünizm, faşizm, İslam düşmanlığı, benlikleri için çıkarcı davranmaları, bu kötü hale getirdi.

Dün bir sapkın grup, yazılarımı beğenmiyormuş. Hem de vatan, millet, devlet, bayrak, bağımsızlık, özgürlük, milli, manevi, dini değer düşmanlığı yapıyorlar! “Kendimizin araştırma ilmi yazısı yazdığımı söyledim.” Kemalizm konusunda, Kemalistler konusunda yazdın. Abuk- sabuk idi, dedi.

Alev Alatlı, adlı modern giyimli bir hanımefendi diyor: “ Yahudi Moiz Kohen ( Munis Tekinalp) Kemalizm’in ideologudur.  Ermeni Agop Dilaçar ( Agop Materyan) Türk Dil Kurumu ilk başkanı ve üst düzey uzmanıdır.

Aysu Bankoğlu da diyor ki: Kemalizm, adı altında Türk milleti ve Müslümanlar aleyhinde devrimler yapıldı. Halk dininden, imanından, mabedinden, inancından, iffet ve insani değerlerinden uzaklaştırıldı. Şöyle ki:

1-      Hilafet kaldırılarak, Müslümanlar başsız, lidersiz, savunmasız, birlik beraberlikten uzak hale getirildi.

2-      Alfabe değiştirilerek, insanlar kültüründen, tarihinden, medeniyetinden, köklerinden uzaklaştırıldı.

3-      Ezan aslı ile okunması yasaklandı.

4-      Medreseler kaldırılarak, din öğretimi, eğitimi yasaklandı.

5-      1935 yılından başlayarak, 9,800 cami asıl işlevi dışında kullanıldı. 543 tanesinin mabet olarak işlevi tamamen değiştirildi.

6-      Âlimler yok edildi veya etkinliği sıfırlandı. İdam edildi.

7-      Tesettüre yasaklama, kısıtlama kondu. Kadınlardan bile idam edilenler oldu.

8-      Camilere ibadet etme, öğrenme yasağı getirildi.

9-       İslam kardeşliği yok edildi.

10-   İçki yasağı kaldırıldı. İmanlı nesil yetiştirmenin engellenmesi her alanda yapıldı. Alkol ve uyuşturucu fabrikaları yapıldı.

11-   Kerhaneler- genelevler yasa ile açıldı.

12-   İnsanlar dini inanç, ibadet, giyimleri yüzünden idam edildi.

13-   Eroin fabrikaları yapıldı. İç ve dış ülkelere satıldı. Alkol, sigara üretime yapılmaya başlandı. İslam dininin yasakları, haramları kanunlarla meşru, yasal hale getirildi. Ve bu millet bu hale geldi, getirildi! Ülkemizdeki tüm olumsuz davranış ve eylemlerin temelleri bu tek parti dönemi icraatları temelleri üzerine kuruldu. Daha sonra gelen hükümetler; bunlara Atatürk ilke ve devrimleri deyip, devam ettirildi, ettirilmektedir.

Osmanlı devletimizi yıkanlar, zaten daha çok Yahudi, Ermeni, Rum, bölücü- ayrılıkçı Kürt, sapkın Türklerdir. Sırplar ve Balkanlılarda etkin rol oynadılar. Osmanlıyı yıktıktan sonra, kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devletine de çöreklendiler. Bunlar Türk olmamasına rağmen, adlarını; “”Jön Türkler” olarak koydular. 1950 yılına kadar Türk Milletini maddi, manevi mahvettiler. Hala etkileri kırılmış değildir.

Allah cc. Kur’ân’da, 30 ayette “fitneden” söz ediyor. Bunlar aynı zamanda “fesatçı- bozguncu,” “ nifakçı- ayrılıkçıdır.” Kendinden olmayanları mahvederler. Ettiler de!

Her dönemin Firavunları, nemrutları, Karunları, Hamanları, Ebu cehilleri, Ebu Lehepleri, şeytanları ve şeytanlaşmışları vardır. Korunmaya çalışmalı. İlmi, dini eserler okumalı.

Şairlerimizden de; Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı, Mehmet Emin Yurdakul, Necip Fazıl Kısakürek, Mehmet Fuat Köprülü, Sezai Karakoç, Abdurrahim Karakoç, İsmet Özel, Cahit Zarifoğlu, Arif Ay, İhsan Deniz, Fethi Gümülü oğlu gibi onlarca milli, dini eser yazan şairlerimiz vardır.

Gidip de müptezel – aşağılaşmış kişiliksizleri okumamalı. Bu sapkınlar insanlık düşmanıdır, asla unutmamalı. Kincidirler, nefretçidirler.

Al-i İmran süresi: 119. Ayet: “ De ki; kininizle geberin.”

“Türk kılıklı Yahudilerden, Kürt görünümlü Ermenilerden, Müslüman tipli batı ajanlarından, solcu kılığında olup, emperyalizmin uşağı olanlardan, İslamcıyım deyip; İslam katleden, Müslüman katleden, sapkınlardan Allah’a sığınmalı.”

Benim derdim, ırklar değildir. Irk bir Allah cc. yaratmasıdır. Müslüman ırkçı değil, olamaz. Benim derdim; vatanına, milletine, ümmete, insanlığa, devlete, bayrağa, bağımsızlığa, hak dine, imana karşı haksız savaşan; hain nankör insanlık dışı yaratıklaradır.  Bu alçak kahpe adi zalim yaratıklar; yaptıkları her pisliği, zalimliği, haksızlılığı Mustafa Kemal’e dayandırarak, yaptıklarını söylemektedirler. Yanı Atatürk ilke ve inkılâpları- devrimleri, demokrasi, Cumhuriyet, Atatürkçülük adına askeri cunta darbeleri yaptılar. “Kızları, kadınları başörtülü okullara, devlet dairelerine sokmadılar. İşi o kadar adileştirdiler ki; başörtüsü ile sağlık karnesi alan kişileri; hastanelerde, acilde bile tedavi etmediler. Başörtülü olanlar 2012 yılı Eylül ayından itibaren, bir kılık - kıyafet genelgesi ile Memur- Sen sendikasının sivil itaatsizliği sonucu başörtülü okullara ve devlet dairelerine girmekte, hizmet almakta ve de hizmet verebilmektedir.

CHP, TBMM’den üç defa çıkarılan “başörütüsüne- başörtülüye özgürlük” yasasını, Anayasa mahkemesine götürerek iptal ettirdi. Milletimizin ve halkımız adına her çıkarılan yasayı anayasasına götürüp, iptal ettiriyorlardı. Anayasa Mahkemesini bir noter gibi yandaşları ile birlikte kullanıyorlardı. Bu hafta Uzay Ajansı kuruldu. O yasayı da iptal ettirmek için Anayasa mahkemesine götürdüler. Allah cc. ıslah etsin. Destekleyenlere de hidayet nasip etsin.

Müslümanlar ve ülkemin çok değerli insanları çok dikkatli, uyanık, bilge, basiretli olmalı. Dünyayı izlemeli. Hazırlığını her an yapmış olmalı. Ülkemizi, milletimizi topyekûn bilinçlendirip, hazırlamalı. Bir pakt oluşturup, bu pakt içinde yer almalı. Yalnız kalmamalı. Emperyalistler, Siyonistler, kullandıkları itler; ülkemizi çevirmektedir. Öyle yedi düvel- devlet olarak gelmemektedirler. Artık 70 devleti geçmektedirler. Bir işgal edilen ülkelere bakalım:

1-Afganistan, 1979 yılından beri NATO’nun 28 ülkesi yanında en az 22 ülke daha var. En az 50 ülke ile işgal altındadır.

2-Irak, 1991 yılında sadece Amerika tarafından saldırıya uğradı. Ardından 2003 yılında 34 Amerika yanlısı ülkelerce işgal edildi.

3-Suriye, 2011 Mart ayından beri 72 ülke tarafından işgal altındadır. İşgal olarak 9 yıldır, işgaldedir. 67 ülke Amerika yanlısı, 5 ülke halk yanlısıdır. Ama ikisi de Suriye halkına zarar vermektedir!

4-Libya, 20’den fazla ülke tarafından saldırıya uğradı.

5-Bosna- Hersek Müslüman halkı pek çok ülkenin saldırısına uğradı.

6-Azerbaycan, 7 milyonluk devlet, 2,5 milyonluk Ermenistan’a yardım edilerek; 1 milyon kişi topraklarından 1995 yıllarında sürüldü. Azerbaycan’ın 520 oranındaki Karabağ toprakları Ermenistan işgali altındadır…

7-Ülkem Türkiye’m 1071 yılından beri BEKA sorunu yaşamaktadır. Bunun için Büyük Selçuklu onlarca kez savunma savaşı yapmış. Osmanlı da 220 defa savunma ve korunma saldırıları yapmak durumunda kalmıştır. Cumhuriyetimizde hep tehlike ve saldırı altındadır.

8-Hazırlıklı olmalıyız. Batı dünyasından aldığımız silahlar, batı ülkelerini dost görüp, onlara karşı savaşmamaktadır. Farklı ülkelerden silah almalı. Bir taraftan da kendi silahımızı kendimiz yapmalıyız. Her alanda her tarafta çok güçlü, birlik, beraberlik içinde olmalıyız.

9-Etrafımız çevrilmekte, tüm hedefleri ülkemizin altını oyma, ülkemize yaklaşmaktır. Hava saldırılarına karşı çok güçlü olmalıyız. Her uçak geçmemeli. Her atılan füze bizim üzerimize düşmemeli. Hava saldırılarından mutlaka korunmalıyız. Her tarafımız denizdir. Her yerden giriş yapamamalı. Girememeliler. Kara gücümüz olmalı. Halkımız birlik beraberlik içinde sporcu olmalı. Asker eğitimi almış olmalı.

10-İnsanları dindar yetiştirmeliyiz. İdeolojik ve felsefi sapkınlar, başka ülkelere kendini kullandırmaktadırlar. Milli, manevi, dini, ilmi değerlere sahip millet olmalıyız. İdeolojik sapkınlıktan uzak kalmalıyız. İdeolojiler, bozuk felsefi akımlar milletimizi bölmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.